Polis okullarına giriş şartları yönetmelikle belirlenemez
Anayasa Mahkemesi’nden polis okullarına giriş şartlarına ilişkin kritik karar geldi. Yönetmelikle belirlenen kriterler iptal edilirken, yeni düzenleme için 9 aylık süre tanındı.

Anayasa Mahkemesi, Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nda yer alan ve polis meslek yüksekokullarına alınacak öğrencilerin şartlarının yönetmelikle belirlenmesine imkân tanıyan hükmü iptal etti. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandı.Anayasa hukuku rehberliği
Yüksek Mahkeme, kararında eğitim hakkına ilişkin sınırlamaların idarenin takdirine bırakılamayacağını vurguladı. Buna göre, polis okullarına giriş gibi temel kriterlerin yönetmeliklerle değil, doğrudan kanunla açık ve net şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Kararla birlikte idarenin geniş ve belirsiz düzenleme yetkisine sınır getirildi. Anayasa Mahkemesi, bu tür düzenlemelerin yasama organı tarafından yapılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti.
Mahkeme, iptal kararının hemen yürürlüğe girmesi halinde doğabilecek hukuki boşluğu önlemek amacıyla kararın yürürlüğünü 9 ay erteledi. Bu süre içinde yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekecek.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2025/194
Karar Sayısı : 2026/15
Karar Tarihi: 15/1/2026
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay İkinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: 25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "...bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,...'' ibaresinin Anayasamın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Polis meslek yüksekokulundan ilişiğin kesilmesine yönelik işlemin ve bu işlemin dayanağı olan yönetmelik hükmünün iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 30. maddesi şöyledir:
"Yönetmelikler
Madde 30 - Aşağıdaki hususlar;
a) Akademinin yönetim birimlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usulleri,
b) Fakülte, enstitü ve polis meslek yüksek okullarında ders veren ek ders ücretli öğretim elemanlarının görevlendirilmelerinin esas ve usulleri,
c) Akademiye alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, istenecek belgeler, kayıt, sınav ve kabul işlemlerine ait esas ve usulleri,
d) Fakülte öğrencilerinin uygulama eğitimlerinin yeri, zamanı, süresi ve ne şekilde yapılacağının esas ve usulleri,
e) Fakültede öğretim sürelerinin tespiti, dönemlere ayrılması, dinlenme izinleri, sınav ve değerlendirme esaslarına ilişkin ilkeler, başarı durumu, okuma hakkının kullanılmış sayılacağı haller, not düzeni ve bu konulara ilişkin diğer hususlar,
f) Polis meslek yüksek okullarının kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim-öğrelim esasları ile bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yapılacak sınavlarla, enstitünün kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ve diğer hususlar,
g) Polis yüksek öğretim kurumlarındaki öğrencilerin okul içinde ve dışında giyecekleri kıyafetlere ilişkin esaslar,
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Ancak akademik konularla ilgili yönetmeliklerde Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulunun da görüşü alınır."
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyannca Kadir ÖZKAYA, Haşan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL. Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR’ın katılımlarıyla
10/9/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru karan ve ekleri. Raportör Oğuz ÇAKAR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunlann gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Anlam ve Kapsam
3. 4652 sayılı Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında anılan Kanun’un amacının Türk polis teşkilatının en yüksek öğretim kurumu olan Polis Akademisi (Akademi) ve bağlı fakülteler, enstitüler ile polis meslek yüksekokullarındaki yüksek öğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek, bu okulların teşkilatlanmasını, görev ve sorumluluklannı, eğitim öğretim, araştırma, yayın, öğretim elemanları ve öğrencilerle ilgili esaslan düzenlemek olduğu belirtilmiştir.
4. Kanun’un “Tanımlar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde polis meslek yüksekokulu, emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere ön lisans düzeyinde eğitim öğretim ve uygulama yapan yüksek öğretim kurumu olarak tanımlanmış; 3. maddesinin birinci fıkrasında da polis meslek yüksekokullannın bilimsel özerkliğe sahip bir yüksek öğretim kurumu olan Akademi bünyesinde faaliyet göstereceği belirtilmiştir.
5. 10. maddede polis meslek yüksekokullarının öğrenci kaynağı, öğretim süresi ve öğrencilerin istihkakları düzenlenmiştir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasına göre polis meslek yüksekokullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavımı kazanan ve İçişleri Bakanlığınca (Bakanlık) ihtiyaç duyulduğu kadar lise ve dengi okulları bitirenler arasından yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olanlar alınacaktır.
6. 30. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde polis meslek yüksekokullarının kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim öğretim esasları ile bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartların, yapılacak sınavlarla, enstitünün kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ve diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş olup anılan bentte yer alan “...bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,..." ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.
B. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla polis meslek yüksekokullarında eğitime alınacak Öğrencilerde aranacak şartlara ilişkin yasal çerçeve ve temel ilkeler belirlenmeksizin düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı, bu durumun yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasamın 2., 7. ve 42. maddelerine aykın olduğu ileri sürülmüştür.
C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasamın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.
9. Anayasamın 42. maddesinin birinci fıkrasında "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz." denilmek suretiyle eğitim ve öğrenim hakkı herkes yönünden güvence altına alınmıştır.
10. Anılan hak. kamu ve özel eğitim kurumlannı kapsadığı gibi eğitimin ilk. orta ve yükseköğrenim seviyelerini de kapsar (SaraAkgül [GK], B. No: 2015/269, 22/11/2018. § 120; Hikmet Balabanoğlu [2. B.], B. No: 2012/1334, 17/9/2013. § 28: İhsan Asutay [2. B.], B. No: 2012/606,20/2/2014, § 34).
11. Eğitim ve öğrenim hakkı, devlete kişilerin eğitim ve öğrenim almasını engellememe ödevini yüklemektedir. Anılan hak belirli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını ve bu eğitim kurumlarına devam edilebilmesini teminat altına almaktadır (AYM, E.2023/25, K.2024/139,23/7/2024, § 100).
12. Anayasamın söz konusu maddesinin ikinci fıkrasında ise öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edilip düzenleneceği belirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı, hakkın kapsamını ve sınırlarını belirleme yetkisinin kanun koyucuya ait olduğu hükme bağlanmıştır.
13. 4652 sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendine göre polis meslek yüksekokulu, emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere ön lisans düzeyinde eğitim öğretim ve uygulama yapan yüksek öğretim kurumudur.
14. Anılan Kanun’un 10. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca öğrenim süresi içinde polis meslek yüksekokulunu başarıyla tamamlayanların emniyet teşkilatı kadrolarına aday polis memuru olarak atanacaklarının öngörülmesi polis meslek yüksekokulu öğrencilerinin daimî ve sabit kamu hizmetleri kadrolarında yer alan, bürokratik hiyerarşi içinde bulunan ve devletten maaş alan görevliler olduklan anlamına gelmediğinden öğrencilik statüsüne kabul edilecek kişilerle ilgili düzenlemelerin memur ve kamu görevlilerinin statülerini düzenleyen anayasal ilkeler kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2005/42, K.2006/27, 23/2/2006; E.2023/25, K.2024/139,23/7/2024, § 102).
15. Öte yandan polis meslek yüksekokullarında öğrenim görebilecek kişilerde aranacak şartların belirlenmesine ilişkin hususlarda idareye düzenleme yetkisi tanıyan kural, eğitim ve öğrenim hakkına sınırlama getirmektedir.
16. Anayasamın 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokumdmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirlilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar. Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” denilmektedir. Buna göre eğitim ve öğretim hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da Öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
17. Anayasa’nın anılan maddesi uyannca eğitim ve öğretim hakkına yönelik sınırlamalarda dikkate alınacak öncelikli ölçüt, sınırlamanın kanunla yapılmasıdır. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel haklan sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir.
18. Temel haklan sınırlayan bir kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasamın 7. maddesiyle güvenceye alman yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim türevsel nitelikteki düzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun kuralı ile sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılması. Anayasa'nın belirtilen maddesine aykırılık oluşturur (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2019/36, K.2021/15, 4/3/2021, § 57; E.2022/81, K.2023/153, 13/9/2023, § 76). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 7. maddesinde güvenceye alınan yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.
19. 4652 sayılı Kanun’un 10. maddesinde polis meslek yüksekokullarının esas öğrenci kaynağının ve alınacak öğrencilerde özel yetenek sınavında başarılı olma şartının düzenlendiği, bunun haricinde herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, kuralla bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlara ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceğinin belirtilmesi suretiyle bu hususlarda düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı ancak bunlara ilişkin temel ilkelerin kanunda belirlenmediği ve yasal çerçevenin çizilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralla eğitim ve öğretim hakkına yönelik sınırlamanın kanunilik unsurundan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2023/25, K.2024/139,23/7/2024, § 104). '
20. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Basri BAĞCI, Rıdvan GÜLEÇ, İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI bu görüşe katılmamışlardır.
Kuralın Anayasa’nın 7. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 42. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesi yönünden aynca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kural, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmemiştir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
21. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"' denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
22. 4652 sayılı Kanun’un 3 0. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "...bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,..." ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasamın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. HÜKÜM
25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunumun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "...bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Basri BAĞCI, Rıdvan GÜLEÇ, İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ile Metin KlRATLI’nın karşıoylan ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 65. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince OYÇOKLUGUYLA, iptal hükmünün Anayasamın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE 15/1/2026 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun çoğunluğu tarafından, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "...bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşılarak iptaline karar verilmiştir. Aşağıda belirttiğimiz gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
4652 sayılı Kanunun 30. maddesinde Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenecek hususlar bentler halinde sayılmıştır. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde “Polis meslek yüksek okullannın kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim-öğretim esaslan ile bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yapılacak sınavlarla, enstitünün kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ve diğer hususların yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir. Fıkrada polis okullanna alınacak öğrencilerde aranacak şartlann yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiş ise de okullann öğrenci kaynağı konusunda aynı Kanunun 10. maddesinde yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
4652 sayılı Kanunun 10. maddesinde, Emniyet Teşkilâtının ihtiyacı olan polis memurlarını yetiştirmek üzere; Cumhurbaşkanı kararı ile Polis Akademisine bağlı, ön lisans düzeyinde, mesleki eğitim-öğretim ve uygulama yapan polis meslek yüksek okulları açılacağı, birinci fıkra hükümlerine göre kurulan polis meslek yüksek okullarının Bakan onayı ile polis meslek eğitim merkezine dönüştüıülebileceği, polis meslek yüksek okullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını kazanan ve Bakanlıkça ihtiyaç duyulduğu kadar lise ve dengi okulları bitirenler arasından yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olanların alınacağı, polis meslek yüksek okullarında eğitim-öğretim süresinin iki yıl olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, Kanunun 10. maddesinde polis meslek yüksek okuluna alınacak öğrencilerin lise ve dengi okul mezunu olması, ÖSYM tarafından yapılan sınavda başarılı olmaları ve yine yapılacak özel yetenek sınavından başarılı olunması gerektiği koşullarına yer verilmiş olup, Bakanlığın polis ihtiyacının zaman içinde değişkenlik arzedebileceği nazara alındığında diğer koşulların Yönetmelik ile düzenlenmesinde Anayasamın 13. ve 42. maddelerine aykırılık söz konusu değildir.
Anayasamın 42. maddesinde kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı belirtilmiş, bu hakkın sınırlanmasına ilişkin söz konusu maddede özel bir sebep belirtilmemiştir. Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlannda, Anayasa’nın 13. maddesi uyannca temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülen sebeplere uygun olması gerektiğini belirterek, özel sınırlama nedeni öngörülmemiş haklann da o hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasamın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin de temel hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği ifade etmiştir. (Bkz. AYM, 1.2.2024 tarihli ve 2023/177 E., 2024/30 K. Söz konusu kararda atıf yapılan diğer kararlar ise, AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; E.2014/177, K.2015/49,14/5/2015).
Anayasa Mahkemesi çeşitli içtihatlarında, Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda kanunda genel ifadelerle düzenleme yapılarak aynntıların düzenlenmesinin yürütmenin türevsel nitelikteki düzenleyici işlemlerine bırakılması mümkün olduğunu belirterek, bir kanunun kapsamına giren tüm hususlann kanunda tek tek sayılmasının güçlük arzetmesi ya da bazı hususlann eksik kalması söz konusu olduğunda kanun koyucunun temel kuralları saptayarak detaylan daha alt düzeydeki düzenlemelere bırakmasının belirlilik ilkesine de aykınlık oluşturmayacağını ifade etmiştir. (Bkz. AYM, 1.2.2024 tarihli ve 2023/177 E., 2024/30 K., § 58-59; AYM, E.2019/32. K.2021/54, 14/07/2021, § 66- 67). Kaldı ki, Yönetmelik düzenleyici bir işlem olduğundan, yapılan sınavlar veya tesis edilen işlemler nedeniyle haklan ihlal edilen kişilerin idari yargı mercilerinde dava açması ve işlemin iptalini sağlaması her zaman mümkündür.
Yukanda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçeler çerçevesinde dava konusu düzenleme incelendiğinde, 4652 sayılı Kanunun 10. maddesinde polis meslek yüksek okullarına kabul edilebilecek öğrencilere ilişkin temel esaslar belirlenmiş ve kanuni sınırlar çizilmiş olduğundan Anayasa’nın 13. ve 42. maddeleri çerçevesinde eğitim öğretim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağı mevcuttur.
Açıklanan nedenlerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı olmadığı ve iptal edilmemesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
