Memurların avukatlık stajında 'görevi aksatmaması' şartı hukuka uygun bulundu
AYM, memurların avukat yanında yürüttüğü staj sürecinde kamu görevini "aksatmayacak" ve "aksama" ibarelerine ilişkin iptal talebini reddetti.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2025/18
Karar Sayısı : 2026/66
Karar Tarihi : 26/3/2026
R.G.Tarih-Sayı : 16/7/2026-33311
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte 129 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A. 1. maddesiyle 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 16. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının;
1. Dördüncü cümlesinde yer alan “...aksatmayacak...” ibaresinin,
2. Beşinci cümlesinde yer alan “...aksama...” ibaresinin,
B. 3. maddesiyle 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen 52. maddesinde yer alan “...yönetmelikte düzenlenir.” ibaresinin,
C. 7. maddesiyle 1512 sayılı Kanun’un 189. maddesine eklenen ikinci fıkranın dördüncü cümlesinde yer alan “Katılım payından muaf olan diğer kişi ve kurumlar...” ibaresinin,
Ç. 14. maddesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin;
1. Birinci fıkrasının ikinci cümlesine eklenen “..., Cumhuriyet başsavcıvekili...” ibaresinin,
2. Birinci fıkrasına eklenen üçüncü cümlenin,
D. 15. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’un 44. maddesine eklenen “...ve Cumhuriyet başsavcıvekilleri...” ibaresinin,
E. 16. maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinin değiştirilen (4) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinin,
F. 18. maddesiyle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un değiştirilen 76. maddesinin;
1. (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “...kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde...” bölümünün,
2. (5) numaralı fıkrasının “...öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması...’’ bölümünün,
Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 5., 7., 9., 10., 13., 17., 36., 40., 42., 58., 90., 123., 124.,128., 138., 139., 140. ve 153. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ
Kanun’un iptali talep edilen kuralların da yer aldığı;
1. 1. maddesiyle 1136 sayılı Kanun’un 16. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrası şöyledir:
“(Ek fıkra:8/6/2022-7409/1 md.) (Değişik fıkra:14/11/2024-7532/1 md.) Avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışılması avukatlık stajının yapılmasına engel değildir. Adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları veya yardımcıları ile hâkim ve savcılar hariç olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanlar da görev yeri saklı kalmak kaydıyla mahkemelerde yapılan staj sürecinde aylıksız veya ücretsiz izinli olarak avukatlık stajı yapabilir. Bu dönemde ilgilinin talebi üzerine yıllık izinler de kullandırılabilir. Avukat yanında yapılacak staj sürecinde ise kamu kurum ve kuruluşu tarafından ilgilinin ifa ettiği kamu görevini aksatmayacak şekilde çalışma saatleri ile izin dönemleri ve süreleri düzenlenebilir. Ancak ifa edilen kamu görevinin niteliğinden dolayı aynı anda staj yapma durumunda kamu görevinde aksama ortaya çıkacağı hallerde avukat yanında yapılan staj sürecinde de ilgiliye aylıksız veya ücretsiz izin verilebilir. Şu kadar ki, ilgili mevzuatında memur kadrolarına geçiş hakkı tanınan sözleşmeli personel ancak memur kadrolarına geçiş hakkını kazandıktan sonra bu fıkrada yer alan hükümlerden yararlanabilir. Bu fıkrada belirtilen aylıksız veya ücretsiz izinler diğer mevzuatta yer alan sınırlamalara tabi değildir. Kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların staj sürecindeki izin dönemleri ve süreleri ile çalışma saatlerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
2. 3. maddesiyle 1512 sayılı Kanun’un değiştirilen 52. maddesi şöyledir:
“Noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışması:
MADDE 52- (Başlığı ile Birlikte Değişik:14/11/2024-7532/3 md.)
Noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasına ilişkin usul ve esaslar, Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alınarak Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte düzenlenir.”
3. 7. maddesiyle 1512 sayılı Kanun’un 189. maddesine eklenen ikinci fıkra şöyledir:
“(Ek fıkra:14/11/2024-7532/7 md.) Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 18 inci maddesi çerçevesinde kişi ve kurumlarla paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına Türkiye Noterler Birliğince iki Türk lirası işlem katılım payı alınır. Bu miktar her yıl, bir önceki yıla ilişkin 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden katılım payı alınmaz. Katılım payından muaf olan diğer kişi ve kurumlar ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususlar yönetmelikle belirlenir.”
4. 14. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’un birinci fıkrasına ibare ve cümlenin eklendiği, ikinci fıkrası değiştirilen 30. maddesi şöyledir:
“Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı
Madde 30- Her bölge adliye mahkemesinde bir Cumhuriyet başsavcılığı bulunur. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcıvekili ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısından oluşur. (Ek cümle:14/11/2024- 7532/14 md.) İş durumunun gerekli kıldığı yerlere birden fazla Cumhuriyet başsavcıvekili atanabilir.
(Değişik ikinci fıkra:14/11/2024-7532/14 md.) Cumhuriyet başsavcıvekili 19 uncu maddede belirtilen görevleri yerine getirir.”
5. 15. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’un başlığına ve birinci fıkrasına ibarelerin eklendiği 44. maddesi şöyledir:
“Cumhuriyet başsavcısı, başsavcıvekili ve savcılarının nitelikleri ve atanmaları
Madde 44- (Değişik: 18/6/2014–6545/51 md.)
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcıları ve Cumhuriyet başsavcıvekilleri birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş; Cumhuriyet savcıları ise hâkimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az sekiz yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile bölge adliye mahkemesinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunan adli yargı hâkim ve savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atanır.”
6. 16. maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesinin değiştirilen (4) numaralı fıkrası şöyledir:
“(4) (Değişik:14/11/2024-7532/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir.”
7. 18. maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un değiştirilen 76. maddesi şöyledir:
“Öğretimden yararlanma
Madde 76- (Değişik:14/11/2024-7532/18 md.)
(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanır.
(2) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verilir.
(3) Kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılır:
a) Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılır.
b) Hükümlüler, merkezî sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılır.
(4) Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür.
(5) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması hâlleri dışında engellenemez.
(6) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
II. İLK İNCELEME
%2. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 11/2/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. AYIRMA VE ESASA KAYIT KARARI
%2. 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7. maddesiyle 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 189. maddesine eklenen ikinci fıkranın dördüncü cümlesinde yer alan “Katılım payından muaf olan diğer kişi ve kurumlar…” ibaresinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin davanın E.2025/18 sayılı davadan ayrılmasına, yeni bir esasa kaydedilmesine ve esas incelemenin bu yeni esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine 26/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV. ESASIN İNCELENMESİ
%2. Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Kanun’un 1. Maddesiyle 1136 Sayılı Kanun’un 16. Maddesinin Değiştirilen İkinci Fıkrasının Dördüncü Cümlesinde Yer Alan “...aksatmayacak...” İbaresinin ve Beşinci Cümlesinde Yer Alan “...aksama...” İbaresinin İncelenmesi
1. Anlam ve Kapsam
%2. 1136 sayılı Kanun’un 3. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı ülke hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak, avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış olmak, levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak ve anılan Kanun’a göre avukatlığa engel bir hâli olmamak avukatlık mesleğine kabul edilmenin şartları arasında sayılmıştır.
%2. Kanun’un 4. maddesinde ise hâkimlik ve savcılıklarda, Anayasa Mahkemesi raportörlüklerinde, Danıştay üyeliklerinde, üniversiteye bağlı fakültelerin hukuk bilimi dersleri dalında profesörlük, doçentlik, yardımcı doçentlik görevlerinde dört yıl, kamu kurum ve kuruluşlarının hukuk müşavirliği görevinde on yıl süre ile hizmet etmiş olanlar ile Türk vatandaşları ve Türk uyruğuna kabul olunanlardan yabancı hukuk fakültelerinden mezun olup da geldikleri yerde dört yıl süreyle mahkemelerin her derecesinde hâkimlik, savcılık veya avukatlık yapmış ve avukatlığı meslek edinmiş bulunanlar için -3. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yazılı olduğu biçimde Türk hukuk fakülteleri programlarına göre eksik kalan derslerden usulüne uygun olarak yapılan sınavlarda başarı göstermiş ve ayrıca Türkçeyi iyi bilir oldukları da bir sınavla anlaşılmış olmak kaydıyla- staj yapma şartının aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.
%2. 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde avukatlık mesleğiyle birleşemeyen bir işle uğraşanların avukatlık mesleğine kabul talebinin reddedileceği düzenlenmiştir.
%2. Avukatlık mesleğiyle birleşemeyen işler 11. maddede sayılmıştır. Buna göre aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.
%2. 12. maddede ise milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclis üyeliği, hukuk alanında profesör ve doçentlik, özel hukuk tüzel kişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık, hakemlik, arabuluculuk, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli bir dairenin verdiği herhangi bir görev veya hizmet, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de (KHK) başka iş veya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartıyla bu KHK’nın kapsamına giren iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ve iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları dışında kalıp sermayesi devlete ve diğer kamu tüzel kişilerine ait bulunan kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği, denetçiliği, anonim, limitet, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık, hayri, ilmî ve siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği, gazete ve dergi sahipliği veya bunların yayım müdürlüğü avukatlıkla birleşebilen işler arasında sayılmıştır.
%2. 15. maddede avukatlık stajının bir yıl olduğu, stajın ilk altı ayının mahkemelerde ve kalan altı ayının da en az beş yıl kıdemi olan ve staj yaptığı baroya kayıtlı bir avukatın yanında yapılacağı, stajın hangi mahkemede ve adalet dairelerinde ne surette yapılacağının yönetmelikte gösterileceği belirtilmiştir.
%2. 16. maddenin birinci fıkrasında avukatlık stajı yapmak isteyenlerde aranacak şartlar düzenlenmiştir. Buna göre 3. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı şartları taşıyan ve hukuk mesleklerine giriş sınavında başarılı olanlardan stajyer olarak sürekli staj yapmalarına engel işleri ve 5. maddede yazılı engelleri bulunmayanlar, staj yapacakları baroya bir dilekçeyle başvurabilecektir.
%2. Anılan maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmanın avukatlık stajının yapılmasına engel olmadığı hükme bağlanmıştır. Söz konusu fıkranın ikinci ve üçüncü cümlelerinde ise adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayları ile hâkim ve savcılar hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların da görev yeri saklı kalmak kaydıyla mahkemelerde yapılan staj sürecinde aylıksız veya ücretsiz izinli olarak avukatlık stajı yapabilecekleri ve bu dönemde ilgilinin talebi üzerine yıllık izinlerinin de kullandırılabileceği düzenlenmiştir.
%2. Fıkranın dördüncü cümlesinde avukat yanında yapılacak staj sürecinde kamu kurum ve kuruluşu tarafından ilgilinin ifa ettiği kamu görevini aksatmayacak şekilde çalışma saatleri ile izin dönemleri ve sürelerinin düzenlenebileceği belirtilmiştir. Anılan cümlede yer alan “…aksatmayacak…” ibaresi dava konusu kurallardan ilkini oluşturmaktadır. Beşinci cümlede ise ifa edilen kamu görevinin niteliğinden dolayı aynı anda staj yapma durumunda kamu görevinde aksama ortaya çıkacağı hâllerde avukat yanında yapılan staj sürecinde de ilgiliye aylıksız veya ücretsiz izin verilebileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu cümlede yer alan “…aksama…” ibaresi dava konusu diğer kuralı oluşturmaktadır.
%2. Altıncı cümlede ilgili mevzuatında memur kadrolarına geçiş hakkı tanınan sözleşmeli personelin ancak memur kadrolarına geçiş hakkını kazandıktan sonra bu fıkrada yer alan hükümlerden yararlanabileceği, yedinci cümlede, fıkrada belirtilen aylıksız veya ücretsiz izinlerin diğer mevzuatta yer alan sınırlamalara tabi olmadığı düzenlenmiştir. Sekizinci cümlede ise kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların staj sürecindeki izin dönemleri ve süreleri ile çalışma saatlerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
%2. 21. maddede avukatlık stajının, ilgilinin başvurusu üzerine 20. madde gereğince ilgili baro yönetim kurulunca alınan karara istinaden avukat adayının stajyer listesine yazılmasıyla birlikte başlayacağı belirtilmiştir.
%2. 23. maddenin birinci fıkrasında stajın kesintisiz olarak yapılacağı, stajyerin haklı nedenlere dayanarak devam etmediği günlerin engelin kalkmasından sonraki bir ay içinde başvurduğu takdirde mahkeme stajı sırasında Adalet Komisyonu, avukat yanındaki staj sırasında ise baro yönetim kurulu kararıyla tamamlattırılacağı, stajın yapıldığı yere göre adalet komisyonu başkanı ve baro başkanının haklı bir engelin bulunması hâlinde yanında staj yaptığı avukatın da görüşünü alarak stajyere otuz günü aşmamak üzere izin verebileceği belirtilmiştir.
%2. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise stajyerin avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu; stajyerlerin meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorunda oldukları düzenlenmiştir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
%2. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kurallarda belirtilen kamu görevinde aksamanın ne şekilde tespit edileceğinin belirsiz olduğu, söz konusu ibarenin nesnel ölçütlerle belirlenmediği, bu nedenle idare tarafından her türlü davranışın görevi aksatma olarak nitelendirilebileceği, avukat yanında yapılacak staj sürecine ilişkin usul ve esasların genel çerçevesinin keyfîliğe izin vermeyecek şekilde kanunla çizilmesi gerektiği hâlde kurallarda bu ilkeye uyulmadığı, bu durumun yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’nın 2., 7. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
%2. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
%2. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkin gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Asıl olan muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıdır (AYM, E.2017/179, K.2018/106, 8/11/2018, § 10; E.2017/21, K.2020/77, 24/12/2020, § 247).
%2. Dava konusu kuralların fiil olarak kökenini oluşturan aksamak kelimesi Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne göre bir işin gereği gibi yürümemesi, geri kalması anlamına gelmektedir. Söz konusu kavramın kapsam ve sınırları durum ve şartlara göre yargı içtihatlarıyla tespit edilebilecek niteliktedir. Dolayısıyla kurallarda avukat yanında staj yapan kamu personelinin ifa ettiği görevin aksayabileceği hâllerin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak belirlenebileceği gözetildiğinde kuralların hukuki belirlilik ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
%2. Öte yandan hukuk devleti ilkesi gereğince kanunlar kamu yararı amacıyla çıkarılır. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre kamu yararı genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. Kanunun amaç ögesi bakımından Anayasa’ya aykırı olmaması için çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir. Kanunun kamu yararı dışında bir amaçla yalnız özel çıkarlar için veya yalnızca belirli kişilerin yararına olarak çıkarılmış olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırılık söz konusudur (AYM, E.2021/14, K.2023/173, 11/10/2023, § 9). Açıklanan hâl dışında bir kanun hükmünün ülke gereksinimlerine uygun olup olmadığı, hangi araç ve yöntemlerle kamu yararının sağlanabileceği bir siyasi tercih sorunu olarak kanun koyucunun takdirinde olduğundan bu kapsamda kamu yararı değerlendirmesi yapmak anayasa yargısıyla bağdaşmaz (AYM, E.2018/99, K.2021/14, 3/3/2021, § 102).
%2. Bu itibarla Anayasa’ya uygunluk denetiminde kuralın öngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil incelenen kuralın kamu yararı dışında belirli bireylerin ya da grupların çıkarları gözetilerek yasalaştırılmış olup olmadığı incelenir. Başka bir ifadeyle bir kuralın Anayasa’ya aykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda Anayasa Mahkemesinin yapacağı inceleme, yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıp çıkarılmadığının denetimiyle sınırlıdır (AYM, E.2022/50, K.2022/107, 28/9/2022, § 28).
%2. Kurallarda kamu kurum ve kuruluşunda görev yapanların avukat yanında yaptıkları staj sürecinde ilgilinin ifa ettiği kamu görevini aksatmayacak şekilde kamu kurum ve kuruluşları tarafından çalışma saatleri ile izin dönemlerinin ve sürelerinin düzenlenmesi, kamu görevinin niteliği gereği aynı anda staj yapma nedeniyle aksamanın ortaya çıkacağı hâllerde ise kişiye aylıksız veya ücretsiz izin verilmesine imkân tanınmak suretiyle kamu görevlilerinin kamusal hizmetin sürekliliği bozulmadan avukatlık stajını yapmalarının sağlanması amaçlanmıştır. Dolayısıyla kuralların kamu yararı dışında bir amaca yönelik olarak ihdas edildiği söylenemez.
%2. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptalleri talebinin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 7. ve 123. maddelerine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 2. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
VII. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
112. Dava dilekçesinde özetle, dava konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A. 1. 3. maddesiyle 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen 52. maddesinde yer alan “...yönetmelikte düzenlenir.” ibaresine,
2. 16. maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinin değiştirilen (4) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesine,
yönelik iptal hükümlerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bu cümleye ve ibareye ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
B. 1. 1. maddesiyle 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 16. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının;
a. Dördüncü cümlesinde yer alan “...aksatmayacak...” ibaresine,
b. Beşinci cümlesinde yer alan “...aksama...” ibaresine,
2. 14. maddesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin;
a. Birinci fıkrasının ikinci cümlesine eklenen “..., Cumhuriyet başsavcıvekili...” ibaresine,
b. Birinci fıkrasına eklenen üçüncü cümleye,
3. 15. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’un 44. maddesine eklenen “...ve Cumhuriyet başsavcıvekilleri...” ibaresine,
4. 18. maddesiyle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un değiştirilen 76. maddesinin;
a. (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “...kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde...” bölümüne,
b. (5) numaralı fıkrasının “...öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması...” bölümüne,
yönelik iptal talepleri 26/3/2026 tarihli ve E.2025/18, K.2026/66 sayılı kararla reddedildiğinden bu cümleye, bölümlere ve ibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE,
26/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VIII. HÜKÜM
14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un;
A. 1. maddesiyle 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 16. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasının;
1. Dördüncü cümlesinde yer alan “...aksatmayacak...” ibaresinin,
2. Beşinci cümlesinde yer alan “...aksama...” ibaresinin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 3. maddesiyle 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen;
1. 52. maddesinde yer alan “...yönetmelikte düzenlenir.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. 52. maddesinin kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
C. 14. maddesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin;
1. Birinci fıkrasının ikinci cümlesine eklenen “..., Cumhuriyet başsavcıvekili...” ibaresinin,
2. Birinci fıkrasına eklenen üçüncü cümlenin,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ç. 15. maddesiyle 5235 sayılı Kanun’un 44. maddesine eklenen “...ve Cumhuriyet başsavcıvekilleri...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
D. 16. maddesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesinin değiştirilen (4) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, Kenan YAŞAR’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
E. 18. maddesiyle 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un değiştirilen 76. maddesinin;
1. (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “...kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde...” bölümünün,
2. (5) numaralı fıkrasının “...öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması...” bölümünün,
Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
26/3/2026 tarihinde karar verildi.
