Mahkeme Kararları

Araştırma görevlilerinin "kadroda kalabilecekleri azami süre düzenlemesi" hukuka uygun bulundu

2547 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10.10.2017 tarihli kararı hukuka uygun bulundu.

Eklenme : 14 Ekim 2022 Cuma 12:23 - Güncelleme : 14 Ekim 2022 Cuma 13:08


GEREKÇE:

2547 sayılı geçici 67. maddesinde öngörülen yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasına yönelik düzenlemenin, açık hüküm olmaması ve bu konuda başkaca lehe bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmasının mümkün olmadığı, ancak 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi ve ÖYP kapsamında atanan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında geçici 67. madde hükmünden yararlanmalarını engelleyen ya da sınırlandıran bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında uygulanması gerektiği, bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının yerine getirilmesi amacıyla üst hukuk normlarına ve akademik hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2021/1878, Karar No: 2022/728

İSTEMİN KONUSU:

Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/02/2021 tarih ve E:2017/7164, K:2021/748 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/04/2017 tarih ve YD İtiraz No:2017/231 sayılı kararının yerine getirilmesi amacıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 29/07/2015 tarihli kararının değiştirilerek 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesi hükümlerinin, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10.10.2017 tarihli kararının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti:

Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/02/2021 tarih ve E:2017/7164, K:2021/748 sayılı kararıyla;

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 131. maddesine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6, 7, 6569 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle değişik 44/c, 50/d, 65, 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen geçici 67 ve ek 30. maddelerine yer verildikten sonra,

2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında, Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanan öğrencilerle, yüksek lisans, sanatta yeterlilik ve doktora öğrencilerinin, öğrenim süreleri ile sınırlı olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna atanabileceği, Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencileri Hakkında Yönetmelik'in 10. maddesi gereği, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre öğretim yardımcılığı kadrolarına geçici olarak atanıp yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik ve tıpta uzmanlık öğrenimlerini başarı ile tamamlayarak yüksek lisans, doktora veya sanatta yeterlik diploması veya tıpta uzmanlık belgesi alanların kadro ile ilişkilerinin kendiliğinden kesilmesinde kadronun ihdas amacının dikkate alındığının anlaşıldığı,

2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında, yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerin kendilerine tahsis edilebilecek burslar dışında, mali yönden desteklenebilmeleri için öğrenimleri süresince, her defasında bir yıl için öğretim yardımcılığı kadrosuna atanabilme konusunda idareye takdir hakkı tanındığı,

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10. maddesinin 2. fıkrasında ise, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği gereğince azami süre içinde çalışmalarını tamamlayamayan ÖYP araştırma görevlilerinin kadroları ile ilişiklerinin kesileceğinin ortaya konulduğu,

Yükseköğretim kurumlarında lisansüstü eğitim yapmak isteyenlerin, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi ve ÖYP kapsamında, araştırma görevlisi kadrosunda azami bulunma sürelerine ilişkin kurallar koyan anılan düzenlemelerin, araştırma görevlisi kadrolarının amacı dışında uzun sürelerle kullanılmasının engellenerek kaynaklardan etkin ve verimli şekilde faydalanılması amacı taşıdığı, aksi durumun kabul edilmesinin, bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitimde başarısızlıklarının ödüllendirilmesine yol açacağı,

Öte yandan; 2547 sayılı Kanun'un 44/c maddesine dayanılarak lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim sürelerinin belirlemesi amacıyla hazırlanan 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 7. maddesinde tezli yüksek lisans, 12. maddesinde tezsiz yüksek lisans, 17. maddesinde doktora programlarının tamamlanması gereken sürelerin kurala bağlandığı, belirtilen azami süreler sonunda başarısız olan veya programı tamamlayamayan öğrencilerin yükseköğretim kurumu ile ilişiğinin kesileceğinin anlaşıldığı,

Bu bakımdan; araştırma görevlilerinin, kadrolarında azami bulunma süreleri ile lisansüstü eğitim nedeniyle öğrencilikte azami bulunma sürelerinin farklı şekilde değerlendirilmesi gerektiği,

Bu bağlamda; 2547 sayılı geçici 67. maddesinde öngörülen yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasına yönelik düzenlemenin, açık hüküm olmaması ve bu konuda başkaca lehe bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmasının mümkün olmadığı, ancak 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi ve ÖYP kapsamında atanan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında geçici 67. madde hükmünden yararlanmalarını engelleyen ya da sınırlandıran bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında uygulanması gerektiği, bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının yerine getirilmesi amacıyla üst hukuk normlarına ve akademik hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının gerekçesi dikkate alındığında dava konusu kararın yargı kararının uygulanmaması sonucunu doğurduğu, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinde, maddenin araştırma görevlisi kadrosunda bulunan araştırma görevlileri hakkında uygulanmayacağına ilişkin bir sınırlama bulunmadığından dava konusu kararla Kanun maddesinin kapsamının daraltıldığı, bu durumun normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, öğrencilere tanınan bir hakkın, öğrenci olan araştırma görevlilerine tanınmamasının eşitlik ve idari istikrar ilkesini ihlal ettiği iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin Anayasa ve 2547 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin verdiği yetki çerçevesinde tesis edildiği, 2547 sayılı Kanun'un 50 (d) fıkrası kapsamında atanan araştırma görevlilerinin süre nedeniyle ilişiklerinin kesilmesi uygulamasının, 44/c maddesi yürürlüğe girmeden önce de yapılan bir uygulama olduğu, anılan maddeyle öğrenciliğe ilişkin getirilen azami süre içinde eğitim gördüğü programı başarıyla tamamlayıp mezun olamayanların ilgili döneme ait öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretlerini ödemek koşuluyla öğrenimlerine devam etmek için kayıt yaptırılabileceklerinin hüküm altına alındığı, bu suretle ömür boyu öğrenciliğin kapısı açılırken öğrenciliğin verdiği haklardan yararlanma konusunda sınırlama getirildiği, dolayısıyla 2547 sayılı Kanun'un 50 (d) fıkrası kapsamında atanan araştırma görevlilerinin azami sürelerde eğitimlerinin tamamlanmaması halinde kadroları ile ilişiklerinin kesildiği, öte yandan ÖYP araştırma görevlisi olup azami süre içerisinde lisansüstü eğitimini tamamlayamayanların, araştırma görevlisi kadrolarında istihdamına devam edilmesinin ÖYP'nin amacına aykırı bir uygulama olacağı, zira bu durumun araştırma görevlilerini başarıya değil, başarısızlığa teşvik eden uygulamalara sevk edebileceği ve öğretim üyesi yetiştirilmesinde geciktirici bir faktör olabileceği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ... DÜŞÜNCESİ :

Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;

"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 10/02/2021 tarih ve E:2017/7164, K:2021/748 sayılı kararının ONANMASINA,

3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

4. Kesin olarak, 03/03/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kaynak : Gazete Memur