BIST 100 9.193,70 %1.45 Dolar 31,25 %0.08 Euro 33,83 %0.03 Altın Gram 2.055,58 %0.74 Brent Petrol 83,71 %0.04 Bitcoin 60.727,01 %0.16
,

Yasa Meclis'ten geçti, 'mülkiyet hakkı' tartışması alevlendi

Kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren yasa Meclis'te kabul edildi. Yasaya ilişkin yoğun tepki var. Yasaya göre ‘rezerv alan’ olarak belirlenen yerlerdeki ev sahiplerine eski konutlarının yerine daha düşük kıymetli bölgelerden konut verilebilecek. Bu da 'mülkiyet hakkı' tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Yasa Meclis'ten geçti, 'mülkiyet hakkı' tartışması alevlendi

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi dün gece TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanunla 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, hasarlarla bağlantılı yargı süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.

Mahkeme 160 günde bitecek

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu Anadolu Ajansı'nda yer alan açıklamasında, "Kentsel Dönüşüm Başkanlığı eliyle tüm Türkiye'de kentsel dönüşüm çok daha hızlanacak. Kentsel dönüşüm sırasında yaşadığımız sorunlarla ilgili önemli çözümler getiriyoruz" dedi ve ekledi:

"Riskli yapı tespitinden sonra binaların boşaltılmasıyla ilgili yaşadığımız çokça sorun vardı, bu kanunla ortadan kalkacak. Maliklere, varislere ulaşmakta zorluklar yaşanıyordu, tebligatla ilgili önemli düzenlemeler var, çok hızlandırılacak. Kentsel dönüşüme uğrayacak binaların sahiplerine, 'Yarısı Bizden' kampanyası gibi maddi destek ve uzun dönem krediler gibi mali avantajlar sağlanacak."

Reuters'ın haberine göre; kanunla kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılacağını belirten Karaismailoğlu, 750 güne varabilen mahkeme süreçlerinin bu kanunla birlikte 160 günde bitebileceğine dikkat çekti.

Rezerv alan eleştirilerin odağında

Ancak teklif yasalaşmadan önce de kamuoyunda tartışmalara neden olan "rezerv alan" düzenlemesi, yasanın TBMM'de kabul edilmesinin ardından da eleştirilerin odağında bulunuyor.

Kanun kapsamında "rezerv yapı alanı" tanımında değişikliğe gidilirken; tanımda yer alan "yeni yerleşim alanı olarak" ibaresi metinden çıkarıldı. Bu düzenlemenin gerekçesinde, uygulamada açılan davalarda, herhangi bir taşınmazın rezerv yapı alanı olarak belirlenebilmesi için meskun alanlar dışında olması gerektiği yönünde değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğu, yerleşim yerlerinde yer alan parsellerin de rezerv yapı alanı olarak belirlenmesinin mümkün olmasının amaçlandığı belirtildi.

Ancak eleştirilere göre, söz konusu düzenleme mülkiyet hakkının ihlali riskini de beraberinde getiriyor. Buna göre, bakanlık istediği yeri rezerv alan ilan edebilecek, mevcut binalar maliklere sorulmadan rezerv alan kapsamına alınabilecek. Rezerv alana alınan yerlerdeki konut sahiplerine ise başka yerlerden konut verilebilecek.

"Mülkiyet hakkı gözardı ediliyor"

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası 2. Başkanı Nusret Suna Reuters'a yaptığı değerlendirmede, "Kentlerimizi dirençli kentlere dönüştürmek için bu çalışmaların yapılması lazım. Ama anladığımız kadarıyla burada mülkiyet hakkı gözardı ediliyor" dedi ve ekledi:

"Süreci kısaltacak bir adım olduğu doğru ama herkesin anayasal hakları var. Bunları gözardı etmek haksızlık. Hakkaniyetli çözümler bulunmalı. Mülkiyet hakkını yok sayarsınız, istediğiniz her yeri kamulaştırma hakkına sahip olursunuz. Bu da elinizden malınız alınıyor demek. Burada hakkaniyet diye bir şey aramak çok zor."

Rezerv alan kapsamına alınan yerlerdeki ev sahiplerine başka bir bölgeden ev vermenin hak kayıpları yaratabileceğine dikkat çeken Suna, "Elbette kentlerimizin afetlere karşı dirençli kentlere dönüştürülmesi lazım. Ama bunların doğru yapılması gerekir. Geçtiğimiz senelerde bunların örneklerini hep yaşadık. Hiçbir riskli alan olmayan yerler kıymetli olduğu için riskli bölge ilan edildi ama oralar sonradan imara açıldı. Şimdi hükümet 'işlemleri hızlandıracağım' diye bu kanunu çıkarıyor ama burada mülkiyet hakkını gözardı etmemek gerek" diye konuştu.

Suna, yasanın TBMM'de kabul edilmiş olmasına karşın, ilgili kısmın tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Kanun başka neleri öngörüyor?

Öte yandan TBMM'de kabul edilen kanun kapsamında kentsel dönüşüm ile ilgili süreçlerin yürütülmesi için kanun ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın altında Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulurken; riskli yapı tespiti Kentsel Dönüşüm Başkanlığı veya idarece resen yapılabilecek.

Uygulamada bazı maliklerce veya kiracılarca riskli yapı tespiti yapılmasının engellendiği ve kendi bağımsız birimlerinden tespit için numune alınmasına müsaade edilmediği görüldüğünden, riskli yapı tespitinin, gerekmesi halinde mülki idare amiri tarafından verilecek yazılı izne istinaden yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapılar veya alanların açtırılması suretiyle yapılabilmesine imkan sağlanacak.

Gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince mülkiyetlerindeki taşınmazların rezerv yapı alanı olarak belirlenmesi talebinde bulunulabilmesi için; bu taşınmazların yapılaşmaya esas arsa metrekaresinin yüzde 30'unun mülkiyetinin devrine muvafakat edilmesi veya aynı miktarın değerinin dönüşüm projeleri özel hesabına gelir olarak kaydedilmek üzere Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'na verilmesi gerekecek.

Alanlarda uygulama süresince imar ve yapılaşma haklarının kısıtlanması ve alandaki yapılara verilen elektrik, su ve doğalgaz gibi hizmetlerin durdurulması konularında Bakanlığa verilen görev ve yetkiler Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından kullanılacak.

Kanunla, dış finansman imkanlarının Cumhurbaşkanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'na, krediye ilişkin anlaşmadaki amaca sadık kalınarak kullandırılmasını sağlamak üzere düzenleme de yapıldı. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, özel bütçeli idare olarak teşkilatlandırılırken, Dünya Bankası tarafından finanse edilen kredinin Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'na tahsisli olarak kullandırılmaya devam edilmesine yönelik düzenleme yapıldı.

İlişkili Haberler

Manşetler