Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 45,5868 0,02 Değişim Euro : 52,9368 0,02 Değişim Altın : 6.646,36 %1,18 Değişim BIST 100 : 14.012,01 %-0,12 Değişim Brent Petrol : 111,01 -0,97 Değişim

Birleştirilen emekli sürelerine ilişkin önemli karar

Toplamda 6 bin 730 gün SSK primi bulunmasına rağmen, son 7 yıl kuralı gerekçe gösterilerek Bağ-Kur'dan emekli edilen ve bu yüzden daha düşük maaş alan bir vatandaşın hukuk mücadelesinde son sözü Yargıtay söyledi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin sigortalı lehine verdiği "SSK şartlarından aylık bağlanması ve biriken maaş farkları ile faizlerin ödenmesi" yönündeki direnme kararını hukuka uygun bularak emsal bir karara imza attı.

Giriş : Güncelleme :
#Emekli
Birleştirilen emekli sürelerine ilişkin önemli karar

Yargıtay, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kapsamında daha fazla prim günü bulunmasına ve gerekli tüm emeklilik şartlarını taşımasına rağmen, yürürlükteki mevzuat gerekçe gösterilerek Bağ-Kur kapsamında Emekli edilen bir vatandaşın açtığı davada emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yıllarca süren ve farklı yargı kademeleri arasında gidip gelen hukuk mücadelesinde son sözü söyleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sigortalı vatandaşın haklılığına hükmederek ilk derece mahkemesinin direnme kararını hukuka uygun buldu.

SSK ŞARTLARINI TAŞIMASINA RAĞMEN BAĞ-KUR'DAN EMEKLİ EDİLDİ

Dava sürecine konu olan yasal uyuşmazlık, toplamda 6 bin 730 gün SSK (506 sayılı Kanun), 450 gün Emekli Sandığı ve 2 bin 92 gün Bağ-Kur primi ödemesi bulunan bir vatandaşın emeklilik işlemleriyle başladı. İlgili kurum, sigortalının çalışma hayatının son 7 yılındaki Bağ-Kur prim gün sayısının daha fazla olmasını gerekçe göstererek, vatandaşı Bağ-Kur statüsü üzerinden emekli etti.

Emekli edilen vatandaş ise bu işleme karşı hukuki yollara başvurdu. Dilekçesinde; SSK'nin aradığı "25 yıllık sigortalılık süresi" ve "5 bin prim günü" şartlarını fazlasıyla karşıladığını vurgulayan davacı, son 7 yıl kuralı nedeniyle Bağ-Kur kapsamında değerlendirilmesinin hak kaybına yol açtığını savundu. Bu uygulama yüzünden emekli olabilmek için fazladan bir yıl beklemek zorunda kaldığını belirten vatandaş, ayrıca kendisine bağlanan emekli aylığının da normalden düşük kaldığını ileri sürerek mağduriyetinin giderilmesini talep etti.

İLK DERECE VE İSTİNAF MAHKEMELERİ EMEKLİYİ HAKLI BULDU

Açılan davayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, işleme konu olan hizmet dökümlerini ve yasal şartları inceleyerek emekli vatandaşın talebini haklı buldu. Mahkeme heyeti verdiği hükümde; davacıya 01.04.2002 tarihi itibarıyla yalnızca 506 sayılı Kanun (SSK) kapsamındaki hizmet süreleri göz önünde bulundurularak aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verdi.

Hâkim, söz konusu tarih başlangıç alındığında davacının aylığının 234,39 TL olması gerektiğine, bu doğrultuda 25.05.2012 tarihine kadar geçen süreç için toplam 8 bin 654,29 TL fark aylık alacağı ile 6 bin 692,48 TL faiz alacağı biriktiğine hükmetti. Kararda ayrıca, hükmün infazı sırasında ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılana kadar oluşacak tüm fark aylık ve faiz alacaklarının hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği karara bağlandı.

Bu karara karşı yapılan itirazın ardından dosya İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), 2021 yılında dosya üzerinden yaptığı incelemede İlk Derece Mahkemesi’nin verdiği bu kararı usul ve esasa uygun bularak onadı.

YARGITAY DAİRELERİNİN HUKUK SAVAŞI VE DİRENME KARARI

İstinafın onama kararının ardından dosya temyiz istemiyle Yargıtay’a sevk edildi. Dosyayı görüşen Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin hükmünü bozdu. Daire bozma gerekçesinde, "Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın da gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir" ifadelerini kullanarak dosyayı yeniden alt mahkemeye gönderdi.

Yargıtay 10'uncu Hukuk Dairesi'nin bu bozma ilamına karşı İlk Derece Mahkemesi geri adım atmadı. Davayı yeniden gündemine alan yerel mahkeme, sigortalının hak kaybına uğradığı yönündeki ilk kararında ve gerekçelerinde ısrar ederek bir "direnme kararı" verdi.

SON SÖZÜ YARGITAY HUKUK GENEL KURULU SÖYLEDİ

Yerel mahkemenin ilk kararında direnmesi üzerine dosya, Türk yargı sisteminde bu tür uyuşmazlıklarda nihai karar mercii olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun gündemine taşındı. Kurul, dava dosyasının içeriğini, iddiaların ileri sürülüş biçimini ve yasal mevzuatı kapsamlı bir şekilde yeniden masaya yatırdı.

Yapılan müzakereler sonucunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İlk Derece Mahkemesi’nin işçi lehine verdiği direnme kararını tamamen hukuka uygun buldu. Genel Kurul, dava dilekçesinin muhteviyatı ve hakkın aranma şekli dikkate alındığında yerel mahkemenin direnme hükmünün yerinde olduğu sonucuna vararak tartışmaya son noktayı koydu.

Büşra AKDAŞ / KARAR

Daha Fazla Haber : #Emekli