Mesai dışı WhatsApp mesajları fazla çalışma sayıldı
İstinaf Mahkemesi, mesai saatleri dışında işverenden gelen WhatsApp mesajları ve dijital iş talimatlarının "fazla çalışma" sayılacağına hükmederek, uzaktan çalışma modelinde haftalık 45 saati aşan dijital yazışmalar için zamlı mesai ücreti ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Küresel pandemi süreciyle birlikte iş yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelen uzaktan çalışma modeli, çalışma hukukunda yeni bir dönemi ve beraberinde hukuki tartışmaları başlattı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), iş dünyasında emsal teşkil edecek kritik bir karara imza atarak, mesai saatleri dışında işverenden gelen WhatsApp mesajlarının ve dijital talimatların belirli şartlar altında fazla mesai kapsamında değerlendirilebileceğine hükmetti.
İSTİNAF MAHKEMESİ'NDEN EMSAL "WHATSAPP" KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) yakın tarihte verdiği kararda, mesai saatlerinin bitiminin ardından işçilere WhatsApp üzerinden iletilen iş emirleri mercek altına alındı. calismayasami.com’da yer alan hukuki incelemeye göre; mahkeme, mesai dışındaki dijital yazışmaların çalışma süresine dahil edilmesi gerektiğine karar vererek işçiye fazla mesai ücreti ödenmesine hükmetti.
Yargılama sürecinde mahkemenin fazla çalışma kararı verirken esas aldığı temel kriterler şunlar oldu:
-
Mesajların doğrudan iş emri ve talimatı niteliği taşıması,
-
İşçinin üzerinde oluşturulan sürekli yazışma baskısı,
-
Mesai saatleri sonrasında sistemli olarak görevlendirme yapılması.
DİJİTAL AYAK İZLERİ İŞ MAHKEMELERİNDE RESMİ DELİL
Son dönemde iş mahkemelerinde görülen davalarda; WhatsApp mesajları, Teams üzerinden atılan görevler ve gece yarısı gönderilen e-postalar giderek daha fazla dava konusu olmaya başladı.
İş hukukçularının değerlendirmelerine göre, uzaktan çalışma düzeninde fiili çalışmayı ispatlamak adına şu dijital kayıtlar mahkemelerde resmi delil olarak kabul ediliyor:
WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları
Microsoft Teams ve Zoom üzerindeki toplantı ile aktivite kayıtları
E-posta trafiği ve zaman damgaları
Şirket içi sistemlere giriş-çıkış (log) kayıtları
Uzmanlar, özellikle işveren tarafından düzenli olarak görev tanımlanması, gönderilen mesajlara sürekli ve hızlı bir dönüş beklenmesi ile gece geç saatlerde çalışma talimatı iletilmesi gibi durumlarda, işçilerin fazla çalışma iddialarının hukuki açıdan büyük oranda güçlendiğini belirtiyor.
HAFTALIK 45 SAAT SINIRI VE YARGITAY’IN YAKLAŞIMI
Türkiye’deki mevcut yasal mevzuata göre, fazla çalışma süreleri net parametrelere bağlanmış durumda. 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca:
-
Haftalık 45 saati aşan tüm çalışmalar fazla mesai olarak kabul ediliyor.
-
Fazla çalışma yapılan her bir saatin ücretinin, işçinin normal çalışma saat ücretinin yüzde 50 zamlı haliyle ödenmesi gerekiyor.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin son dönemde verdiği kararlar da İstinaf Mahkemesi’nin bu yaklaşımını destekler nitelikte. Yargıtay, fazla mesai iddialarının incelenmesinde dijital kayıtların, iş yerindeki fiili çalışma düzeninin ve işverenin işçiye yönelik somut talimatlarının en önemli ispat araçları olduğunu vurguluyor.
"SÜREKLİ ULAŞILABİLİR ÇALIŞAN" MODELİ VE YARATTIĞI RİSKLER
Uzaktan çalışma sisteminin yaygınlaşması, iş hayatında "mesainin tam olarak ne zaman bittiği" sorusunu en büyük tartışma konularından biri haline getirdi. Birçok çalışan; akşam saatlerinde veya hafta sonlarında gelen mesajlara yanıt vermek zorunda kaldığını, iş takibinin kesintisiz sürdüğünü ve sürekli çevrimiçi (online) kalma baskısı altında yaşadığını ifade ediyor.
Çalışma hayatı uzmanları, sınırları belirsizleşen bu yeni çalışma modelinin çalışanlar üzerinde şu olumsuz etkilere yol açtığına dikkat çekiyor:
-
Tükenmişlik sendromu,
-
Psikolojik baskı ve mobbing unsurları,
-
İş ve özel yaşam dengesinin tamamen bozulması.
AVRUPA’NIN "BAĞLANTIYI KESME HAKKI" TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDE
Dijitalleşmenin getirdiği bu baskı, uluslararası alanda yeni hukuki kavramları doğurdu. Avrupa’daki bazı ülkelerde yasal güvence altına alınan “right to disconnect” (bağlantıyı kesme hakkı), Türkiye’de de iş hukuku çevrelerinde yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
Çalışanların mesai saatleri dışındaki zaman diliminde e-postalara cevap verme, telefonları açma veya mesajları takip etme zorunluluğunu ortadan kaldırmayı amaçlayan bu modelin, Türkiye'deki iş hayatına da uyarlanması talep ediliyor. Hukuk ve çalışma hayatı uzmanları, yaşanan bu gelişmeler ışığında, ilerleyen dönemde Türkiye’de de uzaktan çalışma pratiklerine ve mesai sonrası dijital iletişime yönelik yeni yasal düzenlemelerin kaçınılmaz olarak gündeme gelebileceğini öngörüyor.
