Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2025 Gazete Memur
Altın Gram 3.710,58 %-2,27 @dir BIST 100 9.379,83 %-1,10 @dir Bitcoin 82.863,95 %-0,22 @dir Brent Petrol 65,58 %-6,50 @dir Euro 41,6814 %-0,75 @dir Dolar 37,9927 %0,10 @dir

Danıştay, darbe teşebbüsü öncesinde sendika üyeliğini sonlandıran memuru haklı buldu

Danıştay 5. Dairesi, Sendika üyeliğinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, davacının Kurumu tarafından kendisine tebliğ edilen Başbakanlık Genelgesi'nde yer verilen hususları dikkate almak suretiyle darbe teşebbüsü öncesinde Sendika üyeliğini sonlandırdığını dikkate alarak söz konusu Sendika üyeliğinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin bir delil olarak değerlendirilemeyeceğine karar verdi

Kaynak : Gazete Memur Giriş : Güncelleme :
Danıştay, darbe teşebbüsü öncesinde sendika üyeliğini sonlandıran memuru haklı buldu

FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle kapatılan … Sendikası'nın feshedildiği 31/03/2013 tarihi öncesinde Sendika üyeliğinin mevcut olması, Sendika'nın 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulmasını müteakip tekrar üye olunması ve darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususu Sendika üyeliği vasıtasıyla örgütle istikrarlı bir şekilde fikir birliği içerisinde hareket edildiğini gösterdiğinden, Sendika üyeliğinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, davacının Kurumu tarafından kendisine tebliğ edilen Başbakanlık Genelgesi'nde yer verilen hususları dikkate almak suretiyle darbe teşebbüsü öncesinde Sendika üyeliğini sonlandırdığı görüldüğünden ve davalı idarece bu durumun aksini gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşıldığından, söz konusu Sendika üyeliğinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı hakkında.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/8805
Karar No : 2023/9608

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : Milli Eğitim Bakanlığı
VEKİLİ    : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN ÖZETİ : 

72 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair 05/02/2018 tarih ve 2018/3461 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen Ankara 19. İdare Mahkemesinin 24/06/2019 tarih ve E:2018/1491, K:2019/2327 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesinin 16/02/2021 tarih ve E:2019/6157, K:2021/9618 sayılı kararının Dairemizin 04/04/2022 tarih ve E:2021/3155, K:2022/1711 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, Dairemizin bozma kararına uyulmak suretiyle istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 29/12/2022 tarih ve E:2022/10434, K:2022/13688 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: 

Davacının bir kamu görevlisi olarak Devlete karşı olan sadakat borcunu yerine getirmediği, kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için FETÖ/PDY terör örgütüyle olan bağın "üyelik" veya "mensubiyet" şeklinde olmasının zorunlu olmadığı, "irtibat" ya da "iltisak" şeklinde olmasının yeterli olduğu iddia edilmektedir.

Davacı Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi :

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdari Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasının incelenmesinden, her ne kadar dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında davacının Şubat 2014-Mayıs 2016 tarihleri arasında toplam 28 ay sendika üyeliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de, davalı idarece dava dosyasına sunulan Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) Sendika Bilgileri dökümünün incelenmesinden, davacının 24/08/2012-31/03/2013 (sendikanın fesih tarihi) tarihleri arasında … Sendikası'na, 03/05/2013-05/01/2014 tarihleri arasında … Sendikası'na ve 28/01/2014-27/04/2016 tarihleri arasında yeniden … Sendikası'na üye olduğu, bu itibarla … Sendikası'nın feshedildiği 31/03/2013 tarihi öncesinde de anılan Sendika'ya üyeliğinin bulunduğu, dosya içeriğinde yer alan 27/04/2016 tarihli üyelik çekilme bildirim formu ile Sendika üyeliğini sonlandırdığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından, sendika üyeliği ile ilgili olarak; 17/02/2016 tarih ve 29627 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında" konulu 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nin 2016 yılının Nisan ayı içerisinde Kurumu tarafından kendisine tebliğ edilmesi üzerine … Sendikası'nın anılan Genelge'de bahsedilen örgütlerden biriyle irtibatlı olma ihtimaline karşı üyeliğini sonlandırmak amacıyla üyelik çekilme bildirim formu düzenleyerek 27/04/2016 tarihinde Kurumuna teslim ettiği ve anılan tarih itibarıyla Sendika üyeliğini sonlandırdığı yolunda beyanda bulunulduğu görülmüştür.

Davacının … Sendikası üyeliğini sonlandırmasına gerekçe olarak gösterilen yukarıda anılan 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, milli güvenliğini ve kamu düzenini tehdit eden, Devlet otoritesini zaafa uğratmayı amaçlayan, iç ve dış güvenliği bozmaya çalışan, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini yok etmeye yönelik eylem ve saldırılarda bulunan terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla mücadelesini hukuki zeminde etkin bir şekilde yürütmekte olduğu, Anayasal bir hakkın kullanımı sonucu kamu hizmetine giren ve Devlet adına millete hizmetle yükümlü olan kamu çalışanlarının (İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerinde çalışanlar dahil) en önemli vasıflarının, dürüstlük, tarafsızlık ve Anayasa ile kanunlara bağlılık olduğu, Devletin ve ülkenin menfaatlerini korumakla yükümlü olan kamu çalışanlarının; Anayasaya ve kanunlara sadakatle hareket etmeleri, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak, davranışlarıyla kendilerine duyulan güveni zedelememeleri gerektiği, bu çerçevede kamu çalışanlarının, kanunların suç saydığı eylemleri işlemek amacıyla kurulan örgüt veya yapılarla hiçbir şekilde ilişki içine giremeyeceği; bu yönde faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamayacağı ya da bunlara yardım ve yataklık edemeyeceği; kamu çalışanlarının, ilgili mevzuatında belirtilen esaslar çerçevesinde yalnız hiyerarşik amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu görevlerin ilgili mevzuata göre yürütülmesinden yalnız amirlerine karşı sorumlu oldukları, amirlerin ise maiyetlerinde çalışanların görevlerini Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirip getirmediğini takip ve kontrol etmekle yükümlü oldukları, ... bu itibarla, terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla ilişki kuran veya eylem birliği içerisinde olan, bu örgüt ve yapıların emir ve talimatıyla hareket eden, bu örgüt ve yapılara yardım eden, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgüt veya yapıları desteklemeye yönelik kullanan veya kullandıran, bu örgüt veya yapılarla mücadeleyi engelleyen, bu örgüt veya yapıların propagandasını yapan kamu çalışanları hakkında ilgili mevzuatı çerçevesinde idari nitelikteki işlemlerin yetkili amirler tarafından ivedilikle yapılacağı, suç teşkil eden fiiller yönünden ise durumun ivedilikle adli mercilere bildirileceği belirtilmiştir.

Bu durumda, dava konusu uyuşmazlık yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılmasına karar verilen … Sendikası'nda yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlenilmeksizin sürdürülen "Sendika üyeliğinin" salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini ortaya koyacak bir husus olmadığı belirtilmiş ise de, Sendika'da yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlenilmemekle birlikte Sendika'nın feshedildiği 31/03/2013 tarihi öncesinde Sendika üyeliğinin mevcut olması, Sendika'nın 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulmasını müteakip tekrar üye olunması ve darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususu Sendika üyeliği vasıtasıyla örgütle istikrarlı bir şekilde fikir birliği içerisinde hareket edildiğini gösterdiğinden, Sendika üyeliğinin de FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, davacının Kurumu tarafından kendisine tebliğ edilen Başbakanlık Genelgesi'nde yer verilen hususları dikkate almak suretiyle darbe teşebbüsü öncesinde Sendika üyeliğini sonlandırdığı görüldüğünden ve davalı idarece bu durumun aksini gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşıldığından, söz konusu Sendika üyeliğinin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

Dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçe uyarınca dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.