Gündem

TTB teklifi: "AK Parti'ye yakın hekimler de desteklemeyecek"

MHP, TTB'nin adından Türk ifadesinin çıkarılmasını öngören kanun teklifini TBMM'ye sundu. Teklife, TTB'ye üyelik zorunluluğunu kaldıran madde de eklendi. TTB ve muhalefet teklife tepki gösteriyor

Eklenme : 18 Kasım 2022 Cuma 08:30 - Güncelleme : 18 Kasım 2022 Cuma 07:41


Eray Görgürgülü / DW Türkçe

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı'nın TSK'nın kimyasal silah kullandığı iddiasıyla kendisine gösterilen görüntülere dayararak iddiaların araştırılması gerektiğini söylemesinin ardından MHP, TTB ile ilgili beklenen kanun teklifini hazırlayarak Meclis'e sundu. MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan imzasıyla TBMM'ye sunulan 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği kanununda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifinde "Türk Tabipleri Birliği" ibaresinin "Tabipler Birliği" olarak değiştirilmesi talep edildi.

Terör suçlarından mahkûm olanların ya da KHK ile kamu hizmetinden çıkarılanların üyeliklerinin sonlandırılması istenen teklifte, mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerin tabip odasına üye olma zorunluluğunun kaldırılması da öngörüldü. Yürürlükteki 6023 sayılı TTB Kanunu'na göre, kamuda çalışan hekimlerin tabip odasına üyeliği isteğe bağlıyken mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerin, bulundukları ilde tabip odasına üyelik zorunluluğu bulunuyor.

TTB: Mücadeleyi zayıflatmak istiyorlar

TTB ile muhalefet ise teklife tepki gösterdi. DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan TTB Merkez Konsey Üyesi Doğan Eroğulları, pandemi sürecinde bilimden uzak pandemi yönetimini deşifre ettikleri için hükümet tarafından hedefe konulduklarını savundu. COVID-19'un meslek hastalığı sayılmaması, özlük haklarına ilişkin sorunlar ve sağlıkta şiddetle ilgili ciddi bir eylem süreci yürüttüklerini de kaydeden Eroğulları, "Dolayısıyla biz zaten iktidarın bu anlamda Türk Tabipler Birliği ve diğer meslek örgütlerine karşı bir düzenleme yapmasını bekliyorduk" dedi.

TTB'nin örgütlü gücünün zayıflatılmak istendiğini savunan Eroğulları, kamuda çalışan hekimlerin tabip odasına üye olma zorunluluğunun Kenan Evren döneminde 1984 yılında kaldırıldığını hatırlattı. Eroğulları, "Düzenleme 12 Eylül düzenlemesiydi ve orada da aynı hedef vardı. Örgütlülüğü azaltmak ve bölerek mücadeleyi zayıflatmak" ifadesini kullandı.

"AKP'ye yakın hekimler de desteklemeyecek"

Eroğulları, buna karşın yeni düzenleme ile hükümetin amacına ulaşamayacağı kanısında. TTB örgütü içerisindeki hekimler arasında siyasi görüş farklılıkları olsa da hekimlik değeri temelinde birbirine çok yakın olduklarını kaydeden Eroğulları, "Dolayısıyla bu düzenlemeyi sadece şu anda Türk Tabipler Birliği'ndeki konsey ve konseyi destekleyen odalar değil, tüm hekimler karşı çıkacaktır. Bizi birbirimize çok yakın tutan ve yan yana dayanışmayla mücadelemizi sağlayan örgütleyen bir hekimlik değerlerimiz vardır. Evrensel hekimlik değerleri etrafında birleşeceğiz" diye konuştu.

Eroğulları, düzenlemenin iktidarın görüşüne yakın olan hekimler tarafından da eleştirileceğini ve kabul edilmeyeceğini de iddia etti. Benzer girişimlerin diğer meslek odalarıyla ilgili de geçmişte yapıldığını hatırlatan Eroğulları, "Burada hedefleri tamamen aynı. Toplumu susturmak aslında. Meslek örgütlerini susturarak toplumu susturmak. Ancak şunu aslında toplumumuzun bilmesi lazım. TTB susarsa halkın sağlığı için konuşacak hiç kimse kalmayacaktır" tepkisini gösterdi. Eroğulları, TTB'nin, hekimlerin özlük haklarının yanında herkesin eşit ve ücretsiz ulaşılabilir sağlık hizmeti almasının önündeki en büyük güvence olduğunu da belirtti.

Emir: Amaç meslek odalarının boğazını sıkmak

Muhalefet de teklife tepki gösterdi. CHP'nin hekim milletvekili Murat Emir, MHP'nin verdiği kanun teklifini anlamanın mümkün olmadığını belirterek "Türk Tabipleri Birliği'nin başındaki Türk kelimesinden niye rahatsız oldunuz? Biz Türk Tabipleri Birliği'ne bağlı doktorlar, hekimler olarak Türk kelimesini yıllardır onurla taşıyoruz" dedi. TTB'nin meslek odası olarak çok önemli görevleri olduğuna dikkat çeken Emir, "Kendisine milliyetçiyim diyen bir partinin Türk kelimesinden rahatsız olması anlaşılamaz. Eğer Türk kelimesini Türk Tabipleri Birliği'ne layık görmüyorsanız o halde yapılması gereken Türk Tabipleri Birliği'nde sizin kendi arkadaşlarınızın mücadele vermesidir" diye konuştu.

Serbest çalışan hekimlerin TTB'ye üyeliğinin ihtiyari hale getirilecek olmasını da eleştiren Emir, "Amaç aslında meslek odalarının boğazını sıkmak. Maddi olarak meslek odalarını küçültmek, daraltmak, işlevsizleştirmeye dönük bir şey" ifadesini kullandı. Emir, "TTB güçlü olamayacaksa o zaman meslek içerisindeki disiplin soruşturmalarını kim nasıl yapacak? Meslek içerisindeki etik ilkeler nasıl belirlenecek ve meslek içerisindeki olması gereken düzenlemeler, hiyerarşik yapılanmalar, ilişkiler neye göre düzenlenecek?" sorularını yöneltti. Meslek odalarına saygı duyulması gerektiğini kaydedem Emir, "Türk Tabipleri Birliği'yle oynamak aslında halkın sağlığı ile oynamakla birebir eş değerdir. Halkın sağlığıyla da oynamayın. Türk Tabipleri Birliği'yle de oynamayın" diye konuştu.

Gergerlioğlu: Hipokrat yemini etmiş vekil böyle bir teklif veremez

HDP'nin hekim milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da "Cumhur zulüm ittifakı üyesi MHP'nin bir vekili bir yasa teklifi getirmiş. Bunların hepsi önemli bir hukuksuzluğu gösteriyor. Hipokrat yemini etmiş bir hekim vekil, böyle bir teklif veremez" sözleriyle teklife yönelik tepkisini ortaya koydu. Hekimlerin mesleğiyle ilgili çok önemli sorunları varken TTB'nin adından Türk adının çıkarılmasının etnik bir yaklaşımı ortaya koyduğunu kaydeden Gergerlioğlu, hipokrat yemininde mesleki faaliyetlerini herhangi bir din, dil, ırk, etnisite ve mezhebe göre yapmayacaklarını açıkça söylediklerini dile getirdi.

Gergerlioğlu, üyelik zorunluluğunun kaldırılmasını da eleştirdi. Gergerlioğlu, "Çünkü mesleki deontoloji açısından TTB'nin vurgulaması gereken hususlar vardır tabip odası olarak. Aynı zamanda hekim kusurları, malpraktis vakalarında da önemli görüşleri vardır" diye konuştu.

Kanun teklifi ile KHK'lı hekimlerin de üye olmasının engelleneceğini kaydeden Gergerlioğlu, "Zaten insanlığa karşı işlenen suçlardan birisi olan, KHK'larla işinden çıkarılmış, on binlerce KHK'lı hekimin önemli bir mesleki kuruluşun üyesi veya görevlisi olmasını reddetmek de insanlığa karşı işlenen suçlarda yeni bir basamaktır" ifadesini kullandı. Kamu görevinden uzaklaştırılan hekimlerin özel hastanelerde çalışmasının önüne geçilmek istendiğini ve bu gayreti boşa düşürdüklerini vurgulayan Gergerlioğlu, "Şimdi de TTB'ye üye olmalarını engellemeye çalışıyor veyahut da bu suçtan yargılananlar, böyle bir ithamla yargılananlara bir engel getirmeye çalışıyorlar" dedi. Gergerlioğlu, "Zaten adil olmayan yargılamalar ve tek adam rejimine dayanan idari uygulamalar nedeniyle hem adli hem idari olan milyonların bulunduğu bir ülkede son hukuksuzluk adımını atan Cumhur zulüm ittifakını kınıyorum" diye konuştu.

Tartışma nasıl başlamıştı?

TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı, katıldığı bir programda TSK tarafından Irak'ın kuzeyinde yürütülen askeri operasyonlarda kimyasal silah kullanıldığı iddiasıyla ilgili bir video görüntüleri üzerine yorumda bulunmuştu. Fincancı, "Belli ki sinir sistemini doğrudan tutan toksik gazlardan, zehirli gazlardan, kimyasal gazlardan biri kullanılmış durumda. Her ne kadar kullanılması yasak olsa da ne yazık ki bu yasaklanmış silahların çatışmalarda kullanıldığını da görüyoruz" demişti.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 24 Ekim'de Kabine toplantısının ardından Fincancı ile ilgili yargının harekete geçtiğini belirterek "Hem bu kişiyle hem de bu kurumla ilgili gereken adımlar atılacak" demişti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 25 Ekim'de partisinin grup toplantısında "Türk düşmanı bir birliğin isminin başında Türk olamaz, Türk yazılamaz" ifadelerini kullanmış ve TTB'nin kapatılması gerektiğini savunmuştu. Fincancı, 26 Ekim'de "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla gözaltına alınarak tutuklandı.