‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde 2+2+2 formülü
Müstakil kanuna eklenecek bir şart ile yasal düzenleme ve teyit-tespit sürecinin iç içe yürütülebileceği ara çözüm tekrar masada. Süre olarak 2 ay üzerine Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde 2 artı 2 ay formülü düşünülüyor. Öcalan’a müzakereci statüsü ise kesinlikle yok

Aydınlık, 22 Şubat 2026’da “Yasal süreçle tespit ve teyit iç içe yürüyecek.” diye yazmıştı. ‘Terörsüz Türkiye’ adıyla anılan terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinde, ‘Önce yasa mı yoksa teyit-tespit mi?’ tartışması devam ederken ibre yeniden eşzamanlı yürütmeye döndü. PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye etmesinin tespit ve teyidi “kritik eşik” olarak vurgulansa da yasal düzenlemelere girişilmesi teyit ve tespit süreci ile iç içe olabilir. Meclis yaz tatiline girmeden başlanması hedeflenen çalışmalar için “2+2+2 formülü” gündemde.
Öte yandan örgütün bazı elebaşlarının “Süreç donduruldu.” türünden söylemleri, “müzakere arayışı” olarak değerlendiriliyor. Sürecin “terör vesayetini ortadan kaldırma süreci” olduğu hatırlatılarak, devletin Kürtlerin bütününü ve Türkiye toplumunun tamamını ilgilendiren konularda müzakere yapmayacağı vurgulanıyor. Terörist başı Abdullah Öcalan’a da herhangi bir statünün kesinlikle verilmeyeceği bildiriliyor.
TOP DÖNDÜ DOLAŞTI AYNI YERE GELDİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun şubat ayında sürecin yol haritası niteliğindeki raporunu tamamlamasının ardından gözler yasal adımlara çevrilmişti. Yasal düzenlemelere, teyit ve tespit süreci ile iç içe girişilebileceği paylaşılmıştı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş bundan sonrasının siyasi partilerin elinde olduğunu söylemişti. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Grubu sürecin kritik eşiği olarak tarif edilen “teyit ve tespit” şartını işaret etmiş, Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (DEM Parti) ise önce yasa yapımı gerektiğini savunmuştu.
İbrenin yeniden eşzamanlı ilerlemeye döndüğü öğrenildi.
YÜRÜRLÜK MADDESİNE TEYİT-TESPİT ŞARTI
Aydınlık’ın Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edindiği bilgiye göre yasal çalışmayla teyit ve tespit sürecinin iç içe yürütülebileceği ara çözüm tekrar masada. Komisyon raporunda da dillendirilen müstakil ve geçici kanunun yapımına ve ihtiyaç duyulan infaz düzenlemelerine Meclis yaz tatiline girmeden başlanabilir.
Müstakil ve geçici kanunun yürürlük maddesine “İşbu kanun Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) PKK terör örgütünün kendisini tamamen feshettiğini resmen saptamasıyla girer.” gibi bir teyit ve tespit şartı eklenebilir.
Müstakil ve geçici kanunun yürürlükte kalacağı süre için de 2 ay üzerine, Cumhurbaşkanı’na 2 artı 2 ay (2+2+2) uzatma yetkisi formülü öngörülüyor.
‘MÜZAKERECİ‘ STATÜSÜ YOK
Cumhurbaşkanlığı çevreleri süreç üzerine yapılan yorumları yakından takip ediyor. Örgütün Kandil’deki kimi elebaşlarının “Süreç donduruldu.” türünden söylemleri “müzakere ve istismar arayışı” olarak görülüyor. Meselenin “terör vesayetini ortadan kaldırma” meselesi olduğunun altı çiziliyor. “Barış süreci” nitelemesi doğru bulunmuyor. Sürecin “Terörsüz Türkiye süreci” olduğu ifade ediliyor.
Devletin ve hükümetin, Öcalan’a ya da PKK’ya, Kürtlerin bütününü ve Türkiye toplumunun tamamını ilgilendiren konularda müzakereci statüsü veremeyeceğine değinen kaynaklar, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yetkililerinin Öcalan’la diyalogda olmasının bir müzakere anlamına gelmediğini belirtiyor. Öcalan’ın zaten artırılan iletişim imkanlarının daha da genişletilebileceği kaydediliyor.
Süreçte terör örgütünün olduğu kadar, terör dilinin ve etnik kimlik siyasetinin tasfiyesinin de önemli olduğuna dikkat çekiliyor. DEM Parti’den de silahların hem fiilen hem de zihinlerde tamamen bırakılması noktasında teşvik edici çıkışlar bekleniyor.
Suçun niteliğine göre çözümler
Süreç kapsamında çalışılan müstakil kanun taslağına göre “af” ya da “cezasızlık” algısı yaratacak bir tekliften kaçınılıyor. Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, son hali TBMM’de verilecek olan taslak, özetle şu çerçevede şekillenecek:
- Tüm örgüt mensupları soruşturma ve kovuşturmalardan geçirilecek.
- Suça karışan-karışmayan, silahlı eyleme katılan-katılmayan, yönetici-üye gibi hususlar göz önünde bulundurulacak.
- Suçun niteliğine göre çözümler getirilecek.
- Cezaevinde, dağda, yurt dışında, tutuksuz yargılanan gibi farklı maruziyetler olduğu için ihtiyaç duyulması halinde ceza ve infaz kanunlarında da düzenlemelere gidilecek.
- Ceza indirimi, şartlı salıverme, denetimli serbestlik uygulanacak.
- Ağır suçluların yatarı olacak.
Aykut DİŞ / Aydınlık
