Toplu sözleşmede sıfır zam önerdiler
Yurtdışından ucuz kömür ithalatı emekçiyi vurdu. Bir yandan ülke kaynakları yurtdışı kömür için harcanırken, diğer yandan ithal kömür ile rekabet edemeyen yerli üretici ise işçiye “sıfır zam” önermeye başladı. Türkiye Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, madencinin moralinin, motivasyonunun düştüğünü, can güvenliğinin tehlikeye girdiğini belirterek, yetkilileri uyardı.

Akçul, yaşadıkları sıkıntıyı Cumhuriyet’e anlattı. Yerli üreticilerin ithal kömürden kaynaklı büyük sıkıntı içerisinde olduklarını belirten Akçul, bunun da işçileri etkilediğini söyledi. Akçul, “Kömürcülerin tamamında sıkıntı var. İthal kömür ucuza geliyor. 85 dolara liman teslimi kömür geliyor. Hatta daha ucuza verenler bile var. Bizim kömür üreticilerinin en kötüsü 100 dolara mal ediyor. Bu şekilde rekabet etmeye çalışıyorlar. Dışarıda maliyetler ucuz. Rekabet edemeyince de kömür değersizleşiyor. Pazar bulamıyor, konkordatoya gidiyorlar” dedi.
İLGİLER DUYARSIZ
Akçul, tam da madencilerin toplu sözleşme döneminde olduklarını belirterek, “İşverenler ithal kömür nedeniyle yaşadıkları sıkıntıyı anlatıyorlar. İlgililer ise duyarsız. Konunun önemi hâlâ anlaşılamadı. Afrika’dan Rusya’dan kömür geliyor” dedi.
YILLIK 5 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE
Türkiye olarak kömür ithalatına yıllık 5 milyar doların üzerinde ödeme yapıldığına işaret eden Akçul, “Oysa bu 5 milyar doların yarısı ile yerli kömürcüyü sübvanse etseler istihdam genişleyecek, üretici rahatlayacak, dışarıya da döviz gitmeyecek. Yarın ne olacağı belli mi ? 5 milyar dolar 12-13 milyar dolara çıkacak. Yerli üretici çekilirse tamamen ithalat bağımlısı olacağız. Şimdi 85 dolara ithal kömürü verenler bu kez 150 dolar isteyecekler. ‘İster al, ister alma’ diyecekler. Yurtdışına giden 5 milyar dolar, 12-13 milyar dolara çıkacak” dedi. Akçul, şu anda yerli kömür üreticilerinin yurtdışı ile rekabet edebilmek için 2 yıl önceki fiyata kömür verdiklerini, oysa maliyetlerin yüzde 150 arttığını söyledi.
‘KARNI TOK, SIRTI PEK OLMALI’
Toplu sözleşme döneminin geldiğine işaret eden Akçul, “Teklif veriyoruz karşı taraf durumunu anlatıyor... Ancak işçinin de karnının tok, sırtının pek olması lazım” diye konuştu. Akçul, şöyle devam etti.
“İthal kömür uygulamaları, yalnızca yerli üretimi ve istihdamı zora sokmamıştır, aynı zamanda maden işçilerinin psikolojisini, çalışma barışını ve dolayısıyla iş güvenliğini doğrudan etkileyen ciddi bir soruna dönüşmüştür. Bugün sahada gördüğümüz tablo maalesef kaygı vermenin çok ötesine geçmiş, ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. İthal kömür nedeniyle üretimin daralması, ocakların kapanma riski, vardiyaların azaltılması, üretici firmaların konkordato ilan etmesi, iş güvencesine dair belirsizlikler ve sürekli ‘yarın ne olacak’ endişesi, madencinin üzerinde ciddi bir stres yükü oluşturmaktadır.”
‘İLK DEFA SIFIR ZAM’
Akçul, üretici firmalarla sözleşme dönemlerinin başladığını ve işverenlerin ilk defa “sıfır zam” talebiyle masaya oturduklarına dikkat çekti. Özellikle Soma’da, şirketlerin üretim yapamadıkları, yaptıklarını satamadıkları, sattıklarının da parasını Torku firmasından alamadıkları için ağır finansal sıkıntılar yaşadıklarını belirten Akçul, şöyle devam etti:
“İki ucu keskin bıçaklar ortasındayız, emekçimizin hakkını savunmak adına her türlü girişimi yapmaktayız fakat işsiz kalmakla da ayrıca sınanmaktayız. Ayrıca, bütün bu stres kaynakları sadece ekonomik bir mesele değildir; iş sağlığı ve güvenliği açısından da doğrudan bir risk faktörüdür. Bilimsel çalışmalar göstermektedir ki; yoğun stres ve kaygı, dikkat dağınıklığına, dikkat dağınıklığı refleks zayıflamasına, refleks zayıflaması ise iş kazalarına zemin hazırlamaktadır. Madencilikte hata payı yoktur. Madencilik yüzde yüz dikkat ister. Zihni geçim derdiyle, kalbi işsizlik korkusuyla dolu bir madenciden odaklanma beklenemez. Stres, madendeki en tehlikeli gazdan daha zehirlidir.”
‘İHBAR’ NİTELİĞİNDE
Akçul, bu söylediklerinin bütün yetkililere ve kamuoyuna ihbar niteliğinde olduğunu belirtti. Akçul, şunları kaydetti:
“İthal kömür sevdası, madencinin Azrail’i konumuna gelmiştir. Bu kara sevda hem madenciye, hem yerli üreticiye, hem yöreye, hem de ülkemize pahalıya patlayacaktır. Bu tespitlerimiz ve uyarılarımız felaket tellallığı değil, olası bir facianın önlenmesine ilişkin çağrımızdır. Sadece Soma değil, bütün işyerlerinde durum aynıdır. Biz bir daha Soma gibi bir felaket yaşamak istemiyoruz. Bir daha ocaklardan siren sesleri yükselmesini, evlere ateş düşmesini istemiyoruz... Madencinin canı, ithal kömürden ucuz değildir.”
Mustafa ÇAKIR
