Tekstilde ‘outlet’ oyunu! Ucuza üretilmiş ‘fason’ kalite
Mağazaların vitrinlerini süsleyen devasa “Outlet” ve “İndirim” tabelalarının ardında yatan büyük sektör hilesi gün yüzüne çıkıyor. Eskiden ‘sezonu geçmiş veya defolu’ ürünlerin uygun fiyata satıldığı yerler olarak bilinen outlet mağazaları, günümüzde markaların sırf bu konsept için baştan aşağı ‘kalitesiz’ üretim yaptırdığı merkezlere dönüştü. Tüketici, lüks markanın eski sezon ürününü yarı fiyatına aldığını sanırken, aslında en başından beri o fiyata göre üretilmiş düşük kalite bir kıyafete para ödüyor.

Enflasyon ve artan yaşam maliyetleri tüketiciyi her alanda uygun fiyatlı alternatiflere yöneltirken, yaklaşan bayramla birlikte hareketlenen alışveriş telaşı "indirimli" mağazalara olan ilgiyi yeniden zirveye taşıdı. AVM’lerin en alt katlarında veya otoyol kenarlarındaki devasa alanlarda yer alan “Outlet” mağazaları, sadece bayram arifelerinde değil, artık yılın 365 günü dolup taşıyor. Tüketicinin zihninde yıllardır yer etmiş olan “Outlet” kavramı; eskiden sezonu geçmiş, elde kalmış, fazla stoklanmış veya üretim bandında çok küçük bir defosu bulunan aynı kalite ürünlerin, cazip fiyatlarla satıldığı yerler anlamına geliyordu. Yani tüketici, ana mağazadaki kaliteyi sadece modası bir sezon geçtiği için çok daha ucuza almanın haklı gururunu yaşıyordu. Ancak tekstil sektöründe değişen üretim stratejileri, bu masum indirim algısını devasa bir tüketici tuzağına çevirmiş durumda.
‘GEÇEN SEZON’ DEĞİL UCUZ ÜRETİM MERKEZİ
Bugün sahada ve üretim atölyelerinde yapılan incelemeler, outlet mağazalarındaki ürünlerin ezici bir çoğunluğunun aslında hiçbir zaman lüks AVM’lerdeki ana mağazaların vitrinini görmediğini ortaya koyuyor. Birçok ünlü marka, devasa bir sektöre dönüşen outlet mağazaları için ana koleksiyonlarından tamamen bağımsız, ayrı bir üretim bandı kurmuş durumda. Bu yeni nesil outlet üretimlerinde maliyetleri kısmak için her türlü detaya başvuruluyor. Kumaşlar çok daha ince ve gramajı düşük seçiliyor, pamuk yerine polyester ve sentetik karışımları artırılıyor. İşçilik maliyetlerini düşürmek için dikiş sıklıkları azaltılıyor ve ürün tasarımları basitleştirilerek aksesuar (düğme, fermuar, astar) kalitesinden ödün veriliyor. Sonuç olarak ortaya, etiketinde dev bir markanın logosu bulunan ancak ömrü birkaç yıkama ile sınırlı, kalitesiz bir tekstil ürünü çıkıyor.
AYNI KALIBIN İÇİNE UCUZ İPLİK DOKUYORUZ
Sektörün içyüzünü, yıllardır Merter ve Yenibosna’da ünlü markalara fason üretim yapan, ismini vermek istemeyen bir tekstil atölyesi sahibi şu çarpıcı sözlerle anlatıyor: “Vatandaş outlet mağazasına girip bir tişört aldığında, o tişörtün geçen yaz ana mağazada satılamayıp buraya gönderildiğini sanıyor. Bu çok büyük bir yalan. Markalar bize sezon başında iki farklı sipariş dosyasıyla gelir. Biri ‘A Plus’ dediğimiz, vitrine çıkacak orijinal koleksiyondur. Diğeri ise doğrudan ‘Outlet’ mağazaları için üretilecek olan seridir. Outlet için verdikleri siparişte bize açıkça ‘Aynı tişört kalıbını ve rengini kullan ama ipliği yüzde 100 pamuk değil, sentetik karışımlı yap, yaka dikişini çift iğne değil tek iğne geç, kumaş gramajını düşür’ derler. Yani o ürün zaten en başından kalitesiz üretilir. Maliyeti 100 lira olan ürünü vitrinde 1000 liraya, maliyeti 40 lira olan outlet ürününü ise güya ‘indirimli’ diyerek 400 liraya satarlar. Tüketici aslında ana mağazadaki ürünü ucuza almaz, zaten 400 liralık kaliteye sahip olan bambaşka bir ürünü almış olur.”
MARKALAR BU OYUNU NEDEN OYNUYOR?
Bu stratejinin arkasında markaların ince hesaplanmış bir pazarlama taktiği yatıyor. İlk ve en önemli sebep, marka değerini korumak. Dev markalar, lüks mağazalarında fiyatları aşağı çekerek markanın ‘ulaşılmaz’ algısını zedelemek istemiyor. İkinci sebep ise farklı bir müşteri segmentine ulaşma arzusu. Bütçesi ana mağazaya yetmeyen ama o markanın logosunu üzerinde taşımak isteyen geniş kitleler için outlet mağazaları üzerinden “uygun fiyatlı marka deneyimi” sunuluyor. Üçüncü ve en pratik neden ise stok bahanesi. Gerçekten elde kalan eski sezon ürünler, mantar gibi çoğalan outlet mağazalarının devasa raflarını doldurmaya yetmiyor. Bu talep patlamasını karşılamak için tek çözüm, sırf o raflar dolsun diye ‘outlet görünümlü’ kalitesiz üretim yapmak oluyor.
TÜKETİCİ SAHADA BU TUZAĞI NASIL ANLAR?
Peki, alışverişe çıkan bir tüketici, aldığı ürünün gerçekten eski sezon mu yoksa baştan savma bir ‘outlet üretimi’ mi olduğunu nasıl anlayacak? Uzmanlar şu detaylara dikkat çekiyor:
-Kumaş ve Dikiş Kontrolü: Kumaşı ellediğinizde aşırı ince geliyorsa, ışığa tuttuğunuzda arkasını gösteriyorsa ve dikiş aralıkları çok genişse o ürün muhtemelen outlet için üretilmiştir.
-Ürün Kodlarındaki Gizli Şifreler: Ana mağazada beğendiğiniz ürünün iç etiketindeki kod ile outlet mağazasındakini karşılaştırın. Outlet için özel üretilen ürünlerin etiketlerinde genellikle "OUT", "O", "S" gibi harfler veya ana koleksiyondan farklı basamaklı sayılar yer alır.
-Sadece Outlet'te Bulunan Modeller: Beğendiğiniz ürünü markanın internet sitesinde aratın. Eğer o ürün ana sitede veya geçmiş sezon kataloglarında hiç var olmamışsa, baştan aşağı outlet için üretilmiş demektir.
Kaan ZENGİNLİ
