Yüksek enflasyon, siyasi belirsizlik, ekonomik istikrarsızlık ve aracıların fazla olması nedeniyle vatandaş bu yıl da Ramazan ayına sıkıntılı girecek. Temel gıda maddelerinin olduğu 13 kalemlik Ramazan kolisi geçen yıl 280 lira iken bu yıl rakam yüzde 62 artarak 451 liraya çıktı. Gıda fiyatları 4 yılda yüzde 1.085 oranında arttı. Vatandaş her 100 liranın 83 lirasını da gıdaya harcadı.
UCUZ ET KUYRUĞU
Ramazan sofrasına 'et' koymak isteyen dar gelirli, Beylikdüzü'ndeki Et ve Süt Kurumu'nun önünde bir kilo kıyma alabilmek için saatlerce bekledi. Ucuz et almak isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu.
Yüksek enflasyon karşısında düşük geliriyle yaşam mücadelesi veren emekli ve asgari ücretli Ramazan ayının gelmesiyle birlikte kara kara düşünmeye başladı. TÜİK'in açıkladığı yüzde 41'lik ocak ayı enflasyonun çarşıda karşılığı bulunmazken, Ramazan ayının simgesi olan Ramazan kolisi fiyatındaki artış ekonomideki çarpıklığı ortaya koydu. Buna göre en ucuz Ramazan kolisi 2018'de 49 lirayken geçen yıl 280, bu yıl ise 451 lira olarak hesaplandı. Etten Ramazan pidesine salçadan, yağ ve baklagile birçok temel gıda ürünündeki hızlı fiyat artışları yapılan araştırmalarla da ortaya kondu.
SABİT GELİRLİ YOKSULLAŞIYOR
AMUAR'ın gıda fiyatları endeksine göre, Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.085 oranında arttı. Türkiye’nin, daha uzun süre devam edeceği tahmin edilen enflasyon sarmalına sürüklendiğine dikkat çekilen araştırmada Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında bin159 lira, şubatta bin 185 lira ödemek zorunda kaldı. Raporda, "Sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor. Ücretlerdeki artış gıda fiyatlarındaki artışı karşılamaya yetmiyor. Çalışanların alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor” ifadeleri dikkat çekti.
GIDA FİYATLARI DURDURULAMIYOR
Türkiye’de gıdaya ulaşmak her geçen gün daha da pahalılaşıyor. Vatandaşların yüksek enflasyon ve düşük gelir ile yaşam mücadelesi verdiğini belirten ekonomistler yanlış politikaların da fiyatları yukarıya çektiğini dile getiriyor. Yüksek rakamlar Ramazan ayına vatandaşın sıkıntıyla girmesine yol açıyor. Vatandaşın gıda enflasyonu reelde yüzde 100’lerin çok üzerindeyken TÜİK verileri bunun tam tersini gösteriyor. TÜİK’e göre Ocak 2025 gıda enflasyonu yüzde 41,7 olarak hesaplandı Bu dengesizlik Ramazan koli fiyatları ile ilgili yapılan araştırma da gözler önüne seriliyor. Buna göre en ucuz Ramazan kolisi yedi yılda yüzde 751 zamlandı. “Uygun fiyatlı” olarak nitelendirilen bir markette 2018 yılında 49 lira 90 kuruşa satılan Ramazan kolisi geçen yıl 280 liraya çıktı. Şubat 2025’te ise fiyat 451 lira olarak hesaplandı. Kolide Ayçiçek yağı, zeytin, salça, çay ve makarna gibi temel ürünlerin de yer aldığı 13 kalem ürün bulunuyor. CHP Milletvekili Cevdet Akay da “Dar gelirli vatandaşlarımızın yüzü ne yazık ki Ramazan ayında da gülmeyecek. Yılın 11 ayında boğazından kuru ekmek geçen vatandaşlarımız Ramazan ayında da kuru ekmeğe muhtaç bırakıldı. Geçim her geçen gün zorlaşırken yaşam maliyeti ise can yakıcı bir noktaya ulaşmış durumda. Bu durum asla kabul edilemez. Vatandaşlarımızı açlığın gölgesinde yaşamaya mahkûm eden bu düzen artık son bulmalı” dedi.
57 AYDA 16 KAT ARTIŞ
Etten Ramazan pitesine salçadan, yağ ve baklagile birçok temel gıda ürününde gizli zamlar dikkat çekti. Hızlı fiyat artışları araştırmalara da konu oldu. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı KAMUAR’ın gıda fiyatları endeksine göre, Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.085 oranında arttı. Türkiye’nin, daha uzun süre devam edeceği tahmin edilen enflasyon sarmalına sürüklendiğine dikkat çekilen araştırmada Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159 lira, şubat ayında ise 1.185 ödemek zorunda kaldıklarına vurgu yapıldı. Raporda, “Endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, aralıksız olarak yayınlıyoruz. Bu 57 aylık dönemde gıda fiyatları 16 katı arttı. 100 liraya alınan bir sepet gıda maddesinin fiyatı bugün 1.732 liraya çıktı. Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine fiyatlar, artış oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle hızı düşse bile sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor. Ücretlerdeki artış gıda fiyatlarındaki artışı karşılamaya yetmiyor. Çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor” denildi.
DAR VE ORTA GELİRLİYE DESTEK
Maaşın aynı oranda artmaması ile gıda fiyatlarına ulaşmakta zorlanan vatandaşlara belediyeler çeşitli yardım kampanyaları ile destek oluyor. Kent lokantaları uygun fiyatlı ürünleri halka sunarken bir yndan da ülke genelinde belediyeler uygun fiyatlı yemek sunan lokantaların sayısının artırılması çabasını veriyor. Ramazan çadırlarında da hazırlıkların hızlandığı görülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine destek sağlamak için bir dizi program hazırladı. İBB Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Ramazan ayı boyunca toplam 217 bin 500 kişi iftar çadırlarında misafir edilecek. Günlük 7 bin 500 kişilik kapasiteyle Esenyurt, Bahçelievler ve Sancaktepe Meydanlarında iftar verilecek. Ayrıca 18 noktada mobil büfelerle kumanya paketi ve sıcak çorba dağıtımı yapılacak. Günlük 18 bin, toplam 522 bin iftarlık dağıtılacak. Yine Ramazan ayı boyunca İBB Kent Lokantalarında toplam 58 bin iftar yemeği ve her akşamda 2 bin kumanya dağıtımı gerçekleşecek. İBB, hastanelerin acil servislerinde görev yapan sağlık çalışanları ve hasta yakınlarına da günlük 2 bin kişilik sahur paketi sunacak. Bunların yanı sıra 100 bin aileye 2 bin liralık Ramazan Kuponu Destek kartının yanı sıra ihtiyaç sahibi emekliler ve asgari ücretle geçinen ailelere Halk Ekmek aracılığıyla toplamda 615 bin adet ücretsiz pide dağıtacak.
HER 100 LİRANIN 83 LİRASI GIDAYA HARCANDI
Ipsos Hane Paneli araştırması da alışveriş sepetlerinde yaşanan değişiklikleri gözler önüne serdi. Araştırmaya göre haneler her 100 liranın 83 lirasını gıda ve içeceğe ayırdı. Ocak-Aralık 2024’te hanelerin Hızlı Tüketim Ürünleri (HTÜ) harcamaları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 67 arttı. Haneler, alışveriş kanalı tercihlerinde indirim marketlerine daha fazla yöneldi. 2023’e kıyasla, indirim marketleri ortalamanın üzerinde büyüyerek yılı yaklaşık yüzde 36 pay ile kapattı. Diğer kanallarda sıklık 2-3 defa artarken indirim marketleri 11 defa artış ile sıklığın en çok arttığı kanal oldu. 2024 yılındaTürkiye’deki hanelere en çok ulaşan 20 kategorinin çoğunda alım miktarı artış gösterdi. Yemek pişirme açısından bakıldığında mutfağın “olmazsa olmazı” grubunda yer almayan bisküviler, çikolata kaplamalar, cipsler, gazlı içecekler ve meyve suları bu sene haneler tarafından daha fazla miktarda satın alınırken çay, yogurt, beyaz et, süt, bakliyat, makarna gibi temel gıda kategorilerinde miktar artışı görülmedi ya da çok sınırlı kaldı. Öte yandan ev bakım kategorilerindeki artış ve kağıt ürünlerdeki belirgin düşüş dikkat çekti.
DONDURUCU SOĞUKTA UCUZ ET ÇİLESİ
Dondurucu soğuğa rağmen Beylikdüzü’ndeki Et ve Süt Kurumu mağazasının önündeki kuyruklar da Ramazan’ın yaklaşmasının etkisiyle uzadıkça uzadı. Yaklaşık 1 buçuk kiloluk paketler halinde satılan kıyma ve kuşbaşı et almak için 08.00’de açılan mağazanın önünde sabah saat 05.00 itibarıyla beklemeye başlayan vatandaşlar etlerin öğleden önce bitmesinden şikayet etti. Kuyruktakilerin çoğunun emekli olduğunu ifade eden vatandaş, “Boynumuzu büküyoruz, kuyruğa giriyoruz, alıp gidiyoruz” derken bir diğeriyse Ramazan için et alışverişi yapmaya geldiğini söyleyerek, “Biz emekliyiz, nasıl alacağız kasaptan” ifadelerini kullandı. Eşinin emekli maaşıyla geçindiklerini söyleyen bir vatandaş ise, 2 ayda bir et alabildiklerini söyledi. Daha önce de çok kez kuyrukta beklediğini aktaran bir vatandaş, “Bazılarının hayatı tıkırında, bazıları da böyle soğukta bekliyor işte. Sabır mabır kalmadı. Sabahleyin kalkmış, erkenden gelmiş herkes 1 kilo kıyma alabilmek için. Yazık değil mi bu insanlara?” dedi. Bir başka vatandşın isyanı ise “Bu kuyruğu yaptıran utansın” şeklinde oldu.
KARAR