Ekonomistler 2026- Mart faiz kararında ne bekliyor?
Matriks Haber’in anketine göre, TCMB’nin mart toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Ekonomistlerin büyük bölümü yılın geri kalanında ise kademeli faiz indirimlerinin devam edeceğini öngörüyor.

Matriks Haber’in Mart 2026 toplantısı ile 2026 ve 2027 sonuna ilişkin faiz ve enflasyon beklentilerini içeren anketi sonuçlandı.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay gösterge faizde değişiklik yapmayarak yüzde 37,00 seviyesinde sabit tutması bekleniyor.
Matriks Haber’in TCMB faiz anketine 27 aracı kurum ve banka ekonomisti katılım sağladı.
Mart 2026 toplantısı için tahmin veren 27 ekonomistin 26’sı haftalık repo faizinin sabit bırakılacağı tahmininde birleşti. Ekonomistlerden 1’i ise bu ay faizde 50 baz puanlık indirim kararı alınacağı beklentisini dile getirdi.
Böylece bu ayki toplantıya ilişkin politika faizinde en yüksek tahmin yüzde 37,00, en düşük tahmin ise yüzde 36,50 seviyesinde gerçekleşti.
Ankete göre, borç alma ve borç verme faizlerinin de gösterge faize paralel olarak sabit tutulması bekleniyor.
Yılın kalanında kaç faiz indirimi bekleniyor?
Ekonomistler, yılın kalanındaki tüm toplantılarda faiz indirimi bekliyor. 8 katılımcının yanıt verdiği “Yılın kalanında kaç faiz indirimi bekliyorsunuz?” sorusuna ekonomistlerden 7’si altı toplantıda, 1’i dört toplantıda indirime gidileceği tahmininde bulundu.
2026 yıl sonu gösterge faiz beklentilerinde yukarı yönlü revizyona gidildiği görüldü. Bir önceki anket döneminde yüzde 29,00 seviyesinde bulunan yıl sonu beklentisi yüzde 30,00’a yükseldi. 19 ekonomistin katıldığı ankette maksimum tahmin yüzde 31,00, minimum tahmin ise yüzde 25,00 oldu.
“2026 yılında beklediğiniz faiz adımlarında yön değişikliği oldu mu?” sorusuna yanıt veren 7 ekonomistin 4’ü “hayır” 3’ü ise “evet” cevabını iletti.
2027 beklentisi geriledi
2027 sonu faiz öngörüsü ise yüzde 24,00’ten yüzde 23,00 seviyesine indi. Ekonomistlerin gelecek yıla ilişkin beklenti aralığının ise daralarak yüzde 27,50 ila yüzde 22,00 bandında şekillendiği görüldü.
Merkez Bankası, 22 Ocak 2026 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizi, 150 baz puanlık beklentilerin altında bir adımla 100 baz puan indirerek yüzde 38,00’den yüzde 37,00’ye çekmişti.
Banka, geçen yıl nisan toplantısında gerçekleştirdiği 350 baz puanlık faiz artırımı dışında, 5 toplantıda faiz indirim kararı almış ve toplamda faizi 1.050 baz puan düşürmüştü. 2025 yılı başında yüzde 45,00 olan haftalık repo faizi yüzde 38,00’e çekilmişti.
TCMB, 12 Mart toplantısının ardından yılın kalanında 22 Nisan 2026, 11 Haziran 2026, 23 Temmuz 2026, 10 Eylül 2026, 22 Ekim 2026 ve 10 Aralık 2026 tarihlerinde olmak üzere toplam 6 PPK toplantısı daha gerçekleştirecek. Bankanın 2027 yılının ilk yarısına ilişkin faiz toplantı kararı tarihleri takviminde ise 21 Ocak 2027, 18 Mart 2027, 22 Nisan 2027 ve 10 Haziran 2027 tarihleri yer aldı.
2026 yılına ilişkin enflasyon raporu sunum tarihleri ise 14 Mayıs 2026, 13 Ağustos 2026 ve 12 Kasım 2026 olarak belirlenmişti.
Enflasyon tahminleri
Ekonomistlerin 2026 sonu TÜFE beklentisi yüzde 25,00 seviyesine yükseldi. Yıl sonu tahminlerinde en yüksek beklentiye sahip ekonomist yüzde 25,50 olurken, en düşük tahmin veren ekonomist ise yüzde 22,90 oldu. Ocak ayındaki anket döneminde yıl sonu tahmini yüzde 23,00 artış yönünde oluşmuştu.
2027 yıl sonunda enflasyonun yüzde 18,50’ye gerileyeceği öngörülüyor. Aynı dönem için tahmin aralığı yüzde 17,80 ila yüzde 22,00 bandında oluştu. Bir önceki anket döneminde beklenti yüzde 19,00 seviyesinde bulunuyordu.
“Bekle-gör pozisyonunda kalarak izlemek daha doğru olacak”
Deniz Yatırım Strateji ve Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Orkun Gödek, son gelişmelerin ışığında, Merkez Bankası’nın, beklenti yönetimini önceliklendirmeye devam ederek mart ayında politika faizinde değişikliğe gitmesini beklemediklerini vurguladı.
Orkun Gödek, faiz beklentilerine ilişkin olarak Matriks Haber'e yaptığı değerlendirmede, daha önceki düşüncelerinin 2026 Şubat ayındaki Enflasyon Raporu sunumundaki tutumu da gözeterek 50-100 baz puanlık indirim ihtimalinin masada yer aldığı yönünde olduğunu hatırlattı ve "FX piyasasına ve TL likiditeye yönelik alınan hızlı önlemlerin yanında, enerji fiyatlarındaki yükselişe karşı Hazine’nin vergi kanalı üzerinden takınacağı tavır da ilerleyen süreç açısından kritik olacak" dedi.
Şu anda görüşlerinin dezenflasyon sürecinin en azından kamu ayağında sekteye uğramaması için gereken tüm tedbirlerin alınması yönünde olduğuna işaret eden Gödek, şunları söyledi:
"Jeopolitik gelişmelerin ne ölçek ve sürede devam edeceğini kestirmek güç. Bu nedenle bir süreliğine bekle-gör pozisyonunda kalarak izlemenin daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Makro veri setimizde şu aşamada herhangi bir güncellemeye gitmedik. Strateji Raporumuzda %25,50 seviyesindeki yıl sonu TÜFE kapanışı beklentimizle son derece muhafazakâr kalarak güvenli alanda yer almak istemiştik. Gelişmelerin seyrine göre ilk çeyrek sonrasında beklentilerimizin yeniden üzerinden geçeceğiz."
Ekonomim
