Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur

Gençler üniversite için neden yurt dışına gidiyor?

Türkiye'den yaklaşık 67 bin öğrenci yurt dışında yükseköğrenim görüyor. Yurt dışına yerleşmek isteyen gençler için temel motivasyon daha iyi iş olanakları. Eğitim için gitmek hangi noktada beyin göçüne dönüşüyor?

Giriş : Güncelleme :
Gençler üniversite için neden yurt dışına gidiyor?

Pelin Ülker / DW Türkçe

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla yüz binlerce genç için üniversite süreci yeni bir aşamaya girerken, Türkiye'deki üniversiteler bütün öğrenciler için tek seçenek değil.

Yabancı dil ağırlıklı ve yüksek başarıyla öğrenci alan liselerin mezunları yurt dışındaki üniversitelere yöneliyor, bazı gençler de YKS'ye girmelerine rağmen lisans eğitimlerini yurt dışında sürdürmeyi tercih ediyor.

Türkiye'deki üniversite sisteminin dışında doğrudan yurt dışındaki üniversitelere başvuran öğrenciler de bulunuyor. Ancak bu grubun büyüklüğünü gösteren kapsamlı bir resmi istatistik bulunmuyor.

DW Türkçe'ye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi ve Infakto RW ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan, yurtdışında üniversite eğitimine yönelimin özellikle yüksek başarıyla öğrenci alan liselerde belirginleştiğini söylüyor. Alman Lisesi, Avusturya Lisesi ve İstanbul Erkek Lisesi gibi okullardan yurt dışına gidenlerin oranlarının çok yüksek olduğuna dikkat çeken Erdoğan, özel okullarda da benzer bir eğilim bulunduğunu belirtiyor.

Erdoğan, bazı ailelerin çocuklarını daha lise tercihi aşamasında yurt dışında üniversite eğitimi hedefiyle bu okullara yönlendirdiğini, dolayısıyla kararın üniversite tercih döneminden yıllar önce şekillenebildiğini ifade ediyor.

Uluslararası veriler ise Türkiye'den yurt dışına yönelik yükseköğretim hareketliliğinin boyutuna ilişkin bazı ipuçları veriyor.

Yaklaşık 67 bin öğrenci yurtdışında

Alman Akademik Değişim Servisi'nin (DAAD) Temmuz 2026'da yayımladığı Türkiye ülke bilgi notundaki en güncel verilere göre Türkiye kaynaklı 66 bin 914 öğrenci yurt dışında yükseköğrenim görüyor.

Öğrencilerin en fazla tercih ettiği ülke Almanya. Almanya'yı ABD, İngiltere, Ukrayna ve Azerbaycan izliyor.

Almanya'da Türkiye'den gelen öğrenci sayısındaki artış son dönemde de sürdü. DAAD ve Alman Yükseköğretim ve Bilim Araştırmaları Merkezi'nin (DZHW) ortak verilerine göre Türkiye kaynaklı uluslararası öğrenci sayısı 2023-2024 kış döneminde 18 bin 84 iken 2024-2025'te 20 bin 900'e yükseldi. Böylece sayı bir yılda yaklaşık yüzde 16 arttı.

Türkiye, Hindistan ve Çin'in ardından Almanya'daki uluslararası öğrencilerin en büyük üçüncü kaynak ülkesi konumunda.

Benzer bir hareketlilik Hollanda'da da görülüyor. Hollanda'nın eğitimde uluslararasılaşma kuruluşu Nuffic verileri, Türkiye'den gelen öğrenci sayısının 2015-2016'dan bu yana kesintisiz arttığını gösteriyor.

Türkiye, bir önceki akademik yılda 13'üncü sıradayken 2025-2026'da 11'inci sıraya yükseldi ve Hollanda'daki Türkiye kaynaklı öğrenci sayısı 3 bin 938'e ulaştı. Bir önceki akademik yılda yüzde 25,8 ile ilk 15 kaynak ülke arasındaki en yüksek göreli artışı kaydeden Türkiye'den yeni kayıtlar, 2025-2026'da yüzde 11,7 arttı.

Erdoğan, bu eğilimde hedef ülkelerin nitelikli öğrencileri çekmeye yönelik politikalarının da hesaba katılması gerektiğini belirtiyor. Farklı kabul sistemleri ve mali koşulların Türkiye'deki taleple buluştuğunu söyleyen Erdoğan, yurt dışında eğitim için öğrencileri hazırlayan ve yönlendiren yapının da bir endüstriye dönüştüğüne dikkat çekiyor.

DAAD ve Nuffic verileri yalnızca Türkiye'de liseyi bitirdikten sonra doğrudan yurtdışında lisans eğitimine başlayan öğrencileri kapsamıyor. Bu nedenle bu verilerden, liseden mezun olduktan sonra lisans eğitimi için doğrudan yurt dışına giden gençlerin sayısını çıkarmak mümkün değil.

Erdoğan da bu alanda ayrıntılı bir araştırmaya rastlamadığını belirtiyor. Yurt dışına giden lise mezunlarının toplam yaş grubu içindeki sayısının büyük olmadığını ancak özellikle yüksek başarıyla öğrenci alan liselerdeki eğilimin önemli olduğunu söylüyor.

"Gitmek isteyen ve gidebilen arasında fark var"

Öğrencilerin yurtdışına yöneliminin arkasında yalnızca üniversitelerin eğitim kalitesi veya uluslararası sıralamalardaki yeri bulunmuyor. Gençlerin gelecek beklentileri ve Türkiye dışında yaşama istekleri de bu tercihin arka planını anlamak açısından önem taşıyor.

Erdoğan'ın da araştırmacıları arasında yer aldığı, Habitat Derneği ile Infakto RW tarafından hazırlanan Türkiye'de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırması'nın 2025 sonuçlarına göre başka bir ülkeye yerleşmeyi düşünen gençlerin oranı 2023'te yüzde 43,3 iken 2025'te yüzde 27,8'e geriledi. Eğitimini başka bir ülkede sürdürmek isteyenlerin oranı da aynı dönemde yüzde 28,3'ten yüzde 20,4'e düştü.

Ancak öğrenciler ayrı değerlendirildiğinde yurt dışına yönelik eğilim genel ortalamanın oldukça üzerine çıkıyor. 2025'te öğrencilerin yüzde 39,9'u eğitimine başka bir ülkede devam etmek istediğini, yüzde 40,6'sı ise başka bir ülkeye yerleşmeyi düşündüğünü belirtiyor.

Erdoğan, son iki yılda hem yurtdışına yerleşme hem de yurt dışında eğitim görme isteğinde görülen düşüşü gençlerin yurtdışına gitme isteğinden çok, bunu gerçekleştirme imkanlarının daralmasıyla ilişkilendiriyor. "Gitmek isteyen ve gidebilen arasında çok ciddi bir fark var" diyen Erdoğan, yurt dışında eğitim ve yaşam maliyetlerinin yükselmesi ile kabul imkanlarının daralmasının gençlerin planlarını gerçekleştirmesini zorlaştırdığını söylüyor.

Gençler neden gitmek istiyor?

Yabancı bir ülkeye yerleşme isteğinin nedenlerinde ise daha iyi iş olanakları ilk sırada. Yerleşmeyi isteyen gençlerin yüzde 68,8'i daha iyi iş olanaklarını, yüzde 35,3'ü daha iyi eğitim olanaklarını gerekçeleri arasında gösteriyor. Türkiye'de geleceğini görememe, ülkenin kötüye gittiğini düşünme ve yaşam koşulları da öne çıkan diğer nedenler arasında yer alıyor.

Erdoğan, yurt dışına gitme isteğinin özellikle öğrenciler ve iş arayan gençlerde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Ancak yurtdışına çıkabilmenin aynı zamanda bir "sermaye meselesi" olduğunu, yabancı dil ve yeni bir ülkeye uyum sağlayabilme imkanlarının da belirleyici olduğunu vurguluyor: "Gitmek isteyen herkes de gidemiyor."

Gençlerin çalışma hayatına ilişkin kaygıları da sürüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 72'si iş araması hâlinde kolaylıkla iş bulamayacağını düşünüyor. Aktif olarak iş arayan gençlerde bu oran yüzde 94'e kadar yükseliyor.

Üniversite göçün ilk adımı mı?

Türkiye'den yurt dışına öğrenci hareketliliği, dünya genelinde büyüyen uluslararası öğrenci hareketliliği bağlamında da değerlendirilebilir.

OECD'nin 2025'te yayımladığı verilere göre, üye ülkelerde yükseköğretim öğrencileri içinde uluslararası öğrencilerin oranı 2018'de yüzde 6 iken 2023'te yüzde 7,4'e yükseldi. Uluslararası yükseköğretim hareketliliğinin artması, üniversiteleri aynı zamanda ülkelerin nitelikli iş gücü çekme politikalarının önemli araçlarından biri hâline getiriyor.

Erdoğan, Türkiye'den yurt dışında üniversite okumaya giden gençleri tek bir grup olarak değerlendirmenin yanıltıcı olduğunu söylüyor. Daha lise seçiminde yurtdışında eğitim hedefiyle hazırlanan öğrenciler ile Türkiye'deki üniversitelerin niteliği ve maliyeti nedeniyle lisans eğitimini başka ülkede almayı tercih edenleri birbirinden ayırıyor. İkinci gruptaki öğrencilerin Türkiye'ye dönme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor.

Özel üniversite yerine yurt dışı seçeneği

Erdoğan'a göre Türkiye'deki özel üniversitelerin artan maliyetleri de bu tercihi besliyor. Türkiye'de üniversite için yapılacak harcamayla bazı Avrupa ülkelerinde eğitim alınabildiğini, İstanbul'daki yüksek yaşam maliyetinin de ailelerin hesabını değiştirdiğini söylüyor. "Türkiye'deki üniversite eğitiminin kredisi düştü" diyen Erdoğan, eğitim niteliği, maliyet ve yaşam koşullarının birlikte etkili olduğunu vurguluyor.

Bu nedenle bir öğrencinin lisans eğitimi için yurt dışına çıkması tek başına beyin göçü anlamına gelmiyor. Ancak eğitim için başlayan hareketliliğin mezuniyet sonrasında kalıcı göçe dönüşmesi, öğrencinin geldiği ülke açısından insan sermayesi kaybı tartışmasını beraberinde getiriyor.

"Yaratıcı insanları kaybediyorsunuz"

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2024 yükseköğretim beyin göçü istatistikleri de bu tartışmaya farklı bir açıdan ışık tutuyor. TÜİK'e göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024'te yüzde 2 iken vakıf üniversitelerinin tam burslu mezunlarında oran yüzde 8,3'e çıkıyor.

Bölümler arasında da önemli farklılıklar bulunuyor. Moleküler biyoloji ve genetik mezunlarında beyin göçü oranı yüzde 15, işletme mühendisliğinde yüzde 10,8, elektronik mühendisliğinde yüzde 9,6, matematik mühendisliğinde yüzde 9,5 ve biyomühendislikte yüzde 9,4.

Öğrenim diline göre bakıldığında da genel ortalamanın oldukça üzerinde oranlar görülüyor. Fransızca eğitim alan mezunlarda beyin göçü oranı yüzde 9,9, İngilizce eğitim alanlarda yüzde 6,2, Almanca eğitim alanlarda yüzde 5,9.

Yurtdışına göç eden lisans mezunlarının en fazla tercih ettiği ülkeler ise ABD ve Almanya. Bu ülkeleri İngiltere, Hollanda ve Kanada izliyor.

Erdoğan, üniversite eğitimi için yurt dışına gidenlerin sayısının Türkiye açısından büyük bir niceliksel kayıp oluşturmadığını, asıl meselenin kimlerin gittiği olduğunu vurguluyor. Özellikle kültürel ve sosyal sermayesi yüksek ailelerin çocuklarının yurtdışına yönelmesinin yaratacağı niteliksel kayba dikkat çekiyor:

"Buradaki kaybınız mühendis kaybı değil. Yaratıcı insanları kaybediyorsunuz büyük oranda. Sermayesi, kültürel sermayesi, sosyal sermayesi yüksek insanları kaybetmeye başlıyorsunuz."

"Parayla daha iyi bir gelecek satın alabiliyorsunuz"

Erdoğan, yüksek başarıyla öğrenci alan devlet liselerinden mezun olan gençlerin yurtdışına gitmesinin kamu kaynakları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. İstanbul Erkek Lisesi ve Galatasaray Lisesi gibi okullardaki öğrencilerin yetişmesinde kamu kaynağı kullanıldığına dikkat çekiyor. "Bu çocukları biz yetiştiriyoruz. İyi bir yaşam sürebilmeleri için bu eğitimi alamayan insanların cebinden para çıkıyor" diyor.

Ancak TÜİK'in beyin göçü istatistikleri, belirli bir 10 yıllık dönemde lisans eğitimini Türkiye'de tamamlayıp daha sonra yurtdışında uzun süreli ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını esas alıyor. Liseyi Türkiye'de bitirip doğrudan yurtdışındaki bir üniversitede eğitime başlayan gençler bu istatistikte yer almıyor.

Erdoğan, yurt dışında eğitim eğiliminin Türkiye'deki eğitim sisteminden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Yabancı dil eğitimi güçlü ve yurtdışındaki üniversitelere geçişi kolaylaştıran kurumların bazı aileler tarafından daha lise tercihi aşamasında bu amaçla seçildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'deki üniversite eğitiminin niteliğine ilişkin sorunların da yurtdışına yönelimi beslediğini söylüyor.

Ancak bu imkanlara erişimin gençler arasında eşit olmadığına dikkat çeken Erdoğan, maddi olanakları daha fazla olan ailelerin çocuklarının iyi bir yabancı dil eğitimi ve yurt dışındaki üniversitelere erişim açısından avantajlı olduğunu belirtiyor: "Parayla daha iyi bir eğitim ve daha iyi bir gelecek satın alabiliyorsunuz."