USD : 18,59 %0,08
EUR : 18,17 %-0,34
ALTIN (Gr): 1.015,24 %-0,76
BIST 100 : 3.574,25 %0,58
BITCOIN : 19.641,18 %-2,05
Petrol : 97,04 %2,77
Yaşam

Doktor ve akademisyenler 'kadın kanserlerine dikkati çekmek' için mor giyindi

Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde görevli doktor ve akademisyenler, yerleşkedeki ağaçlar ile hastane servislerini de mor fiyonk ve balonlarla süsledi.

20 Eylül 2022 Salı 12:28

Atatürk Üniversitesindeki akademisyen ve doktorlar, her yıl binlerce tanı konulan kadın kanserlerine dikkati çekmek için mor giyindi.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalından Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kumtepe, Doç. Dr. Emsal Pınar Topdağı Yılmaz ve ekibi, 20 Eylül Dünya Jinekolojik Kanserler Farkındalık Günü kapsamında çalışma yaptı.

Mor giysilerle Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde bir araya geldikten sonra etkinliğe katılanların yakalarına mor kurdele takan doktor ve akademisyenler, hastane bahçesinde yürüyüş yaptı.

Doğum servisleri ile üniversite yerleşkesindeki ağaçları da mor renkli fiyonk ve balonlarla süsleyen doktor ve akademisyenler, kansere dikkati çekmek için bir video klip hazırladı.

Kadın kanserleriyle mücadele eden doktorların günlük çalışmasının yer aldığı klipte, erken tanının önemi ve tedaviye teşvik amaçlı mesajlar paylaşıldı.

"Teşhis ve erken tedaviyle kadınlarımızı hayata tutundurabiliriz"

Prof. Dr. Kumtepe, AA muhabirine, etkinliklerle kadın kanserlerinde erken teşhis ve tedavi için kadınları daha duyarlı hale getirmek istediklerini söyledi.

Kadın kanserlerinin önemli kısmının taramalarla tespit edildiğine işaret eden Kumtepe, şöyle konuştu:

"Kadınları öldüren ikinci sıradaki kanserin sebebi jinekolojik kanserdir. Bu konuda erkenden farkındalık, teşhis ve erken tedaviyle kadınlarımızı hayata tutundurabiliriz. Geç kalındığında ise maalesef kadınlarımız ölebiliyor. Kanser erkenden teşhis edilirse kadınlarımız belki bir kutu ilaçla sağlığına kavuşacakken çok geç kalındığında ölüme kadar varan ve uzun süren ameliyatlar, kemoterapi ve radyasyon ile ışın tedavileri alarak hem sosyal hayatı bozuluyor hem de yaşam süresi kısalıyor. Türkiye, dünyada tüm kadın kanserliyle ilgili taramalar ücretsiz olan iki ülkeden birisi."

Kumtepe, kadın kanserlerinde en önemli faktörlerin doğurganlık, kilo ve yaş olduğunu belirterek, "Kadın ne kadar çok doğurursa o kadar az kanser olur. Ne kadar çok kiloluysa da o kadar çok kanser olma riski var. Üçüncü faktör ise artan yaş. Rahim ağzı kanseri daha çok 35-39 yaş arası kadınları tutuyor ve dünyada en çok öldüren ikinci hastalık kadın kanseri. Artan yaşı değiştirmeyiz ama kiloyu değiştirebiliriz." diye konuştu.

"Hareket etsinler, fazla kilo almasınlar"

Kadın kanserleri sayısının her geçen gün çoğaldığına işaret eden Kumtepe, "10 yıl önce haftada 2 kadın kanseri ameliyatı yaparken şimdi günde 2-3 ameliyat yapıyoruz. Kanser oranlarımız gittikçe artıyor. Kadınlar hareket etsinler, fazla kilo almasınlar ve mutlaka kanser taramalarına gitsinler." ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Yılmaz ise kadın kanserlerini mor rengin temsil ettiğini ve rektörlük desteğiyle adeta bütün üniversiteyi mora boyadıklarını anlattı.

Türkiye'de 25 bin kadının şu an jinekolojik kanserle savaş verdiğinden bahseden Yılmaz, "Her yıl 8 ila 10 bin kadına bu tanı konuluyor. Eğer bir kadınımızın hayatına dokunup kanser olmadan yakalayabilirsek mutlu olacağız. Kadınlarımız jinekolojik masadan çekiniyor ve kaçıyor ama bunun hayatlarında ne kadar önemli olduğunu fark etmek lazım." dedi.

Etkinliğe mor kıyafetiyle katılan Doç. Dr. Sevilay Akalp Özmen de jinekolojik kanserlere her gün tanı koyan patolog olduğunu ifade ederek, erken tanı ve tedavinin hastaların hayatını çok etkilediğini ve dikkate alınmasını istedi.

Kaynak : Anadolu Ajansı