Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur

'Dizim kilitlendi' diyenlerim doğru bildiği yanlış

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek, diz ağrısının tek başına bir hastalık olmadığını belirterek, ağrının yeri, şişliğin ortaya çıkış zamanı ile dizde kilitlenme ve boşalma hissi gibi belirtilerin tanı açısından önemli ipuçları verdiğini ifade etti.

Kaynak : Sabah Gazetesi Giriş : Güncelleme :
'Dizim kilitlendi' diyenlerim doğru bildiği yanlış

Şimşek, dizin kemik, kıkırdak, menisküs, bağ, kas ve tendonlardan oluşan karmaşık bir eklem olduğunu ve bu yapılardan herhangi birindeki sorunun ağrıya neden olabileceğini vurguladı. Ağrının şiddetinin her zaman hastalığın ciddiyetini göstermediğini, hafif görünen yakınmaların bile menisküs veya kıkırdak hasarının ilk belirtisi olabileceğini anlattı.

Diz kapağı çevresinde hissedilen ve merdiven çıkma, çömelme ya da uzun süre oturmayla artan ağrıların diz kapağı ekleminden kaynaklanabileceğine değinen Şimşek, dizin iç veya dış tarafındaki ağrıların ise menisküs yırtığı, kıkırdak hasarı ya da kireçlenmeyle ilişkili olabileceğini, özellikle dönme hareketi sonrası başlayan ağrılarda menisküslerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şimşek, menisküs yırtıklarının yalnızca sporcularda görülmediğini, gençlerde travmaya bağlı, ileri yaşlarda ise basit hareketlerle oluşabileceğini vurguladı.

Dizin arka kısmındaki ağrıların Baker kisti, kas-tendon sorunları veya damar hastalıklarından kaynaklanabileceğini aktaran Şimşek, baldırda şişlik, kızarıklık ve ısı artışı varsa damar sisteminin de incelenmesi gerektiğini kaydetti.

Travmadan sonraki ilk saatlerde gelişen hızlı şişliğin, ön çapraz bağ yaralanması veya eklem içi kanamayla ilişkili olabileceğine işaret eden Şimşek, bir-iki gün sonra gelişen şişliğin ise menisküs yaralanmalarında görüldüğünü aktardı.

Yoğun aktivite sonrası tekrarlayan şişliğin menisküs veya kireçlenme belirtisi olabileceğini ve şişliğin geçmesinin, altta yatan sorunun iyileştiği anlamına gelmediğini ifade eden Şimşek, ateş ve titremenin eşlik ettiği durumlarda ise eklem enfeksiyonu ihtimali nedeniyle vakit kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini bildirdi.

"HER MENİSKÜS YIRTIĞI, AMELİYAT GEREKTİRMEZ"

Şimşek, halk arasında sık kullanılan "dizim kilitlendi" ifadesinin, her zaman gerçek kilitlenme anlamına gelmediğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Gerçek kilitlenmede diz, belirli bir noktadan sonra açılamaz veya kapanamaz. Bu durum, büyük menisküs yırtıkları ya da eklem içindeki serbest parçalardan kaynaklanabilir. Dizde ani boşalma hissi, özellikle ön çapraz bağ yaralanmalarında görülebilir. Ağrı ve şişliğin eşlik etmediği diz sesleri ise çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Diz hastalıklarında tanı yalnızca MR ile konulmaz, fizik muayene ve hastanın öyküsü temel belirleyicidir. MR'da görülen her menisküs yırtığı, ameliyat gerektirmez. Egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve ilaç uygulamaları, bir çok hastada yeterli olabilir. Cerrahi kararında hastanın yaşı, yaşam beklentisi ve hasarın yeri birlikte değerlendirilir. Travma sonrası dizin hızla şişmesi, üzerine basılamaması, şekil bozukluğu oluşması veya dizin kilitlenmesi halinde gecikmeden doktora başvurulmalı. Tekrarlayan şişlik, gece uykudan uyandıran ağrı ve dizde boşalma hissi, ihmal edilmemeli. Diz ağrısı tek başına bir hastalık değil, vücudun verdiği bir uyarıdır."