Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur

Araştırma: Aile mi arkadaşlar mı önemli?

Türk bilim insanı Dr. Veli Durmuş öncülüğünde 22 ülkede yapılan bir çalışma, "iyi arkadaşın" kişinin fiziksel ve zihinsel sağlığına da iyi geldiğini gösterdi. Ailenin etkisi ise daha sınırlı.

Giriş : Güncelleme :
Araştırma: Aile mi arkadaşlar mı önemli?

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nden Dr. Veli Durmuş öncülüğünde yürütülen küresel bir araştırmaya göre, iyi arkadaşlıklar ve yakın sosyal ilişkiler fiziksel ve ruhsal sağlıkla doğrudan bağlantılı.

İngiltere, ABD, Avustralya, Arjantin, Brezilya, Almanya, İspanya, Hindistan, Japonya, Mısır, Nijerya, Güney Afrika ve Meksika dahil 22 ülkeden 200 binden fazla yetişkinin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları hakemli bilimsel dergi Journal of Mental Health'de yayınlandı.

Çalışma, kaliteli sosyal ilişkilerin genel ruhsal ve fiziksel sağlıkla ilişkisini ortaya koyuyor.

Politika yapıcılara çağrı

Çalışmanın yazarı Dr. Durmuş, sağlık politikalarını belirleyen yetkililere, sağlık stratejilerinde duygusal ve sosyal bağların ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkisini de dikkate almaları çağrısında bulundu.

Sağlık politikaları ve sağlık hukuku alanında çalışmalar yürüten Durmuş, "Arkadaşlıklarından ve ilişkilerinden memnun insanlar, ruhsal ve fiziksel sağlıklarının da daha iyi olduğunu bildirme eğiliminde" dedi.

"Bu bulgular, sosyal bağlantıların genel sağlığın önemli bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor" diyen Durmuş, halk sağlığı planlamalarının, insanların başkalarıyla ve aileleriyle kurduğu ilişkilerin etkilerini de içermesi gerektiğini belirtti.

Araştırmanın farkı ne?

Araştırmalar, sosyal ilişkilerin strese karşı koruma sağladığını, özgüveni artırdığını ve duyguların olumlu şekilde yönetilmesine yardımcı olduğunu gösteriyor. Buna göre, insanların kurduğu kişisel bağların sayısı ve niteliği, doğumdan itibaren ruhsal ve fiziksel sağlığı etkiliyor.

Ancak bugüne kadarki benzer çalışmalar tek tek ülkelere odaklanıyor ve daha kapsamlı tutarlı bir çerçeve ortaya koymuyordu.

Dr. Durmuş öncülüğündeki yeni çalışmada ise, farklı kıtalardan, dini ve kültürel çeşitliliği güvence altına alacak şekilde 204 bin 907 yetişkinden sağlanan veriler analiz edildi.

Katılımcılara ne soruldu?

Katılımcılara, arkadaşlıklarından ve ilişkilerinden memnun olup olmadıkları veya bunlardan ne ölçüde tatmin oldukları soruldu. Anneleri ve babalarıyla çocukluk dönemindeki ilişkileri de "çok iyi" ile "çok kötü" arasında değişen bir ölçek üzerinden değerlendirildi.

Araştırmaya katılanlardan ayrıca ruhsal ve fiziksel sağlıklarını "kötü" ile "mükemmel" arasında değerlendirmeleri istendi. Araştırmacılar bunun yanı sıra gelir, eğitim, yaş gibi faktörleri de hesaba kattı.

Sonuçlar, arkadaşlıklarından ve ilişkilerinden en yüksek düzeyde memnun olduğunu bildiren kişilerin, genel ruhsal ve fiziksel sağlıklarının da daha iyi olduğunu bildirme eğiliminde olduğunu gösterdi.

Aile mi arkadaşlar mı önemli?

Çocukluk döneminde ebeveynleriyle ilişkilerinin çok iyi olduğunu belirten katılımcılarda da benzer, ancak daha zayıf bir ilişki ortaya çıktı.

Bulguları açıklayan Dr. Durmuş, erken dönemdeki aile ilişkilerinin ilerleyen yıllardaki sağlık ve mutlulukla bağlantılı olabileceğini, ancak yetişkinlik dönemindeki sosyal ilişkilerin daha önemli rol oynadığını belirtiyor.

Çalışmaya göre; evli olmak, yeterli maddi imkâna sahip olmak ve bir dine mensup olduğunu belirtmek de daha iyi ruhsal ve fiziksel sağlık puanlarıyla ilişkilendirildi. Özellikle İslam dinine mensup olduğunu belirten kişilerde daha yüksek puanlar görüldü.

Ancak çalışmada din kaynaklı farkın nedeni açıklanmadı.

Araştırmaya göre, arkadaşlıklarından ve ilişkilerinden memnuniyet düzeyi Endonezya'da yaşayan kişilerde en yüksek, Japonya'da yaşayan kişilerde ise en düşük çıktı.

30'lu yaşların ortasından 40'lı yaşların sonuna kadar olan kişilerin ruhsal sağlık göstergeleri de 18-34 yaş grubuna kıyasla daha düşük oldu. Ancak 65 yaş üzerindeki kişilerde bu değerlerin yeniden yükseldiği görüldü.

Öte yandan söz konusu veriler yalnızca katılımcıların kendi beyanlarına dayanıyor. Yani sonuçlar, kişilerin gerçek sağlık verileri ve ilişkilerinin incelenmesiyle elde edilmedi.

DW Türkçe