Öğretmenler

Sınava günler kaldı. Öğretmenlerin % 98'inin girmesi bekleniyor

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasında da polemik konusu oldu. Erdoğan "girin" Kılıçdaroğlu ise "boykot edin" çağrısı yaptı. 19 Kasım Cumartesi günü gerçekleşecek sınava öğretmenlerin yüzde 2'si hariç hepsinin sınava girmek için başvuruda bulunduğu belirtiliyor

Eklenme : 27 Ekim 2022 Perşembe 13:09 - Güncelleme : 28 Ekim 2022 Cuma 09:57


Independentturkish'den Alii Kemal ERDEM'in haberi...

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekillerinin imzasını taşıyan "Öğretmenlik Meslek Kanunu" teklifi, 4 Şubat 2002'de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Yasal düzenleme kapsamında 10 yıldır çalışan, mesleki gelişime yönelik 180 saatten az olmamak üzere "Uzman Öğretmenlik Eğitim Programı"nı ve mesleki gelişim alanlarında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlamış, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için yazılı sınava başvuruda bulunabilecek.

Uzman öğretmenlikte 10 yıl geçirmiş, kademe ilerlemesinin durdurulması için cezası olmayan ve 240 saatlik mesleki eğitimi alanlar ise "başöğretmen" unvanı için sınava giriş başvurusu yapabilecek.

Sınav yapılacak, hak kazananların maaşına yansıyacak

Uzman ve başöğretmenlerin belirlenebilmesi için 19 Kasım 2022 Cumartesi günü 81 ilde kriterlere uyan öğretmenlerin katılımıyla "Kariyer Basamakları Sınavı" düzenlenecek.

Gerek uzmanlık gerekse başöğretmenlik için yapılacak sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak.

Sınavı kazanıp sertifika alanlar yeni unvanlarını 0cak 2003'ten itibaren kullanmaya başlayacak.

Maaşlarına sadece öğretmen unvanına sahip meslektaşlarına oranla bir ek ücret yansıyacak.

Bu farkın uzman öğretmenlikte 2, başöğretmenlikte 4 bin lira olacağı ifade ediliyor.

Sınavı bir kere kazananların unvanlarını korumak için her yıl yeniden sınava girmesine gerek kalmayacak.

Sınava girip kaybedenler ise sonraki yıllarda da tekrar şanslarını deneme fırsatına sahip olacak.

Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında boykot polemiği

Ancak sınav gündeme geldiği günden beri gerek öğretmenler arasında gerekse kamuoyunda tartışma yaşanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Eylül 2022 Perşembe günü katıldığı toplantıda yaptığı açıklamada öğretmenlere sınava girme çağrısı yaparak, "Bırakın artık bu boykotu moykotu; sizler eğitim-öğretim mimarı mısınız, yoksa sokaklarda çapulcu olarak dolaşanlar mısınız?" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da aynı gün Twitter hesabından "Erdoğan, öğretmenlere çapulcu mu dedin sen? Öğretmenler hemen birleşin, hemen! Bu sınava girerseniz, iflah olmazsınız. Dövüyorlar yahu sizi, geldikleri seviye bu. 'Alın bunu' seviyesi. Bunlar size hiçbir şey vermez. Sınava girmeyin, Bay Kemal bu sorunu çözecek. Az kaldı. Sabır" ifadelerini kullandı.

Destekleyen de karşı çıkan da var

Bu arada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne, Eğitim-Sen'de Danıştay'a başvuruda bulundu. 

Öğretmenler de bu konuda resmen ikiye ayrılmış durumda. Kimileri düzenlemeyi desteklerken, kimileri de böyle bir sınıflandırmanın öğretmenler arasında ayrımcılığa yol açacağını, bunun mesleğin ruhuna aykırı olduğunu, velilerin ve öğrencilerin de bundan olumsuz etkileneceğini öne sürüyor.

"2 Kasım'da iş bırakma eylemi yapılacak"

Sınava sayılı günler kala aralarında Eğitim-İş ve Eğitim-Sen'in de olduğu 13 öğretmen sendikası, 2 Kasım 2022 Çarşamba günü Öğretmen Meslek Kanunu'nda değişiklik yapılması talebiyle iş bırakma eylemi yapacak.

Ayrıca düzenlemeye karşı çıkanlar dünden başlayarak 3 gün boyunca okullarda öğretmenler odasında hazırladıkları ortak metinleri okuyacak ve göğüslerine kokart takarak bu duruma karşı tavırlarını ortaya koyacak. 

Tepkilere karşın şu ana kadar sınava girmeme yönünde ciddi bir eğilim yok

Peki bunca tepki, polemik ve çağrıdan sonra son durum ne?

Bunu öğrenmek için düzenlemeye karşı çıkan eğitimci Özgür Bozdoğan ve düzenlemeyi destekleyen Eğitim Bir Sendikası Genel Sekreteri Latif Selvi ile konuştuk. 

Her ikisinin sınava başvuran sayısına dair verdikleri rakamlarda farklılık olsa bile başvurmayacakların oranına dair verdikleri rakam hemen hemen benzer.

Şu anki tabloya bakıldığında hak kazanan öğretmenlerden neredeyse yüzde 2-3’lük bölümü dışında hepsi sınava başvuru yapmış durumda.

Kısaca öğretmenlerden eleştiri almasına karşın yine de sınava girmeme konusunda bir tavır gelişmediği gözlemleniyor.

Hak kazanan 640 binden 609 bini sınava müracaat etti

Selvi, sınava girme hakkı olan öğretmen sayısının 640 bin olduğunu bunlardan 609 binin müracaat ettiğini söyledi.

Başvuramayan kişilerin de genelde görev soruşturması, kademe cezası alanlar veya başvuruda hata yapanlardan oluştuğunu kaydeden Selvi, öğretmenlerin yüzde 99,9 oranında sınava girmesinin beklendiğini belirtti.

"2006'da boykot çağrısı yapanların kendileri de sınava girdi"

Bugüne kadar yapılan boykot çağrılarının karşılık bulmadığını aktaran Selvi, gerekçesini şu sözlerle anlattı:

2006'da da yine bugünkü gibi sınav yapılmıştı. Öncesinde boykot çağrısı yapanların kendileri de sınava girdi. Yine aynı çevreler boykot çağrıları yaptı. Hem boykot çağrısı yapıp hem de sınava girerseniz tutarsızlığı kimse tasvip etmez. Boykot çağrısı yapan sendikaların üyeleri de sınav başvurusu yaptılar. Hem böylece üyesi oldukları sendikaların kararına uymamış oldular hem de tavırlarını doğru bulmadıklarını gösterdiler.

"Sınava başvurmayanlar 2-3 oranında"

Eğitimci ve sendikacı Özgür Bozdoğan da 600 bin öğretmenin sınavlara başvuru hakkının olduğunu ancak bunlardan 70 bin kadarının sınava girmeden hak sahibi sayılan lisans ve doktora mezunlarından oluştuğunu kaydetti.

Bozdoğan, Milli Eğitim kaynaklarının şu ana kadar 510 bin kadar kişinin sınava başvuru yaptığını ileri sürdüklerini belirterek, lisans ve doktora mezunlarını düşünce sınava başvuru hakkı olup da başvuramayanların oranın yüzde 2-3 civarında kaldığını belirtti.

"Başvuru sayısı öğretmenlerin onay verdiği anlamına gelmez" 

Bozdoğan buna karşın başvuru sayısından ziyade öğretmenlerin bu işe ne kadar onay verdiğine bakılması gerektiğini ifade etti.

"Bakanlığa çağrımız çok net" diyen Özgür Bozdoğan şöyle konuştu:

Öğretmenlerin açıktan itiraz ettikleri bir uygulamayı kabul etmişler gibi sunulması doğru değil. Madem öyle bir anket yapılır ve öğretmenlerin bu uygulamaya onay verip vermedikleri sorulur. En demokratik yöntem budur.