,

Memur-Sen Hakem Kurulu Kararına Hangi Şerhi Düştü?

7 Dönem Toplu Sözleşmedi Uyuşmazlığa ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun 31/8/2023 Tarihli ve 2023/1 Sayılı Kararı yayımlandı. Memur-Sen kaarra şerh dğştğ

Memur-Sen Hakem Kurulu Kararına Hangi Şerhi Düştü?

MEMUR SENDİKALARI KONFEDERASYONU (MEMUR-SEN) TEMSİLCİLERİ ŞERHLİ KARŞI OY GEREKÇESİ

ŞERHLİ KARŞI OY GEREKÇESİ

Anayasa’nm “Toplu Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesi uyarınca 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında, kamu görevlileri ve kamu görevlileri emeklilerinin 01.01.2024 - 31.12.2025 yılları arasında yararlanacağı mali, sosyal, özlük hakları ve katsayı artışları ile genel ve hizmet kolları itibarıyla hüküm altına alınacak haklarını belirlemek üzere, 01.08.2023 - 22.08.2023 tarihlerinde Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti ile Kamu İşveren Heyeti arasında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmeleri; 11 hizmet kolunda yetkili sendikalarımız tarafından toplu sözleşmeleri imzalanarak 203’ü revize olmak üzere toplamda 291 kazanım ile tamamlanmış, genele yönelik bölümde ise Kamu İşveren Heyeti Başkanı ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı arasında üzerinde uzlaşılan 50 maddelik Toplantı Tutanağı ile kayıt altına alınarak, 08.08.2023 tarihli Komisyon Raporumuzda ver alan uzlaşılmayan diğer maddelerle birlikte Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulmuştur.

Bağlı sendikalarının üye sayısı itibariyle en çok üyeye sahip “Yetkili Konfederasyon” ve “Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı” sıfatına haiz konumu gereği “Taraf’ olarak 25.08.2023 tarihinde Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna yapılan başvuru gereğince, Kurul tarafından verilen ve Toplu Sözleşme hükmünde olacak Karar, aşağıdaki nedenlerle tarafımızca kabul edilmemiştir.

A. Kamu İşveren Heyetinin, Kamu Görevlilerinin Yaşayacağı Ekonomik Kaybı Göremeyen ve Yetersiz Teklifi Nedeniyle; Toplu Sözleşmenin Geneline Yönelik Bölümünde Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin Süreci Uzlaşmazlık İle Tamamlamasını Haklı Kılan Gerekçeler;

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Toplu Sözleşme Görüşmeleri başlıklı 31 inci maddesi gereğince; tek taraflı olarak (sadece yetkili kamu görevlileri sendikaları ve Konfederasyonu) 24 Temmuz 2023 tarihinde Kamu İşverenine tekliflerin sunulmasıyla başlayan 7. Dönem toplu sözleşme sürecinde;

-Memur-Sen Konfederasyonu ve bağlı sendikaları tarafından genele ve hizmet kollarına ilişkin toplamda 967 teklif sunularak, söz konusu tekliflerin mevzuatı gereği görüşmelere esas alınması talep edilmiştir.

-Sunulan teklifler arasında; kamu görevlilerinin maaş ve ücret artışlarının 3’er ayhk zaman dilimlerinde gerçekleştirilmesi, enflasyon farkının zammı geçtiği aydan itibaren maaş ve ücretlere yansıtılması, 1. Dereceye 3600 ek gösterge verilmesi, refah payı artışı, kamu görevlilerine kira yardımı, yan ödeme katsayılarının arttırılması, kıdem aylığı göstergesinin arttırılması, eş ve çocuk yardımı, doğum ve evlenme yardımları, yemek ve giyecek yardımları, ulaşım yardımı, harcırah tutarları, toplu sözleşme ikramiyesi, özel hizmet tazminatları, tazminat yansıtma oranlarının düzenlenmesi, kamu görevlilerinin ek ödeme puanlarında artış yapılması, fazla çalışma ücretinin arttırılması, muayene ve tedavi katılım payı uygulamasına son verilmesi, 399 sayılı KHK’ye tabi personelin ücretlerinin arttırılması, Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının periyodik yapılması, 4688 sayılı Kanun’un günün şartlarına göre güncellenmesi, yükselebilecek kademe ve dereceye ilişkin sınırlamaların kaldırılması, teknik hizmetler sınıfı personelinin mali haklarının iyileştirilmesi, şube müdürü başta olmak üzere müdür ve müdür yardımcılarının, şeflerin mali haklarının iyileştirilmesi gibi kamu görevlilerinin haklı talepleri ve insanca yaşama beklentileri ortaya konulmuştur.

-1 Ağustos itibarıyla toplu sözleşme görüşmeleri; 11 hizmet kolunun tamamında yetkili Sendikalarımızın temsilcileri ile bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyon Memur-Sen’in Genel Başkanı Ali Yalçm’ın Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkam sıfatıyla katıldığı toplantıyla fiili olarak başlamış ve Kamu İşveren Heyeti Başkam ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı tarafından görüşmelerin sırasını ve tarihini içerecek şekilde Çalışma Takvimi ortaklaşa belirlenmiştir.

-Çalışma Takvimi doğrultusunda; 2 Ağustos - 8 Ağustos 2023 tarihleri arasında, her iki heyetin teknik uzmanlarının katıldığı bir zeminde bu amaçla oluşturulan komisyonlarca, 11 hizmet kolu ve genel toplu sözleşme tekliflerinin;

    2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme Yer Alan ve 7. Dönem Toplu Sözleşmede Aynen Korunması Önerilen Teklifler,
    2022 Ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme Yer Alan ve 6. Dönem Toplu Sözleşmede Revize Edilmesi Önerilen Teklifler,
    Niteliği İtibarıyla Hizmet Kolu/Genel Toplu Sözleşme Kapsamında Görüşülebilecek Yeni Teklifler,
    Niteliği İtibarıyla Hizmet Kolu/ Genel Toplu Kapsamında Görüşülebileceği Konusunda Uzlaşılamayan Teklifler,

olmak üzere 4688 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereği tasnif edilerek, her iki heyetin temsilcilerinin imzasının yer aldığı Komisyon Raporları tutulmuş, Heyetler arası görüşmelerde esas alınmak suretiyle ilgili taraflara gönderilmiştir.

    Çalışma Takviminde, 9 Ağustos - 14 Ağustos 2023 tarihleri arasında, tasnif edilerek düzenlenen Komisyon Raporları üzerinden hizmet kolu teklifleri ile genel toplu sözleşme tekliflerinin müzakerelerinin gerçekleştirilmesi belirlenmiştir.
    24 Temmuz 2023 tarihinde tekliflerin gönderilmesinden itibaren 20 gün içerisinde Kamu İşveren Heyeti tarafından, kamu görevlilerinin geneline ve 11 hizmet kolluna ilişkin resmi veya sözlü teklif, açıklama ve değerlendirmeye ilişkin bir veri paylaşılmamış, sadece yetkili kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonun teklifleri üzerinden süreç işletilmiştir.
    Kamu İşveren Heyeti ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı tarafından oluşturulan takvim neticesinde; Kamu İşveren Heyeti tarafından ilk teklif; 2024 yılı için %14 + %9, 2025 yılı için %6 + %5 olarak 14 Ağustos tarihi itibariyle paylaşılmıştır. Akabinde 3 gün sonra 17 Ağustos tarihi itibariyle Kamu İşveren tarafından teklif revize edilerek (sadece 2024 yılma ilişkin toplamda 2 puan artış sağlanarak) 2024 yılı için %15 + %10, 2025 için %6 + %5 şeklinde güncellenmiştir.
    14 Ağustos - 17 Ağustos 2023 tarihlerinde Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, gerek toplu sözleşme masasında gerekse de basın açıklamasında Kamu İşveren Heyeti tarafından sunulan teklifi reddederek; Kamu İşveren Heyeti tarafindan sunulan teklifin, piyasa gerçekliğinden uzak, enflasyon beklenti ve verisini dikkate almayan ve kamu görevlilerini enflasyon baskısından koruyacak şekilde Refah Payı içermeyen yönüyle eksik olduğunu, ayrıca gelen teklifin içerisinde hem kamu görevlilerinin genelini hem de hizmet kollarım ilgilendiren tekliflerin yer almadığını, sadece kamu görevlilerinin ve kamu görevlileri emeklilerinin 2024 ve 2025 yıllarında altı aylık dönemler halinde alacağı artış teklifini içerdiğini ifade etmiştir.
    9 Ağustos - 22 Ağustos 2023 tarihleri arasında 11 Hizmet Kolu ve Genel Toplu Sözleşmeye ilişkin değerlendirme ve müzakereler sürmüştür.
    22 Ağustos 2023 tarihinde 11 Hizmet Kolunda mutabakatın sağlandığı, Genel Toplu Sözleşme tekliflerine ilişkin Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı Ali Yalçın’ın imzasıyla genel toplu sözleşmenin uzlaşmazlık ile tamamlandığı ve uzlaşılan 50 maddeyi içerecek şekilde Toplantı Tutanağı imzalanmıştır.
    Dolayısıyla, uzlaşmazlık ile tamamlanan sürenin ardından, 3 iş günü içerisinde Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı tarafından Hakem Kurulu’na başvuru süreci işletilerek, 25 Ağustos 2023 tarihinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurusu üzerine Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci 26 Ağustos 2023 tarihi itibariyle başlamıştır.

B. 2024 - 2025 Yıllarında Kamu Görevlilerine Uygulanacak Katsayı Artışlarına İlişkin Kamu İşveren Heyetinin Yetersiz Teklifi ile Enflasyon Beklenti, Tahmin ve Hedefine Dair Tutarsız Görüşlere İlişkin Değerlendirmeler;

    Son 2 yıllık süreç içerisinde Türkiye’nin jeopolitik ve küresel konumu gereği içinde bulunmuş olduğu ekonomik şartlar, tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid salgını, Ukrayna- Rusya savaşı, savaşın neden olduğu tahıl koridoru krizi ve Kahramanmaraş merkezli yüzyılın deprem felaketi nedeniyle ülkemizi ve her bir ferdimizi etkileyen ve sorumluluk üstlenilmesini gerektiren olağanüstü durumlar da dikkate alınarak; Memur-Sen’in 7. Dönem Toplu Sözleşme teklifleri belirlenmiştir.
    Kamuoyu tarafından özellikle takip edilen maaş artışlarına ilişkin olarak; Memur- Sen Konfederasyonu tarafından son iki yıllık enflasyon verileri gözetilerek 2024 yılı için 3’er aylık dönemler itibariyle, 2025 yılı için ise enflasyonun kontrol altına alınacağına ilişkin beklenti üzerinden 6’şar aylık dönemler itibariyle teklifler sunulmuştur. Buna göre;

    01.01.2024 tarihinden geçerli olmak üzere %25,
    01.04.2024 tarihinden geçerli olmak üzere %10,
    01.07.2024 tarihinden geçerli olmak üzere %15,
    01.10.2024 tarihinden geçerli olmak üzere %10,
    01.01.2025 tarihinden geçerli olmak üzere %15,
    01.07.2025 tarihinden geçerli olmak üzere %15,
    01.01.2024 tarihinden geçerli olmak üzere %10 refah payı, h) 01.01.2025 tarihinden geçerli olmak üzere %10 refah payı, olmak üzere, kamu görevlilerinin tamamının aylık maaş/ücretlerinde artış sağlayacak; temelde kamu görevlilerinin enflasyon baskısı altında ezilmesini engelleyecek, kayıpların artmasını alım güçlerinin azalmasını önleyecek, enflasyon farkını ezen sistem için Refah Payını devreye alacak teklifler Kamu İşveren Heyetine iletilmiştir.

    Memur-Sen tarafından sunulan teklifler içerisinde yer alan ve kamu görevlilerine 2024 - 2025 yıllarında uygulanacak katsayı artışlarını içeren tekliflerde, 2024 yılı için 3’er aylık yüzdelik artış sunulmasının gerekçesi olarak; 2024 yılı içerisinde enflasyonun yüksek seyredeceği öngörüsü dikkate alınarak, kamu görevlilerinin enflasyon baskısından korunması ve enflasyon farkının 6 aylık süre beklenmeden yansıtılması gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Nitekim Memur-Sen’in, enflasyonu öngörüsünü dikkate alarak sunduğu tekliflerden sonra ortaya çıkan tablo, tekliflerin haklılığını ve makuliyetini göstermiştir.
    Orta Vadeli Program ile Merkez Bankası tahminleri arasında ciddi bir farklılık söz konusudur. Asıl amacı fiyat istikrarım korumak olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı tarafından 27 Temmuz 2023 tarihinde “Enflasyon Raporu 2023 - III"ün Tanıtımına İlişkin Bilgilendirme Toplantısında yer verilen açıklama ve değerlendirmeler kamuoyunda önemli ölçüde yankı bulmuştur. 24 Temmuz 2023 tarihinden (7. Dönem Toplu Sözleşme tekliflerinin verildiği tarih) 3 gün sonra Merkez Bankası tarafından açıklanan; 2023 yılsonu enflasyonu %58, 2024 yılı %33 ve 2025 yılı %15 olarak gerçekleşeceği noktasında güncellenen enflasyon tahminleri neticesinde Memur-Sen’in 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin tekliflerinin ve tespitlerinin doğruluğu bir kez daha ispatlanmıştır.
    Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen politikalar; piyasada sıkılaşma, enflasyonda azalma ve fiyat istikrarı beklentileri ile doğru yönde etki yaratmamış, kur tarafında beklenen düşüş de gerçekleşmemiştir. Özellikle enerji (benzin, mazot, akaryakıt vb.), hammadde ve diğer birçok ürünün fiyatını etkileyen dolar kurundaki artış, yüksek enflasyonu oluşturan unsurların en önemli nedenlerinden biridir. Sabit gelirliler de son yıllarda yüksek enflasyon altında ezilmektedir. EK’te sunulan tablolarda fiyat artışlarının oranları gösterilmektedir.
    Son yıllarda ortaya çıkan yüksek enflasyon, özellikle gruplar arasında gelir dağılımı adaletini bozmuş, başta faktörel gelir dağılımı bağlamında sabit gelirliler ve yüzde paylar bağlamında da orta ve alt gelir grubu aleyhine bir durum ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, son iki aylık süreçte bazı doğrudan ve dolaylı vergilerdeki artışların, özellikle sabit gelirlileri etkilediği açıktır.
    Diğer taraftan, 11 Nisan 2023 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımız; Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilliği seçimlerine ilişkin açıkladığı AK Parti Seçim Beyannamesinde “Memurların ve emeklilerin aylıklarına 2023 ve 2024 yıllarında enflasyonun üzerinde en az büyüme oranında refah payı artışı” vereceğini belirtmiştir.

Buna rağmen, Kamu İşveren Heyeti tarafından Refah Payına ilişkin somut bir veri, teklif ve beyan; 7. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde masaya getirilmemiştir.

    Bütün bu hususlar dikkate alındığında, daha önce gerçekleştirilen, yetkili sıfata ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyet Başkanı sıfatına sahip olan Memur-Sen’in imzaladığı ve mutabakatla sonuçlandırdığı toplu sözleşme görüşmelerinin tamamında; Merkez Bankası enflasyon beklentilerinin üzerinde bir orana imza attığı gerçeği de bu süreçte ayrıca vurgulanmıştır. Kamu İşveren Heyetinin katsayı artışlarına ilişkin teklifi, revize edilmesine rağmen enflasyon beklentisinin altında kalmış ve Refah Payı içermemesi nedeniyle de reddedilmiştir.
    Kamu İşveren Heyetinin 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin günümüz ekonomik ve sosyal koşullarını yansıtmayan teklifi; yetkili Konfederasyon olan Memur-Sen ve bağlı sendikaları tarafından gerçekçi bulunmamış ve reddedilmiştir.

    Kamu İşvereni Heyeti Tarafından Verileceği İfade Edilen Enflasyon Farkı Ödemesinin; Geçmişe Yönelik Kayıpları Tazmin Etmediği Ancak Geleceğe Yönelik Dengeleme Sağladığı ve Toplu Sözleşmede Memur-Sen’in Kazanımı ile Kayıt Altına Alındığı Gerçeğine İlişkin Değerlendirme;

    Kamu İşveren Heyeti tarafından, 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin teklif ifade edilirken, kamu görevlileri ve emeklilerinin 2024 yılı Ocak ayında %25’e yakın enflasyon farkı alacağı söylemi; katsayılara yapılacak artışı yüksek gösterme eylemini içermekte, enflasyon farkı nedeniyle oluşacak kayıplan ıskalamaktadır.
    2023 yılına ilişkin Merkez Bankasının son güncellenen beklenti anketinde yılsonu enflasyon rakamı %59,46 olarak güncellenmiştir. Kamu İşvereni, enflasyon verisine dair içinde bulunduğu yılın verilerini rasyonel zeminde kabul edip ifade ederken, 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin enflasyon beklentisini/tahminini dikkate almayan teklifle gelmiştir.
    Kamu İşvereni, 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin toplamda %36 (son güncellenen teklifine göre) artış içeren teklifiyle; ekonomik beklentilere ilişkin gerçekleri, kamu mâliyesi tarafından hedeflenen politikaları dikkate almamış, aynı zamanda “Emeği ve emekçiyi önemseyen Türkiye” misyonunu da görmezden gelmiştir.
    Öte yandan Kamu İşvereninin piyasa gerçekliğinden uzak yüzdelik zamma ilişkin teklifi ve gecikmeli ödenen enflasyon farkını merkeze alan söylemi; kamu görevlilerinin enflasyona ezdirilmeyeceği anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
    Enflasyon farkı, dönemsel enflasyon oranının maaş/ücret artışlarım aştığı aydan itibaren oluşmakta olup, dönemin sonunda (6 aylık) kamu görevlilerinin maaş/ücretlerine yansıtılmaktadır. Bu süreç içerisinde kamu görevlilerinin maaşları ve alım güçleri enflasyon karşısında erimekte olup, kamu görevlileri dönemin sonuna kadar bu kayıpların tazminini beklemektedir.
    Diğer taraftan, Kamu İşveren Heyetinin 2023 yılı için ifade ettiği %25 enflasyon farkı alacağı; kamu görevlileri için kesin/net bir alacak olmayıp, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarına göre değişebileceği gerçeği de unutulmamalıdır.
    Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti tarafından açıklanan tekliflerin, Kamu İşveren Heyeti tarafından anlaşılmaması, sözleşmeyi imzalamaya ilişkin beklentilerin karşılanmaması, kamu görevlileri ve emeklilerinin maaş/ücret artışında adil ve hakkaniyetli artışın yapılmayacak olması gerçekleri dolayısıyla süreç uzlaşmazlık ile tamamlanmıştır.
    22 gün süren müzakere ve mücadelelerde kamu görevlileri ve emeklilerinin mali, sosyal ve özlük haklarına ilişkin elde edilen artışları için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ile Kamu İşveren Heyeti Başkanı tarafından; teknik personelin, müdür ve müdür yardımcılarının, tabip dışı sağlık personelinin, şef ve amirlerin ve diğer personelin mali haklarının iyileştirilmesi ve 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge, 4688 sayılı Kanunun evrensel ilkelere uyumlu hale getirilmesi gibi sosyal haklarının artırılmasını içeren 50 maddelik Toplantı Tutanağı tutularak kayıt altına alınmıştır.

    Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun; Uzlaşılamayan Konuları İçeren Komisyon Raporunun Bütün Bölümlerinin Görüşülmesine İmkan Tanımayan Kararı, Sorunları Bitirmeye ve Sözleri Tam Anlamıyla Hayata Geçirmeye Yönelik Olumsuz Görüşlerine Yönelik Değerlendirme;

Toplu Sözleşme Görüşmelerinin Yapılma Usul Ve Esaslan île Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, Kamu Personeli Danışma Kurulu Ve Kurum îdari Kurullarının Teşkili, Çalışma Usul Ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun Çalışma Usulü başlıklı 11 inci maddesi kapsamında, Toplantı Tutanağını imzalamaya yetkili olan Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı Ali Yalçın tarafından 22.08.2023 tarihinde imzalanan Toplantı Tutanağı’nda uzlaşı olarak belirtilen 50 madde ve 08.08.2023 tarihinde imzalanan Komisyon Raporu’nda uzlaşılamayan diğer maddeler Kamu Görevlileri Hakem Kurulu görüşmelerinde esas alınmak suretiyle 25.08.2023 tarihinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na gönderilmiştir.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvuru için belirtilen 3 günlük sürenin ardından 26.08.2023 Cumartesi Günü Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Sayıştay Başkanı Başkanlığı’nda görüşmelere başlanmıştır. İlk oturumda, Hakem Kurulu’nun çalışmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendikten sonra, 27.08.2023 tarihinde Kamu İşveren Heyeti Başkanı ya da temsilcisi ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı veya temsilcisinin dinlenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

27.08.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2 oturumda, Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti temsilcisi olarak Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı (Toplu Sözleşme ve Mevzuattan Sorumlu) Hacı Bayram Tonbul, toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin süreç ve içerik hakkında paylaşımda bulunmuştur. Özellikle, Türkiye’nin ekonomik verilerini, beklentilerini, hedeflerini ve enflasyon gerçeğini açıklayan, kamu görevlilerine enflasyon farkı kaynaklı maaş/ücret artışı yapılmasını öngören teklifin somut bir gerçekliği bulunmadığım ifade eden ve çalışma hayatı genelinde ve kamu çalışanları özelinde ücret farklılığından dolayı çalışma barışının bozulduğuna işaret eden açıklamaları yer almıştır. Özellikle sosyal tarafların yer almadığı ve sosyal paydaşlığın işletilmediği süreçlerde belirli kesimlere yönelik gerçekleştirilen ilave artışlar ile kamu personel sisteminin bütünlüğünün bozulduğu ve kamu görevlileri arasında gelir dağılımı adaletsizliği yaşandığı bu süreçte de açıkça belirtilmiştir. Ayrıca 8.077₺ düzenlemesi ile en düşük kamu görevlisi maaşı/ücretinin 22.000₺’ye çıkacağına ilişkin açıklamaların tam anlamıyla hayat bulmadığı ve bu ödemenin emeklilere yansımaması nedeniyle kamu görevlisi ve emeklisi arasındaki bağın kopartıldığına dikkat çekilmiştir.

3. oturumda,. Kamu Görevlileri Sendikaları Heyet Başkanı Ali Yalçın tarafından imza ve kayıt altına alınan Toplantı Tutanağı’nda belirtilen ve uzlaşılan 50 madde ile 08.08.2023 tarihinde imza altına alınan Komisyon Raporu’nda belirtilen tekliflerden uzlaşılamayanların görüşülmesi gerçekleştirilmiştir. Hakem Kurulu, uzlaşılamayan maddelerden (Komisyon Raporu’nda yer verilen ve yukarıda da ifade edilen B ve C bölümünde yer alan tekliflerin) içerik yönüyle incelenmesini gerçekleştirirken, tekliflerin haklılığı, doğruluğu veya kabul edilebilirliğine ilişkin bir görüş belirtmemiştir.

Bununla birlikte, Memur-Sen’in teklifleri arasında yer alan “Kadın kamu görevlilerinin doğuma bağlı izinlerinin iyileştirilmesi”, “Aylıksız izne ayrılan kamu görevlilerinin toplu sözleşme ikramiyesinden yararlandırılması” ve “Kamu görevlilerinin kazanılmış hak aylığının tespitinde değerlendirilmemiş süreler” hususlarına ilişkin Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) temsilcisi ret oyu kullanarak, kamu görevlilerini temsil etme ve haklarını artırma noktasında bu iyileştirmelerin karşısında yer almış ve sendikal mücadelenin birlikteliğine zarar vermiştir.

Diğer taraftan, Kurul’a sunulan teklifler içerisinde yer alan ve Komisyon Raporu’nun D bölümünde (Toplu Sözleşme Kapsamında Görüşülmesi Konusunda Uzlaşılamayan Teklifler başlığı altında) yer alan hükümlerin görüşülmesi ile ilgili oylama yapılmış, oy çokluğu ile görüşülmemesi kararı çıkmış, dolayısıyla Kurul tarafından bu maddelerin görüşülmesine imkân ve fırsat tanınmamıştır.

D Bölümü kapsamında yer verilen ve toplu sözleşme kapsamında görüşülmesi konusunda uzlaşılamayan tekliflerden;

    Gelir Vergisinin %15’i aşan kısmının kamu işverenince tazmin edilmesi

Kamu görevlilerinin yıl içerisinde gelir vergisi kaynaklı kayıplarının önlenmesi, gelirlerinin azalmaması ve aynı zamanda işverenin devlet olması gerçeğinden hareketle vergi oranının %15’te sabitlenmesi,

    Kamu görevlilerine verilen 8.077₺ seyyanen ilave ödemenin, kamu görevlisi emeklilerine de verilmesi;

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, 11.05.2023 tarihinde açıklanan “Böylecc en düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak. Memur maaşlarındaki bu artışlar otomatik olarak emeklilerine yansıyacak.” ifadesinde açık ve net olarak belirtilen, tartışmaya ya da farklı yorumlanmaya fırsat vermeyen ilave artışın kamu görevlisi emeklilerine de yansıtılması gerekmektedir. Seyyanen ilave ödemenin, taban aylığı ya da diğer emekliliğe yansıyan kalemler üzerinden yapılmamasından kaynaklı olarak, büyük tartışmalara yol açacak şekilde ve kamu personel sisteminde sorunlara neden olacak biçimde gerçekleştirilmesi mevcut personelin maaşı ve emekli aylığı arasında %50’yi geçen bir uçurum oluşturmuştur. Teklif edilmesine rağmen Hakem Kurulu tarafından bu hususun tartışılmasına dahi imkan tanınmamıştır. Dolayısıyla kamu görevlisi emeklilerinin refah seviyelerinin yükseltilmesi, vaadin tam anlamıyla hayata geçmesi iradesine Kurul tarafından olumlu yaklaşım sergilenmemiştir.

    İzin haklarının iyileştirilmesi,
    Zorunlu emekliliğin kaldırılması,
    Mobbing kurullarının oluşturulması,
    Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının periyodik yapılması,
    Disiplin affı,
    En düşük emekli aylığının artırılması,
    Kadın kamu görevlilerinin doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkının fiilen uygulanması

gibi birçok konu başlığının yer aldığı bölümün görüşülmesi talebimiz, tüm ısrarlarımıza rağmen Hakem Kurulu tarafından oy çokluğu ile reddedilmiştir. Dolayısıyla yukarıda bazıları zikredilen kamu görevlilerinin haklı talepleri görmezden gelinmiş ve görüşülememiştir. Bu mağduriyetlerin gelecek dönemlere taşınması söz konusu olmuştur.

E. Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun; Kamu Görevlilerinin Alım Gücünü Yükseltecek, Kayıplarını Azaltacak, Gelirlerini Artıracak Tekliflere Yönelik Olumsuz Tutumuna ve Vaatleri Hayata Geçirme Noktasında İnisiyatif Almayan Kararlarına İlişkin Değerlendirmeler;

    4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 34 üncü maddesinde Heyet üyelerine ilişkin çerçevenin kapsamı, üyelerin dağılımı, masanın oluşumu ve uygulamaya ilişkin çerçevesi belirtilmiştir. Hakem Kurulunun mevcut yapısı sorunludur. Hakem Kurulu, kamu görevlileri sendikalarının haklılığım, tekliflerin doğruluğunu adil bir zeminde dikkate almadan oy çokluğu ile reddedebilmektedir.
    Yetkili Konfederasyon/sendikalarm yer almadığı ve sosyal paydaşlığın işletilmediği süreçlerde sadece belirli kesimlere yönelik ara düzenlemelerle gerçekleştirilen iyileştirmeler ile kamu personel sisteminin bütünlüğü bozulmakta, bu durum ise kamu görevlileri arasında gelir dağılımı adaletsizliğini artırmaktadır. Bu anlamda yapılacak her türlü düzenlemede Yetkili Konfederasyon/sendikalar ile birlikte çalışma yapılması sorunları ortadan kaldıracaktır.
    Enflasyon hedef, beklenti ve tahminlerine ilişkin resmi kurumlarca oluşturulan ve açıklanan verilerin Hakem Kurulu’nca dikkate alınmadığı, kamu görevlilerinin maaş/ücret artışının enflasyon beklenti ve tahminlerinin altında kaldığı tarafımızca tespit ve ifade edilmiştir. Kamu İşveren Heyeti’nin gerçeği görme ve doğru teklifi getirme iradesinden uzak tavrı, Hakem Kurulunda da devam etmiştir.
    7. Dönem Toplu S özleşme’de masanın gündemini belirleyen ve kamu görevlileri tarafında haklı beklenti oluşturan tekliflerden;

• Kamu görevlilerinin 2024-2025 Yıllarına İlişkin Katsayı artışlarında;

    2024 yıllında oluşacak enflasyon kaynaklı kayıpların en aza indirilmesi için teklif edilen 3’er aylık artış oranlarının anlaşılmadığı,
    2024 ve 2025 yıllarına ilişkin TCMB tarafından açıklanan enflasyon beklenti ve tahminlerinin dikkate alınmadığı,
    Enflasyonu ezen maaş artışı yerine, enflasyon farkı kaynaklı maaş/ücret artırımı noktasında ısrarın devam ettiği,
    Ücret skalası ve çalışma barışının doğru zeminde ve adil çerçevede düzeltilmesine imkan verilmediği,
    EK’te sunulan ve geçmiş dönemlerden bugüne kadar oluşan altın, dolar, emtia fiyat artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleştiği tespitlerinin görülmediği,

• Enflasyonu ezen maaş artışı için refah payının ödenmesinde;

    Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ifade edilen “Memurların ve emeklilerin aylıklarına 2023 ve 2024 yıllarında enflasyonun üzerinde en az büyüme oranında refah payı artışı sağlayacağız” söylemine ilişkin adım atılmadığı,
    Enflasyonu yenecek maaş artışı için Refah Payı ödemesinin dikkate alınmadığı,

    Enflasyon Farkı Ödemesinin, enflasyonu geçtiği aydan itibaren ve en az 2 puan artırımlı ödenmesinde;
    2002 Bütçe Kanunda yer verilen ve uygulama zemini bulan enflasyon farkı ödemesinin; enflasyon oranının katsayı artışlarım geçtiği aydan itibaren ve iki puan üzerinde gerçekleştirilmesi gerçeğinin görülmediği,
    6’şar aylık dönemler itibariyle yansıtılan katsayı artışları ve buna bağlı olarak dikkate alman enflasyon farkının; yüksek enflasyon döneminde sabit gelirlilere kayıp oluşturduğu gerçeğinin ve telafi edilmesine yönelik gerekliliğin ıskalandığı,
    Enflasyon farkı ödemesinin; geçmişe yönelik (dönemsel enflasyonun katsayı artışlarım geçtiği aydan itibaren) oluşan kayıpları telafi etmediği ve geleceğe yönelik dengeleme sağladığı gerçekliğinin dikkate alınmadığı,

• Siyasetçiler tarafından da açıkça ifade edilen kamu görevlilerine kira yardımı ödenmesinde;

    Gerek bölgesel gerekse Türkiye’nin tamamında artan kira fiyatları karşısında, kamu görevlisinin maaşından büyük bir kısmını kiraya ayırdığı ve bu gerçekliğin rakamlarla ispatlandığı durumunun görmezden gelindiği,
    Memur-Sen’in 50 bini aşkın kamu görevlisiyle gerçekleştirdiği anketin sonucunda kamu görevlilerinin yalnızca %8,4’ünün lojman desteğinden faydalanabildiği ve büyük bir bölümünün kirada olduğu hususunun Kamu İşveren Heyeti ve Hakem Heyetince dikkate alınmadığı,
    58 ülke içerisinde konut fiyatlarında ve kira oranlarında en yüksek artış yaşanan ülkenin Türkiye olduğu gerçeğinin görülmediği,
    Kamu görevlilerini istihdam etme ve belirli bölgelerde tutma noktasında güçlük çekildiği gerçekliğinin görülmediği, kamu hizmetinin sunumunda ve ifasında yaşanacak eksikliğin çok daha büyük sosyal maliyete neden olacağı hakikatinin çözümüne ilişkin irade ortaya konulmadığı,

• Şube Müdürü, Müdür, Müdür Yardımcısı, Şef ve diğer Unvanlara sahip kamu görevlilerinin ücret skalasındaki adaletsizliklerin giderilmesinde;

    Toplu sözleşme masası dışında ve sosyal tarafların görüşü alınmadan gerçekleştirilen, durumu kurtarmaya, sorunu belirli kesimler özelinde çözmeye yönelik yasal düzenlemelerle oluşturulan ücret skalası adaletsizliğini çözmeye yönelik tekliflere ilişkin beklentilerin karşılanmadığı,
    Memur-Sen olarak kamudaki ücret adaletsizliğinin giderilmesi ve kamu görevlilerinin memnuniyetinin artırılması için sunulan tekliflerimizin önemli bir kısmının değerlendirilmediği,
    Toplu sözleşme masasının eksikliklerin ve eşitsizliklerin giderilme yeri olduğunun göz ardı edildiği ve kamudaki ücret dengesizliğine yönelik çözüm üretmek için gayret gösterilmediği,
    22 gün süren müzakere ve mücadelelerde elde edilen kazananlara ilave katkı sunma ve mali imkanları arttırma gayretine Hakem Kurulu’nun kayıtsız kaldığı,

• Dini bayram ikramiyesi verilmeyen tek kesimin kamu görevlileri olduğu hususunda;

    Memur-Sen’in ilk söylemlerini başlattığı “Kurban ve Ramazan Bayramlarında kamu görevlilerine bayram ikramiyesi ödensin” teklifinin emekliler (kamu görevlileri emeklileri dahil) boyutuyla hayata geçtiği,
    Kamu çalışanları arasında, bayram ikramiyesi ödemesinin yapılmadığı tek kesimin kamu görevlileri olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği,

• Teknik Hizmetler Sınıfı’nda ver alan personelin mali haklarının iyileştirilmesinde;

    Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan, mühendis, mimar, tekniker, teknisyen ve diğer teknik Unvanlı personelin, emsal personel ile aralarında açılan maaş/ücret makasını daraltacak tekliflerimizin hayata geçirilmediği,
    22 gün süren mücadele ve müzakerelerde; teknik personele ek ödemeden alınan ilave ödemeye katkı sunma noktasındaki tekliflerimize kayıtsız kalındığı,
    08.08.2023 tarihli Toplantı Tutanağında yer alan teknik personele teknik sorumluluk ödemesi ve özel hizmet tazminatı artırımı teklifine kayıtsız kalındığı,

• Temmuz ayında gerçekleştirilen 22.000₺ düzenlemesinde çocuk ve eş yardımının dikkate alınmadığı;

    22.000₺ düzenlemesinde bekar kamu görevlisinin dikkate alınmadığı,
    Mevcut maaş/ücret skalasmda en düşük kamu görevlisi maaş/ücretinin 22.000₺’den aşağıda olduğu,
    Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan en düşük kamu görevlisi maaşımn/ücretinin Temmuz ayı itibariyle 20.352₺ olduğu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesinin altında kaldığı,

• Fazla çalışma ücretlerinin artırılması ve gösterge rakamına bağlanmasında;

    Fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında, çalışanlar arasında adil olmayan düzenlemenin giderilmesine imkan verilmediği,
    Diğer çalışanlar boyutuyla fazla mesai hesaplamasının mevcut maaş üzerinden yapıldığı,
    2023 yılı itibariyle kamu görevlileri için uygulanmakta olan 5,40₺’nin gösterge rakamına bağlanması ve günün ekonomik şartlarına uygun bir seviyeye yükseltilmesi ısrarımıza kayıtsız kalındığı,

    Deprem tazminatının süresinin uzatılması ve kapsamının genişletilmesi,
    Çarpık ücret skalasına ilişkin çalışma yapılması,
    Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi
    Hizmet sınıfı değişikliği,
    Harcırah tutarlarının artırılması,
    Giyim yardımı,
    Aile yardımı ödeneğinin yükseltilmesi,

    Kamu görevlilerinden alınabilecek yiyecek yardımı tutarının sabitlenmesi,
    Doğum, ölüm, evlenme yardımı ödeneği,
    Tazminat yansıtma oranları,
    Derece yükselmesindeki sınırlamanın kaldırılması ve ilave derece verilmesi,
    Kıdem aylığı gösterge rakamını artırılması,
    Kadın kamu görevlilerine yönelik pozitif ayrımcılık hükümleri,
    Büyük proje tazminatı,

gibi başlıca hususlara ilişkin olumlu kararın çıkmadığını, bunların dışında Memur-Sen tarafından özellikle üzerinde durulan ve ciddi kazanımlar getirecek maddelerin de Hakem Kurulunca dikkate alınmadığını ifade ediyor ve bu tekliflerimizin oy çokluğu ile reddedildiğini belirtiyoruz.

Ayrıca, Kamu Görevlileri Hakem Heyeti’nin bazı üyelerinin; Kamu İşvereni gibi hareket etme tavrı içerisinde olduğu, kamu görevlilerini ve emeklilerini enflasyona ezdirmeme noktasında çözüm üretmekten kaçındığı, adil ve hakkaniyet temelli karar verme eyleminde bulunmadığı bir kez daha görülmüştür.

Bununla birlikte Memur-Sen olarak; mutabakatla sonuçlandırdığımız toplu sözleşme görüşmelerinin tamamında, Merkez Bankası enflasyon beklentilerinin üzerinde bir orana imza atmıştık. Fakat Hakem Heyeti, Kamu İşvereninin yüzdelik teklifinin “yerinde ve yürütülebilir” olduğu gerekçesiyle yüzdelik zam oranını aynen koruyarak Merkez Bankası tarafından açıklanan %33 enflasyon beklentisiyle çelişen ve kamu görevlilerini enflasyonun altında ezdirecek bir kararla “Kamu İşvereni Hakem Kurulu” izleniminin güçlenmesine sebep olmuştur.

Bu gerekçelerden hareketle, Kurul tarafından oy çokluğu ile reddedilen ve Toplu Sözleşme hükmünde olacak kararların tarafımızca kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararına şerh düşüyoruz.

Kaynak : Gazete Memur

İlişkili Haberler

Manşetler