,

Belediyeye ait araçlar personele ait arazilerde bedelsiz çalıştırılmış

Sayıştay 8. Dairesi yaptığı denetimlerde belediyeye ait araçların belediyede çalışan bir personele ait arazilerde bedelsiz olarak çalıştırıldığını tespit etti.

Belediyeye ait araçlar personele ait arazilerde bedelsiz çalıştırılmış

Her türlü kamu kaynağının kullanılmasında görevli olanların, kamu kaynaklarının hukuka uygun kullanılmasından, kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu ve yetkili mercilere hesap vermek zorunda oldukları, kasıtlı olarak kamuyu zarara uğratan kamu görevlilerinden kamu zararının tahsil edileceği; yine taşıtları tahsis edildikleri hizmetin dışında şahsi amaçları için kullananların veya kullanılmasına müsaade edenlerin cezalandırılacağı ve sebep olunan masraf ve zararın genel hükümlere göre kendilerine tazmin ettirileceği anlaşılmaktadır.

Yılı: 2022
Dairesi: 8
Karar No: 310
İlam No: 42
Tutanak Tarihi: 5.3.2024

… Belediyesinde … görevinde bulunan …’in tapuda adına kayıtlı … Mahallesi …mevkiinde yer alan … Ada …, …, …, … parsel numaralı arazilerine … Belediyesi araçları ile kum götürülmesi ve Belediyeye ait iş makinasının bu araziler üzerinde çalıştırılması nedeniyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun;

“Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”

“Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin ilk fıkrasında;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”

Denilmektedir.

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun “Cezalar” başlıklı 16’ncı maddesinde;

“Bu Kanunun şümulüne giren taşıtları her ne suretle olursa olsun tahsis olunduğu işin gayrisinde veya şahsî hususlarda kullananlar veya kullanılmasına müsaade edenler veya kanunda yazılı olduğu şekilde kullanılmış gibi gösterenler veya kanunen bir makama veya işe tahsis olunmadığı hâlde hakikati tağyir ile bu taşıtlardan istifade eden ve ettirenler, bunların gidiş gelişine müsaade edenler veya kanuna aykırı olarak numara ve plaka verenlerle kullananlar veya kullanılmaya elverişli olduğu hâlde ekonomik ömrünü doldurduğu bahanesiyle yenileyen veya yeniletenler veya bu hususlar için masraf tahakkuk evrakını hazırlayan veya tasdik veya bunlara ait ita emirlerini vize edenler hakkında bir seneye kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu yüzden hasıl olan masraf ve zararlar genel hükümlere göre tazmin ettirilir.

Tekerrürü halinde verilecek hapis cezası iki aydan aşağı olamaz.” Hükmü yer almaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;

“Görevi Kötüye Kullanma” başlıklı 257’nci maddesinin ilk fıkrasında;

“Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

“Sadakat” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında;

“Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatle uygulamak zorundadırlar.”

“Davranış ve işbirliği” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.”

Hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; her türlü kamu kaynağının kullanılmasında görevli olanların, kamu kaynaklarının hukuka uygun kullanılmasından, kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu ve yetkili mercilere hesap vermek zorunda oldukları, kasıtlı olarak kamuyu zarara uğratan kamu görevlilerinden kamu zararının tahsil edileceği; yine taşıtları tahsis edildikleri hizmetin dışında şahsi amaçları için kullananların veya kullanılmasına müsaade edenlerin cezalandırılacağı ve sebep olunan masraf ve zararın genel hükümlere göre kendilerine tazmin ettirileceği anlaşılmaktadır.

Yine, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; belediyenin yetkileri arasında, “belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” sayılmıştır.

Anılan Kanun’un; “Meclisin Görev ve Yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinde ise; “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” görev ve yetkisi belediye meclisine verilmiş bulunmaktadır.

5393 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca … tarih ve …/… (…) sayılı … Belediye Meclisi Kararı ile düzenlenen “… Belediyesi 2022 Mali Yılı Ücret Tarifesi”nde, Belediyeye ait bulunan araçların üçüncü kişilere kullandırılması halinde alınacak ücretler belirlenmiştir.

Bu kapsamda, Belediyenin … Bilişim Sistemleri A.Ş’den hizmet alımı yoluyla satın aldığı … araç takip sistemi kayıtlarının incelenmesinde, … Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan … adına tapuda kayıtlı, … Mahallesi … (eski köy yeri) mevkiinde yer alan arazilere, yaklaşık 20 km mesafesi olan … çayı yakınlarından … Müdürlüğü ile … Müdürlüğüne tahsisli kamyonlarla, bedelsiz olarak kum nakledildiği ve iş makinesi çalıştırıldığı tespit edilmiştir.

Bu durum, 5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesindeki “mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçların karşılanması” ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Zira, 5393 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereğince, Belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmayan şahsi nitelikteki bu tür hizmetleri ancak ilgililerin talepleri üzerine bedeli mukabilinde yapması mümkün bulunmaktadır.

Sorumlulardan … ve … savunmalarında; söz konusu araçların köy yollarının bakım ve onarımı için çalıştırıldığını iddia etmişlerse de, bu yollarda bakım onarım çalışması yapılmasıyla ilgili olarak düzenlenmiş herhangi bir araç ve görev emrine rastlanılmadığı gibi arazi sahiplerinin yollarda bakım onarım talep ettiğine ilişkin belediye resmi kayıtlarına girmiş bir talep yazısı da bulunmamaktadır.

Sonuç olarak; … Belediyesine ait kamyonlarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak, …’e ait … Köyü mevkiinde bulunan arazilere, … çayı mevkiinden hiçbir bedel alınmaksızın 66 sefer kum götürülmesi ve … plakalı iş makinesinin adı geçen şahsa ait araziler üzerinde 5 gün boyunca çalıştırılması nedeniyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

Oluşan kamu zararı nedeniyle,

Belediye araçlarını kendi arazisi üzerinde çalıştırmak suretiyle haksız menfaat sağlayan (…) …’in ve resmi bir görev emri olmaksızın bu araçların adı geçene ait araziler üzerinde çalıştırılmasına müsaade eden (…) …’ın sorumluluğunun bulunduğu; diğer taraftan söz konusu araçların …’e ait arazilerde görevlendirilmesine ilişkin herhangi bir emir veya talimatı bulunmadığından, …’ın sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Bu itibarla, … Belediyesinde … görevinde …’in tapuda adına kayıtlı … Mahallesi … mevkiinde yer alan … Ada, … parsel numaralı arazilerine, … Belediyesi araçları ile kum götürülmesi ve Belediyeye ait iş makinasının bu araziler üzerinde çalıştırılmasından kaynaklanan ayrıntıları aşağıda gösterilen … TL kamu zararının;

Diğer Sorumlular (…) … ile (...) …’a, müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine;

Başkan … ile Üye …’ın karşı oyu ile ve oy çokluğuyla,

Diğer taraftan, …

Azınlık Görüşü:

Başkan … ile Üye …’ın karşı oy gerekçesi;

“Denetçi tarafından düzenlenen Raporda, Belediyenin, … Bilişim Sistemleri A.Ş’den hizmet alımı yoluyla satın aldığı … araç takip sistemi kayıtlarından; … Belediyesi … görevinde bulunan … adına tapuda kayıtlı … Mahallesi … (eski köy yeri) mevkiinde yer alan arazilere, yaklaşık 20 km mesafesi olan … çayı yakınlarından … Müdürlüğü ile … Müdürlüğüne tahsisli kamyonlarla, kum nakledildiği ve bu araziler üzerinde iş makinesi çalıştırıldığı iddia edilmekteyse de, adı geçen araç takip sisteminden, araçların gerçekten de bahse konu şahsa ait arazilerde çalıştığı tam olarak anlaşılamamaktadır.

Diğer taraftan, duruşma sırasında sorumlular tarafından konuyla ilgili olarak Kurum personelinden müteşekkil bir komisyonunun oluşturulduğu ve bu komisyon tarafından düzenlenen Raporda; sorguda döküldüğü iddia edilen malzemenin …’e ait araziye değil, yollara döküldüğü ve söz konusu tarlalarda … mevkiinden kum taşınmadığı belirtilmiştir.

Görüleceği üzere, Yargılamaya Esas Rapordaki iddia ile Kurum tarafından hazırlanan rapor çelişmektedir.

Dolayısıyla, Denetçi tarafından işin mahallinde bir inceleme yaptırılmaksızın yahut konunun bir bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmeksizin sadece araç takip sistemi kayıtlarına bakılması suretiyle araçların … Çayı mevkiinden …’in arazilerinin bulunduğu istikamete gittiğinin görülmesi nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmesi isabetli bir karar olmayacaktır. Benzer şekilde, arazi sahiplerinin yol bakım onarımı talebinin yazılı olmaması ve görev emirlerinin bulunmaması da … Çayı mevkiinden çekildiği iddia edilen kumun yollarda değil de Başkan Yardımcısı …’in arazilerinde kullanıldığını göstermemektedir.

Sayılan gerekçelerle, sorgu konusu hususla ilgili inceleme yapılması ve sorumlular hakkında gerekirse soruşturma başlatılmasını teminen durumun … bildirilmesi ve oradan gelen cevaba değin, konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirildiğinden, çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.”

Kaynak : Gazete Memur

İlişkili Haberler

Manşetler