,

Görevden alınan daire başkanı şube müdürü atanabilir

Danıştay 2. Dairesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca Satınalma Şube Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemi hukuka uygun buldu.

Görevden alınan daire başkanı şube müdürü atanabilir

Dava dosyasının incelenmesinden; 1992 yılında Gürpınar Belediye Başkanlığında hizmetli olarak göreve başlayan davacının, anılan Belediyede sınıf ve unvan değişikliği yapılarak 15/04/1993 tarihinden itibaren tahsildar, 20/07/1994 tarihinden itibaren ambar memuru, bilahare kadro ve unvan değişikliğiyle 01/09/1994 tarihinden itibaren muhasebeci, 01/02/2000 tarihinden itibaren memur olarak çalıştığı, 01/05/2001 tarihinde Bahçeşehir Belediye Başkanlığına belediye başkan yardımcısı olarak atandığı, 30/03/2009 tarihinde aynı unvanla Başakşehir Belediye Başkanlığına atamasının yapıldığı, 19/10/2010 tarihinde kadro ve unvan değişikliği yapılarak mali hizmetler müdürü olarak atandığı, 28/03/2018 tarihinde Ataşehir Belediye Başkanlığına belediye başkan yardımcısı olarak atanan davacının, 06/12/2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına şube müdürü olarak atandığı, 23/12/2019 tarihinde geçici görevlendirildiği, Mali Hizmetler Dairesi, daire başkanlığına 02/01/2020 tarihinde vekaleten, 14/09/2020 tarihinde de asaleten atandığı, yaklaşık 4 ay sonra tesis edilen 08/01/2021 günlü dava konusu işlemle daire başkanlığı görevinden alınarak, Satınalma Şube Müdürlüğüne, şube müdürü olarak atandığı anlaşılmaktadır.

Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı, görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü gerekir.

Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1915
Karar No : 2022/5852

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca Satınalma Şube Müdürlüğüne şube müdürü olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü. E:... , K:... sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; üst düzey yöneticilik görevine atanmadan önce bulunduğu görevlere herhangi bir mesleki yarışma sınavı veya kurum içi görevde yükselme sınavında başarılı olmak suretiyle gelmeyen, bir başka deyişle kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı kadrosuna atanmayan davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü olarak atanmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı temyize konu kararla; 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız nitelikte olmayıp, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğu, dava konusu olayda da davacının Daire Başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek nitelikte somut bir tespitin bulunmadığı gibi, görevinde başarısız olduğu, yetersiz kaldığı ve herhangi bir olumsuz davranışının bulunduğu hususları da davalı idarece hukuken kabul edilebilir somut tespitlerle ortaya konulmadığından, dava konusu işlemde sebep ve maksat yönlerinden hukuka uygunluk, davayı reddeden Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; daire başkanlığı kadrosunun yönetim kadroları içinde üst düzey idari bir kadro olduğu ve bu kadroya atanmanın adaylar arasında yapılmış görevde yükselme ya da unvan değişikliği sınavında başarılı olmak şartına bağlanmadığı, bu tür atamaların, idarelerin idari kadrolarda birlikte çalışabileceği yöneticileri belirlemesi açısından takdir hakkı çerçevesinde yapıldığı, bu nedenle davacı için daire başkanlığı kadrosunun kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığında daire başkanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca Satınalma Şube Müdürlüğü'ne şube müdürü olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü ile memurların atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; 1992 yılında Gürpınar Belediye Başkanlığında hizmetli olarak göreve başlayan davacının, anılan Belediyede sınıf ve unvan değişikliği yapılarak 15/04/1993 tarihinden itibaren tahsildar, 20/07/1994 tarihinden itibaren ambar memuru, bilahare kadro ve unvan değişikliğiyle 01/09/1994 tarihinden itibaren muhasebeci, 01/02/2000 tarihinden itibaren memur olarak çalıştığı, 01/05/2001 tarihinde Bahçeşehir Belediye Başkanlığına belediye başkan yardımcısı olarak atandığı, 30/03/2009 tarihinde aynı unvanla Başakşehir Belediye Başkanlığına atamasının yapıldığı, 19/10/2010 tarihinde kadro ve unvan değişikliği yapılarak mali hizmetler müdürü olarak atandığı, 28/03/2018 tarihinde Ataşehir Belediye Başkanlığına belediye başkan yardımcısı olarak atanan davacının, 06/12/2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına şube müdürü olarak atandığı, 23/12/2019 tarihinde geçici görevlendirildiği, Mali Hizmetler Dairesi, daire başkanlığına 02/01/2020 tarihinde vekaleten, 14/09/2020 tarihinde de asaleten atandığı, yaklaşık 4 ay sonra tesis edilen 08/01/2021 günlü dava konusu işlemle daire başkanlığı görevinden alınarak, Satınalma Şube Müdürlüğüne, şube müdürü olarak atandığı anlaşılmaktadır.

Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı, görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü gerekir.

Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davalıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak : Gazete Memur

İlişkili Haberler

Manşetler