Yeni randevu krizi yolda mı?
Sağlık Bakanlığı’na bağlı il sağlık müdürlüğü tarafından 24 Aralık 2025’te sağlık çalışanlarına gönderilen yazıyla, kamu hastanelerinde mevcut Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) muayene randevularına ek olarak “sonuç” ve “kontrol” randevularının da açılmasının istenmesi sağlık emekçilerinin tepkisine neden oldu.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre, yalnızca İstanbul’da geçen yıl sağlık kuruluşlarında 207 milyon 785 bin 265 muayene yapıldı.
Ocak ayı içerisinde geçileceği ifade edilen uygulamanın iş yükünü artıracağına dikkat çeken sağlık çalışanları, randevu yoğunluğunun sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkileyeceğini belirtti.
‘SÜRE KISALACAK!’
Cumhuriyet’e konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, amacın sonuç gösterme ve kontrol için gelen yurttaşların da bir hekime ulaşabilmesini sağlamak olduğuna dikkat çekerek “Elbette bunun gerekli olduğunu düşünüyoruz. Ancak burada önemli bir sorun var: Polikliniklerde muayene süreleri çok kısa ve hekimlerin hasta yükü çok ağır. Bu nedenle normal muayene ile kontrol ve sonuç randevularının aynı anda yürütülmesi ciddi zorluklara yol açıyor” dedi.
Bir hekimin günde 20 muayene randevusuna ek olarak beş kontrol ya da sonuç randevusu vermesinin sorun olmayabileceğini söyleyen Küçükosmanoğlu, “Ancak günde 80 hasta bakan bir hekime 20 ek randevu daha açıldığında, zaten fiilen beş dakikanın altına düşmüş olan muayene süresi iyice kısalıyor. Bu durum soruna çözüm getirmiyor. Bizim vurgulamak istediğimiz temel nokta bu” ifadelerini kullandı.
Sorunun, idari bir düzenlemeyle ya da küçük adımlarla çözülebilecek bir sorun olmadığını belirten Küçükosmanoğlu, “Sağlık sistemiyle ilgili yapısal bir problem var. Sağlık Bakanlığı’nın da sıkça dile getirdiği gibi, Türkiye’de kişi başına yıllık sağlık başvurusu sayısı 12’nin üzerine çıkmış durumda. Bu son derece yüksek bir oran” diye ekledi.
TÜKENMİŞLİK VURGUSU
Küçükosmanoğlu, sağlık sistemini güçlendirmeden, bütçeyi artırmadan bu yükle baş etmenin mümkün olmadığını vurgulayarak “Aksi halde bu tür uygulamalar hem sağlık çalışanlarında tükenmişliği artırıyor hem de sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açıyor” dedi.
Dilan POLAT
