Gündem

Yargı harçları: Hak arayışına %122 zam gölgesi

2023 yılı yargı harçlarına yüzde 122 oranında zam yapıldı. TBB Başkanı Erinç Sağkan, "Özellikle dezavantajlı grupların daha çok etkileneceği bir başvuru süreci başladı" diyor.

Eklenme : 22 Ocak 2023 Pazar 11:30 - Güncelleme : 22 Ocak 2023 Pazar 10:43


Resmi Gazete'de 30 Aralık'ta yayımlanan "Harçlar Kanunu Genel Tebliği"ne göre, yargı harçlarına yüzde 122,93 oranında zam yapıldı. Zam oranına tepki gösteren hukukçulara göre, yargı harçlarındaki artış adalete erişime yönelik engellerden biri.

Yeni harç listesine göre, istinaf başvuru harcı 492 TL, temyiz başvuru harcı 886,80 TL oldu. Anayasa Mahkemesi (AYM) bireysel başvuru harcı ise 1.480 TL'ye çıktı. İstanbul Barosu, yargı harçlarına yapılan fahiş miktardaki artış ile aynı tarifedeki Avukatlık Ruhsatnamesi için belirlenen 3.855,30 TL harç miktarını Danıştay'a taşıdı. Harçların iptali ile yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay'da açılan davada, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği belirtildi.

DW Türkçe'ye konuşan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yargı harçlarında yeniden değerleme oranını yüzde 50 oranında azaltma yetkisi olduğunu ancak bu yetkiyi kullanmadığını söylüyor. Sağkan, "Ekonomik olarak çok zorlandığımız bir dönemi yaşarken bir de üzerine yargı harçlarının yüzde bu oranda artmasıyla özellikle dezavantajlı grupların daha çok etkileneceği bir başvuru süreci başladı" diyor.

AYM bireysel başvuru harcı 1.480 TL'ye çıktı

Yapılan zamlar neticesinde en çok tepki çeken, AYM bireysel başvuru harcı oldu. AYM bireysel başvuru harcı, geçen sene 664 TL iken bu sene 1.480 TL'ye çıktı. AYM bireysel başvuru hakkı, 2012 yılının Eylül ayında yürürlüğe giren yasayla uygulanmaya konmuş, bu yasayla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) açılan davaların sayısını azaltmak amaçlanmıştı. Avukat Gülizar Tuncer, söz konusu yasa öncesinde vatandaşların doğrudan ve üstelik harç ödemeden AİHM'e başvurabildiğini hatırlatıyor:

"Türkiye, AYM'ye bireysel başvuruyu ön şart olarak getirdi ve bunu harca tabi tuttu. Mahkemeye erişim hakkı denilen hakkın harca tabi tutulması kabul edilemez. İnsanların ekonomik durumu ortada, AYM başvurusu ücretsiz olmalı."

"Mahkemeye erişim hakkına engel getirmek demek"

Resmi verilere göre, 89 bini geçen sene olmak üzere 2012-2022 yıllarında AYM'ye toplam 450.173 bireysel başvuru yapıldı. Avukat Tuncer, "Başvuruda bulunacak insanlara 'Bu kadar harcı ödemek zorundasın' demek ve ihlal kararı çıkmazsa bütün harç ve masrafları ödemek zorunda bırakmak, mahkemeye erişim hakkına engel getirmek demek" diyor.

TBB Başkanı Erinç Sağkan, adalete erişim konusunda adli yardım uygulamasındaki sorunlara da dikkat çekiyor. TBB Adli Yardım Yönetmeliği'nde adli yardımın amacı, "Bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağlamak üzere avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanların avukatlık hizmetlerinden yararlandırılması" olarak tanımlanıyor. Vatandaşın adalete erişim sorununun adli yardımdan ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen TBB Başkanı, yargı harçlarından elde edilen gelirin yüzde 2'sinin adli yardım bütçesine aktarıldığını ifade ediyor.

"Adli yardıma ayrılan pay da yetersiz"

"Haliyle bu kaynağın da çok kısıtlı olması, baroların özellikle dezavantajlı gruplara avukat atamasını ve aynı zamanda mahkemelerin yargı harçlarını devletin ödemesine karar vermesini çok güçleştiriyor" diyen TBB Başkanı Erinç Sağkan, 7. Yargı Paketi kapsamında adli yardıma ayrılacak ödeneğin yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarılmasının planlandığını ancak bu payın yüzde 4 olması için başvuru yaptıklarını söylüyor:

"En az yüzde 4'e çıkarılması gerekiyor ki adli yardım, dezavantajlı gruplara hizmet verecek bir uygulmaya dönüşebilsin."

Avukat Tuncer de baroların kısıtlı imkanları nedeniyle adli yardımların yetersiz kaldığı kanaatinde. Tuncer, "Adli yardım kapsamında esas olarak yararlanması gerekenlerin başında çocuklar, kadınlar, işkence mağdurları geliyor. Ancak adli yardıma ayrılan pay çok düşük miktarlarda olduğu için vatandaşlara yansıması da çok sınırlı düzeyde oluyor" ifadelerini kullanıyor.

burcu karakaş / dw türkçe