Gündem

Tayfun adlı balistik füze neden önemli?

Türkiye’nin ilk ‘kısa menzilli balistik füzesi’ TAYFUN’un test atış görüntüsünün yankıları devam ediyor. TSK’nın elinde TAYFUN muadili bir füze bulunmadığı gerçeğine işaret eden uzmanlar, Ankara’nın böylesine bir kabiliyete kendi imkanlarıyla ulaşmasının sahadaki dengeleri doğrudan değiştireceği görüşünde.

Eklenme : 19 Ekim 2022 Çarşamba 12:16 - Güncelleme : 19 Ekim 2022 Çarşamba 12:20


TRT'den Sertaç Aksan'ın haberi:

Rize-Artvin Havalimanı hizmete girdikten sonra belki de en tarihi günlerinden birini yaşadı. Roketsan tarafından geliştirilen Tayfun ‘Kısa Menzilli Balistik Füze’ (SRBM) sisteminin test atışı bu bölgeden gerçekleştirildi.

Detaylar ilgili kurumlar tarafından henüz paylaşılmadı. Biz de bu haberimizde menzil başta olmak üzere kritik bilgilerden ziyade TAYFUN’un Türkiye için ne anlama geldiğini, böylesine uzun menzilli bir füzenin harp sahasına muhtemel yansımalarının nasıl olabileceği sorusunun peşine düştük.

Balistik füzeler neden önemli?

TAYFUN’un neden son derece kritik bir platform olduğuna geçmeden önce balistik füzelerle ilgili genel bir çerçeve çizelim… 

Muharebe sahası için büyük öneme sahip balistik füzeler, genellikle denizden/denizaltıdan karaya veyahut karadan karaya atılıyor. Ateşlendikten itibaren parabol bir yörünge izliyor ve çoğunlukla atmosferin sınırını aşarak uzaya çıkıyor. Akabinde ise tekrar yörüngeye girip, yer çekiminden ötürü elde ettikleri o yüksek hızla hedeflerine yöneliyor.

Balistik füzelerin imha edilmesi, atmosfere girdikten sonra elde ettikleri hız sebebiyle çok zor. Bu sebepten ötürü uzayda, yani hedef yönelmeden önce imha edilmeleri gerekiyor. Bunun için de anti-balistik füzeler mevcut ancak onlar da çok yüksek birim maliyete sahipler. Ayrıca uzayda imha edilmeleri için çok gelişmiş sensör ağı gerekiyor. ABD ve Rusya başta olmak üzere oldukça az ülke anti-balistik füze teknolojisine sahip.

 

Ateşlendikten itibaren parabol bir yörünge izliyor ve çoğunlukla atmosferin sınırını aşarak uzaya çıkıyor.

[Ateşlendikten itibaren parabol bir yörünge izliyor ve çoğunlukla atmosferin sınırını aşarak uzaya çıkıyor. ]

 

 

Türkiye ilk kez 300 km barajını aştığını ilan etti

Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin süreci yakından takip eden isimlerden… Balistik füzelerin çeşitli sınıflara ayrıldığı bilgisiyle anlatmaya başlıyor ve “Balistik füzeler, genel olarak Kısa Menzilli Balistik Füze (SRBM), Orta Menzilli Balistik Füze (MRBM), Uzun Menzilli Balistik Füze (IRBM), Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) ve Denizaltıdan Atılan Balistik Füze (SLBM) olmak üzere 5 sınıfa ayrılıyor” bilgisini paylaşıyor.

Burada bir parantez açıyor ve 300 kilometren kısa menzilli balistik füzelere de Taktik Balistik Füze (TBM) denildiğinden bahsediyor.

 

Türkiye'nin envanterdeki en uzun menzilli füzesi ROKETSAN imzalı BORA füzesi.

[Türkiye'nin envanterdeki en uzun menzilli füzesi ROKETSAN imzalı BORA füzesi.]

 

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan 280+ kilometre menzilli BORA Taktik Balistik Füzesi, halihazırda Türkiye’nin en uzun menzilli karadan karaya füze sistemi olarak biliniyor. TAYFUN, envantere girmesi ile BORA’nın bu unvanını elinden almış olacak.

Anıl Şahin bu noktada kritik bir bilgi daha paylaşıyor ve “Kısa menzilli balistik füzeler 300 ila 1000 kilometre aralığında bir menzile sahip oluyor. TAYFUN’un menzili ile ilgili elimizde net bir bilgi bulunmuyor ancak 300 kilometreden yüksek bir menzile sahip olduğu aşikar. Böylece TAYFUN Türkiye'nin 300 kilometreden uzun menzilli olarak dünya kamuoyuna duyurduğu ilk füze oldu” diyor.

 

TAYFUN: Sahadaki dengeler sil baştan

 

Test neden Sinop yerine Rize’den yapıldı?

Türkiye’nin uzun menzilli füze testleri için bugüne kadar ağırlıklı olarak Sinop’un kullanıldığını biliyoruz. Ancak bu kez test Rize’den yapıldı. Bu durumun TAYFUN’un menziliyle ilgili olduğu değerlendiriliyor. Çünkü Sinop’tan bu denli uzun menzilli bir füze atılması Ukrayna ya da Rusya’nın hava sahasına girmek anlamına geliyor. Rize’den ateşlenen bir füzede ise bu risk ortadan kalkmış oluyor.

Anıl Şahin’e test ile ilgili görüşlerini de soruyoruz… Kamuoyuna yansıyan ilk test olduğunu anımsatıyor Şahin. Bu test esnasında TAYFUN füzesinin ana bileşenlerinin test edildiğini tahmin ettiğini kaydediyor ve “Anlaşıldığı kadarıyla özellikle itki ve navigasyon sistemleri başarıyla çalıştı. İlerleyen aşamalarda TAYFUN’un bir hedefi vurduğu testi de görebiliriz. BORA’da bunu görmüştük. Muhtemelen TAYFUN, kısa süre içerisinde envantere girecek” diyerek muhtemel yol haritasına işaret ediyor.

 

Bu gibi testler için Sinop kullanılıyordu ancak TAYFUN'un Rize'den denenmesinin farklı gerekçeleri var.

[Bu gibi testler için Sinop kullanılıyordu ancak TAYFUN'un Rize'den denenmesinin farklı gerekçeleri var.]

 

 

Türkiye’nin böyle bir füzeye sahip olması ne anlama geliyor?

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde halihazırda TAYFUN’un muadili bir füze bulunmuyor. Daha önce de hiç bulunmadı. Şahin de bu konuya dikkat çekiyor. “SRBM sınıfındaki bir füze, özellikle Batı ve Doğu bölgelerimize yönelik caydırıcılığımız açısından stratejik öneme sahip. Yunanistan ve Suriye ile İran’ın önemli bir kısmı TAYFUN’un kapsama alanı içerisinde olacak” diyor.

Sonrasında önemli bir detaydan daha bahsediyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bulunduğumuz bölge için bu tarz uzun menzilli mühimmatlar geliştirmemiz bir tercih değil; zorunluluk. İran’ın elinde benzer füzeler var. Suriye’de de SCUD Füzeleri bulunduğu biliniyor.

 

TAYFUN: Sahadaki dengeler sil baştan

 

Ermenistan’da Iskander füzeleri mevcut. Yine Yunanistan’da SCALP-EG tarzı seyir füzeleri bulunuyor. Şimdi bizim de bu tarz tehditlere karşı elimizde bir caydırıcılık unsuru var. Tüm bunları alt alta koyduğunuzda TAYFUN’un sahadaki dengeleri sil baştan yapacak potansiyelde bir ürün olduğu çok açık.

Burada en kritik husus; bölgemizde ülkelerin İran hariç tamamına yakını bu tarz füzelerde yurt dışına bağımlı. Biz tamamen kendi imkanlarımızla geliştirdik. Bu oldukça değerli bir ayrım.”

Kaynak : TRT Haber