Polislerin özlük haklarının iyileştirilmesine Külliye'den destek
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, "Terörsüz Türkiye'ye geçiş" sürecinde İçişleri Bakanlığı'nın üstleneceği kritik role dikkat çekti. Toplantıda ayrıca başta polisler olmak üzere kolluk görevlilerinin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik yasal düzenlemelere tam fikri destek verileceği açıklandı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çankaya Köşkü'nde, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum başkanlığındaki Hukuk Politikaları Kurulu Toplantısı'na katıldı.
Burada konuşan Çiftçi, devletin, kurum ve kuruluşlardan müteşekkil bir yapı olduğu kadar aynı zamanda devletin, adaletin, güvenliğin, özgürlüğün ve kamu düzeninin birlikte yaşatıldığı büyük bir medeniyet terkibi olduğunu belirtti.
Tarihi serencam içerisinde güçlü devletlerin, güç ile adaleti hukuka dayandırarak meşruiyet sağladığını, vatandaşlarıyla aralarındaki güven duygusunu tahkim ederek ayakta kaldığını ifade eden Çiftçi, "Bizim devlet geleneğimizde de 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışı hakimdir. Nizamülmülk'ün Siyasetnamesi'nden Ahmet Cevdet Paşa'nın hukuk anlayışına, Selçuklu ve Osmanlı'nın kerim devlet tecrübesinden Cumhuriyetimizin hukuk düzenine kadar uzanan çizgi, adalet ile güvenliğin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu göstermektedir." dedi.
Çiftçi, İçişleri Bakanlığının yürüttüğü faaliyet ve çalışmaların her birinin, hukukun sahadaki tezahürü olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
"Asayişten terörle mücadeleye, göç yönetiminden afet yönetimine, siber güvenlikten trafik güvenliğine, afetlerle mücadeleden nüfus hizmetlerine kadar üstlendiğimiz her bir görev, doğrudan hukuk düzeninin korunmasına ve vatandaşlarımızın temel haklarının güvence altına alınmasına hizmet etmektedir. Bu nedenle hukuk politikaları ile iç güvenlik politikalarının birbirinden bağımsız düşünülmesi de mümkün değildir."
- "Hukuka dayanmayan güvenlik, kalıcı ve sürdürülebilir değil"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde inşa edilen Türkiye Yüzyılı'nın, ekonomiden kalkınmaya, sağlıktan turizme, savunma sanayisinden eğitime, hukuktan güvenlik politikalarına varıncaya kadar her alanda atılımlar gerçekleştirdikleri bir dönem ve tarihi zaman dilimi olduğunu belirten Çiftçi, güvenliğin sağlandığı bir ortamda özgürlüklerin de güvence altında olduğunu dile getirdi.
Bakan Çiftçi, güvenliğin olmadığı yerde özgürlüklerin korunmasının mümkün olmayacağına dikkati çekerek, "Hukuka dayanmayan bir güvenlik ise kalıcı ve sürdürülebilir değildir. Bu sebeple yeni dönemde güvenlik politikalarımızı hak ve özgürlükleri koruyan, önleyici yaklaşımı esas alan, vatandaş odaklı ve hukuk temelli bir anlayışı esas alarak geliştirmeye devam ediyoruz." diye konuştu.
"Sayın Başkanımızın da sıklıkla vurguladığı gibi Türkiye'nin yeni yüzyılında hukuk, sadece normlar bütünü olarak değil, milli egemenliğin, demokratik meşruiyetin ve millet iradesinin kurumsal güvencesi olarak değerlendirilmelidir." ifadesini kullanan Çiftçi, aynı zamanda vesayetsiz bir demokrasi için milli egemenliğin tam anlamıyla hakim olmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Çiftçi, Türkiye'nin hukuk düzeninin, kendi tarihsel birikimine, toplumsal gerçekliğine ve milli egemenlik anlayışına dayanarak gelişmek durumunda olduğunu belirterek, güvenlik politikalarının bu perspektif temelinde hukuktan güç alması ve hayat bulmasının kamusal alanda uygulanabilirliğinin daha güçlü kılacağına dikkati çekti.
- "Devlet gücünü millet iradesiyle aynı istikamette bir kılmakla mükellefiz"
Çiftçi, Hukuk Politikaları Kurulu'yla gerçekleştirecekleri değerlendirmelerin, özellikle önleyici güvenlik anlayışının geliştirilmesi, yeni nesil suçlarla mücadele, siber güvenlik, göç yönetimi, afet hukuku, sosyal medya ve dijital alanın hukuki çerçevesi, çocukların korunması, kadına yönelik şiddetle mücadele gibi alanlarda önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.
Dünyanın büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğine işaret eden Çiftçi, yapay zeka, dijital platformlar, siber tehditler, uluslararası göç hareketleri ve hibrit güvenlik risklerinin, artık klasik hukuk ve güvenlik anlayışlarını yeniden düşünmeyi zorunlu hale getirdiğini vurguladı.
Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Geleceğin risklerini bugünden öngören, önleyici tedbirler geliştiren ve insanı merkeze alan kamu politikaları üreten bir anlayışa daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulumuz ile İçişleri Bakanlığımız arasındaki işbirliği, tam da bu noktada büyük bir önem taşıyor. Türkiye Yüzyılı'nda güvenliği özgürlükle, otoriteyi adaletle, devlet gücünü millet iradesiyle aynı istikamette bir kılmakla mükellefiz."
- "Kurulumuz İçişleri Bakanlığının her türlü sürecine fikri destek vermeye hazır"
Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Uçum da halkın huzuru, güvenliği ve esenliği için Türkiye'nin bütününde gece-gündüz demeden merkez ve taşra teşkilatıyla, bağlı kuruluşlarıyla önemli görevler üstlenen, büyük bir kurumsal yapı ve hafızaya sahip olan İçişleri Bakanlığının çok değerli bir paydaşları olduğunu belirtti.
İçişleri Bakanlığının her konuya temas eden, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerinden asayişe, afet ve acil durum yönetiminden göç idaresine uzanan oldukça kapsamlı görevler üstlendiğini ifade eden Uçum, "Daha önce Kurul çalışmaları dahilinde bu görev alanlarına ilişkin çok sayıda işbirliğimiz oldu. Suça sürüklenen çocuklar, kadına yönelik şiddetle ve uyuşturucuyla mücadelenin yanı sıra göç hukuku, afet hukuku gibi pek çok alanda fikri çalışmalar gerçekleştirildi. Bundan sonra da Kurulumuzun, İçişleri Bakanlığının her türlü sürecine fikri destek vermeye hazır olduğunu belirtmek isterim." dedi.
- "Kardeşliğin pekiştirilmesi için daima göreve hazır olduğunu biliyoruz"
Uçum, 1 Ekim 2024'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış konuşmasıyla başlayan "Terörsüz Türkiye'ye geçiş" sürecinin, Türkiye için tarihi bir dönem olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
"Bu süreç, Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun konuya ilişkin adeta bir yol haritası niteliğinde olan raporu dikkate alınarak, kararlılıkla bir devlet politikası olarak yürütülmeye devam ediyor. Bu bağlamda, bugüne kadar olduğu gibi ilerleyen süreçlerde de bilhassa toplumla bütünleşme aşamasında İçişleri Bakanlığımızın huzurun güçlenmesi ve kardeşliğin pekiştirilmesi için daima göreve hazır olduğunu biliyoruz."
Türkiye'nin, asayişinin sağlanmasında ve terörle mücadelesinde fedakarca görev alan kolluk görevlilerinin özlük haklarına ilişkin Bakan Çiftçi'nin açıklamalarını yakından takip ettiklerini dile getiren Uçum, "Bu bağlamda Kurulumuzun, özellikle polislerimiz olmak üzere kolluk görevlilerimizin özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik ihtiyaç duyulan hukuk politikalarını geliştirmek için her türlü fikri desteği vermekten memnuniyet duyacağını belirtmek isterim." dedi.
Güvenlik politikalarının, özgürlüklerin güvencesi olduğunu belirten Uçum, şunları kaydetti:
"Özgürlük ve güvenlik birbirinin zıttı değildir ve aralarında dikotomi ilişkisi yoktur. Bilakis, güvenliğin olmadığı yerde özgürlükten söz edilemez. Güvenliğin olmadığı yerde kaos olur. Özgürlükler ancak devletin güvenlik sağladığı ortamlarda var olur. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, hak ve özgürlükleri güvence altına almak için geliştirilmiş güçlü güvenlik politikalarından taviz vermesi asla beklenemez."
Konuşmaların ardından, toplantı basına kapalı devam etti.
