Muayenehanelerinde serbest çalışan hekimlere hasta kotası
Muayenehanelerinde serbest çalışan hekimlerin ameliyat, girişim yapabilecekleri, hasta takip edebilecekleri hastane sayısını iki ile sınırlayan düzenleme, özellikle cerrahi branşları zor durumda bıraktı. TTB Başkanı Prof. Dr. Azap'a göre, yönetmelik hekimi değil özel hastane zincirlerini koruyor.

6 Ekim 2022'de yayımlanan “Özel Hastaneler Yönetmeliği” ile muayenehanesi olan hekimlerin ameliyat yapabileceği, hasta takip edebileceği hastane sayısının “2” ile sınırlanması başta KBB, kadın hastalıkları ve doğum, plastik cerrahi gibi cerrahi branşlarda çalışanlar serbest hekimleri ciddi anlamda etkiledi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, karara karşı çok sayıda dava açıldığını anımsatarak "Hekimlerin muayenehanelerinde takip ettikleri hastalarını tedavi edebilecekleri hastane sayısına sınırlama ve kadro koşulu getirilerek serbest çalışma hakkını ciddi şekilde engelleyen bir tablo var. Sağlık Bakanlığının yaptığı düzenlemeler hekimlerin değil özel hastane zincirlerinin lehine oluyor” dedi.
Serbest çalışan hekimlerin hastalarını ameliyat edebilmesi için özel hastanelerle yıllık sözleşme yapma zorunluluğu getirilirken, 2023’te yapılan değişikliklerle bazı geçiş hükümleri tanınmıştı. Düzenlemeye karşı bireysel ve TTB ile tabip odalarının öncülüğünde bin 500’e yakın dava açıldı. Danıştay 10. Dairesi'nde görüşülen bu davaların ardından kota uygulaması iptal edildi. Sağlık Bakanlığının itirazı üzerine toplanan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu iptal kararını kaldırdı ve böylece düzenleme yürürlükte kaldı.
SERMAYE LEHİNE
Yaklaşık 10 bin 500 muayenehane hekiminin bulunduğu ülkede özel hastane sayısı 530 civarında. Yeni düzenlemeyle 2023’ten sonra muayenehane açan bir hekim en fazla iki özel hastaneyle sözleşme yapabiliyor. Üstelik hastanenin kendi kadrosunda aynı branşta iki katı sayıda kadrolu hekim bulundurması şartı aranıyor. Prof. Dr. Azap, bu koşulların pratikte birçok kentte karşılanamadığını belirterek “Kadın doğumcusunuz diyelim. Bir hastaneyle sözleşme yapacaksınız ama o hastanede en az iki kadın doğum uzmanı kadrolu olacak ki bir sözleşmeli hekim daha çalışabilsin. Özel hastanelerin kadro sınırlamaları düşünüldüğünde bu fiilen mümkün değil. Hesap yaptığınızda en fazla bin 500-2 bin hekim sözleşme yapabiliyor. Bu çok ciddi bir kısıtlamadır" dedi. Getirilen sınırlamanın özel hastane sahipleri karşısında hekimlerin emeğinin değerini belirleyebilme gücünü ortadan kaldırdığını, koşulları belirleme inisiyatifinin özel hastane sahiplerine geçtiğini vurgulayan Azap, düzenleme ile hastasını takip edecek, ameliyat edecek özel hastane bulamayan çok sayıda serbest hekimin muayenehanelerini kapatmak, özel hastanede hastane sahiplerinin belirleyeceği ücretle çalışmak zorunda kalacağını bunun da sadece serbest çalışan hekimlerin değil tüm hekimlerin emeğinin değerini düşüreceğini vurguladı. Azap "Önceden hekim ameliyathane ücretini pahalı bulursa başka bir hastaneyle anlaşabiliyordu. Şimdi iki hastaneyle sınırlı. Alternatif yoksa dayatılan koşulları kabul etmek zorunda. Bu hekimleri ucuz emek gücü haline getiren, aynı zamanda hastanın hekim seçme hakkını sınırlayan, sağlığı piyasa koşullarına terk eden bir düzenlemedir" diye konuştu.
HASTALARI DA ETKİLEDİ
Uygulamanın hastaları da etkilediğini vurgulayan Azap, “Hasta, eğer hastanede tedavisi gerekirse kendisini takip eden hekimin sözleşme yapabildiği hastaneye yatmak zorunda, istediği hastaneyi seçemiyor. Hastanın hekim seçme hakkı da kısıtlanıyor” dedi.
YILLIK HAR(A)Ç DA GETİRİLDİ
Kota düzenlemesi dışında serbest çalışan hekimlere yıllık harç zorunluluğu da getirildi. Büyükşehirlerde 40 bin TL, diğer illerde 20 bin TL olarak belirlenen harç için CHP, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Sağlık örgütleri, uygulamanın hem hekimlik koşullarını ağırlaştırdığını hem de halkın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdığını belirtti. Hekimler, 22 Şubat pazar günü Kadıköy'de bu konulara ilişkin hekim buluşması düzenleyecek.
Sibel BAHÇETEPE / Birgün
