Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 45,1452 -0,09 Değişim Euro : 53,0005 -0,07 Değişim Altın : 6.637,03 %-1,18 Değişim BIST 100 : 14.442,56 %0,92 Değişim Brent Petrol : 114,01 -3,41 Değişim

Meclis: Akran zorbalığı milli güvenlik meselesi olarak ele alınmalı

TBMM Dilekçe Komisyonu İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonunun taslak raporunda, çocuklara karşı şiddet ve zorbalığın, bir milli güvenlik sorunu olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.

Kaynak : Anadolu Ajansı Giriş : Güncelleme :
Meclis: Akran zorbalığı milli güvenlik meselesi olarak ele alınmalı

TBMM Dilekçe Komisyonuna başvuran iki kadının, çocuklarının okulda maruz kaldığı akran zorbalığına karşı çalışma yapılması ve önlem alınmasına ilişkin taleplerinin ardından Dilekçe Komisyonu bünyesinde "İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu" kuruldu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü başkanlığındaki Alt Komisyon, okullarda akran zorbalığının araştırılması ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Milli Eğitim, Sağlık, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan görüşmeler ve okul ziyaretlerinin ardından hazırlanan, 10 ana bölüm ve 308 sayfadan oluşan taslak raporunu tamamladı.

Raporda, akran zorbalığıyla mücadelede etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmek için eğitimsel, idari ve hukuki süreçlerin bütüncül yaklaşımla ele alınmasının gerektiği belirtilerek, eğitim kurumlarının yetkilerinin ve sorumluluklarının çerçevelerinin netleştirilmesi, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, velilerin sürece daha fazla dahil edilmesi, onarıcı adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, medya ve dijital mecraların rolünün dikkate alınması ve hukuki süreçlerde çocukların haklarının gözetilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.

"Akran nezaketi"

Raporun, eğitim ortamlarında önleyici ve müdahale edici mekanizmaların güçlendirilmesine ilişkin öneriler kısmında yer alan "akran nezaketi" ifadesi dikkati çekti.

Zorbalıkla mücadele çalışmalarında kullanılan dilin, hem çocuklar üzerinde hem de eğitim ortamlarındaki davranış normlarında önemli bir etki yarattığı dile getirilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Bu doğrultuda, 'akran zorbalığı' kavramı yerine daha olumlu, destekleyici ve davranış değişikliğini teşvik eden bir yaklaşımı yansıtan 'akran nezaketi' ifadesinin kullanılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. 'Akran nezaketi' ifadesinin, çocukların birbirleriyle olan ilişkilerinde empati, saygı ve hoşgörüyü temel alan bir iletişim dili geliştirmelerine katkı sağlayacağı, bu kavramın rehberlik programlarına, okul etkinliklerine ve farkındalık çalışmalarına entegrasyonunun, olumsuz davranışların önlenerek olumlu davranışların teşvik edilmesini ve içselleştirilmesini destekleyeceği düşünülmektedir."

"Sınıf mevcutlarının makul ve yönetilebilir seviyelere çekilmesi" önerisi

Okullarda zorbalık olaylarını önlemek amacıyla fiziksel ortamların düzenlenmesinin önem taşıdığı vurgulanan raporda, öğrenci sayısının yüksek olduğu okullarda kalabalık sınıf ortamlarının öğrencilerin denetimini zorlaştırması ve öğretmenlerin öğrencilerle birebir ilgilenme, takip edebilme ve zorbalık belirtilerini fark edebilme olasılığını düşürmesi nedeniyle sınıf mevcutlarının makul ve yönetilebilir seviyelere çekilmesi önerildi.

Raporda, okullarda siber zorbalığın önlenmesi ve dikkat dağınıklığının azaltılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılan genelge doğrultusunda cep telefonu kullanımının kısıtlanması uygulamasının yaygınlaştırılması tavsiyesinde bulunuldu.

Yapılan çalışmaların, zorbalık davranışlarında bulunmanın ilerleyen yaşlarda suç ve şiddet eylemlerine yönelim riskini artırdığını gösterdiğine işaret edilen raporda, şiddet ve zorbalığın güvenlik açısından sonuçları, kolluğa şikayet süreçleri, suça karışmanın riskleri gibi konularda çocukların bilgilendirilmesi amacıyla polis ve jandarma tarafından okullarda eğitici faaliyetler yürütülmesi tavsiye edildi.

Akran zorbalığıyla mücadele konusunda ebeveynlere yönelik tavsiyelerde de bulunulan raporda, şu ifadelere yer verildi:

"Okullarda 'Veli Akademisi' modelinin hayata geçirilebileceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda ebeveynlere eğitimler sunulması gerektiği, bu eğitimlerin yalnızca teorik bilgilendirme düzeyinde kalmaması, uygulamalı ve katılımcı yöntemlerle desteklenerek yürütülmesi, ebeveynlere yönelik empati kurma, etkin dinleme ve duygusal farkındalık gibi davranışsal becerilerin geliştirilmesine odaklanılmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Çocukların sosyal-duygusal gelişiminde babaların sürece dahil edilmesinin, şiddet ve zorbalığın önlenmesinde kritik öneme sahip olduğu da değerlendirilmektedir."

Mecliste çocuklara ilişkin ihtisas komisyonu kurulması önerisi

Raporda, çocukları hedef alan zorbalık içeriklerinin sosyal medya ve diğer dijital platformlarda hızlıca tespit edilebilmesini sağlamak amacıyla BTK bünyesinde yapay zeka destekli uyarı ve müdahale sisteminin geliştirilmesi önerildi.

Dizi, film ve dijital içeriklerin çocuklar üzerinde önemli etki bıraktığına işaret edilen raporda, "Medya kuruluşları, dijital içerik üreticileri ve dijital platformların, çocuklara ve gençlere olumlu rol modeller sunan, pozitif akran ilişkilerini güçlendiren, empatiyi, kapsayıcılığı ve işbirliğini öne çıkaran film, dizi, animasyon ve sosyal medya içerikleri üretmelerinin teşvik edilmesi önerilmektedir. Medya kuruluşları ve dijital platformlarda çocuklara yönelik hazırlanan içeriklere ilişkin olarak 'Zorbalık İçermeyen İçerik Sertifikası' uygulamasının geliştirilmesi önerilmektedir." tavsiyesinde bulunuldu.

TBMM'de çocuklara ilişkin konularla ilgili ihtisas komisyonu kurulmasının da öne çıkan tavsiyeler arasında yer aldığı raporda, "Meclis bünyesinde mevcut durumda farklı komisyonların görev alanları içinde yer alan çocuklarla ilgili konuların, yetkileri kanunla çerçevelenmiş daimi bir ihtisas komisyonu çatısı altında toplanması önerilmektedir. Söz konusu komisyonun, çocukların eğitim, sağlık, adalet, sosyal hizmetler ve dijital ortamda korunması gibi alanlarda yürütülen mevzuat çalışmalarını ve uygulamaları izleme, değerlendirme, ilgili kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli istişare mekanizmaları kurmasının, çocuklara ilişkin politika ve uygulamalara yönelik periyodik raporlar hazırlayarak Meclise sunmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Disiplin cezası alan öğrenci sayıları

Raporda, 2018-2024 yıllarındaki eğitim-öğretim dönemlerine göre şiddete dayalı disiplin cezası alan öğrenci sayıları da paylaşıldı.

Milli Eğitim Bakanlığının verilerine göre, 2018-2019 döneminde 3 bin 911'i kız olmak üzere 15 bin 735, 2019‐2020 döneminde 84'ü kız olmak üzere 287, 2020‐2021 döneminde 7 bin 95'i kız olmak üzere 25 bin 20, 2021‐2022 döneminde 4 bin 76'sı kız olmak üzere 14 bin 766, 2022‐2023 döneminde de 6 bin 28'i kız olmak üzere 20 bin 39 öğrenci, okullarda şiddete dayalı disiplin cezası aldı.

Çocukların karşılaştıkları şiddet, zorbalık ve ayrımcı davranışların, fırsat eşitliği ilkesini zedelediği ve toplumsal refah üzerinde uzun vadeli riskler yarattığı belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Çocuğa karşı şiddet ve zorbalık, bir milli güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır. Çocukların maruz kaldığı şiddet ve ayrımcı davranışların önlenmesi, yalnızca bireysel iyilik halinin korunması açısından değil sağlıklı, üretken ve dayanışmacı bir toplum inşasının temel koşullarından biri olarak değerlendirilmelidir. Akran zorbalığıyla mücadele, eğitim politikalarının yanı sıra aile, sağlık, sosyal hizmetler, güvenlik ve adalet gibi alanları kapsayan bütüncül bir politika meselesi olarak ele alınmalıdır."