İzale-i Şüyu davalarında yeni dönem başlıyor
Miras paylaşımında yıllardır tartışma konusu olan “İzale-i Şüyu” yani ortaklığın giderilmesi davalarında dikkat çeken yeni düzenleme gündemde. 12. Yargı Paketi kapsamında hazırlanan düzenlemeyle birlikte, satışa çıkan taşınmazların ilk aşamada sadece mirasçılar arasında ihale edilmesi planlanıyor. Böylece aile mallarının düşük bedellerle üçüncü kişilere gitmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Milyonlarca mirasçıyı ilgilendiren ortaklığın giderilmesi davalarında yeni dönem başlıyor. Özellikle kardeşler ve hissedarlar arasında çözülemeyen miras anlaşmazlıklarında sıkça başvurulan “İzale-i Şüyu” davalarında, yıllardır eleştirilen açık artırma sistemi değişiyor.
Mevcut uygulamada mahkeme tarafından satış kararı verilen taşınmazlar, açık artırma yoluyla üçüncü kişilere de satılabiliyordu. Bu durum nedeniyle birçok aileye ait arsa, ev ve tarım arazisi gerçek değerinin altında el değiştirirken, mirasçılar da mağdur olduklarını savunuyordu.
AİLE İÇİNDE ÇÖZÜM DÖNEMİ
12. Yargı Paketi kapsamında hazırlanan yeni düzenlemeye göre satış sürecinde ilk ihale “kapalı devre” yapılacak. Yani ilk aşamada yalnızca hissedarlar ve mirasçılar ihaleye katılabilecek.
Bu süreçte mirasçılardan biri, mahkemenin belirlediği rayiç bedeli ödeyerek taşınmazın tamamını satın alabilecek. Böylece aileye ait taşınmazların dışarıdan yatırımcıların eline geçmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
YILLARDIR ELEŞTİRİLİYORDU
Hukukçulara göre özellikle büyükşehirlerdeki değerli taşınmazlarda yaşanan düşük bedelli satışlar uzun süredir tartışma yaratıyordu. Açık artırmalara dışarıdan katılan yatırımcıların hisseli taşınmazları piyasa değerinin altında alabildiği, bu nedenle de birçok mirasçının dava açmaktan çekindiği ifade ediliyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte aile içi uzlaşmanın güçlendirilmesi ve miras davalarının daha az mağduriyetle sonuçlanması hedefleniyor.
YARGI PAKETİNDE DİKKAT ÇEKEN BAŞLIK
12. Yargı Paketi’nde yer alması beklenen düzenlemenin önümüzdeki süreçte TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde özellikle hisseli taşınmaz davalarında önemli bir değişim yaşanacağı değerlendiriliyor.
