Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur

Emniyete girişte sağlık şartları yeniden belirleniyor

AK Parti milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda hazırlanan ve akaryakıt piyasasında vergi kaybını önlemeyi amaçlayan yeni kanun teklifini yarın TBMM Başkanlığına sunuyor. Teklif, emniyet eğitim kurumlarına girişten Basın İlan Kurumu mevzuatına kadar birçok kritik başlıkta köklü değişiklikler içeriyor.

Kaynak : Gazete Memur Giriş : Güncelleme :
Emniyete girişte sağlık şartları yeniden belirleniyor

Teklif ile; Emniyet Teşkilatı amirleri bünyesinde bulunması gereken azami kadro oranlarının yeniden belirlenmesi, emniyet eğitim kurumlarına girişteki sağlık şartları nedeniyle ilişiği kesilen ve sonrasında yargı süreci nedeniyle memuriyetten çıkarılan personelin gerekli şartları taşımaları kaydıyla genel idare hizmetleri kadrolarına atanabilmelerine imkan tanınması, engelli ve yaşlı bireylerin doğa temelli terapötik uygulamalardan faydalanarak fiziksel ve ruhsal iyilik hallerinin desteklenmesi ve bu hizmetlerin kurumsal bir yapıyla sunulması, hasılatlarını zorunlu taksi mali cihazı üzerinden kayıt altına alan taksi esnafına hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanma hakkı tanınması, düzenlemenin yürürlük tarihinden önce edinilmiş taksi, dolmuş, minibüs ve servis plakalarının devrinden doğan kazançların gelir vergisinden istisna tutulması, resmi ilan ile reklam alan internet haber sitelerinin uyması gereken temel kuralların kanuni çerçevesinin belirlenmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline ilişkin disiplin hükümlerinin kanuni açıdan açık ve belirli hale getirilmesi, çocuklar ve öğrencilerin sosyal ve kültürel faaliyetlere erişiminin kolaylaştırılması amacıyla belirli yaş gruplarına yönelik biletlerin eğlence vergisinden istisna tutulması, mahalli idarelere ait taşınmazların taksitle satılabilmesine imkan sağlanması, belirli ticari plakaların devrinin Katma Değer Vergisi’nden (KDV) istisna tutulması, deprem bölgesindeki yeniden imar ve kamu hizmeti yatırımlarının kesintisiz sürdürülmesi amacıyla KDV istisnası süresinin 31/12/2028 tarihine kadar uzatılması, İç Güvenlik Fakültesine giriş ve dikey geçiş süreçlerine ilişkin temel usul ve esaslar ile Polis Amirleri Eğitimi Merkezinin kurumsal yapısı ile yönetim ve hizmet birimlerinin kanun düzeyinde düzenlenmesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulunun toplanma usulünün elektronik sistemlerdeki gelişmeler dikkate alınarak hızlandırılması ve Reklam Kurulu’nun üye sayısının 19’dan 23’e çıkarılması amaçlanmaktadır.

GENEL GEREKÇE

Kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi, vergi güvenliğinin temini, sektörlerin rekabet gücünün artırılması, idari süreçlerde etkinliğin ve verimliliğin sağlanması ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının doğurabileceği hukuki boşlukların giderilmesi amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu kapsamda hazırlanan Kanun Teklifi ile;
Polis eğitim kurumlarında eğitimin kalitesinin artırılması ve teorik bilginin uygulamaya dönüştürülmesi ile teşkilat personeline ve işlemlerine yönelik teftiş ve rehberlik faaliyetlerindeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla, her amir rütbesinde bulunması gereken azami kadro oranları yeniden düzenlenmekte ve eğitim sürecinde sağlık şartları nedeniyle ilişiği kesilen ancak yargı kararları sonucu eğitime devam ederek mezun olanlardan göreve başlayıp sonrasında memurluktan ilişiği kesilen emniyet personelinin mağduriyetleri giderilerek genel idare hizmetleri sınıfına atanabilmelerine imkân tanınmaktadır. Ayrıca, 24/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununda yer alan düzenlemelere yönelik Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının gereğinin yerine getirilmesini teminen, İç Güvenlik Fakültesine alınacak öğrencilerin nitelikleri, giriş usul ve esasları ile polis meslek yüksek okullarından dikey geçiş yapılmasına ilişkin usul ve esasların temel ilke ve çerçevesi belirlenmekte ve Polis Amirleri Eğitimi Merkezinin kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin taksimetre ile bağlantılı olarak çalışan taksi mali cihaz kullanmalarıyla birlikte hasılatlarının tamamının sistem üzerinden kavranmasının mümkün hale geldiği dikkate alınarak talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır. Ayrıca, gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin, halihazırda sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaları elden çıkarmalarından doğan kazançları gelir ve katma değer vergilerinden istisna edilmektedir.

Basın İlan Kurumu tarafından gazete, dergi ve internet haber siteleri hakkında uygulanan müeyyidelerin hukuki dayanağı, Anayasa Mahkemesinin iptal ve ihlal kararları doğrultusunda düzenlenmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, mevcut düzenlemenin belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini karşılamadığı, bu nedenle müdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı ve yapısal bir soruna yol açtığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, ilgililerin hangi fiillerin yaptırıma tabi olduğunu ve bu fiiller karşılığında uygulanacak müeyyidelerin kapsamını önceden öngörebilmelerini teminen düzenlemelerin açık, net ve anlaşılır hale getirilmesi; ayrıca ihlal ile uygulanacak yaptırım arasında makul bir denge kurulmasını sağlamak üzere müeyyideye ilişkin alt ve üst sınırların belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bunun yanı sıra, resmî ilan ve reklam yayınlarının sürekliliklerinin ve güvenilirliklerinin sağlanması amacıyla, basında yerleşik teamüller ile teknolojik gelişmeleri dikkate alarak internet haber sitelerinin taşımaları gereken vasıflar ile tabi olduğu yükümlülüklere yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Akaryakıt ve LPG piyasalarında vergilerin tahsil güvenliğinin sağlanması ile etkin ve caydırıcı bir teminat mekanizmasının oluşturulması amacıyla lisansa tabi piyasalarda faaliyet gösteren bazı riskli mükelleflere yönelik teminat tutarlarını artırma yetkisinin iki katından beş katına çıkarılması öngörülmektedir.

Taşınmaz satışına ilişkin ihalelere daha fazla isteklinin katılması, satış bedelinin daha yüksek olarak belirlenmesi ve idarelere daha sağlıklı ve fazla gelir akışının sağlanması amacıyla 2886 sayılı Kanuna eklenen maddede yer alan usul ve esaslar çerçevesinde mahalli idareler tarafından taşınmazların taksitle satılabilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.

Ayrıca, sosyal ve kültürel faaliyetlere erişimlerinin kolaylaştırılması amacıyla 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış kişilerden biletle girilen yerlerde eğlence vergisi

alınmaması, elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren getirilen 3 iş günü içerisinde tescil edilme zorunluluğunun özellikle filo satışlarında işlemlerin son noktaya teslimi aşamasında yapılması nedeniyle 15 iş gününe uzatılması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline uygulanacak disiplin cezalarının kanuni dayanağa kavuşturulması, yazılım ve elektronik sistemlerin gelişmesine bağlı olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği genel kurullarının oda ve borsa organlarının seçimini takip eden yılın ilk 5 ayı içerisinde yapılabilmesi, karar alma süreçlerinde daha bütüncül ve etkin bir yaklaşımın tesis edilmesini teminen Ticaret Bakanlığının ilgili genel müdürlüklerinden genel müdür yardımcılarının Reklam Kuruluna görevlendirilebilmesi yönünde düzenlemeler yapılmaktadır. 

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Maddeyle, Emniyet Teşkilatında yönetim kapasitesinin artırılması, denetim ve gözetim mekanizmasının güçlendirilmesi, karar alma sürelerinin hızlandırılması, personel motivasyonu ve kariyer planlamasının desteklenmesi, stratejik planlama ve uzmanlaşmanın geliştirilmesi amacıyla 3201 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan Emniyet Teşkilatının her amir rütbesinde bulunması gereken azami oranlar yeniden düzenlenmektedir.
MADDE 2- 3201 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Emniyet Teşkilatının her amir rütbesinde bulunması gereken azami oranlar” yeniden düzenlenmiş olduğundan düzenlemeden önceki oranlar yönünden geçerli olan geçici maddenin tereddütlere mahal vermemesi için yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır.
MADDE 3- Emniyet Teşkilatına bağlı eğitim kurumlarında eğitime başladıktan sonra ilgili sağlık mevzuatında öngörülen sağlık şartlarını taşımadığı anlaşılanların eğitim kurumlarından ilişikleri kesilmektedir. Bu durumdaki personelin yaşadıkları mağduriyetler sonucu yargı yoluna başvurmaları üzerine mahkemeler tarafından verilen kararlara istinaden eğitim kurumlarına dönerek mezun olmalarına imkân sağlanmış ve emniyet teşkilatındaki kadrolara atamaları yapılmıştır. Devam eden yargı sürecinde mahkemelerin idare lehine karar vermesi üzerine bu personelin Devlet memurluğundan ilişiği kesilmiştir. Bu süreçte kasta dayalı herhangi bir kusur veya kabahati bulunmamasına rağmen bu personelin Devlet memurluğundan ilişiğinin kesilmesi mağduriyet yaşamalarına sebep olmuştur. Söz konusu mağduriyetin giderilmesi amacıyla maddeyle; 2022 yılında geçici madde 31 ile yapılan uygulamaya benzer şekilde, bu durumdaki personelin gerekli sağlık şartlarını taşımaları halinde Emniyet Teşkilatındaki genel idare hizmetleri kadrolarına atanmaları yönünde düzenleme yapılmaktadır.
MADDE 4- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının nihai hedeflerinden biri, engelli bakım kuruluşlarında verilecek bakım hizmetlerinin engelli bireylerin fiziksel, ruhsal, duygusal ve psikolojik gereksinimlerine yanıt verecek bütüncül bir yaklaşım ile sağlanmasıdır. Bu kapsamda, doğa temelli uygulamaların (tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi vb.) kullanımının teşvik edilmesi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerine ve bireylerin yaşam kalitesi üzerine olumlu katkılar sunar.
Bilimsel araştırmalar, doğayla kurulan bağın ruh sağlığını güçlendirdiğini, stres, depresyon ve kaygıyı azalttığını, dikkat süresini artırarak psikolojik iyi oluşu desteklediğini ortaya koymaktadır. Özellikle engelli bireylerde bu etkiler daha belirgindir. İsveç’te Danderyd Hastanesi’nde zihinsel engelli 48 birey ile yürütülen hortikültürel terapi sürecinde doğa ile etkileşim ve bitki üretimi gibi uygulamaların; iyilik hâli, sosyal bağlar, üretkenlik ve işlevsellik üzerinde olumlu etkiler yarattığı saptanmıştır.
Bakanlık destekli doğa temelli terapötik yaklaşımların (hortikültürel terapi, ekoterapi, yürüyüş terapisi) engelli bireylerin rehabilitasyonuna katkı sağlayabileceği; doğayla ilişkilenmeyi artıran programların ruhsal gelişimi destekleyeceği ve bakım merkezlerinde doğa temelli ortamların tasarlanmasının bireylerin iyi oluşunu güçlendireceği öngörülmektedir.
Tarımsal rehabilitasyon, orman terapisi ve doğa temelli sosyal faaliyetler; engelli ve yaşlı bireylerin sosyal yaşama katılımını artırmakta ve sunulan bakım hizmetlerinin etkinliğini artırmaktadır. Bu doğrultuda, bakım kuruluşlarının ormanlık veya doğal alanlara yakın bölgelerde konumlandırılması; söz konusu uygulamaların sürdürülebilir, sistematik ve kurumsal bir hizmet modeli hâline gelmesini kolaylaştıracaktır.
Doğa temelli yaklaşımların, engelli ve yaşlı bakım hizmetlerinde kapsayıcı, Önleyici ve iyilik hâlini destekleyici nitelikte katkılar sunacağı değerlendirilmektedir. 
Bu kapsamda yapılması öngörülen düzenlemeyle Devlete ait engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin anılan maddedeki şartların sağlanması hâlinde söz konusu alanlarda da açılabilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 5- Kayıtlı ekonominin desteklenmesi kapsamında, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin taksimetre ile bağlantılı olarak çalışan taksi mali cihaz kullanmalarıyla birlikte hasılatlarının tamamının sistem üzerinden kavranması mümkün hale gelmektedir.
Bu husus dikkate alınarak, getirilen zorunluluğa uyan taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin de talep etmeleri halinde, talep ettikleri tarihi takip eden yılın başından itibaren en fazla üç yıl süre ile hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır.
MADDE 6- Maddeyle, gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin, maddenin yürürlük tarihinden önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaları elden çıkarmalarından doğan kazançları gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu tarihten sonra edinilen ticari plakaların elden çıkarılması ise genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.
MADDE 7- Maddeyle, internet haber sitelerinin vasıf ve ödevlerinin neler olacağının ana çerçevesinin Kanunla düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, internet haber sitelerinin vasıflarının haber sayısı, içerik, kadro, okur sayısı, en az yayın hayatı süresi ve uygun görülecek diğer yönlerden Basın-Ilan Kurumu Genel Kurulunca tespit olunabilmesine imkan sağlanmaktadır. Ayrıca, internet haber sitelerinin ödevleri bakımından Kanunun 35 inci maddesine tabi oldukları hüküm altına alınmaktadır.
MADDE 8- Basın îlan Kurumu Teşkiline Dair 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi kapsamında gazete, dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler ve kamu idarelerinin bu Kanun hükümlerini ve Genel Kurulun aldığı kararları ihlali halinde Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu tarafından yapılacak inceleme neticesinde haklarında tesis edilen bilcümle işlemler birarada yer almakta ve müeyyide olarak adlandırılmaktadır.
Basın İlan Kurumunun Anayasanın 28 inci maddesinde güvence altına alınan “Basın Hürriyeti”nin hayata geçmesi konusunda önemli görev ve yetkileri bulunmaktadır. Basın İlan Kurumu Genel Kurulu, 195 sayılı Kanuna dayanarak yaptığı düzenlemeler ile gazete, dergi ve internet haber sitelerinin niteliklerini artırma amacıyla, yayınlarda sürekliliği ve güvenilirliği hedefleyen ölçütler getirmektedir. Bu ölçütlerden bir tanesi Basın Yayın İlkelerine (Basın Ahlak Esasları) riayet edilmesidir. Bu ilkeler basının niteliklerini artırmaya yöneliktir.
Basın Yayın İlkeleri, basına ve topluma etik ilkeler manzumesi sunmaktadır. Bu ilkeler temel olarak birçok kanunda koruma altına alınan değerlerdir. Bu değerlere örnek olarak, çocuk hakları, çocuğun üstün menfaati, zayıfların korunması, cevap ve düzeltme hakkı, gençlerin korunması, masumiyet karinesi ve benzeri gösterilebilir. Hukuk sistemimizde bu değerleri korumak maksadıyla bazı fiiller yasaklanmış ve karşılığında cezai veya hukuki (tazminat) yaptırım öngören düzenlemeler yapılmıştır. Basın Yayın İlkeleri ise gazete, dergi ve internet haber sitelerinin niteliklerini artırmaya yönelik mesleki kural niteliğindedir.
195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde, Basın Ahlak Esaslarına riayet etmeyen gazete, dergi ve internet haber sitelerine Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulunca 60 (altmış) güne kadar resmî ilan ve reklam kesme müeyyidesi uygulanacağı öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesi (AYM), Resmî Gazete’nin 10 Ağustos 2022 tarihli nüshasında yayımlanan 2016/5903 başvuru numaralı kararında, Basın Ahlak Esaslarına aykırılık dolayısıyla Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulunca verilen müeyyide uygulanmasına ilişkin kararların, ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiğini, bu ihlalin sistematik bir yapısal sorundan kaynaklandığını, sorunun temelinde 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin lafzının yattığını tespit etmiştir. AYM bahsi geçen tespitle, Basın Ahlak Esaslarına riayet etmeme nedeniyle verilen resmî ilan ve reklam kesme şeklinde
tebarüz eden müdahalenin, kanunilik unsurunu taşımadığını vurgulamıştır. Bu yapısal sorunun kanun değişikliği yapılmak suretiyle çözümü için tesis edilen pilot karar TBMM’ye gönderilmiştir.
AYM, Resmî Gazete’nin 13 Ekim 2025 tarihli sayısında yayımlanan 17 Haziran 2025 tarihli ve 2023/168 E., 2025/132 K. sayılı kararıyla, 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinin ikinci paragrafının üçüncü cümlesini iptal etmiştir.
Maddeyle, AYM’nin kararlarında işaret edilen hususlardan; ilgililerin hukuka aykırı davranışın sonuçlarından haberdar olmaları anlamına gelen öngörülebilirliğin, düzenlemelerin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açık, net ve anlaşılır olması anlamına gelen belirliliğin sağlanması ve ihlal ile müeyyide arasındaki orantıhlığın oluşabilmesi için müeyyide ölçüt ve eşik değerlerin tespit edilmesi gerekliliğinden hareketle, Kurum Yönetim Kurulunca takdir edilecek müeyyide günleri için alt ve üst limitler tespit edilmektedir.
Kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olan ve/veya kanunlarda yaptırıma bağlanan haberlerin yaptırıma tabi tutulması hukuk devletinin bir gereğidir. Bu bağlamda basının niteliklerini artırma ve basının özellikle ekonomik özgürlüğünün tesisini sağlama gayesiyle kurulan Basın İlan Kurumunun müeyyide uygulama yetkisi yeniden düzenlenmektedir. Bu doğrultuda, söz konusu yetkinin kapsamı ve içeriği, hukuk devletinin ayrılmaz bir parçası olan hukuki belirlilik ilkesi gereğince daha açık ve net hale getirilmektedir. Ayrıca, Kanunda geçen “Basın Ahlak Esasları” ibaresi “Basın Yayın İlkeleri” olarak değiştirilmektedir.
MADDE 9- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin sekizinci bendi ile, akaryakıt, LPG ve benzeri lisansa tabi piyasalarda faaliyet gösteren mükellefler bakımından doğacak vergilerin tahsil güvenliğinin sağlanması amacıyla teminat alınmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu sektörler, işlem hacminin büyüklüğü, ürünlerin kolay el değiştirebilmesi ve geçmiş uygulamalarda sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımının yaygınlığı nedeniyle vergi güvenliği açısından yüksek risk barındırmaktadır. Uygulamada edinilen tecrübeler, mevcut teminat tutarlarının ve artırma yetkisinin bazı durumlarda vergi kaybını önlemede yetersiz kalabildiğini, özellikle organize şekilde gerçekleştirilen usulsüzlüklerde kamu zararının mevcut teminat mekanizması ile karşılanamayacak boyutlara ulaşabildiğini göstermiştir. Bu nedenle, idareye tanınan teminat tutarını artırma yetkisinin genişletilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda yapılan değişiklikle, bentte yer alan teminat tutarlarını artırma yetkisi iki katından beş katına çıkarılmakta; böylece yüksek riskli mükellefler bakımından daha etkin ve caydırıcı bîr teminat mekanizmasının kurulması amaçlanmaktadır.
MADDE 10- Maddeyle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline verilecek disiplin cezaları, hangi fiil ve haller dolayısıyla disiplin cezası verileceği, cezalara ilişkin çeşitli haller ve disiplin hükümlerinin kapsamı düzenlenmektedir.
MADDE 11- Maddeyle, disiplin soruşturması, savunma hakkı, disiplin cezasını verecek makam ve onay usulü ile karar süreleri, disiplin cezalarının uygulanması, bu cezalara itiraz usulü, zamanaşımı, cezaların özlük dosyasında saklanması ve silinmesi ile görevden uzaklaştırma tedbiri ve disiplin amirleri ile bunların yetki ve sorumluluklarının, Disiplin Kurulunun kuruluşu, yetki ve sorumlulukları ile görüşme ve karar usulünün ve üyelerinin görev süresinin ve disiplin işlemleri ile ilgili diğer hususların Banka tarafından yönetmelik ile belirleneceği düzenlenmektedir.
MADDE 12- 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri eğlence vergisine tabi olup, Kanunda yer alan tarifede biletle girilen yerlerde gösterilen faaliyetler için faaliyet türleri itibarıyla eğlence vergisi nispi olarak belirlenmiş, Cumhurbaşkanına, bu oranları birlikte veya ayrı ayrı sıfıra kadar indirme, bir katına kadar artırma yetkisi verilmiştir.
Hali hazırda biletle girilen yerlerden eğlence vergisi; yerli ve yabancı film göstermeleri, tiyatro, opera, operet, bale, karagöz, kukla ve orta oyunu, spor müsabakaları, at yarışları ve konserlerde %0 (sıfır) olarak uygulanırken sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzeri yerlerde ise %20 oranında uygulanmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle, sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler ve benzeri yerler başta olmak üzere tüm biletle girilen yerlerde, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve gençlerden veya tahsili devam eden 25 yaşını doldurmamış öğrencilerden eğlence vergisi alınmaması sağlanmaktadır.
MADDE 13- Mahalli idareler, taşınmazlarının satışını 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca yapmaktadır. Anılan Kanuna göre yapılacak satışların peşin olarak yapılması gerekmektedir. Öte yandan, Hazine taşınmazlarının satışında 4706 sayılı Kanun hükümleri uygulanmakta olup bu Kanunda Hazine taşınmazlarının satışı noktasında kolaylaştırıcı düzenlemeler yer almaktadır. Bu bağlamda, Hazine taşınmazlarının Kanunda gösterilen usul ve esaslar dairesinde taksitle satışı imkânı sağlanmıştır. Taksitli satışlar, yapılan ihalelere daha fazla isteklinin katılmasını, satış bedelinin daha yüksek olarak belirlenmesini ve idareye daha sağlıklı ve fazla gelir akışını mümkün kılmaktadır. Düzenleme ile Hazine taşınmazlarında olduğu gibi mahalli idare taşınmazlarının Kanunda gösterilecek usul ve esaslar dairesinde taksitli satışı mümkün kılınacaktır.
Ayrıca satış, kira, trampa ve sınırlı ayni hak tesisi işlemlerinde hâlihazırda %3 olarak uygulanan ve oldukça düşük olduğu için ihalelerin işleyişini olumsuz etkileyen geçici teminatın %3 ila %30 arasında belirlenebilmesi imkânı getirilmektedir.
MADDE 14- Maddeyle, elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren getirilen 3 iş günü içerisinde tescil edilme zorunluluğunun, özellikle filo satışlarında işlemlerin son noktaya teslimi aşamasında yapılması nedeniyle, 15 iş gününe uzatılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
MADDE 15- Maddeyle, Gelir Vergisi Kanununun geçici 94 üncü maddesi kapsamındaki gerçek usulde gelir vergisi mükelleflerinin sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devri KDV’den istisna edilmektedir.
MADDE 16- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrasında afet bölgelerinde başlatılan yeniden inşa ve ihya faaliyetleri halen devam etmektedir. Konut, iş yeri, okul, hastane, kültür merkezi ve diğer kamu hizmeti niteliğindeki yapıların yapım süreçlerinin öngörülen süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 45 inci maddesinde düzenlenen istisna süresinin sona ermesi uygulamada mali yük artışına ve devam eden projelerin yürütülmesinde aksamalara neden olmaktadır.
Bu kapsamda, deprem bölgesinde yürütülen yeniden yapılanma faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi, uluslararası iş birliği çerçevesinde yürütülen konut ve kamu hizmeti yatırımlarının tamamlanabilmesi, kamu yararının korunması ve devam eden projelerin ilave mali külfet oluşmaksızın sonuçlandırılabilmesi amacıyla, geçici 45 inci maddede yer alan sürenin üç yıl uzatılarak 31/12/2028 tarihine kadar uygulanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE 17- Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E.:2023/25, K.:2024/139 sayılı kararı ile Kanunun 15 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri, giriş usul ve esasları ile polis meslek yüksek okullarından dikey geçiş yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükmü, eğitim ve öğrenim hakkını sınırlayan bir kural olduğu ve bu hakka yönelik sınırlamanın kanuna dayalı olması gerektiği gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu kapsamda maddeyle; İç Güvenlik Fakültesine alınacak öğrencilerin nitelikleri, giriş usul ve esasları ile polis meslek yüksek okullarından dikey geçiş
yapılmasına ilişkin usul ve esasların temel ilke ve çerçevesinin Kanunda yer alması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
MADDE 18- Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E:2023/25, K:2024/139 sayılı kararı ile; 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “...merkezin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları, ...” ibaresi idarenin kanuniliği ilkesinin, idarenin kuruluşu ve organları ile görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde, açık bir biçimde kanunla düzenlenmesini gerekli kıldığı gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu kapsamda maddeyle, Polis Amirleri Eğitimi Merkezinin kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının temel kurallarının Kanunda yer alması amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
MADDE 19- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile petrolün doğrudan ve işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve sürdürülebilir piyasa yapısının temini için kaçakçılıkla mücadele büyük önem arz etmektedir. Kaçakçılık faaliyetlerinin görünüm şekillerinden biri de halk arasında "fatura ticareti" olarak bilinen mali usulsüzlüklerdir. Bu usulsüzlüklerle ilgili yasal tedbirlerden biri de 5015 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde düzenlenen üçüncü kişiye devir yasağı ve her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi faaliyetlerin geçici olarak durdurulmasıdır. Üçüncü kişiye devir yasağı tedbiri vergi incelemesi görevi bulunduğunun Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından EPDK’ya bildirilmesi ile alınmakta ve üç ayda bir değerlendirilmektedir. Ancak bu tedbirin süresi vergi incelemesi süreci daha uzun sürse bile bir yılı aşamamaktadır. Vergi incelemesi akabinde söz konusu bentte yazan suçların Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesiyle birlikte durum EPDK’ya iletilmekte ve her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulmakta ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmemektedir. EPDK tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilen bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilmektedir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin EPDK’ya yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle EPDK’ca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi kaldırılmaktadır.
Her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi faaliyetlerin geçici olarak durdurulması tedbiri ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesince E:2024/54 Karar:2025/163 sayılı kararı ile iptal kararı verilmiş ve 9/9/2026 tarihinde kararın yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu karar, piyasanın mevcut durumu ve diğer yasal ve idari tedbirlerde gözetilerek madde ile 5015 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (g) bendinde değişiklik yapılmakta ve üçüncü kişiye devir yasağı tedbirinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra da soruşturma ve kovuşturma evresinde uygulanabilmesi temin edilmektedir.
MADDE 20- 2004 yılında yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun gereği her dört yılda bir Ekim/Kasım aylarında oda ve borsa seçimleri yapılmakta ve bu seçimlerde Birlik Genel Kurul delegeleri de belirlenmektedir. Birlik genel kurullarının, seçimli olanlar da dahil olmak üzere her yılın 5 inci ayı içerisinde yapılmasına ilişkin hüküm de 5174 sayılı Kanunla 2004 yılında yürürlüğe girmiştir.
Bir önceki yıl hesaplarının incelendiği genel kurulların, takvim yılı başından 5 ay sonra yapılmasının nedeni, bu konudaki hazırlık sürecinin oldukça uzun sürmesidir. Birlik mali tablolarının ve faaliyet raporunun hazırlanması yanında, çok sayıdaki delegeye davetiye gönderilmesi gibi zaman alıcı işlemler 2004 yılındaki şartlara göre belirlenmiştir.
Gelinen noktada yazılım ve elektronik sistemlerin gelişmesine bağlı olarak, Birlik genel kurullarının, 5 ay boyunca beklemesini gerekli kılan nedenler ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla
mali tabloların tamamlanmasının akabinde Birlik genel kurullarının en az otuz gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulması kaydıyla yılın ilk 5 ayı içerisinde yapılması öngörülmektedir.
MADDE 21- 2004 yılında yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun gereği her dört yılda bir Ekim/Kasım aylarında oda ve borsa seçimleri yapılmakta ve bu seçimlerde Birlik Genel Kurul delegeleri de belirlenmektedir. Birlik genel kurullarının, seçimli olanlar da dahil olmak üzere her yılın 5 inci ayı içerisinde yapılmasına ilişkin hüküm de 5174 sayılı Kanunla 2004 yılında yürürlüğe girmiştir.
Her dört yılda bir Ekim/Kasım aylarında tamamlanan oda ve borsa seçimlerinde belirlenen delegeler, en az 5 ay sonraki Mayıs ayında Birlik organlarını seçmektedir. Bu durumda en az 5 ay boyunca bir önceki dönemin Birlik organları faaliyetine devam etmekte, aynı süre boyunca yeni seçilmiş delegeler görev yapamamaktadır.
Gelinen noktada yazılım ve elektronik sistemlerin gelişmesine bağlı olarak, Birlik genel kurullarının, 5 ay boyunca beklemesini gerekli kılan nedenler ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla her dört yılda bir kasım ayında tamamlanan oda/borsa seçimlerinin tamamlanmasının akabinde Birlik genel kurullarının en az otuz gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulması kaydıyla yılın ilk 5 ayı içerisinde yapılması öngörülmektedir.
Öte yandan, 4 yılda bir yapılacak seçimli genel kurullarının seçim tarihlerinin farklı olmasından kaynaklı olarak mevcut birlik organlarının Kanunda belirlenen görev sürelerinde herhangi bir tereddüte mahal verilmemesi açısından mevcut birlik organlarının görevlerinin Kanunda belirtilen görev sürelerine bağlı olmaksızın yeni organların seçimine kadar devam etmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.
MADDE 22- Reklam Kurulunun aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara ilişkin inceleme ve denetim faaliyetlerine konu hususlar, Esnaf Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğünün uhdesinde bulunan mevzuat hükümleriyle kesişebilmektedir.
Mevcut durumda Reklam Kurulunun oluşumunda kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsil edilmesi suretiyle çok paydaşlı bir yapı öngörülmüş olmakla birlikte Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan ve yukarıda belirtilen genel müdürlüklerin görev alanları itibarıyla Kurulun inceleme konularıyla doğrudan bağlantılı olan birimlerin temsili sınırlı kalmaktadır. Özellikle uygulamaya yön veren kararların oluşturulması sürecinde, ilgili idari birimlerin teknik bilgi, kurumsal tecrübe ve mevzuat bütünlüğü açısından Kurul kararlarına katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Bu itibarla, Reklam Kurulunun karar alma süreçlerinde daha bütüncül ve etkin bir yaklaşımın tesis edilmesini teminen anılan genel müdürlüklerde görev yapan birer genel müdür yardımcısı Reklam Kuruluna üye olarak dâhil edilmektedir.
MADDE 23- Yürürlük maddesidir.
MADDE 24- Yürütme maddesidir.

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan tablo aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

RÜTBELER

ORANLAR (On binde)

Birinci Sınıf Emniyet Müdürü

65

İkinci Sınıf Emniyet Müdürü

75

Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü

90

Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü

100

Emniyet Amiri

300

Başkomiser

310

Komiser

320

Komiser Yardımcısı

330

MADDE 2- 3201 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3- 3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 32- Emniyet Genel Müdürlüğü eğitim ve öğretim kurumlarına girişte aranan sağlık şartlarını taşımadıkları gerekçesiyle eğitim ve öğretim kurumlarından ilişiği kesilenlerden, yargı kararına istinaden eğitim ve öğretime devam ederek mezun olan ve polis memuru veya polis amiri rütbesiyle Emniyet Hizmetleri Sınıfına atanan ancak bilahare sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince Devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş olanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde Emniyet Genel Müdürlüğüne başvurmaları halinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfında durumlarına uygun unvana atamaları yapılır.

Bu madde kapsamında yapılacak olan atamalarda 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesindeki şartlar ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışında kalan diğer hizmet sınıflarına açıktan yapılacak atamalar için belirlenmiş olan sağlık şartlarına uygunluk aranır.

Bu madde kapsamında yapılacak olan Devlet memurluğuna açıktan atama işlemleri ile ilgili diğer usul ve esaslar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir.”

MADDE 4- 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “Devlete ait” ibaresinden sonra gelmek üzere “engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri,” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 5- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkrasında yer alan “birinci fıkra” ibaresi “bu madde” şeklinde ve mevcut beşinci fıkrasında yer alan “yarısına kadar” ibaresi “birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar” şeklinde değiştirilmiştir.

“Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.”

MADDE 6-193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 94- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.”

MADDE 7- 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanuna 35 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“İnternet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri:

MADDE 35/A- Resmî ilan ve reklam verilen veya bekleme süresi içindeki internet haber sitelerinin vasıfları:

  1. Haber sayısı,
  2. İçerik,
  3. Kadro,

ç) Okur sayısı,

  1. En az yayın hayatı süresi, bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunca tespit olunur. Bu Kanunun 35 inci maddesi hükmü internet haber sitelerinin ödevleri bakımından da uygulanır.”

MADDE 8- 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49 - Bu Kanun ile belirlenmiş vasıf, ödev, yükümlülük ve basın yayın ilkeleri ile bu Kanun hükümlerine istinaden Genel Kurul tarafından belirlenen sorumluluklara riayet etmeyen resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip veya bekleme süresinde olan gazete, dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler, kamu idare ve teşekkülleri ve 42 nci maddede anılan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin sorumluları hakkında, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu madde kapsamında muamele yapılır.

Gazete, dergi ve internet haber siteleri basın yayın ilkelerine riayet etmekle yükümlüdür. Bu ilkelere aykırılık, ilgililerin şikâyeti üzerine veya Yönetim Kurulunca resen incelenir. Basın yayın ilkeleri şunlardır:

  1. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı yayım yapılamaz.
  2. Şiddet kullanımını meşrulaştıran, şiddeti açıkça teşvik eden veya suç işlemeye yönlendiren içeriklere yer verilemez.
  3. Suçu, suçluyu ve suç örgütlerini övücü, suç tekniklerini öğretici, örgütlü suçluluk ile mücadeleyi etkisiz kılacak nitelikte yayım yapılamaz. Suç örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte yayım yapılamaz.

ç) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imali, ticareti ve kullanılmasıyla mücadeleyi etkisiz kılacak yayım yapılamaz.

  1. Yayımlarda hiç kimse ırkı, dili, dini, mezhebi, milliyeti, rengi, cinsiyeti, siyasal veya diğer düşünceleri, millî veya sosyal kökeni, doğum yeri, ekonomik ve diğer toplumsal konumları sebebiyle kınanamaz ve aşağılanamaz. Vicdan, düşünce ve anlatım özgürlüklerini hukuka aykırı şekilde sınırlayıcı, sarsıcı veya incitici yayım yapılamaz. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik edecek yahut toplumda nefret duyguları oluşturacak nitelikte yayım yapılamaz.
  2. Özel hayatın gizliliğine aykırı yayım yapılamaz. Kişi, kurum veya toplumsal gruplara yönelik yayımlarda, kişinin, kurumun veya grubun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek sözcükler kullanılamaz; hakaret edilemez, sövülemez, iftira ve haksız isnatlarda bulunulamaz.
  1. Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı yayım yapılamaz.
  2. Çocukların ve gençlerin toplum içinde kişiliklerinin gelişmesini ve korunmasını olumsuz etkileyecek veya onlara yönelik cinsel istismar ile cinsel taciz ve şiddete özendirici yayım yapılamaz. Yayımlarda geleceklerinin olumsuz etkilenmemesi amacıyla kimlik ve yerleşim bilgilerine açık veya dolaylı olarak yer verilemez. Çocukların konu edildikleri yayımlarda, çocukların üstün yararı gözetilir, onların sağlıklı ve güvenli geleceği için her türlü hassasiyet göz önünde bulundurulur. Kamu yararı ile çocuğun yararının çatıştığı hallerde çocuğun üstün yararı esas alınır.

ğ) Haber toplama ve yayımlama süreçlerinde hukuka aykırı yöntemlere başvurulamaz ve haber kaynağının gizliliği korunur.

  1. Bir kamu hizmeti olan gazetecilik, kişisel veya ahlaka aykırı amaç ve çıkarlara alet edilemez ve kamu yararına aykırı bir şekilde kullanılamaz.

ı) Haber ve yorumların gerçeği yansıtması esastır. Doğruluğu şüphe uyandırabilen ve araştırılması gazetecilik imkânları içinde bulunan haberler, araştırılıp doğruluğu ve görünürdeki gerçekliği teyit edilmeden yayımlanamaz.

  1. Haber başlıklarında, haberin içeriği ve gerçek saptırılamaz, bu surette yanıltıcı olunamaz.
  1. İlan veya reklam niteliğindeki içeriklerin, okur nezdinde tereddüte yer bırakmayacak şekilde ilan veya reklam olduğu belirtilir.
  2. Hiç kimse, suçlu olduğu kesin yargı kararıyla sabit olmadıkça suçlu olarak ilan edilemez; cezai soruşturma aşamasında veya devam eden davaların konusu olan olaylarla ilgili haber veya yorumlarda masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ihlal edilemez; soruşturma ve yargılamanın doğal ve yasal akışını, özellikle hakimlerin kararını etkileyecek beyan ve yorumlarda bulunulamaz, soruşturmanın gizliliği ihlal edilemez.
  1. Kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısı 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre yayımlanmak zorundadır.
  1. Bir içerik hakkında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanuna göre içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine yönelik kesinleşmiş hakim veya mahkeme kararı bulunması halinde, ilgili içerik yayımdan kaldırılır.

Kurum Yönetim Kurulunca, gazete, dergi ve internet haber sitelerine bu Kanunda öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri ya da basın yayın ilkelerine aykırı davranmaları halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden on güne kadar resmî ilan ve/veya reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir. Ayrıca ilgili gazete, dergi ve internet haber sitesi bu Kanunla temin edilen diğer menfaatlerden de aynı sürelerle faydalandırılmaz.

Basın yayın ilkelerine dair incelenen yayınlar hakkında ayrıca yargı mercilerine başvurulmuş olması, Yönetim Kurulunun incelemesini ve karar vermesini etkilemez.

Bu maddeye göre gazete, dergi ve internet haber sitelerine dair verilecek müeyyide kararı; resmî ilan ve reklam yayımlama hakkı bulunanlar için resmî ilan verilmemesi; yalnız reklam yayımlama hakkı bulunanlar için listeden çıkarılması suretiyle kararın kesinleşmesini müteakip Kurum Genel Müdürlüğünce uygulanır. Bekleme süresindeki ler için müeyyide kararı verilmesi halinde bu karar resmî ilan ve reklam yayımlama hakkının kazanılmasından sonra uygulanır.

Müeyyide kararının ilgili gazete, dergi ve internet haber sitesine tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı nitelikte ihlalin ilk tekrarı halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve tekrarı gözetilerek beş günden on beş güne kadar, ikinci tekrarı halinde on günden yirmi güne kadar, üçüncü ve

daha fazla tekrarı halinde on beş günden yirmi beş güne kadar ilan ve reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir.

İhlal süresinin bir ayı aşması halinde yukarıdaki fıkralara göre tespit edilecek müeyyide gün sayısı bir kat artırılır. Birden fazla konuda ihlal varsa her biri için belirlenen günler toplanır. Bir defada toplam uygulanabilecek müeyyide altmış günü aşamaz. 

Basın yayın ilkelerinin internet haber sİtesince ihlal edildiğine dair kesinleşmiş yargı kararının yapılan başvuruyla birlikte Yönetim Kuruluna sunulması halinde, şikâyete konu haberin okur sayısı, Yönetim Kurulunca alınacak karar ile Kanunun 35/A maddesinin birinci fıkrasındaki okur sayısı yükümlülüğüne dâhil edilmez.

Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan düzenlemelere riayet etmeyen prodüktörler ile kamu idare ve teşekkülleri hakkında aşağıdaki işlemler uygulanır:

  1. Prodüktörlük müessesesi Yönetim Kurulu kararıyla iki aya kadar kapatılabilir. Kesinleşen karar, o yerdeki valilikçe uygulanır.
  2. Kamu idare ve teşekkülleri ile ortaklıklarının sorumluları hakkında, Genel Müdürlüğün bildirimi üzerine kendi mevzuatlarına göre disiplin işlemi uygulanır. İşlem sonucu Kuruma bildirilir; Kurumun bu işlemlere itiraz hakkı saklıdır.

Bu maddeye göre verilen müeyyide kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur.

Bu maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar Genel Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 9- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “iki katına” ibaresi “beş katına” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 10- 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununa 68 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Disiplin cezaları

MADDE 68/A — Banka hizmetlerinin yürütülmesinde bu Kanun ile diğer mevzuatta belirtilen görevleri yerine getirmeyen, yasaklanan fiil ve hallerde bulunan Banka personeli hakkında yapılacak disiplin işlemleri sonucunda, ihlalin niteliğine ve sonucun ağırlık derecesine göre bu maddede belirtilen disiplin cezaları uygulanır.

  1. Uyarma cezası; Banka personelinin görevinde veya davranışlarında daha dikkatli ve özenli hareket etmesi gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
  1. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde Bankaca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerinin korunmasında, kullanılmasında ve bakımında kayıtsızlık ve özensizlik göstermek,
  2. İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın göreve geç gelmeyi veya görevden erken ayrılmayı alışkanlık haline getirmek,
  3. Çalışma saatlerinde izinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın görev mahallinden ayrılmak,

ç) İş sahipleri veya görev nedeniyle gelenler dışındaki kimselerle iş başında görüşmeyi alışkanlık haline getirmek,

  1. Banka personeli vakarına uymayan tutum veya davranışlarda bulunmak,
  2. Görevin iş birliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak,
  3. Amirlerinin uyarılarına rağmen, görevi ile ilgisi olmayan işler yapmak,
  4. Belirlenen kılık ve kıyafet esaslarına aykırı davranmak,

ğ) Bankaca istenilen veya mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken bilgi ve bildirimleri zamanında vermemek,

  1. Usulsüz başvuruda veya şikâyette bulunmak.
  1. Kınama cezası; Banka personeline görevinde veya davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
  1. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde Bankaca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerinin korunmasında, kullanılmasında ve bakımında kusurlu davranmak,
  2. Verilen emirlere ve görevlere itiraz etmek,
  3. Görev başında amirlerine saygısızlık etmek,

ç) Bankaya ait belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak veya kaybetmek,

  1. Banka personeline ve iş sahiplerine karşı kırıcı veya saygısız davranışta bulunmak, çalışma düzen ve huzurunu bozmak,
  2. Hizmet dışında Banka personeli sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu zedeleyecek nitelikte davranışlarda bulunmak,
  3. Görev gereği almış olduğu avansı süresinde kapatmamak,
  4. Banka personeli hakkında küçültücü ve yalan haberler yaymak veya dedikodu yapmak,

ğ) İçinde bulunulan yılın Ocak ayına ait brüt ücretinin iki katını aşan tutarda ücreti haczedilmek, maiyetinden borç almak veya bu kişileri kefil göstermek.

  1. Kısa süreli ücret kesintisi cezası; Banka personelinin almakta olduğu ücretinin, 3 ay süre ile yüzde 15 oranında kesilmesidir. Kısa süreli ücret kesintisi cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
  1. Verilen emir ve görevleri kasıtlı olarak tam ve zamanında yapmamak,
  2. Hizmet içinde Banka personeli sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu zedeleyecek nitelikte davranışlarda bulunmak,
  3. İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın bir veya iki gün göreve gelmemek,

ç) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaretle uğraşmak, çalışma saatleri dışında da olsa gerçek ve tüzel kişilerin herhangi bir işinde ücretli veya ücretsiz olarak çalışmak,

  1. Bankadaki görevleri dolayısıyla edindiği bilgileri, kişisel yararına veya üçüncü kişilerin yararına ya da zararına kullanmak,
  2. Bankaca düzenlenen Devlet iç borçlanma senetleri ihalelerine katılmak ve birincil piyasadan alım yapmak,
  3. Görevleri dolayısıyla çıkar sağlamak, nezaket kurallarının gerektirdiği hediyeler hariç, iş ilişkisinde bulunduğu kimselerden doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye kabul etmek veya borç para istemek, Bankadaki görevi ile ilişkilendirilebilecek şekilde, Banka içindeki veya dışındaki herhangi bir kaynaktan maddi veya maddi olmayan bir çıkar sağlamak,
  4. Sıfat ve görevleri dolayısıyla edindiği Bankaya veya Banka ile ilişkisi olan kişi ve kurumlara ait bilgilerin ve sırların korunmasında gereken özeni göstermemek,

ğ) Bankaya ait belgeleri ilgili amirinin izni ve bilgisi olmaksızın görev yeri dışına çıkarmak,

  1. Başkanlıkça görevlendirilmedikçe, Banka ve görevleri ile ilgili olarak basına, haber ajanslarına, radyo veya televizyon kurumlarına, Banka dışındaki kişi, kurum ya da kuruluşlara bilgi ve demeç vermek veya açıklamada bulunmak,
  2. Bankanın gizli bilgi ve belgelerine dayanarak herhangi bir yayımda bulunmak, Başkanlıkça uygun görülmedikçe; görevleri dolayısıyla öğrendiği bilgilere dayanarak yayımda bulunmak, bankacılığı veya Bankayı ilgilendiren ve genel ekonomik politikaya ilişkin konularda kamuya açık konferans, seminer ve toplantılarda konuşmak,
  1. Yetkilerini görevlerinin sınırları dışında kullanmak, yetkilerini aşarak Bankayı bağlayıcı girişim, açıklama, taahhüt veya vaatte bulunmak,
  2. Görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerini görevin sona ermesine veya Bankaca istenmesine rağmen geri vermemek,
  3. Yükümlü bulunduğu devir ve teslim işlerini tamamlamadan görevinden ayrılmak,
  4. Görev mahallinde genel ahlak kurallarına uymamak, edep dışı davranışlarda bulunmak.
  1. Uzun süreli ücret kesintisi cezası; Banka personelinin almakta olduğu ücretinin, 6 ay süre ile yüzde 30 oranında kesilmesidir. Uzun süreli ücret kesintisi cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
  1. Verilen emir ve görevleri kasten yapmamak,
  2. İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak 3-9 gün göreve gelmemek,
  1. Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,

ç) Banka personeline veya iş sahiplerine küfretmek, küçük düşürücü hareketlerde bulunmak veya sözler sarf etmek, anılan şahısları alenen tehdit etmek; küfürlü, tehdit edici ve küçük düşürücü sözleri yazılı olarak veya elektronik yolla göndermek,

  1. Bankaca istenilen ya da mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken bilgilerde ve belgelerde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak veya meydana gelen değişiklikleri kasten zamanında bildirmemek,
  2. Banka personelini zor duruma düşürmek veya kendi kusurunu örtmek amacı ile resmi bir belgeyi veya dosyayı gizlemek, tahrif etmek veya yok etmek,
  3. izinli bulunduğu sürede Bankaca çeşitli nedenlerle görevine derhal dönmesi kendisine duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın göreve başlamamak,
  4. Gerçeğe aykırı rapor veya belge düzenlemek,

ğ) Banka personeline karşı; kasıtlı ve sistematik olarak baskı, hakaret ve tehdit edici uygulamalarda bulunmak, aşağılama, küçümseme, dışlama, kişiliği ve saygınlığı zedeleme, yıldırma gibi eylemler yapmak, Banka personeli hakkında dayanaksız belge düzenlemek,

  1. Görevini yerine getirirken ırk, dil, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep, engelli olma ve benzeri sebeplerle ayrımcılık yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,

ı) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.

  1. İşe son verme cezası; Banka personelinin bir daha Bankada herhangi bir göreve atanmamak üzere ilişiğinin kesilmesidir. İşe son verme cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
  1. Başkanlıkça yetki verilen haller dışında, ekonomik kararların alınmasında Banka ve kamu yararı bakımından gizli kalması gerekli bilgileri ve belgeleri açıklamak, başkalarına vermek veya kendi yararına kullanmak,
  2. Banka personeli sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  3. Savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,

ç) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya affa uğramış ya da ertelenmiş olsa dahi, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmiş cezalar hariç olmak üzere kasten işlenen bir suçtan dolayı, bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasından, bu Kanun ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu, 19/10/2005 tarihli ye 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının

Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun hükümlerine göre hapis cezasını gerektiren suçlardan, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunlar uyarınca zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin açıklanması, tefecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık suçlarından veya Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlardan, Devletin güvenliğine karşı suçlardan, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan, milli savunmaya karşı suçlardan. Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluktan, yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan, kamu güvenine karşı suçlardan, bilişim alanında suçlardan ve vergi kaçakçılığı suçlarından veya bu suçlara iştirakten 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesi çerçevesinde hükümlü bulunmak,

  1. Banka personeline veya iş sahiplerine karşı fiili saldırıda bulunmak,
  2. İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın bir yıl içinde toplam 20 gün göreve gelmemek,
  3. Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi ya da ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları Bankanın herhangi bir yerine asmak ya da teşhir etmek,
  4. İdeolojik veya siyasi amaçlarla Bankanın huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,

ğ) İşe girişte istenilen belgelerde tahrifat yaptığı veya işe girmesini engelleyici nitelikteki bir konuda yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu sonradan anlaşılmak,

  1. Banka personelinin şerefine ve namusuna dokunacak yalan beyanlarda veya bu şahısları lekelemek kastı ile şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve şikayetlerde bulunmak,

ı) Siyasi partilere üye olmak,

  1. 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna aykırı eylemlerde bulunmak,
  1. Bankanın bilişim sistemlerine yetkisi haricinde girerek programları, verileri veya diğer herhangi bir unsuru ele geçirmek, kullanmak, çoğaltmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek, sisteme yerleştirmek, sistemdeki verilere erişmeyi engellemek, sistemin işlemesine engel olmak veya yanlış biçimde işlemesini sağlamak,
  2. Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, Bankanın imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.

Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.

Geçmiş hizmetleri sırasında olumlu tutum, davranış ve çalışmaları olan personele verilecek disiplin cezalarında, fiil ve halin niteliği göz önünde bulundurularak, bir derece hafif olanı uygulanabilir.

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Bu madde ile bu Kanunun 68/B maddesi sözleşmeli personel hakkında da uygulanır.”

MADDE 11- 1211 sayılı Kanuna 68 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Disiplin işlemlerine ilişkin diğer hükümler ve görevden uzaklaştırma MADDE 68/B -1- Disiplin soruşturması ve savunma hakkı

  1. Disiplin soruşturması Banka denetim elemanları tarafından yapılır.
  2. Banka personeli hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine engel olmaz.
  3. Banka personeli hakkında, savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Yedi günlük süre içinde kabul edilebilir bir özre dayanmaksızın savunmasını yapmayan Banka personeli, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
  1. Disiplin cezalarının verilmesi
  1. Disiplin cezaları Disiplin Kurulu tarafından verilir. İşe son verme cezası için ayrıca Banka personelini atamaya yetkili organın onayı gerekir.
  2. Disiplin Kurulu ve atamaya yetkili organ, dosyanın kendilerine tevdiinden itibaren 30 gün içerisinde soruşturma evrakına göre kararını verir.
  1. Disiplin cezalarının uygulanması ve itiraz
  1. Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezaları kapsamında yapılacak kesintiler, Disiplin Kurulu karar tarihini takip eden ay başından itibaren uygulanır.
  2. Banka personelinin mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.
  3. Bir fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile bu Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.

ç) Uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezalarına karşı, Disiplin Kurulu kararının ilgiliye tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunulabilir. İtiraz başvuruları, Yüksek Disiplin Kurulu sıfatıyla atamaya yetkili organ tarafından görüşülmek üzere disiplin işlemlerinin yürütülmesi ile görevli birime yapılır. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

  1. Yüksek Disiplin Kurulu sıfatıyla atamaya yetkili organ, dosyanın kendisine tevdiinden itibaren 30 gün içerisinde itirazın reddi ya da dosyanın tekrar incelenmek üzere Disiplin Kuruluna gönderilmesi kararı verebilir. Dosya kendisine gönderilen Disiplin Kurulu 30 gün içerisinde cezanın hafıfletilmesine ya da kaldırılmasına karar verebilir, itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.
  1. Zamanaşımı, disiplin cezalarının kaydedilmesi ve silinmesi
  1. Bu Kanunun 68/A maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin disiplin işlemlerinin yürütülmesi ile görevli birimce öğrenildiği tarihten itibaren;
  1. Uyarma, kınama, kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezalarında bir ay içinde,
  2. İşe son verme cezasında altı ay içinde,

disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ancak, ceza muhakemesi süreci devam eden bir fiil nedeniyle disiplin cezası verilmesinin söz konusu olduğu hallerde zamanaşımı süresi mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.

  1. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde; kararın Bankaya ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.
  2. Disiplin cezaları Banka personelinin özlük dosyasına işlenir.

ç) Banka personeli, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl, kısa süreli ücret kesintisi ve uzun süreli ücret kesintisi cezalarının uygulanmasından itibaren on yıl sonra disiplin işlemlerinin yürütülmesi ile görevli birime yazılı talepte bulunarak disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Banka personelinin bu süreler içerisindeki davranışları isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, talebinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir.

  1. Görevden uzaklaştırma
  1. Haklarında ceza soruşturması ya da kovuşturması yapılan, gözaltı veya tutuklama kararı alınan veyahut disiplin soruşturması sırasında görevlerinde kalmalarında sakınca görülen Banka personeli hakkında ihtiyati tedbir niteliğinde görevden uzaklaştırma kararı alınabilir.
  2. Görevden uzaklaştırma kararı. Banka personelini atamaya yetkili organlarca alınır. Denetim ve soruşturma sırasında Banka denetim elemanlarınca gerekli görülmesi halinde de Başkanlık tarafından görevden uzaklaştırma kararı alınabilir.
  3. Görevden uzaklaştırılan Banka personeli hakkında bu işlemi izleyen yedi iş günü içinde disiplin soruşturması başlatılır.

ç) Görevden uzaklaştırma, disiplin soruşturması ile ilgili olduğu takdirde altı ay devam eder. Bu süreden önce, hakkında bir disiplin cezası verilmeyen ya da işe son verme cezasından başka bir disiplin cezası verilen Banka personeli, bu kararların kesinleşmesi üzerine göreve başlatılır.

Ancak, görevden uzaklaştırma, ceza soruşturmasının veya kovuşturmasının varlığına dayanıyorsa;

  1. Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi,
  2. Hükümden önce kovuşturmanın af ile kaldırılması,
  3. Görevle ilgili olsun veya olmasın işe son verme cezası gerektirmeyen bir ceza ile hükümlü olunup cezanın ertelenmesi,

hallerinde bu kararların kesinleşmesine kadar devam edebilir.

  1. Görevden uzaklaştırılan Banka personeline görev başında bulunmadığı süre boyunca ücretinin üçte ikisi ödenir. Bu personelin ücret dışında kalan hak ve yükümlülükleri devam eder. Göreve tekrar başlatılan Banka personelinin görevden uzak kaldığı süre içerisinde ücretinden yapılan kesintiler iade edilir. Ancak, işe son verme cezası alan veya görevle ilgili olsun veya olmasın işe son verme cezası gerektiren bir ceza ile mahkûm olanların ücretleri iade edilmez.
  1. Disiplin amirleri ile bunların yetki ve sorumlulukları, Disiplin Kurulunun kuruluşu, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, bunların yetki ve sorumlulukları ve disiplin işlemlerine ilişkin diğer hususlar yönetmelik ile belirlenir.”

MADDE 12- 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 19 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (I) numaralı bendi kapsamında biletle girilen yerlerde, 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış kişilere düzenlenen biletler için vergi alınmaz.”

MADDE 13- 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“Yerel yönetimlerin taşınmazlarının satışı:

EK MADDE 1- İl özel idareleri ve belediyeler ile bunlar tarafından kurulan mahalli idare birliklerine ait taşınmazların satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilir.

Satış bedelinin taksitle ödenebileceği hususunun ihale ilanında belirtilmesi ve ihale üzerinde kalan isteklinin talep etmesi durumunda, ihale sonucu belirlenen satış bedeli; en az yüzde yirmibeşi peşin, kalanı en fazla iki yılda ve en fazla oniki taksitle kanuni faiz ile birlikte ödenir.

Taksitli satışlarda taşınmazın tahsil edilen peşinatı düşüldükten sonra kalan miktar ile kanuni faizden ve sözleşmeden doğacak alacakların tamamını karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi veya satışı yapılan taşınmazın üzerinde 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca idare lehine kanuni ipotek tesis edilmesi halinde, taşınmaz tapuda alıcısı adına devredilir. Bu fıkra uyarınca teminat mektubu verilememesi veya kanuni ipotek tesis edilememesi durumunda taksitlerin tamamı ödenene kadar alıcı adına tapuda taşınmaz devri yapılamaz.

Alıcısı adına mülkiyet devri yapılmayan taşınmazlara ilişkin taksitli satışlarda, alıcı tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, tahsil edilen tutarlardan ihale sırasında alınan geçici teminata isabet eden tutar ilgili idareye irat kaydedilerek kalanı alıcıya aynen iade edilir. Alıcısı adına mülkiyet devri yapılan taşınmazlara ilişkin taksitli satışlarda, alıcı tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ise idarece, teminat mektubu paraya çevrilerek veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılarak kalan borç faiziyle birlikte tahsil edilir.

Vadesinde ödenmeyen taksit tutarları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak faizle birlikte tahsil edilir.

Satış, kira, trampa ve sınırlı ayni hak tesisi işlemleri ihalelerinde ihale konusu olan taşınmazın tahmin edilen bedelinin %3’ünden az olmamak üzere %30’una kadar geçici teminat alınabilir.

Bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye ve tereddütleri gidermeye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilidir.”

MADDE 14- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “üç iş günü” ibaresi “onbeş iş günü” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 15- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “mükerrer 20/B maddesi” ibaresi “mükerrer 20/B ve geçici 94 üncü maddeleri” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 16- 3065 sayılı Kanunun geçici 45 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 17- 25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanununa 15 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Adaylarda aranacak şartlar ve sınav

MADDE 15/A- Fakülteye başvuru yapacak adaylarda aşağıdaki şartlar aranır:

  1. Türk vatandaşı olmak.
  2. Lise ve dengi okullardan mezun olmak.
  3. Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya bir engeli bulunmamak.
  4. 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla yirmi iki yaşından gün almamış olmak.
  5. İlgili mevzuattaki sağlık şartlarını taşımak.
  6. İlgili mevzuatta belirtilen sağlık sebepleri hariç, herhangi bir nedenle polis eğitim kurumlarından çıkarılmamış olmak.
  7. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılan Yükseköğretim Kurumlan Sınavından Bakanlıkça belirlenen taban puan veya üzerinde puan almış olmak.
  8. Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmamak.

ı) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Üçüncü Kısım Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlardan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından dolayı hakkında herhangi bir adli kovuşturma devam ediyor olmamak veya bu suçlardan dolayı mahkum olmamak veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak.

  1. Kumar oynamaktan dolayı idari yaptırım uygulanmamak.
  1. Terör örgütleri ile bu örgütlerin uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine karışmamış, desteklememiş, katılmamış olmak.
  2. 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile;
  1. Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak,
  1. Affa uğramış olsa bile 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap Birinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan veya zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar nedeniyle mahkûm olmamak veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak.
  1. Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak.
  1. Başvuru tarihinde herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye olmamak.

Fakülte için sıralamaya esas alınacak yükseköğretim kurumlan sınavı, taban puanı ve puan türü Bakanlıkça belirlenir. Başvuranlar arasından eğitime alınacak aday sayısının en fazla beş katı kadar aday fiziki yeterlilik ve mülakat sınavı olmak üzere iki aşamalı sınava tabi tutulur.

Başarılı olmak için fiziki yeterlilik sınavından ve mülakat sınavından yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan almak şarttır. Adayların başarı sıralamasına esas Fakülte giriş puanı; yükseköğretim kurumlan sınav puanının % 30’u, fiziki yeterlilik sınavı puanının % 30’u ve mülakat sınavı puanının % 40’ının toplamıdır.

Fakülteye dikey geçiş müracaatında bulunabilmek için adaylarda aşağıdaki şartlar aranır:

  1. 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, dikey geçiş sınavlarının yapılacağı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla yirmi dört yaşından gün almamış olmak.
  2. Eğitim kurumundan çıkarma veya uzaklaştırma cezası gerektiren fiil ya da fiiller nedeniyle hakkında devam eden soruşturma işlemi bulunmamak ya da bu fiiller nedeniyle ceza almamış olmak.
  3. Genel mezuniyet başarı sıralamasında %30’luk başarı dilimine girmiş olmak ve en az yetmiş beş puan not ortalaması ile mezun durumunda olmak.

Dördüncü fıkradaki şartları taşıyan adaylardan, genel mezuniyet başarı sıralamasına göre dikey geçiş kontenjanı olarak belirlenen sayının iki katı öğrenci en yüksek puandan başlamak üzere aşağıya doğru sıralanarak mülakat sınavına çağrılır. Mülakat sınavında; sınav komisyonu üyelerinin verdiği puanların aritmetik ortalaması en az yetmiş puan olan adaylar başarılı olur. Mülakatta başarılı olan adaylar mezuniyet notlarına göre en yüksek puandan başlamak üzere sıralanır. Mezuniyet notunda eşitlik olması halinde, öncelikle disiplin notu yüksek olan, bunda da eşitliğin bozulmaması halinde yaşı küçük olan aday tercih edilerek Fakülteye kaydı yapılır.”

MADDE 18- 4652 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 4- Polis Amirleri Eğitimi Merkezini oluşturan yönetim kademeleri ve hizmet birimleri; müdür, müdür yardımcıları, şube müdürlükleri, kurullar, bölüm başkanlıkları ve ana bilim dalı başkanlıklarıdır.

Polis Amirleri Eğitimi Merkezi; ilk derece amirlik eğitimine, yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimlerine, yabancı ülke polisleri ile diğer kolluk görevlilerine yönelik eğitim faaliyetlerine, rütbe terfi ve görevde yükselme sınavlarına, Genel Müdürlükçe uygun görülen diğer sınav ve eğitimlere ilişkin işlemleri yürütmek ve eğitim-öğretim hizmetlerinin verimliliğini artırmak için araştırmalar yapmakla görevlidir.”

MADDE 19- 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“g) Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiği ile ilgili vergi incelemesi görevi bulunduğunun Kuruma bildirilmesiyle söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmemesi tedbiri Kurum tarafından uygulanır. Bu tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından temin edilecek bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilir. Ancak bu tedbirin süresi Kuruma yapılan bildirimden itibaren bir yılı geçemez. Bu bent kapsamındaki suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğinin veya mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin yargı mercilerinden temin edilecek bilgilerle yahut sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesine kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez.”

MADDE 20- 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 61 inci maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Genel Kurul, her yılın mayıs ayının sonuna kadar toplanır. Genel Kurul toplantısının yeri, günü, saati ve gündemi en az otuz gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulur.”

MADDE 21- 5174 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “mayıs ayı içinde” ibaresi “84 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen kasım ayını takip eden yılda mayıs ayının sonuna kadar” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Genel Kurul toplantısının yeri, günü, saati ve gündemi en az otuz gün öncesinden Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir ve Genel Kurul toplantısı tarihine kadar yayımda kalacak şekilde Birlik resmi internet sitesinde duyurulur. Mevcut birlik organlarının görevleri Kanunda belirtilen görev sürelerine bağlı olmaksızın yeni organların seçimine kadar devam eder.”

MADDE 22- 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde, fıkrada yer alan “on dokuz” ibaresi “yirmi üç” şeklinde ve beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “on bir” ' ibaresi “on üç” şeklinde değiştirilmiştir.

“a) Bakanlığın; Genel Müdürlük, Esnaf Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü genel müdür yardımcıları arasından görevlendireceği birer üye,”

MADDE 23- Bu Kanunun;

  1. 16 nci maddesi 31/12/2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
  2. Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.

MADDE 24- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.