Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 43,7373 0,04 Değişim Euro : 51,8727 0,05 Değişim Altın : 7.005,69 %-0,12 Değişim BIST 100 : 13.804,21 %-3,20 Değişim Brent Petrol : 67,38 -1,85 Değişim

Cezaevindeki çocuk sayısı bir ayda 212 kişi arttı

Derinleşen ekonomik kriz ve gelir adaletsizliği, toplumun en savunmasız kesimi olan çocukları sosyal ve adli bir kıskaca alıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre 183 bine yakın çocuk ekonomik yoksunluk nedeniyle ailesinden kopma riskiyle karşı karşıyayken, cezaevlerindeki çocuk nüfusunda da dramatik bir artış gözleniyor.

Giriş : Güncelleme :
Cezaevindeki çocuk sayısı bir ayda 212 kişi arttı

Ekonomik konjonktür, çocukların sağlıklı gelişim hakkını ve sosyal yaşamdaki yerini tehdit ediyor. Bakanlıkların son açıkladığı veriler, çocukların hem yoksulluğun pençesinde hem de suça sürüklenme sarmalında olduğunu gösteren sarsıcı bir tabloyu ortaya koydu.

EKONOMİK KRİZ AİLE BİRLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın güncel verileri, "yoksulluk nedeniyle ailesinin bakamadığı" çocuk sayısının 182 bin 997’ye ulaştığını belgeledi. En temel insani ihtiyaçları dahi karşılanamayan bu çocuklar, Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) programı kapsamında takip ediliyor. Ancak bu rakam, on binlerce çocuğun yalnızca maddi imkansızlıklar sebebiyle ailesinden alınma ve devlet korumasına girme riskiyle her an yüz yüze olduğunu gösteriyor.

CEZAEVLERİNDE BİR AYDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Birgün'ün haberine göre yoksulluk verilerinin yanı sıra Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı "Cezaevinde tutulan tutuklu ve hükümlüler" raporu, suça sürüklenen çocuk sayısındaki ivmeyi gözler önüne serdi.

1 Ocak 2026 tarihinde 4 bin 293 olan cezaevindeki çocuk sayısı, sadece 30 gün içinde 212 kişi artarak 4 bin 505’e yükseldi.

1 Şubat itibarıyla cezaevlerindeki çocukların 1.203’ü tutuklu, 3 bin 302’si ise hükümlü statüsünde bulunuyor.

Bu veriler, 2024 yılında 134 binden fazla çocuğun hakim karşısına çıktığı gerçeğiyle birleştiğinde, genç nesillerin içinde bulunduğu sosyolojik krizin boyutlarını derinleştiriyor.