Gündem

Çalışma Bakanlığındaki 2 müfettişin katil olması neyi gösterir?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığındaki iki müfettişin cinayet zanlısı olarak tutuklanması neyi gösterir?

Eklenme : 04 Ekim 2022 Salı 21:51 - Güncelleme : 04 Ekim 2022 Salı 21:58


Türkiye, Pazar günü Ankara Çayyolunda alkollü bir eğlence mekanında meydana gelen olayda, eğlence mekanındaki müzisyen çıkan tartışma sonrasında öldürülmüştü.

Olayın medyaya yansıması sonrasında, cinayet zanlıların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müfettiş olduğu, şarkıcı Haluk Levent tarafından kamuoyuna açıklanmıştı.

Cinayet zanlıların müfettiş olması üzerinden hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hem de Ak Parti'ye zaten liyatsiz alımlar yaptıkları yönünden eleştiriler yöneltilmişti.

Zanlıların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müfettiş olmasından dem vuran bazı kişiler, işi Erdoğan'ın veya Ak Parti'nin zaten psikopat ruhlu katilleri tercih ettiğine kadar götürdüler. Yine sözlü sınavla, genel olarak katillerin de alındığını söylemeyenler de sosyal medyada yer aldı. Bu yorumların hiçbirisi iyi niyetli değildir. Kamuya her yıl binlerce kişi sözlü sınavla alınmaktadır. Yazılı sınavla personel alınması halinde psikopat ruhlu insanların alınmayacağı ifade etmek ne kadar yanlışsa "sözlü sınavla sadece psikopat ruhlu insanlar alınıyor" demek de doğru değildir.

2012 yılında yani Ak Partinin iktidarda olduğu bir dönemde, alkole yaşamlarında yer veren insanların alınmış olması, aslında Ak Partinin sözlü sınavla aldığı tüm adayların beş vakit namazlı, tarikat bağlantılı olduğunu göstermemesi açısından önemli bir olaydır. Bugüne kadar yapılan değerlendirmelerin ortak yönü, Ak Partinin sözlü sınavlarda, tarikatlarla ilişkili insanları aldığı şeklindeydi. Ancak Ankara Çayyolundaki alkollü eğlence mekanında yaşananlar bazı kesimlerce yapılan tespitlerin hiç de doğru olmadığını göstermektedir.

Çayyolunda yaşanan ve iki müfettişin karıştığı olayın, Ak Parti yönünden en önemli sonucu şu olmalıdır. Ak Parti her ne kadar sözlü sınavlarla kendi insanımızı alacağız dese de kim torpil bulursa onu almaktadır. Sözlü sınav komisyonu üyelerinin tümü beş vakit namazlı insanlardan seçilmesine rağmen alınan kişiler, alkole yaşamlarında yer veren insanlardan olabilmektedir. Dolaysıyla sözlü sınavın hiçbir yararı bulunmamaktadır.

Gazetememur.com olarak; Çayyolundaki olayın; vatandaşları ayrıştıran, insanları torpil peşinde koşturarak kişiliksizleştiren sözlü sınavın kaldırılması açısından bir başlangıca vesile olmasını temenni ediyoruz.

Kaynak : Gazete Memur