Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 43,0454 0,02 Değişim Euro : 50,4715 0,00 Değişim Altın : 6.171,93 %0,40 Değişim BIST 100 : 11.702,00 %1,77 Değişim Brent Petrol : 61,76 1,66 Değişim

‘Asistan hekim maaşı kiralara yetmediği için evimi taşıyamadım’

Son yıllarda tıpta uzmanlık eğitimi veren kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinde giderek yaygınlaşan dağınık yerleşke modeli, hem sağlık hizmetinin niteliğini hem de uzmanlık eğitiminin bütünlüğünü tartışmalı hale getirdi.

Kaynak : Cumhuriyet Gazetesi Giriş : Güncelleme :
 ‘Asistan hekim maaşı kiralara yetmediği için evimi taşıyamadım’

Bilimsel planlama ilkeleri gözetilmeden ve sağlık çalışanlarının görüşleri alınmadan hayata geçirildiğini öne sürülen bu uygulamalar, birçok köklü hastanenin aynı isim altında farklı binalara dağılmasına yol açarken; asistan hekimlerin eğitim süreçlerinden çalışma koşullarına, hasta güvenliğinden akademik üretkenliğe kadar pek çok alanda ciddi sorunlar yarattı. Cumhuriyet, konu hakkında Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi 2. Başkanı Pınar Saip ve asistan hekim Z.B. İle konuştu.

‘ÇALIŞMA KOŞULLARI OLUMSUZ ETKİLENİYOR’

Son yıllarda özellikle deprem riski bahane edilerek birçok köklü kurumun dağınık yerleşkelere bölündüğünü aktaran Saip, “Ne yazık ki ana yerleşkedeki binalar bitirilmemekte ve kurumlar yıllarca parçalı halde çalışmaya zorlanmaktadır” dedi. Amacın hem köklü kurumun imkanlarını yeni yerleşkelere dağıtmak hem de kurumun bütünlüklü işleyişini engelleyerek kurumsal yapısını dağıtmak olduğunu belirten Saip, “Bu durum öğrencilerin, asistanların, sağlık çalışanlarının eğitim, çalışma ve yaşam koşullarını olumsuz etkilemekte, hastaların nitelikli sağlık hizmeti almalarını engellemekte” ifadelerini kullandı.

‘TEDAVİLERDE GECİKMELER YAŞANIYOR’

Dağınık yerleşkeler nedeniyle tanı ve tedavilerin geciktiğine dikkat çeken Saip, “Hastalar, tetkikler ve konsültasyonlar için ulaşım zorlukları yaşıyor” diye ekledi. “Dağınık yerleşkeler sağlık çalışanlarını, öğretim üyelerini, öğrencileri, hastaları ekonomik ve fiziksel eziyete maruz bırakıyor” diyen Saip, bütünlük içinde çalışamamanın tükenmişliği arttıran en önemli etkenlerden biri olduğunu ifade etti. Saip, dağınık yerleşke modeli yerine entegre kampüs modelinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

‘HASTANELER LOJİSTİK DESTEK SAĞLAMIYOR’

Asistan hekim Z.B ise yaşamış oldukları mağduriyetleri şu şekilde aktardı: “Özellikle cerrahi bölümlerde sabahları 05.00’te bile hastanede olunması gereken durumlar olup o saatlerde toplu ulaşımın kısıtlı olması, birden fazla yerde hizmet veren hastanelerde görev yapan asistan hekimleri oldukça zorluyor” Hastaneler tarafından lojistik destek sağlanmadığını söyleyen Z.B “Hızla yükselen kira ücretlerini bir asistan hekim maaşının karşılaması mümkün olmadığı için evimi taşıyamadım. Güncel durumda günde ortalama 3 saatim yolda geçmekte olup 24 saat süren nöbet sonrası bunun zorluğu çok daha fazla oluyor” dedi.

KADIN HEKİMLER İÇİN TEK SORUN EKONOMİK DEĞİL: GÜVEN

Gözardı edilen başka bir konunun hastanenin bulunduğu sosyal çevre olduğuna dikkat çeken Z.B, “Çalışma saatlerinin çok değişken olması nedeniyle özellikle kadın hekimlerin evlerinden işe giderken nisbeten daha güvende olacaklarını düşündükleri semtlerdeki hastaneleri tercih etmeleri günümüz koşullarında çok doğal bir durum” ifadelerini kullandı.

Damla POLAT