Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 43,1486 0,07 Değişim Euro : 50,3825 0,11 Değişim Altın : 6.367,55 %0,00 Değişim BIST 100 : 12.254,83 %0,44 Değişim Brent Petrol : 64,31 1,53 Değişim

Zamlı maaşları açlık sınırının altında kalan emeklinin en zor kışı

TÜİK’in enflasyon hesaplaması nedeniyle zamlı maaşları açlık sınırının altında kalan emekliler kışı nasıl geçireceklerini kara kara düşünüyor. Ev kiralarındaki artışa yetişemeyen, fahiş doğalgaz ve elektrik faturaları karşısında hayatta kalma mücadelesi veren emekli ve dar gelirli bir de ek zam ayrımcılığına uğramaktan dertli.

Giriş : Güncelleme :
#Emekli
Zamlı maaşları açlık sınırının altında kalan emeklinin en zor kışı

Üç yılda 4 kez revize edilmesine rağmen başarısız olan ekonomi programıyla G20 ülkeleri arasında enflasyon şampiyonu olan Türkiye’de vatandaş yoksulluğa mahkum oldu. TÜİK’in açıkladığı 0.89’luk aylık enflasyona göre zam alan emekliler, açlık sınırının altında kalan yeni maaşlarıyla son yılların en soğuk kışı karşısında ne yapacağını bilemez hale geldi. Dünyada doğalgaz son iki yılda yüzde 10 artarken Türkiye’de aynı dönemde artış yüzde 162 olarak hesaplandı. Yeni yılda yapılan zamlarla bu rakamlar 2-3 katına kadar çıktı.

EK ZAM AYRIMCILIĞI

Emekliye kara kışta bir kötü haber de EPDK Başkanı Yılmaz’dan geldi. Yılmaz, her şeyin bir bedeli olduğunu belirterek elektrik zammının yüzde 89’larda kalmasını az buldu. Şubatta zam yapacaklarının sinyalini verdi. Emekliler, “Gelen doğalgaz faturası 10 bin lira. 5 binini devlet ödüyormuş, kalan 5 bini bizim. Madem faturalar bu kadar yüksek, neden asgari ücret ve Emekli maaşları bu kadar düşük” diye sordu. 16 milyon emekliden sadece 4 milyon kişiye ek zam ayrımcılığı ise yüksek prim ödeyen ve uzun süre çalışan emekliyi isyan ettirdi.

Emeklinin 2026’da kara kışla imtihanı

Emekliye yapılan düşük zamlar ve gerçek enflasyonun kat kat üstünde artan fiyatlar kara kışta emekliyi çıkmaza soktu. Ev kiralarındaki artışa yetişemeyen emekli bir de yükselen doğalgaz ve elektrik faturaları karşısında hayatta kalma mücadelesi verecek. Türkiye’de 2 yılda doğalgaz yüzde 162, elektrik 4 yılda yüzde 231 zamlandı. Uzmanlar faturaların daha da kabaracağını söyledi.

Gerçek enflasyonun çok altında zam alarak açlıkla mücadele edecek hale gelen emekli, son yılların en soğuk kışı karşısında ne yapacağını bilemez bale geldi. Tüm dünyada doğalgaz son iki yılda yüzde 10 artarken Türkiye’de aynı dönemde artış yüzde 162 olarak hesaplandı. Yeni yılla birlikte ise faturalara yapılan gizli zamlarla rakamlar 2-3 katına çıktı. En büyük sıkıntıyı fiyat artışlarının daha çok yaşandığı mega kentlerdeki emekliler çekiyor. Sosyal medyada seslerini duyuran emekliler, “İnsan aklıyla nasıl dalga geçilir diye soran varsa, doğalgaz faturalarına baksın; cevap aleni ortada. Gelen doğalgaz faturası 10 bin lira. Bunun 5 binini devlet ödüyormuş, kalan 5 bini bizim. Ama zaten fatura geçen yılın üç katı gelmiş. Sonra dönüp hem devlete teşekkür etmemiz bekleniyor, hem psikolojik olarak kötü hissetmemiz normal görülüyor, hem de insan ister istemez sorguluyor: Hani doğalgaz bulmuştuk? Ne oldu o gaza? Madem faturalar bu kadar yüksek, neden asgari ücret ve emekli maaşları bu kadar düşük? Zamlar, destekler neye göre yapılıyor? Sonunda insan kendi kendine şunu söylüyor: Emekli ve dar gelirli ile ancak bu kadar dalga geçilebilirdi” isyanında bulundu.

ŞUBATTA ELEKTRİK FATURALARI KATLANACAK

Açlık sınırının altındaki maaş artışlarıyla kira zammına gıdaya nasıl yetişiriz diye dertlenen emekliye kara kışta bir kötü haber de EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’dan geldi. Yılmaz, her şeyin bir bedeli olduğunu belirterek şubat ayında elektriğe zam yapacaklarının sinyalini verdi. Son 4 senede enflasyonun yaklaşık yüzde 400’e ulaştığını belirten Yılmaz, dövizin yüzde 216 yükseldiğini buna karşın elektriğe yapılan zammın yüzde 89’da kaldığını aktardı. Bu açıklamanın hemen ardından hesaplama yapan ekonomist İnan Mutlu, “Yalancının burnu uzasa kamu kurumları pinokyolarla dolardı. EPDK Başkanı, ‘son 4 yılda elektriğe yüzde 89 zam geldi’ diyerek güya şubat ayında yapılacak zamma toplumu hazırlıyor. Son 4 yılda elektrik yüzde 231 zamlandı. Avrupa’da sadece yüzde 27 zamlandı. Şubat’ta Türkiye’de yine yüzde 20 civarı zam gelecek” dedi.

KİMSE VATANDAŞI DÜŞÜNMÜYOR

Emeklinin bugün itibariyle aldığı düşük maaşların suçlusunun mecliste kendilerini temsil eden tüm milletvekilleri olduğunu dile getiren vatandaşlar, sistemde yapılan yanlışlara da kimse dur demediği için emekliler arasında uçurumlar oluştuğunu söyledi. Nitekim, 16 milyon emeklinin 4 milyonu en düşük emekli maaşı alan kısımda yer alıyordu 6 yılda maaşları 20 kat artarak 20 bin liraya çıktı. Ama aynı orandaki artışlar diğer emeklilere yapılmadığı için yüksekteki maaşlar zaman içinde en düşük emekli maaşlarına denk geldi. Rakamlarla durumu özetleyen emekli dernekleri, “Türkiye’de net milletvekili maaşı euro bazında 9 bin 17 cent. Alman vekiller 7 bin 300 euro maaş alıyor. Birleşik Krallık’tamilletvekili maaşı ise 6 bin euro. Bizim ülkede vekile en yüksek maaş verilirken emeklisine ise en düşük maaş veriliyor. Türk emeklisi 400 euro alırken Almanya’da bir emekli 563 euro, Birleşik Krallık’ta ise bin 120 euro emekli maaşı alınıyor. Yani ülkemizde milletinin sorunlarıyla mücadele edip sorun çözmek için görevlendirilen vekiller milletin aklıyla oynuyor. Mecliste milletvekili maaşlarının artışıyla ilgili her yasa tasarısına iktidar ve muhalefet aynı anda firesiz kabul oyu verirken vekillerin aldığı emekli maaşlarının iptal edilmesine yönelik de neredeyse tüm meclis görmezden geliyor. Bizim hakkımızı savunan milletvekilleri aslında çözüm odaklı değil maalesef oy avcılığı odaklı hareket ediyor” dediler.

ÇÖZÜM TASARRUF VE ÇOK KAZANANDAN VERGİ AMA...

Uzmanlara göre bu işin çok basit bir çözümü bulunuyor. Bu çözüm de kamuda tasarruf ve çok kazanandan çok vergi ile çalışanın menfaati için toplanan işsizlik fonlarının yönetimi ile mümkün. Ancak buralarda da durum çok iç açıcı değil. 2024 yılında nakit dengesi 1,97 trilyon lira açık vermişti. Şimdi daha da artmış. Uzmanlar bu durumu kasada para olmamasına rağmen kamunun har vurup harman savurmaya devam etmesinin göstergesi olarak özetliyor. Gelir vergisinde de çarpıklık net olarak rakamlara yansıyor. Çalışanların maaşlarından kesilen gelir vergisi 2,3 trilyon lira. Şirketlerden alınan vergi 1,2 trilyon lira. Yani bu şirketlerde çalışanlar çok kazanan şirket patronlarından daha fazla vergi ödüyor. Uzmanlar, vergi yükünün, kimden kaçamayacağı kadar kolay vergi tahsil edilebilir düşüncesine göre şekillendiğine vurgu yaparak, “Ayrıca şirket vergileri için pazarlık edilebiliyor; yani istisna var, teşvik var, yapılandırma var. Ama maaşlı çalışan için durum çok basit, direkt kaynakta kesinti yapılıyor. Yani daha para çalışanın eline geçmeden devlet alacağını alıyor, ohh ne ala! Maaştan gelir vergisi ve “emeklilikte rahat yaşayacağım” diye düşündüğün, ama siyasilerce iç edilen SGK primi de kesiliyor. Bitmedi, daha sonra eline geçen parayla aldığın her şeyin içinde başka vergiler var; neredeyse her üründe/hizmette KDV; araba, telefon, akaryakıt, alkol/tütün, bazı elektroniklerde ÖTV var. Üstüne bir de ÖTV’li ürünlerin KDV’si, vergili fiyat üzerinden hesaplanıyor, yani verginin vergisini ödüyoruz” bilgisini paylaştılar.

KARAR

Daha Fazla Haber : #Emekli