Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2025 Gazete Memur
Altın Gram 3.710,58 %-2,27 @dir BIST 100 9.379,83 %-1,10 @dir Bitcoin 83.452,63 %-0,80 @dir Brent Petrol 65,58 %-6,50 @dir Euro 41,6814 %-0,75 @dir Dolar 37,9927 %0,10 @dir

Yüksek faize rağmen enflasyon yüzde 38

Ekonomi yönetiminin yaklaşık iki yıldır yürüttüğü ortodoks politikalara rağmen enflasyonla mücadelede istenilen sonuç alınamadı. Yüksek faize ve alınan onca kısıtlayıcı tedbire rağmen enflasyon, 22 ay önceki seviyesi olan yüzde 38’e ancak düşürülebildi.

Kaynak : Yenişafak Gazetesi Giriş : Güncelleme :
Yüksek faize rağmen enflasyon yüzde 38

Ekonomi yönetimi; yaklaşık iki yıldır Ortodoks politikası uyguladığı halde enflasyonla mücadelede istenilen sonucu alamadı. Haziran 2023’te yüzde 38,2 olan enflasyon, geçen yıl yüzde 75,4’e çıkarak son yılların en yüksek seviyelerinden birini görmüştü. Aradan geçen sürede uygulanan yüksek faize ve alınan onca kısıtlayıcı tedbire rağmen enflasyon 22 ay önceki seviyesine ancak düşürülebildi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mart ayında yüzde 2,46 artarken, yıllık bazda yüzde 38,10 olarak kayıtlara geçti. Son 10 aydır düşüş gösteren ve Mayıs 2024’te gördüğü zirve noktasından 37,35 puan aşağı inse de enflasyondaki katılık dikkat çekiyor.

YÜKSEK FAİZLE BİR YERE KADAR

Ortodoks politikanın özünü oluşturan kemer sıkma politikasının en etkili silahı yüksek faiz olarak dikkat çekiyor. Türkiye Mayıs 2023 seçimlerini yaptığında gösterge niteliğindeki politika faizi yüzde 8,5 seviyesindeydi. Seçimlerin ardından iş başı yapan yeni ekonomi yönetimi, faizleri yükselterek enflasyonu düşürme hedefiyle yola çıktı. Haziranda başlanan faiz artırma süreci Mart 2024’e kadar devam etti. 10 ayda yaklaşık 6 kat (yüzde 588) artırılan faiz yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye çıkarıldı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), 8 ay boyunca faizleri yüzde 50’de tutarak ekonomiyi soğutmaya çalıştı.

ENFLASYON 37 PUAN GERİLEDİ, MB FAİZİ SADECE 7,5 PUAN İNDİRDİ

Mayıs 2024’te enflasyon yüzde 75,45 ile zirve yaptığında Merkez Bankası’nın gösterge niteliğindeki politika faizi yüzde 50 seviyesindeydi. Aradan geçen sürede enflasyon yüzde 38,1’e düştü. Enflasyon 37,35 puan gerilediği halde Merkez Bankası faizi sadece 7,5 puan aşağı çekti. Merkez Bankası son üç toplantıda (Aralık 2024, Ocak 2025 ve Şubat 2025) 2,5’er puanlık faiz indirimi yapsa da, bu piyasaya bire bir yansıtılmadığı için konut, araç ve ticari kredilerin yıllık maliyeti hala çok yüksek seviyelerde seyrediyor. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 17 Nisan'da yapacağı toplantıda alacağı faiz kararı merak ediliyor.

BANKADAKİ MEVDUAT İKİ YILDA İKİ KATINA ÇIKTI

Hal böyle olunca, bankaların yüksek faizle topladığı mevduat 21 trilyon TL’ye yaklaştı. Son iki yılda bankacılık sektörünün mevduatı iki katına çıktı. 2 Haziran 2023’te 10,4 trilyon TL olan bankacılık sektörünün mevduat toplamı, 27 Mart 2025 tarihi itibarıyla 20,9 trilyon liraya yükseldi. Ancak bu para bolluğu yüksek faizler nedeniyle kredi olarak kullandırılmadığı için bankalarda faizle nemalandırılıyor. Bankalar yüksek mevduat faizleri yarışı yakın zamana kadar devam ettiği için, toplanan kaynağın uygun maliyetlerle krediye dönüştürülmesi zorlaştı. Faizden para kazanan rantiye kesiminin servetine servet katan yüksek faiz ortamı, elinde parası olanın değirmenine su taşımaya devam ediyor.

KREDİ ALMAK İMKANSIZ HALE GELDİ

Yatırımların iyice yavaşladığı bu dönemde, kredi almak zorlaştı. Sanayici, tüccar, ihracatçı, esnaf, çiftçi ve girişimcinin bankaların kapısından içeri adım atmakta zorlanırken, Türkiye’nin ihtiyacı olan yatırımlar yapılamadı. İşletmeler, öz kaynaklarıyla ayakta durmaya çalıştı. Kredi almak zorunda kalan işletmeler de kazandıklarını faizciye ödemek zorunda kaldı.

CARİ AÇIKTA OLUMLU TABLO

Son iki yıla ilişkin makro ekonomik veriler incelendiğinde olumlu seyreden birkaç kalem var. Türkiye’nin cari işlemler açığındaki iyileşme dikkat çekiyor. Mayıs 2023'te 55,6 milyar dolar olarak gerçekleşen yıllık cari işlemler açığı, Aralık 2023 itibarıyla 39,9 milyar dolara geriledi. 2024’te de gerilemeye devam eden yıllık cari işlemler açığı Aralık 2024 itibarıyla 9,97 milyar dolar olarak kaydedildi. Mayıs 2023-Aralık 2024 döneminde cari açığında yaşanan 45,7 milyar dolarlık iyileşmede ihracattaki artış ve ithalatın gerileme etkili oldu.

MERKEZ'İN REZERVLERİ 171 MİLYAR DOLARI AŞTI

Cari işlemler açığındaki iyileşme para piyasalarında önemli bir rahatlama sağladı. Buna bağlı olarak Merkez Bankası’nın rezervleri 171 milyar doları aşarak rekor bir seviyeye ulaştı. TCMB verilerine göre; brüt rezervler 2 Haziran 2023 tarihi itibarıyla 100,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. 1 Haziran 2023 tarihinde 20.8 TL seviyesin bulunan dolar, aradan geçen 22 aylık sürede dolar 38 liraya çıktı. Kur hareketliliğinin yurt içi piyasalarda dengeli seyretmesinin etkisiyle aradan geçen 22 aylık sürede doların TL karşısındaki değeri yüzde 82,7 arttı.

YATIRIM DURDU, ÜRETİM ZAYIFLADI

Kredi alamadığı için yeni yatırım yapamayan sanayicinin, yüksek faize dayanacak gücü kalmadı. Mevcut imkanlarla işlerini yürütmeye çalışan sanayici, istediği kadar üretim yapamadığı için enflasyonla mücadelede arz-talep dengesi bir türlü sağlanamıyor. Bu durumu doğrulayan en önemli veri kapasite kullanım oranlarıdır. Kapasite kullanım oranları son yılların en düşük seviyesine gerilerken, sanayi üretim endeksinin aylardır düşüş seyrinde olması dikkat çekiyor. İmalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), martta yüzde 74,4’e geriledi. Bu oran Mart 2023’ten bu yana görülen en düşük seviye oldu. Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Mart 2023’te kapasite kullanım oranı yüzde 73,5 seviyesini görmüştü. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), geçen ay 47,3'e gerileyerek Ekim 2024'ten bu yana en sert düzeyde kaydedildi.