,

Soru: TÜİK enflasyon sepetini niye gizliyor? Cevap: Zahmet olmasın diye

TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya “Enflasyon zam döneminde düşük mü açıklanıyor?” sorusuna “Muhatap biz değiliz” yanıtını verdi. Ardından ekledi: Elektrik zammını 1 Temmuz veya 1 Haziran’da yapmanın farkı var. Tercih bu yönde kullanıldı.

Soru: TÜİK enflasyon sepetini niye gizliyor? Cevap: Zahmet olmasın diye

TÜİK’in 33 liraya muayeneyle, 147 liraya peynirle yaptığı enflasyon hesabı ‘Şu ürünler neden yıllardır açıklanmıyor?’ sorusunu yeniden gündeme getirdi. TÜİK Başkanı önce AB ülkelerinde de tüm ürünlerin açıklanmadığını savundu. Ardından ‘Madde fiyatlarının açıklanması için ekstra bir gün daha çalışma yapmak gerekiyor. Bu nedenle artık bu fiyatları yayınlamıyoruz’ dedi.

MAHKEME KARARI YOK SAYILIYOR

Kerim Rota: Türkiye İstatistik Kurumu, basit bir şikayet üzerine hesaplarını IMF’ye açtı ancak Türk mahkemesinin kararına rağmen hesapları işçilerin sendikasıyla paylaşmadı.

TÜİK SEPETİ ARTIK AÇIKLAMAK ZORUNDA

Oğuz Demir: TÜİK’in enflasyon hesabında kullandığı madde fiyatlarını açıklaması şart. Emeklinin, memurun geliri bu verilerle şekillenirken, ortada iddialar varken sessiz kalamazsınız.

ŞAİBE OLDUĞUNU DÜŞÜNMEYEN YOK

Orhan Karaca: Madde fiyatlarını açıklamayı enflasyon üç haneye giderken bırakmasaydınız bu kadar dikkat çekmezdi. Ama artık ortada şaibeli bir şeyler olduğunu düşünmeyen kalmadı.

ieaieaie.jpg

İTO ile TÜİK fiyat artışları arasındaki fark %24.8’e ulaştı

TÜİK SEPETİ GİZLEDİ FARK AÇILDI

TÜİK Başkanı, İstanbul Ticaret Odası’nın enflasyon verileriyle oluşan fark için “İTO hesap metodolojisini 30 yıl önce TÜİK’ten aldı. Ancak bu yöntem artık eskidi” iddiasını dile getirdi. Ancak iki kurumun verilerindeki farkın, TÜİK’in madde sepetini açıklamayı bırakmasından sonra hızla açılması dikkat çekti. İki kurumun enflasyon oranları arasındaki makas iki yıl içinde yüzde 24’ü aştı.

TÜİK HESAPLARINI İMF'YE AÇTI

TÜİK tartışmalı veri açıklamalarını sürdürürken en son yayımlanan enflasyon sonrasında tartışmalar iyice büyüdü. Bunun üzerine bir de madde sepeti ortaya çıkınca TÜİK Başkanı Çetinkaya açıklama yapmak zorunda kaldı. Dünya ile aynı sistemi kullanıyoruz diyen Çetinkaya “IMF Türkiye Masası şefi geldi, hesaplamalarımıza baktılar. Sadece Türkiye’de değil dünyada diğer ülkelerde de ÜFE’nin TÜFE’nin üzerine çıkmış olduğunu fark ettiler ve ‘Biz bunu araştıralım’ diye gittiler” dedi.

Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyonla birlikte kağıt üzerinde gelen veriler sokağın fiyatlarıyla örtüşmedi. Nisan 2022’den beri yayınlanmayan madde sepetiyle birlikte kalem kalem verilen toplanan fiyatların sonucu belli olmazken önceki gün yapılan hesaplamalara göre, fiyatların sokağın nabzından çok uzak olduğu ortaya çıktı. Uzun bir süredir sessizliğini koruyan Türkiye İstatistik Kurumu da (TÜİK) paylaşılan bu verilerden sonra açıklamalarda bulundu. TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) hesaplamalarında enflasyon sepetindeki madde fiyatlarının neden açıklanmadığı, diğer kuruluşlarca yayımlanan endeksler ile farklılıklar, fiyat artışlarına etki eden faktörler gibi konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ülkelerin resmi kurumlarının açıkladığı enflasyon ile algılanan enflasyon arasındaki rakamlara bakıldığında Türkiye’deki rakamların diğer ülkelere kıyasla birbirine en yakın oranları yakaladığını anlatan Çetinkaya:

FARK VAR AMA AB’DE DE ÖYLE: “Algılanan enflasyona ilişkin hususlar Türkiye’ye özgü olmayıp, gelişmiş ülkelerde de aynı durum görülmekte ve bu durum Eurostat tarafından ifade edilmektedir. Örneğin son 20 yıl boyunca AB’de hissedilen enflasyon açıklanan enflasyonun ortalama 5 katı düzeyinde seyrederken Türkiye’de 2 katı düzeyinde seyretmiştir” bilgisini paylaştı.

DÜNYADA NASIL HESAPLANIYORSA BİZDE DE AYNI: Çetinkaya, dünyada enflasyon nasıl hesaplanıyorsa Türkiye’de de öyle hesaplandığını belirterek, “TÜFE ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) arasında oluşan fark da sadece Türkiye’ye özgü değil” diye konuştu.

BİZİ IMF’YE ŞİKAYET ETMİŞLER: Söz konusu makasın 2021 yılı başından itibaren tüm dünyada gözlendiğini aktaran Çetinkaya, “TÜİK’i IMF Türkiye Masasına şikayet etmişler, orada bir şeyler mi dönüyor diye. IMF Türkiye Masası şefi geldi, hesaplamalarımıza baktılar. Sadece Türkiye’de değil dünyada diğer ülkelerde de ÜFE’nin TÜFE’nin üzerine çıkmış olduğunu fark ettiler ve ‘Biz bunu araştıralım’ diye gittiler. Yakın zamanda derecelendirme kuruluşları da istatistikleri inceledi, onlar da tatmin edici yanıtları alarak döndüler” ifadelerini kullandı.

KERİM ROTA: MAHKEMEYE RAĞMEN SENDİKA İLE PAYLAŞMIYOR

TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya’nın IMF detayının üzerine ekonomist Kerim Rota’dan da dikkat çeken bir paylaşım geldi. Rota “Basit bir şikayet üzerine hesaplarını IMF’e açan ancak Türk Mahkemesinin kararına rağmen hesapları işçilerin sendikası ile paylaşmayan kurum” yorumunu yaptı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), TÜİK’e karşı açılan davada kesinleşen mahkeme kararlarına dikkat çekti. Nisan ayında paylaşılan açıklamada TÜİK Başkanlığı’nın Haziran 2022’de durdurduğu enflasyona esas madde fiyat listesini açıklamak zorunda olduğunu duyurdu. DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu bir açıklama yaptı. Açıklamada kesinleşen yargı kararının ardından, TÜİK’e 2 Nisan 2024’te idare mahkemesi kararını uygulaması için talepte bulunulduğu belirtildi.

‘ENFLASYON 3 HANEYE GİDERKEN SEPET KAYBOLDU’

Ekonomistler de TÜİK açıklamalarını yorumladı. Ekonomist Tunç Şatıroğlu “TÜİK’ten korkma ‘TÜİK’çilerden kork. Tartışmalı enflasyon verileri üzerinden sanki bu veriler kesin doğruymuş gibi hesap yapıp çıkarımlarda bulunanlar var. Bunlara karşı dikkat” dedi. İktisatçı Orhan Karaca “Madde fiyatlarını açıklamayı tam da enflasyon 3 haneye giderken garip bir şekilde yüzde 80’lerde fren yaptığı sırada bırakmasaydınız bu kadar dikkat çekmezdi ama artık şaibeli bir şeyler olduğunu düşünmeyen kalmadı. Elbet bir gün gerçeği öğreneceğiz” diye konuştu. Ekonomist Baki Demirel ise “Fahiş ya da aşırı kâr enflasyondan nasıl bağımsız oluyor? Enflasyonu hızlandıran ücret fiyat sarmalı değil, kâr fiyat sarmalıdır demiyor muyuz kaç yıldır? TCMB politika metinlerinde ve Hazine Bakanının açıklamalarında kâr enflasyonuna yönelik tek satır vurgu, tek cümle var mı? Buna rağmen asgari ücreti sabitle, emekliye zam yapma, memura enflasyonun altında zam ver ve bu kâr arayışına destek ol. Faiz arbitrajına olanak tanı ve yüksek faizle emekçiden ve kamudan bankalara rant yarat. Çalışan program dedikleri de bu...”

‘MİLLİ GELİR HESAPLARI DA YANLIŞ

’Ekonomist Oğuz Demir “TÜİK’in artık enflasyon hesaplarken kullandığı madde fiyatlarını açıklaması şarttır. Emeklisi, asgari ücretlisi, memuru, işçisi tüm kesimlerin gelirleri bu verilerle şekillenirken, ortada bu iddialar varken daha fazla sessiz kalamazsınız” dedi. Ekonomist Veysel Ulusoy da “Sadece enflasyon verileri değil, ülke refahının ölçüsü olan milli gelir hesabı da yanlış” açıklamasında bulundu.

‘REFAH DÜZEYİ FARKLILIKLARINI GÖSTERİYOR’

Erhan Çetinkaya, TÜFE’nin, tüketim harcamalarına konu olan mal ve hizmetlere ait fiyatların genel düzeyinde zaman içerisinde meydana gelen değişimi ölçtüğünü ifade ederek, endeksin Türkiye hanehalkının ortalama harcama alışkanlıklarını temsil eden sabit bir mal ve hizmet sepetine dayandığını ve tüketicilerin karşılaştığı perakende fiyatlarındaki ortalama değişimi ölçtüğünü belirtti. TÜFE’nin yaşam maliyetlerini ölçmediğiyle ilgili bazı mecralarda tartışmalar yaşandığına işaret eden Çetinkaya, TÜFE ile yaşam maliyeti endeksinin farklı kavramlar olduğunu, TÜFE sabit bir mal ve hizmet sepetinin maliyetindeki değişikliği ölçerken, yaşam maliyeti endeksinin sabit bir “refah” düzeyinin maliyetindeki farklılıkları yansıttığını vurguladı.

600 BİN ÜRÜNÜN FİYATI HESAPLANIYOR

TÜİK Başkanı Çetinkaya, madde fiyatlarının yayımlanmasını durdurmalarına ilişkin eleştirileri şöyle yanıtladı: “TÜFE’yi Türkiye genelinde aylık 600 binin üzerinde fiyatı derleyerek hesaplıyoruz. Bu sonuçları dünyada en erken açıklayan ülkelerden biriyiz. TÜFE’yi her ayın 3. iş günü kamuoyu ile paylaşıyoruz. Bu fiyatların yaklaşık 300 bini marketlerden alınan kasa fiyatlarından oluşuyor. Bu da ayın sonunda toplanıyor. Söz konusu hesaplamaların açıklanma tarihi olan ayın 3’üne yetişmesi çok zor. Enflasyon, 600 bin fiyatın ağırlıklı ortalaması alınarak toplulaştırıldığı bir hesaplamadır. Bir madde veya hizmetin çeşitlerinin ortalaması alınmaktadır. Örneğin Van’daki bir domates ile İstanbul Etiler’deki çeri domatesin fiyatı aynı olabilir mi? Bunların fiyatlarının ağırlıklı ortalamaları alınarak toplulaştırılan fiyatlar enflasyon hesaplamasında kullanılmaktadır. Madde sepeti olduğu yerde duruyor, madde sepetini gizlemek kimsenin yetkisinde değildir, yayınlanmayan tablolar madde fiyatlarıdır. Geçmişte açıklanan madde fiyatlarının bir gösterge niteliği yoktu. Madde fiyatlarının açıklanması için ekstra bir gün daha çalışma yapmak gerekiyor. Bu sebeple artık gösterge niteliği taşımayan bu fiyatları yayınlamıyoruz.”

‘GEZEN TAVUK YUMURTASI 5 LİRA NORMAL YUMURTA 2 LİRA’

Erhan Çetinkaya, Avrupa Birliği’ne (AB) üye ve aday ülkeler, EFTA ülkeleri, ABD ve Kanada istatistik ofislerinin internet siteleri de incelendiğinde madde düzeyinde tüm fiyatları yayınlayan herhangi bir ülke bulunmadığına dikkati çekerek, Kurumun bu anlamda haksız eleştirilere maruz kaldığını bildirdi. Basına yansıyan haberlerde endeks zaman içerisinde yürütülerek madde sepetindeki bazı fiyatların hesaplandığını ifade eden Çetinkaya, şu değerlendirmede bulundu: “Yumurta, doktor muayenesi fiyatları denildiğinde toplulaştırılmış bir fiyattan bahsediliyor. Basına yansıyan bir haberde 2,57 lira yumurta fiyatı ifade ediliyor. Gezen tavuk yumurtası 5 lira. Ama 30’lu yumurtaların tanesi 2 lira. Tüketim ağırlıklarına bakıldığında vatandaşların çoğunlukla 30’lu yumurta tükettiği görülüyor. Ortalama toplulaştırılmış fiyatlara bakıldığında yumurta için 2,57 lira gayet mantıklı bir fiyat. Olay bir süre sonra teknik hesaplamalardan çıkıp algı yönetimine giriyor.”

EUROSTAT’A SORDUK ‘İNDİRİMLİ GAZI DAHİL EDİN’ DEDİLER

TÜFE’nin, Eurostat standartlarına yüksek derecede uyumlu olarak hesaplandığına dikkati çeken Erhan Çetinkaya, “Geçen yıl doğalgaz desteği sağlandığı dönemde TÜİK olarak ‘hükümetin lehine rakamları açıklıyoruz’ diye sosyal medyada yemediğimiz dayak kalmadı. Halbuki doğalgaz sıfırlandı ve herkesin cebine yansıdı. Bu desteğin endeks hesaplamalarında yer alıp almama konusunu Eurostat’a sorduk. Söz konusu indirimli fiyatların TÜFE içerisinde hesaplanması gerektiğini belirtti, biz de TÜİK olarak hesaba dahil ettik” diye konuştu.

30 YILLIK İTO VERİLERİ MADDE SEPETİ AÇIKLANMAYINCA ‘ESKİDİ’

TÜİK mahkeme kararına rağmen 2022’den beri madde sepetini açıklamazken, İTO ile arasındaki fark açıldı. TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya enflasyon için şirketleri suçlarken, fark için de İTO verilerinin eski olduğunu iddia etti. Çetinkaya, TÜFE ile İTO İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi arasındaki farklılıklara yönelik yorumları da değerlendirerek, İTO’nun söz konusu hesaplarının metodolojisini 30 yıl önce TÜİK’ten aldığını ancak bu yöntemlerin artık eskidiğini ifade etti. Çetinkaya, söz konusu hesaplamalarda İTO’nun TÜİK’in çok küçük bir modelini kullandığını, kapsamının da TÜFE’ye göre dar olduğunu belirtti. Uzmanlar 30 yıldır eskimeyen İTO verilerinin madde sepetinin açıklanmadığı dönemde eski olarak belirtilmesinin manidar olduğunu söyledi.

‘ENAG VERİLERİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR’

Erhan Çetinkaya, TÜİK ile ENAG’ın açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, ENAG’ın internet sayfasından erişim sağlanan metodoloji dokümanında hesaplamalarda geçerli olan yöntem ve uygulamalara ilişkin bilgiler paylaşılmadığını ifade etti. ENAG tarafından yayımlanan aylık TÜFE oranlarının gerçeği yansıtmaktan oldukça uzak olduğunu dile getiren Çetinkaya, endekslerinin sadece 4 yıla yakın bir dönemde piyasa fiyatlarından ortalama 2-3 kat uzaklaştığının görülebildiğini kaydetti.

‘HER AY KİRACILAR EV DEĞİŞTİRMİŞ GİBİ HESAP YAPIYORLAR’

Bir araştırmanın Türkiye genelini temsil edebilmesi için uygun örnekleme yöntemlerinin kullanılması gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, şunları kaydetti: “TÜİK ve ENAG verileri arasındaki farkı, kira fiyatları hesaplamalarında görebiliriz. TÜİK tarafından takip edilen kira fiyatları için diğer tüm mal ve hizmet fiyatlarında olduğu gibi sabit tanım ve kalitede seçilmiş olan 5 binin üzerinde konutun aylık kira değeri izlenmektedir. ENAG ise kira fiyatlarını emlak sitelerinden doğrudan almakta ve kira artışını her ay tüm kiracıların ev değiştirmiş olduğu varsayımı üzerinden hesaplamaktadır. ENAG, her ay tüm kiracılar yeni bir eve taşınıyormuşçasına hesaplama yapıyor, internet üzerinden her ay gözlemlediği artışları yanlış şekilde üst üste ekleyerek şişirilmiş bir zam hesabı yapıyor. Bu örnek ENAG’ın TÜFE metodolojisinden ne kadar uzak olduğunu sadece kira maddesinde dahi ortaya koymaktadır.”

‘ŞİRKETLERİN KÂRLARI ENFLASYONU YUKARI TAŞIYOR’

Erhan Çetinkaya, akademik çalışmalara göre, Türkiye’deki şirket karlarının enflasyonu yukarı taşıyan bir etkiye sahip olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye’deki şirketler enflasyonist ortamı kullanarak normalde alması gereken karlardan daha yüksek fahiş karlar elde ediyorlar. Enflasyondan bağımsız şirket karlarına bağlı bir fahiş fiyat artışı var. Bu etki, pandemi sonrasından itibaren gözlemleniyor” dedi.

‘HAZİRANIN ETKİSİ TEMMUZDA ORTAYA ÇIKACAK’

TÜİK Başkanı Çetinkaya, memur zamlarının belli olduğu haziran ayı TÜFE rakamlarının beklentilerin altında geldiğine yönelik eleştirilere de yanıt vererek, haziran ayı sonunda açıklanan zamların hemen haziran ayı TÜFE rakamlarına yansıyacağı yönünde yanlış bir algı olduğunu belirtti. Haziran ayının, enflasyona 20-40 yıllık uzun seride bakıldığında en düşük enflasyon ayı olduğunu ifade eden Çetinkaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü tarla ürünleri çıkmaya başlar. Dolayısıyla bu bir normalleşmedir. Zamlar haziranda duyurulmakla beraber geçerlilik tarihi temmuz. Hazirandan bu yana ötelenen bazı zamlar temmuz ayı enflasyon rakamlarını etkileyecek. Kurlar da Türkiye’deki enflasyon belirleyicilerinden biridir. Kurdaki stabilitenin aylık enflasyon üzerinde ciddi bir etkisi var, enflasyonun artışını baskılıyor. Kur düşse bazı maddelerde fiyat gerilemeleri olabilir.”

KARAR

İlişkili Haberler

Manşetler