Mühendislerimizden sağlıkta sessiz devrim!
Geçtiğimiz hafta içinde dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı kırma operasyonunda kullanılan “taş kırma robotu”nun yerli ve millî teknoloji ile üretilmiş olması, Türkiye’nin yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumuna yükseldiğini bir defa daha gözler önüne serdi.

Türkiye, sağlıkta sadece hizmet sunan değil, artık teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun konuşmalarında sık sık açıkladığı yeni projeler, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde “yerli ve millî” döneme geçtiğini ortaya koyuyor.
YERLİ KALP-AKCİĞER MAKİNESİ AMELİYATA GİRİYOR
Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki en önemli adımlarından biri ise yüzde 90 yerlilik oranıyla geliştirilen kalp-akciğer pompa makinesi oldu. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve ASELSAN iş birliğiyle açık kalp ameliyatlarında kullanılmak üzere geliştirilen yerli kalp-akciğer makinesinin, birkaç hafta içinde Bilkent Şehir Hastanesinde ilk ameliyatın bu cihazla yapılacağı açıklandı.
Yerli kalp-akciğer makinesinin önemi ise dünyadaki tekelin kırılması. Dünyada kalp-akciğer makinesi pazarına sahip üç firma bulunuyor. Son yıllarda iki firma piyasaya sahip olmuş durumda. Ama Türkiye tarafından açık kalp ameliyatları için geliştirilen kalp-akciğer makinesi, standartları yüksek bir cihaz olduğu için uluslararası arenada da yerini bulmaya hazırlanıyor.
YERLİ SOLUNUM CİHAZINDAN SONRA ULTRASON
Pandemi döneminde geliştirilen yerli solunum cihazının ardından şimdi de Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmek için düğmeye basıldı. İmzalanan anlaşmalarla birlikte Türkiye’nin iki yıl içinde yerli doppler ultrasonografi cihazı üretebilir hâle geleceği belirtildi.
YERLİ ÜRETİM ORANI YÜKSELİYOR
Sağlık Bakanlığının “Üreten Sağlık” modeli kapsamında attığı adımlar meyvesini vermeye başladı. Kamu tıbbi cihaz alımlarında yerli üretim oranı yüzde 24’ten yüzde 31’in üzerine çıktı. Tıbbi cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranı ise yüzde 43’e yükseldi. Türkiye’de bugün sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren yaklaşık 25 bin işletme bulunuyor. Bakanlık; TÜSEB, TİTCK ve USHAŞ iş birliğiyle AR-GE’den finansmana, kamu alım garantisinden ihracat desteğine kadar geniş kapsamlı destek sağlıyor.
ASELSAN iş birliğiyle tamamen yerli mühendislik ürünü olarak geliştirilen ve ani kalp durmalarında kullanılan “Otomatik Eksternal Defibrilatör” geçtiğimiz yıl kullanılmaya başlandı. Türkçe komut sistemi ve ritim analiz özelliğiyle kalp durmalarında ambulans gelene kadar vatandaşların doğru müdahaleyi yapabilmesini hedefliyor.
5,3 MİLYON CİHAZ DİJİTAL TAKİPTE
Türkiye yalnızca cihaz üretmiyor, aynı zamanda sağlıkta dijital altyapısını da güçlendiriyor. Sağlık Bakanlığının Ürün Takip Sistemi sayesinde yaklaşık 5,3 milyon tıbbi cihaz ve malzeme dijital olarak takip edilebiliyor. Bu sistemle, hastanelerde ve kliniklerde kullanılan kritik tıbbi cihazların (ameliyat ekipmanlarından protezlere kadar) üretimden son kullanıcıya kadar olan süreçte güvenliği ve denetimi sağlanabiliyor.
390 FİKİR ÜÇ AYDA SİSTEME GİRDİ
Bu yıl devreye alınan “Üreten Sağlık Portalı” da sağlıkta inovasyonun merkezi olmayı hedefliyor. Portal üzerinden sadece üç ay içinde 390 yeni fikir sisteme yüklendi. Türkiye artık sağlıkta yalnızca tedavi hizmeti veren değil; kendi cihazını üreten, teknolojisini geliştiren ve dünyaya ihraç eden bir ülke olma yolunda kritik bir eşikte bulunuyor.
SAĞLIK SANAYİİ TÜRKİYE'NİN YÜZ AKI OLACAK
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gelecek hedeflerini belirlerken Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde dünyaya örnek olduğunu belirterek, şimdi aynı başarıyı sağlık teknolojileri ve sağlık sanayinde hedeflediklerini söylüyor. “Türkiye nasıl sağlık hizmetinde örnek olmuşsa, sağlık teknolojisinde de savunma sanayi gibi dünyanın sayılı ülkeleri arasına girecek” açıklamasını yapan Bakan Memişoğlu, “Sağlık sanayi de savunma sanayi gibi Türkiye’nin yüz akı olacak” diyor.
