Mevduattan konuta dönüş iki kat arttı
Merkez Bankası’nın kademeli adımları konut kredisi faiz oranlarına da yansıyor. İki yıl önce yıllık ağırlıklı ortalama yüzde 45,1 seviyesine yükselen oranlar, bu yıl martta yüzde 34,7’ye geldi. Yeni konut ihtiyacı ve arz sıkıntısına işaret eden sektör temsilcileri, “Faiz indirimleri, öncelikle konut ihtiyacını erteleyen talebi harekete geçirir” dedi. Uzmanlar, “Yüzde 25’in altı her zaman çalışır” diyor.

Türkiye’de her yıl üniversite öğrencilerinin eğitim için şehir değiştirmesi, iş hayatına katılan yeni iş gücü, evlenmeler, boşanmalar ve atamaların etkisiyle ortalama 700 bin yeni konut ihtiyacı doğuyor. Bu ihtiyacın karşılanmasında konut arzı, erişilebilir fiyat ve finansman kritik önemde. Finansman maliyetinin azalmasında faiz indirimleri önemli. Ancak enflasyon bunu güçleştiriyor. Enflasyonla mücadele kapsamında 2024 yılı Mart ayında yüzde 50’ye çıkan faiz oranı, takip eden toplantılarda enflasyonla birlikte kademeli bir iniş sergiledi ve bu yıl ocakta yüzde 37’ye kadar geri çekildi.
Martta ise sabit tutuldu. Merkez Bankası’nın bu adımlarıyla konut kredisi faiz oranları da yıllık ağırlıklı ortalama yüzde 45,1 seviyesinden 20 Mart haftasında yüzde 34,76’ye geriledi. İnşaatın lokomotif bir sektör olduğuna işaret eden gayrimenkul geliştirme sektör temsilcisi Ömer Emre Kubba, “Faiz indiriminin devam etmesinin, sektöre olumlu etkisi olacağını düşünüyoruz. Öncelikli olarak konut alma ihtiyacını erteleyen kesimin harekete geçeceğini düşünüyoruz” dedi.
İki yıl öncesine göre mevduattan konuta dönüş iki kat arttı
Konut talebini canlandıracak oranın hangi seviyede olması gerektiğine yönelik bir soru üzerine Kubba, “Türkiye’de konut sektöründe yüzde 25 altı her zaman çalışır” diye yanıt verdi. Öte yandan, faiz indirim sürecinin konut satışları üzerinde de etkisinin görüldüğüne işaret eden Kubba, faizin çıkış ve düşüş trendindeki süreci şöyle değerlendirdi: “En pikte talep iyice daralmıştı. O günden bugüne talep iki kat arttı. Yani 2024’ten bu yana, faizin en üst noktasından bugüne kadar olan süreçte iki kat arttı. İnsanlar mevduattan kazandıklarıyla yatırım yapıyorlar. Mevduat faizleri düştükçe konuta talep artacaktır.”
“Lüks konutta inşaat maliyeti 1.250-1.500 dolar arasında”
İnşaat maliyetleri konusuna da değinen ve söz konusu maliyetlerin lokasyondan lokasyona, inşaatın kalitesine göre farklılık gösterdiğine işaret eden Kubba, “Lüks segmentte inşaat maliyeti 1.250 ile 1.500 dolar arasında değişiyor. Orta segmentte, bölgesine göre değişmekle birlikte 700-800 dolar civarında” dedi. Kubba, firma olarak lüksek konut ürettiklerini de vurguladı. Fiyat baskısı ve inşaat maliyetlerini fiyata yansıtma durumuna yönelik bir başka soruya Kubba, şöyle yanıt verdi: “Belli yerlerde olabilir, ancak lüks konutta yok. Lüks konutta, tüm maliyetler fiyata yansıyor, tüm projelerde bu böyle. 2025 yılında ortalama yüzde 35-40 oranda inşaat maliyetleri arttı. Bunun da fiyatlara etkisini gördük. Üretim artık daha pahalıya mal ediliyor maalesef…” Kubba, bu yıl ise yüzde 25 civarında artış beklentisine işaret etti.
Yüzde 2’nin altı talepte gerçek bir vites yükseltir
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik, ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecindeki kararlılığını takip ettiklerini belirtti. Piyasa beklentileri ve veriler ışığında, yılın geri kalanında toplamda 250 ile 500 baz puan arasında kademeli bir indirim yapılabileceği beklentisine işaret eden Şişik, “Ancak ülkemiz dışındaki beklenmedik durumlar bu süreci yavaşlatıyor. Tabii burada önemli olan sadece politika faizi değil, bu indirimin konut kredisi faiz oranlarına ne kadar yansıyacağıdır. Eskiye dönüp baktığımızda konut kredi faizinin yüzde 1’in altına inmesi çok zor ancak en azından yüzde 2’nin altına inmesi bile inşaat sektöründe gerçek bir vites yükseltme yaşanacaktır” değerlendirmesi yaptı.
Bankalar artık konut kredisinde daha istekli
Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan ise aylık yüzde 3,5-4 civarında gezen konut kredisi faiz oranlarının son dönemde yüzde 2,5’in altına indiğini belirterek, bunun satışlara olumlu yansıdığını söyledi. Kiraların hızlı artmasıyla vatandaşların “kira ödeyeceğime taksit öderim” mantığıyla hareket ettiğini dile getiren Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle yüksek kirada oturan vatandaşlarımız belirli bir peşinatla alım yapmak ve kira yerine kendi evinin taksitini ödemek istiyor. BDDK düzenlemesi sonrası bankaların vatandaşın kredi taleplerine olumlu dönüşünde artış var. Bankalar artık konut kredisi kullandırmakta daha istekli. Önceden daha ketum bir tutumları vardı. Bu durum ipotekli satışların payını artırdı. Ancak hala gidilecek çok yol var. Faiz oranları yüzde 1 civarına gerilediğinde ipotekli satışların payı yüzde 35-40 civarına yükselecektir.”
Kira yükselişini kırmanın yolu ‘arz’dan geçiyor
Kiralık sosyal konut hamlesinin ise oldukça değerli olduğuna işaret eden Hakan Şişik, şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle büyükşehirlerdeki kira artış baskısını kırmanın yolu, arzı artırmaktan geçer. Bu projeler hayata geçtiğinde, dar gelirli vatandaşlarımız için alternatif bir kapı açılacak ve bu da piyasadaki genel kira rayiçlerinin dengelenmesine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda konut kredilerinin de aşağıya çekilmesi de konut satışları açısından önem arz ediyor. Burada konut arzının önünü açıp maliyetleri düşürmemiz gerekiyor. Konut fiyatları artıkça insanlar konut alımından uzaklaşıp kiracı konumuna geçerken, kiralık arzı da azaldıkça ve talep artıkça kiralık fiyatları artıyor,
“Sosyal konut projeleri çok önemli bir çözüm”
500 bin sosyal konut projesinin kiralara etkisine de değinen Kubba, şunları söyledi: “Kesinlikle çok önemli bir çözüm. Çok doğru bir proje. Hükümet orada 500 bin sosyal konut arzı gerçekleştirecek, bir miktarının da inşaatına başladı. İnşaatlar devam ediyor. Bu kiradaki, kira artış oranlarındaki artışı kesecektir. Biz onu çok önemli buluyoruz. Kiralar eskisi kadar artmaz. Çünkü piyasaya yeniden 500 bin konut giriyor, düşük maliyette.”
Fiyat artışında enflasyon etkili
Faiz düştükçe fiyatlarda artış beklentisi olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine Kubba, artış beklentilerinin faiz düşüşünden değil, inşaat maliyeti enflasyonundan kaynaklandığına işaret ederek, şöyle yanıt verdi: “Evet fiyatlarda artış beklentimiz var, ancak bu faizin düşüşü ile değil, enflasyonla ilgili bir durum. Orada enflasyondan dolayı inşaat maliyetleri tabii ki artıyor. O da fiyatlara faiz düşse de düşmese de yansıyor.”
Hamide HANGÜL
