Merkez Bankası, yüksek faizin vatandaşa ve Hazine’ye maliyetini görmezden geldi
Yüksek faizde direnmeye devam eden Merkez Bankası, arz yönlü politika beklentisinin gelişmeye başladığı bir dönemde, üretimin önünü açmaya yanaşmadı. Savaşı bahane ederek faizi yüzde 37'de sabit tutan Merkez Bankası, yüksek faizin 86 milyon vatandaşa ve Hazine’ye maliyetini görmezden geldi.

Merkez Bankası; ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasını bahane ederek faiz indirmeyi durdurdu.
İki yıldır uygulanan yüksek faiz politikasının 86 milyon vatandaşa ve Hazine’ye maliyetini görmezden gelen Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'te sabit bırakan Merkez’den yapılan duyuruda, enflasyonun ana eğiliminin şubat ayında yataya yakın seyrettiği belirtildi.
2025’TE FAİZCİYE 2 TRİLYON TL GİTTİ
Yatırım, üretim, istihdam ve büyüme üzerinde büyük yük oluşturan yüksek faiz politikası, millet ile devletin faizciye çalışmasına neden oluyor. Yüksek faiz politikası; hayatın her alanında kendini hissettiriyor. Sanayici, tüccar, ihracatçı, esnaf, çiftçi ve vatandaşın sırtlamak zorunda kaldığı yüksek faiz yükü nedeniyle, geçen yıl devlet de yüksek fatura ödemek zorunda kaldı. 2025 yılını 14,6 trilyon TL gider ve 12,8 trilyon TL gelirle tamamlayan merkezi yönetim bütçesi, geçen yıl 1,79 trilyon TL açık verdi. Bu açığın tamamından daha fazla faiz faturası ödendi. Çünkü geçen yıl Hazine’nin kasasından faizcilere 2 trilyon 54 milyar lira ödeme yapıldı.
BU YILKİ FATURA DAHA YÜKSEK OLACAK
Rakamlar, Hazine’den faizcilere gidecek paranın bu yıl daha da artacağını gösteriyor. Ocak ayında merkezi yönetim bütçesi, 1 trilyon 635 milyar TL gidere karşılık 1 trilyon 421 milyar TL gelir elde etti. Bütçe yılın ilk ayında 14,5 milyar TL açık verdi. 2025'te faiz giderinin bütçeye oranı yüzde 14 oldu. Hazine bir ayda 456 milyar TL faiz ödedi. Yüksek faiz politikasının sürdürülmesi, yılın geri kalan aylarında da faiz faturasının iyice kabaracağını haber veriyor.
ÜRETİMİN ÖNÜNÜ TIKAYAN KARAR
2025 yılını sembolik faiz indirimleriyle geçiştiren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026'ya da karamsar bir tabloyla başladığını dün ikinci bir kararla bir kez daha ortaya koydu. Ocak ayındaki toplantı öncesinde piyasalarda 150 baz puanlık indirim beklentisi olmasına rağmen fırsatı tepen Merkez Bankası, politika faizini 100 baz puan düşürmekle yetindi. Dünkü kararla yüksek faizde direnmeye devam eden Merkez Bankası, arz yönlü politika anlayışının gelişmeye başladığı bir dönemde, üretimin önünü açmaya yanaşmadı.
BAHANESİ YÜKSELEN PETROL FİYATLARI
Faiz indirme serisine son veren Merkez Bankası, dünkü Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından duyurduğu karar metninde; jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizliklerin arttığına, küresel risk iştahının bozulduğuna ve enerji fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Duyuruda, jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlendiği ifade edildi. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alındığının kaydedildiği duyuruda, "Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir" denildi.
