BIST 100 9.334,14 %-0.43 Dolar 31,13 %0.02 Euro 33,84 %0.05 Altın Gram 2.032,81 %0.04 Brent Petrol 82,53 %1.11 Bitcoin 54.426,01 %5.16
,

Kayıt dışı altın alarmı! Suriyeliler ziynet eşyası gibi yurda sokuyor...

Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın kota ve vergi uygulamaları sebebiyle altına erişimin zorlaştığını belirterek, “Ancak sınırlarımızdan altın akıyor. Arabasına, bavuluna altını koyan, eşinin beline altın kemeri takan 1 kg altını Türkiye’de 3 bin dolar kârla satıyor” dedi.

Kayıt dışı altın alarmı! Suriyeliler ziynet eşyası gibi yurda sokuyor...

Altın ithalatına kota ve ek vergi uygulaması sektörü zor durumda bıraktı, kayıt dışı ticareti artırdı. Suriye ve İran başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerinden koluna altın bilezik sıralayıp, beline altın kemer bağlayan soluğu Türkiye’de alıyor. Yabancılar bel üstü ticaretle kilogram başına 3 bin dolar kazanırken, kotalar sebebiyle altın temin etmekte zorlanan mücevherciler yatırımını yurt dışına taşımaya hazırlanıyor.

Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Yakın Türkiye mücevher sektörünün 2023 yılında dünya ticaretinden aldığı payın yüzde 40 artışla yüzde 5,69’dan yüzde 7,96’ya yükseldiğini belirterek, pandemi öncesine göre yüzde 100’ü yakaladıklarını söyledi.

Ancak altın ithalatına kota uygulaması sebebiyle arzın talebi karşılayamaz hâle geldiğine ifade eden Yakın, “Mücevher sektörü, (ham madde hariç) 5.000 USD/kg ihracat değerine sahip. Türkiye’de ise kg başına birinci sırada. Ortalama 5 USD/gr işçilik ile kg başına 5 bin dolar getiri sağlıyor. Altın ithalatına kota getirilmesi sebebiyle arz talebi karşılayamaz hâle gelirken  kg’da 3 bin doları bulan ve hatta geçen fiyat farkları ortaya çıktı. Yani rakiplerimiz 1 kilogram altın için 65 bin dolar öderken biz 68 bin dolar ödeyerek almak zorunda kalıyoruz, buna iç piyasa da dahil. Bu da işçilik için yazdığımız ortalama 5 bin doların 3 bin dolarının haksız yere elimizden alınması anlamına geliyor” diye konuştu.

Bu durumun Suriye ve İran gibi ülkelerden kaçakçılığın önünü açtığını anlatan Yakın şu bilgileri verdi:

"Şu an sınırlarımızdan altın akıyor. Bavuluna altını koyan, eşinin boynuna zincirleri, beline altın kemerleri takan soluğu Türkiye’de alıyor. Hatta Dubai’den ucuza alıp, gelip Türkiye’de 3 bin dolar karla satıyor. Böyle bir para yok… 1985 yılında 200 dolar için neler yapılıyordu, 3 bin dolar için neler yapılmaz. Sektör zordayken fırsatçıların buradan para kazanmasına izin veremeyiz. Ankara’ya gidiyoruz, sağ olsunlar konuyla çok ilgililer; ancak bürokrat arkadaşların bir düzenlemeyi sayın bakana götürmeden önce bizimle konuşması faydalı olacaktır. Şimdi resmî olarak altın ithal edilmediği için cari açık düşmüş gibi görünüyor; peki ya resmî olarak ithal edilmeden ülkemize kaçak olarak sokulan altınlar ve onlara karşılık ödenen döviz? Bunlar denklemde olmadığı için rakamlara yansımıyor. Altın ithal edilmesi kötü bir şey değil, biz üretimde, vatandaş tasarrufta kullanıyor. Ülkemizin ne kadar çok altını olursa o kadar güçlü oluruz.”

KOTA GİTSİN 10 MİLYAR DOLAR GELSİN

Kota engelinin kalkması durumunda bu yıl 10 milyar dolar ihracata ulaşabileceklerini dile getiren Yakın “Bu rakama ulaşabilir miyiz, bilmiyoruz. Firmalar altındaki fiyat farkından dolayı başka ülkelerde fabrika yatırımına hazırlanıyor. Ülkemizdeki yabancı yatırımcı şimdiden Dubai, İtalya başta olmak üzere farklı ülkelere gitmeye başladı. Sektörün önü kapatılırsa toparlamak 20 yılımızı alır. Çözüm basit. Bankalar ve Altın Borsası altın ithal ederek dünya fiyatlarıyle ihracatçıya, üreticiye satmalı” dedi. Ülkemizde yolcu beraberinde 15 bin dolar değerinde ziynet altın ile 5 kilogram işlenmemiş altın getirilmesi hakkı bulunuyor.

KARTTAN 3 MiLYAR DOLAR’LIK SATIŞ

Türkiye’de yabancıların kredi kartıyla yaptığı mücevher alışverişinin sektörün ihracatı değil, hizmet ihracatı olarak kayıtlara geçtiğine işaret eden Yakın, “Yani aslında sektörümüzün yıllık ihracatı 6-7 milyar dolar değil, 16-17 milyar dolar civarında. Yabancı Türkiye’ye geliyor kredi kartı ile  3 milyar dolarlık altın ve mücevher alıyor. 7 milyar dolarlık altın ve mücevheri de bavulla otobüsle yanında ülkesine götürüyor. Bu sayede ülkemize çok ciddi döviz girişi bulunuyor. Ancak bunu hizmet ihracatı olarak kayıtlara geçiyor. Türkiye’ye altın girişleri milimetrik sayılıyor ama çıkışlar aynı hassasiyetle sayılmıyor” dedi.

YASTIK ALTINDA TEMiNAT OYUNU

Burak Yakın yastıkaltı altına faiz uygulamasının da çeşitli sorunlara yol açtığına belirterek, “Yastıkaltındaki 1 kg altına 150 gram faiz veriliyor. Altını faize koyanlar ayrıca bunu teminat olarak da gösterebiliyor. Bu defa da o teminatla kredi çekip tekrar altın faizine yatırıyorlar. Cari açık böyle kapatılmaz. Zaten bu şekilde altın yastık altından çıkmıyor” dedi.

TEK KİŞİ YOK, 100 KG KOTASI VAR

Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında çeşitli istismarların olduğunu anlatan Yanık şunları kaydetti:

“15 günlük 20 günlük tek kişinin çalışmadığı firmalar var.  Bu firmalara DİR ile 100 kg altın kotası verilmiş. Kim ve nasıl veriyor bilmiyoruz. Mesleki kuruluşlar var MİB var İKO var, İTO, İSO var, buralardan firmalar ile ilgili bilgi alınıyor mu bilmiyoruz. Bize sorulursa hangi firma nedir, kaç kişi çalışıyor, kaç m2 alanı var, ne gibi cihazları var bilgi veririz. Kapasitesi olan firma alamıyorken kapasitesi olmayanlara kota dağıtılıyor. Ticaret bakanlığımız, bu konudaki sorumlular hakkında eminim gereğini yapacaktır.”

ÖMER TEMÜR

Kaynak : Türkiye Gazetesi

İlişkili Haberler

Manşetler