Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 43,3295 0,13 Değişim Euro : 50,9448 -0,02 Değişim Altın : 6.858,69 %0,30 Değişim BIST 100 : 12.993,18 %1,10 Değişim Brent Petrol : 64,40 -1,29 Değişim

Dünyada böyle bir faiz yok

Gelişmiş ekonomilerde enflasyon ve faiz oranları birbirine paralel olarak hareket ederken Türkiye’de makas açılıyor. Enflasyon aylardır yavaşlama eğilimini sürdürse de Merkez Bankası, yüksek faizden yana tavrını koruyor. MB, yılın ilk PPK toplantısında da piyasa beklentisinin çok altında kalan 100 baz puanlık indirime giderek faizi %38’den %37’ye çekti.

Kaynak : Yenişafak Gazetesi Giriş : Güncelleme :
Dünyada böyle bir faiz yok

2025 yılını sembolik faiz indirimleriyle geçiştiren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026'ya da karamsar bir tabloyla başladı. Piyasalarda 150 baz puanlık indirim beklentisi olmasına rağmen fırsatı tepen Merkez Bankası, politika faizini 100 baz puan düşürmekle yetindi. Yüzde 30,89 seviyesinde gerçekleşen yıllık enflasyonla yaklaşık 8 puanlık fark olduğu halde faizi yüzde 38'den yüzde 37'ye çeken Para Politikası Kurulu'nun (PPK), şubat ayında toplantısı olmadığı için güçlü bir indirim yapması bekleniyordu. Kapalı toplantılarda 'Mart 2024 yerel seçimlerine sadece bir hafta kala talep ve beklenti olmamasına rağmen faizleri tek kalemde 500 baz puan gibi devasa bir oranda artırdığını' belirten Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın, indirim sürecinde sergilediği "aşırı temkinli" tutum tepkiyle karşılanıyor. Yapılan sınırlı indirimler sebebiyle sanayici üretim çarklarını döndürmekte zorlanırken, ihracatçılar rakipleri karşısında rekabet gücünü kaybetmeye devam ediyor.

FİNANSMAN DARBOĞAZI KONKORDATO REKORU GETİRDİ

Finansman koridorunda sıkışan reel sektörde, işletme sermayelerinin erozyona uğramasıyla birlikte yargı korumasına sığınan firma sayısında korkutucu bir tablo ortaya çıktı. Piyasaların endişeyle izlediği konkordato verileri 2025 yılını tarihi zirvede kapatırken, mahkemelerce verilen geçici mühlet kararı sayısı 2024'e göre yüzde 63 artışla 2 bin 817’ye ulaştı. Söz konusu rakam; 2022, 2023 ve 2024 yıllarında verilen toplam kararların dahi üzerine çıkarak ekonomik sarsıntının boyutunu gözler önüne serdi.
5 puanlık cesur adımlar bekliyoruz

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, faiz kararının ardından yaptığı açıklamada, sanayicinin üretim ve yatırım iştahının arttığını ancak mevcut indirimin ekonomiyi canlandırmak için yeterli olmadığını dile getirdi. Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Piyasaların daha çok motive edilmesi ve üreticimizin yatırım ortamına teşvik edilebilmesi için Merkez Bankası’nın faiz oralarında aşağı yönlü daha cesur adımlar atması gerekir. 100 baz puanlık indirimi yatırım, üretim ve istihdam açısından yeterli görmüyoruz. Merkez'den finansmana erişimi kolaylaştıracak, yatırım ortamını cazip hale getirecek 400-500 baz puan faiz indirimleri bekliyoruz."
Bu faizle üretim olmaz

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, önceki gün gazetecilerle bir araya gelerek, ekonomi gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. "Üretimi ve ihracatı yeniden ekonomik büyümenin lokomotifi yapmalıyız" diyen Gültepe, "Yüksek faiz-düşük kur" politikası nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerin son 2,5 yılda oyunun dışına itildiğini vurguladı. Üretim ve istihdamın korunması için acil adım atılması gerektiğini belirten Gültepe, şu çarpıcı değerlendirmede bulundu:

FAİZ YÜZDE 20'NİN ALTINA DÜŞMEDİKÇE RAHATLAMAYIZ

“Sanayi için, ekonominin tüm kolları için düşük faiz lazım. Firmalar artık küçülerek hayatta kalmaya çalışıyor. Faizlerin yüzde 37-38 bandında seyrettiği bir iklimde insanlar niye üretim yapsın? Parayı faize yatıran için risk yok, zahmet yok. Böyle bir ortamda sanayici kira, SGK, ham madde ve lojistik gibi ağır yüklerle niye uğraşsın?” Üretim ve istihdam için faizlerin düşmesi gerektiğinin altını çizen Gültepe, “Faizler ve enflasyon yüzde 20’nin altına inmedikçe ekonomide gerçek bir rahatlama olmaz. Ciddi bir faiz indirimi yapılmadıkça 2026’nın 2025’ten pek farkı olmayacak. Yüksek faiz-düşük kur politikasından kurtulmamız lazım” dedi.

KÜRESEL OYUNCU KİMLİĞİMİZE RAĞMEN KAN KAYBEDİYORUZ

Talep ve beklentilerinin karşılanması durumunda Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 yılı için öngörülen 282 milyar dolarlık hedefin rahatlıkla üzerine çıkabileceklerini aktaran Mustafa Gültepe, “Son dört çeyrektir net ihracat büyümeyi aşağı çekiyor. Bu coğrafyanın en önemli üretim üssü olmamıza, üretimde marka ülke ve bazı sektörlerde küresel oyuncu kimliğimize rağmen kan kaybediyoruz. Ortaya çıkan bu sonucu doğru okumalı kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerimizi gözden geçirmeliyiz. İhracatımızı 2025’te yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolara çıkardık. Değer olarak 11,6 milyar dolarlık bir ihracat artışı oldu. Bu farkın 7,7 milyar dolarlık kısmı otomotiv, savunma sanayii ve mücevher sektörlerindeki sadece beş firmanın ihracatından geldi. Ayrıca 5,4 milyar dolarlık da parite kaynaklı artımız bulunuyor. Oysa bizim ihracatta iddialı hedeflerimiz var. Biz Türkiye’yi uzun vadede en çok ihracat yapan ilk 10 ülke arasına, yani ihracatın şampiyonlar ligine çıkarmak istiyoruz” diye konuştu.