AK Parti ekonomi kurmaylarının savaş endişesi!
AK Parti kurmaylarının ABD-İsrail-İran arasındaki savaşın Türkiye'ye ekonomik etkilerini nasıl değerlendirdikleri kulislerden sızdı.

AK Parti'nin ekonomi kurmaylarının ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ardından başlayan savaşın Türkiye'yi maddi olarak nasıl etkileyeceğine dair endişeleri kulislere yansıdı.
Nefes yazarı Nuray Babacan, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ardından petrolün fiyatının yükselmesini işaret eden iktidar partisi kurmaylarının, ticari trafiğin kesintiye uğramasının da ekonomik performansı etkileyeceğini belirttiğini yazdı.
Nuray Babacan'ın yazısı şöyle:
"İktidar partisinde ekonomi kurmaylarının zaman zaman ilgili bakanlarla yaptıkları toplantılarda ortaya konanlara dikkatle bakmak gerekir. Hem ekonomik hem siyasi hedeflerin bu tablodan etkilenmemesi mümkün değil.
İşte, savaşın durum raporu:
Savaş, herkesi petrol fiyatları ve onun dolaylı etkileri açısından sarsacak. Türkiye’ye tüm bunlara ilave olarak bulunduğu coğrafyadan kaynaklanan etkileri olacak. Türkiye petrol ithalatçısı bir ülke. Ortalama 50 milyar dolar olan petrol ithalatının maliyeti 80 milyar dolara çıkacak. Bu ilave yük getirecek.
Eşel mobil uygulamasına hızlı geçilmesi doğru bir karardı, vatandaş açısından daha az hissedilecek sonuçlar. Ama bunun sürdürülebilirlik kabiliyeti sınırlı. Eğer savaş uzun sürerse sıkıntı çıkacak.
Bütün bunlar bütçeye yük binmesi, bütçe açığının artması, zincirleme reaksiyon yaşanması anlamına gelir ki; bu da ekonomi hedefleri için kötü sonuçlar doğurur. Ekonomi programı ve enflasyon hedefleri olumsuz etkilenecektir.
Savaşın Türkiye’yi etkilemesinin diğer bir nedeni körfez ülkeleri. Savaşın, Türkiye’nin hem yatırım hem ticaret ilişkisi içinde olduğu körfez ülkelerini vurması nedeniyle de etkileri olacak. Yatırımcı beklentisinin yüzde 30’unu bu ülkeler oluşturuyordu.
Örneğin, Suudi Arabistan’la geçtiğimiz haftalarda 2 milyar dolarlık bir yenilenebilir enerji anlaşması imzalanmıştı. Şimdi bu tür anlaşmaların uygulanmasıyla ilgili sıkıntılı süreçler başlayabilir. Sonuçta yatırım psikoloji işidir. Savaş varken, herkes bekler.
Sadece yatırımlar açısından değil, ticaret açısından da sonuçlar doğuracak. Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı’nda risk oluştuğu için Türkiye’nin ticaret hacmi de bundan etkilenecektir. Dolayısıyla petrolün maliyeti arttı, ticaret trafiği kesintiye uğradı, bütün bunlar ekonominin performansını etkileyecek.
Göç dalgası bugün için beklenmiyor. İran’da iç savaş çıkmazsa, göç olmaz. Turizmin etkilenmesi de bugünün konusu değil. Eğer savaş uzun sürerse o zaman rezervasyonların etkilenmesi söz konusu olabilir.
Dünya’daki etkileri de farklı değil. En başta petrolün varili 60 dolardan 90 dolara çıkarak çok büyük bir artış gösterdi. Avrupa için doğalgaz fiyatlarının yüzde 100 artması anlamına geldi.
ABD’nin Venezuela petrolü sayesinde kendini güvenceye aldığı iddialarının aslı olmadığı söyleniyor. Oradaki sistem daha işler hale getirilmediği için ABD de bundan zarar görecek. Çin’i besleyen İran’dı, Rusya diğer ülkelerden daha az etkilense de sıkıntıdan payını alacak.
Ekonomiyle ilgili bakanlıklar, seri toplantılar yapıyor. Merkez Bankası’nın art arda aldığı kararlar, eşel mobil uygulaması v.s hepsi hazırlık amaçlı. Ekonomi yönetimi yapması gerekeni yapıyor.
Maliyet hesapları yapılıyor. Bertaraf etmeye yönelik kararlar alınmaya çalışılıyor. Ancak, sizin neden olmadığınız savaş yüzünden bazen alınan kararlar da yeterli olmayabiliyor…”
