Eğitim

Özel okullar %65’lik zam sınırını deliyor mu?

Türkiye’de örgün eğitimde sayıları 14 bin 179 olan özel okullar için eğitim ücretlerindeki artış oranı, 2023-2024 öğretim yılı için yüzde 65’le sınırlandırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geçmiş yıllardan farklı olarak bu yıl artış oranı belirlenirken ÜFE’nin dahil edilmeden sadece TÜFE’nin baz alınması özel okul yönetimlerinde tepkiye yol açtı.

Eklenme : 25 Ocak 2023 Çarşamba 21:00 - Güncelleme : 25 Ocak 2023 Çarşamba 21:07


Soner Kızılkaya ve Kamera: Oğulcan Bakiler / VOA Türkçe

Sayıları 1,5 milyonu aşan özel okul öğrencileri ve velileri ise bu karara sevinirken, özel okulların eğitim ücretine yapamadığı zammı yemek, kitap, servis, giyim ücreti gibi yan hizmetlere yansıttığı gündeme geldi.

Sosyal medya üzerinden “Özel Okul Velileri Platformu” adı altında biraraya gelen veliler, şikayetlerini şu tür paylaşımlarla dile getirdi: “Karaman’da 2022 yılında 28 bin TL olan okul ücreti 2023’te 60 bin TL oldu , eğitim ücretine yüzde 65 zam geldi fakat diğer kalemlere yüzde 200 üzerinde. Neden böyle bir açık var kanunda bunu düzenlemek çok da zor olmaması lazım”, “10 bin TL ilk yemek ücretimiz 35 bin TL ye çıktı. Geçen yıl eğitim ücretinin 4’te 1’i olan ücret şimdi yarısından fazla. Her öğlen kuzu çevirecekler kesin ama ben çocuğumu okula gönderiyorum restorana değil. Yemek neden zorunlu?”, “Rezalete bakın. Nerede Milli Eğitim Bakanı? Nerede bu Devlet!.. Ö. Okullar yüzde 65 zam sınırını delik deşik ettiler. İsteğe bağlı olan yemek, yüzde 350 zamlı fiyattan zorunlu tutuluyor. Kitap, Kıyafet, Genel Gider, neredeyse elektrik, su parasını da ayrıca isteyecekler.”

“Yan hizmetler yönetmeliğe aykırı olarak zorunlu tutuluyor”

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan platform sözcüsü Özgür Özkan, “Özel okullar eğitim ücretindeki sınırı, ek hizmetlere fahiş zamlar yaparak bir şekilde o açığı kapatıyor” dedi.

Birçok velinin istenen ücretleri ödeyemediği için çocuklarını özel okullardan almak zorunda kaldığını söyleyen Özkan, “Özel eğitim kurumları yönetmeliğinin 53’üncü maddesinin 5’inci fıkrası der ki, ‘yemek, kitap, kırtasiye, etüt gibi ek hizmetler Ocak ayından Mayıs ayının sonuna kadar açıklanır, bundan talep eden veliler faydalanır.’ Yani bunu veli talep etmediği sürece almakla yükümlü değil. Fiili uygulamada bu, özellikle Türkiye’nin en büyük çok bilinen iki zincir okulunda, özel okulların büyük bölümünü teşkil ediyor zaten o zincirler, bunlar da gidip kapıdan ben yemek ödemeyeceğim dediğinizde, direkt size, ‘çocuğunu okuldan al, ben senin kaydını yenilemiyorum, yemeksiz kayıt yapmam’ deniyor” ifadelerini kullandı.

“Genel gider adı altında yönetmelikte olmayan ücretler isteniyor”

Özel okullara yeterli denetim yapılmadığını savunan Özkan, “Bu iki büyük zincir okul mesela 10 bin lira da ‘genel gider’ istiyor. Yönetmeliğe göre genel gider diye bir ifade yok. Alınabilecek ücretler, eğitim ücreti ve onun dışında ek hizmetler olarak yemek, kırtasiye, kitap gibi yönetmelikte tanımlanıyor. Bakanlık bu konuyla ilgili kararlılığını cezai yaptırımları da yönetmeliğe ekleyerek gösterirse bu okullar bunları yapamaz. Şu haliyle yüzde 65 sınırlama koydular. Ama muhtemelen özel okullar bakanlık konuya doğrudan müdahale etmediği ve ceza almadıkları için her şeye izin verildiğini düşünüyor. Bu yüzden biz bunun adına suistimal diyoruz. Bu okullar özel okul olmaktan çıkmış, bu okullar artık sadece paralı okul. Para dışında bir dertleri yok. Tamamen ticari bakıyorlar” dedi.


Özkan, “Özel okul ‘bizim maliyetimiz çok arttı’ diyebilir. Haklı da olabilir. Ama özel okulun maliyetinin çok artmış olması biz velileri bağlamıyor. Ya da biz velilerin bunun sponsoru olmak ya da finanse etmek gibi bir gücümüz yok” sözlerini de ekledi.

“8-10 tane okulun yaptığı yanlışlıklar bizi zaten bağlamaz”

VOA Türkçe’ye açıklama yapan Özel Eğitim Öğretim Derneği (ÖZDEBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Naci Atalay ise yan hizmetlere yapılan fahiş zamların birkaç okulla sınırlı olduğunu dile getirdi. Atalay, “Kamuoyunda, televizyonlarda, basında ‘özel okullar ücretlerine yüzde 500 zam yaptılar’ diye çok yanlış bilgiler var. Halbuki Türkiye’deki 10 bin özel okul içerisinde sayıları 10-15’i geçmeyen özel okullardan bahsediyorlar. Özellikle Anadolu’da geçen yıl ortalama özel okul ücretleri 25 bin-30 bin lira civarındaydı, bu yılki artışla bu rakamlar 40-45’e ancak çıkabiliyor. Biz çocuklarımızı yemek yeme, servis kullanma konusunda da mecbur tutmuyoruz. Bizim yemek ve servis ücretlerimiz de kamuoyunda belirtildiği gibi çok yüksek rakamlara erişmiyor. 8-10 tane okulun yaptığı yanlışlıklar bizi zaten bağlamaz. Bakanlık onlarla ilgili soruşturmalar açıyor. Ama Türkiye genelinde yapılan ücretler hem eğitim ücretleri hem yemek, servis ücretleri şu anda inanın makul düzeyde olan rakamlar. Abartılı rakamlara lütfen inanmayın” şeklinde konuştu.

Rekabet Kurumu 13 özel okula soruşturma başlattı

12 Ocak’ta Rekabet Kurumu, İstanbul'da faaliyet gösteren 5 özel Fransız lisesi, Ankara’daki 8 özel lise ve Türkiye Özel Okullar Derneği hakkında soruşturma başlatmıştı. Kurumdan yapılan açıklamada, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesi ihlal edildiği iddiasıyla araştırma yapıldığı, bunun ardından da soruşturma başlatıldığı belirtildi. Özel okulların yazılı ve sözlü savunmaları alındıktan sonra kurul 15 gün içinde karar vererek, bu okulların kendi aralarında rekabete aykırı olacak şekilde ortak fiyat belirleyip belirlemediklerini tespit edecek.

“Özel okulların yüzde 65’le ayakta kalması mümkün değil”

ÖZDEBİR Başkanı Atalay, getirilen zam sınırlamasının özel okulları çok zor duruma soktuğunu da söyledi: “Bu yılın başlangıcında tüm özel okulların yasa gereği yüzde 105 ücret artışı hakları vardı. Özel okullar böyle bir zam beklentisi içerisindeyken Sayın Bakanımız bu oranı yüzde 65’te sınırladı. İşte o zaman bizim sıkıntılarımız başladı. Bizim yaptığımız hesaplara göre de bu artış oranıyla özel okulların ayakta kalma şansı yok.”

Bu durumun özel okulları kapanmaya götüreceğini de vurgulayan Atalay, “Biz istiyoruz ki öğretmenlerimizi mutlu çalıştıralım. Maaşları yüksek olsun. Derslere severek girsinler. Ama bu yüzde 65’lik artış oranıyla biz öğretmenlerimize yeterince zam verememekten korkuyoruz. Çünkü bizim masraflarımız, giderlerimiz, öğretmen maaşlarımız yüzde 150 civarında arttı. Hatta birçok kalem, elektrik gibi, su gibi, doğalgaz gibi giderlerimiz yüzde 300 gibi bir artış gösterdi. Dolayısıyla özel okulların yüzde 65 gibi bir artış oranıyla ayakta kalması, eğitim öğretimlerini sürdürmeleri mümkün gözükmüyor. Nitekim iki gün önce 34-35 yıllık bir özel okul, sektörden çekildiğini açıkladı. Helallik isteyerek önümüzdeki yıl eğitim öğretim faaliyetlerini bitireceğini açıkladı. Dün başka bir özel okul, yine eski bir okul eğitim sektöründen çekildiğini açıkladı. Geçen yıl iki bine yakın özel okul kapanmıştı, bu yıl da çok daha fazla sayıda özel okul kapanacağını tahmin ediyoruz” dedi.

Atalay, özel okulların ayakta kalması için devletten şu taleplerde bulundu: “Daha önce olduğu gibi veliye bir eğitim öğretim teşviki verin. Bugünün şartlarında doğrudan doğruya veliye verilen bir teşvik olarak 8-10 bin lira olur. Çünkü özel okullar devletin yükünü alıyor. KDV’miz yüzde 8. Dünyada eğitimden KDV alan tek ülke Türkiye. KDV’nin mümkünse yüzde 1’e çekilmesi talebimiz var. Özel okullardaki öğretmenlerin sigorta primleri, devlette çalışan öğretmenlerin sigorta primlerinden çok çok yüksek. O da en azından denk hale getirilmeli. Bakan beyin, bize ‘sabredin bakalım, inşallah sorunları 3-4 ay içerisinde biraz daha çözeriz, siz şimdi yüzde 65 oranına razı olun, ben gerekeni yapacağım’ gibi bir sözü var. Bu sorunlar karşılıklı olarak çözülür diye tahmin ediyorum.”