Mülakat mağduru öğretmenlerin hak arayışı devam ediyor
KPSS’de Türkiye genelinde 1378. olarak kontenjana giren Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni Ayşenur Çalışkan, mülakat sistemindeki adaletsizliği anlattı.

Mülakat mağduru öğretmenlerin hak arayış süreci devam ediyor. KPSS’de Türkiye genelinde 1378. olarak kontenjana giren Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni Ayşenur Çalışkan, mülakat sistemindeki adaletsizlik konusunda, "Yusuf Tekin’in memleketi Erzurum’dan girsem şu an atanmıştım" dedi. Çalışkan, kamera kayıtlarının davalarda delil kabul edilmemesine ve komisyon üyelerinin ciddiyetsiz tavırlarına tepki göstererek, "Bizi limon sıka sıka, yemek yiye elediler, 450 gündür hayatımızdan çalınıyor” diye konuştu.
"Hayatımıza aynı acıyla devam ediyoruz"
Mülakat sonuçlarının açıklanmasının üzerinden 450 gün geçtiğini belirten Çalışkan, bu süreci "emek gaspı" olarak nitelendiriyor:
"Bir elendik ve bitti gibi bir olay kesinlikle yok. Biz hayatlarımıza 450 gün geçmesine rağmen aynı acıyla, aynı eksiklikle devam ediyoruz. Kontenjana girdiğimi gördüğümde herkes 'hayırlı olsun' demişti, kesin gözüyle bakıyorduk. Ancak Bakan Yusuf Tekin’in açıkladığı yeni sistemle, virgüllerin bile önemli olduğu bir sınavda puanımız yarıya inince büyük bir mağduriyet doğdu."
"Limon sıka sıka elediler"
Mülakat heyetinin ciddiyetten uzak tavırları olduğunu savunan Çalışkan, mülakat odasındaki atmosferi şu sözlerle aktardı:
"Mülakat salonuna girdiğimde bir komisyon üyesinin su şişesine limon sıkıp karanfil attığını, bir diğerinin ise sabah vakti gizli gizli yemek yediğini gördüm. Bu kadar rahat bir tavır sergiledikleri için başta 'herhalde atanacağım' diye düşündüm. Hatta mülakat bitiminde performansımı övdüler. Ancak sonuçlar açıklandığında gördük ki, o kamera kayıtları sadece birer formaliteymiş. Devletin parası, işlevsiz bir kamera sistemiyle heba edildi; çünkü mahkemelerde bu kayıtlar delil olarak kabul edilmiyor. Yani anlayacağınız; yemek yiye yiye, limon sıka sıka bizi elediler."
"Şehirlerin puan puan 'adaleti'"
İller arasındaki puanlama farklılıklarının liyakati öldürdüğünü savunan Çalışkan, Bakan Yusuf Tekin’in memleketi Erzurum ile ilgili iddialara da değindi:
"Bakanlık illere tek bir kriter belirlememiş. İstanbul ve Bursa gibi iller puanları yuvarlarken; İzmir ve Erzurum gibi iller bol keseden puan verdi. Eğer ben Erzurum’da mülakata girmiş olsaydım, şu an Türkiye 400.sü olarak görevimin başındaydım. Bakan’ın memleketi olması şüphe uyandırıyor ve Bakanlık bu şüpheyi giderecek hiçbir açıklama yapmadı."
"Hukuka güvenim sarsıldı, imkânım olsa yurt dışına giderim"
Yargı sürecine olan inancını yitirdiğini belirten Çalışkan, şöyle devam etti:
"Siyasetçiler bize her seferinde 'Dava açın' dedi, resmen bize umut sattılar. Ancak şu an 15. Bölge İdare Mahkemesi’nden art arda ret kararları geliyor. Sadece maddi hata yapanlar kazanabiliyor. Ben bu ülkenin hukuk yolundaki güvensizliğini görünce 'Burada nasıl yaşanır?' diye sordum. İmkânım olsa o an yurt dışına çıkardım. Doğru yoldaysanız bile hakkınızı savunma yolunuzun olmadığını görüyorsunuz."
"Öğretmenlikten caydırma politikası"
Şu an çalışmadığını ve yeni bir sınav sürecine girmeye güvenemediğini söyleyen Çalışkan, sistemin genel bir "bıktırma politikası" izlediğini savunarak, "Eskiden 'Masaya otururum, kazanırsam atanırım' derdik. Şimdi mülakatta torpil olduğunu her yerde biliyoruz. Tarih branşında derece yapıp elenen arkadaşlarımız var. Bu resmen bir caydırma politikası. İnsanlar artık öğretmen olmaktan soğutuluyor" dedi.
Mehmet Duran Boztepe /T24
