Millî Eğitim Akademisinde eğitim yüzde 70 farklı olacak
Akademilerin, eğitim fakülteleri ile kıyaslanılmasına son noktayı koyan Prof. Dr. Arıcı, Akademiler eğitim fakültelerinin rakibi, muadili veya alternatifi değildir. Eğitim fakültelerini devre dışı bırakacak bir kurum hiç değildir" dedi.

Öğretmen yetiştirme sürecinde yeni bir dönemin kapısını aralayan Millî Eğitim Akademisi, 13 Nisan’da başlayacak eğitimlerle ilk adaylarını karşılamaya hazırlanıyor. Bu yeni dönemde akademiye yerleşen 10 bin öğretmen adayı alacağı 12 aylık eğitimin ardından okullarda ders verecek.
Eğitimler öncesinde Akademi Başkanı Ali Fuat Arıcı ile akademinin amacı, işleyişi ve kamuoyunda merak edilen başlıkları konuştuk.
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Akademiler, eğitim fakültelerinin alternatifi mi?” sorusuna net cevap veren Arıcı, “Eğitim fakültesi dekanlığı yapmış bir hoca olarak da ifade edeyim; amacımız, lisans sonrası öğretmen adaylarımızı sahanın gerçekleri doğrultusunda bir eğitim sürecine tabi tutmak” dedi. İşte Arıcı’nın sorularımıza verdiği cevaplar...
MERKEZLERİMİZ HAZIR
Eğitimler ne zaman başlayacak?
Millî Eğitim Akademisinin görev alanlarından sadece bir tanesi hazırlık eğitimi. Ancak özellikle kuruluş amaçlarından biri olan ve öğretmenliğe yeni başlayacak olan öğretmen adaylarımızı ilgilendirdiği için en çok soruyu buradan alıyoruz. Şu anda 7 ilde 12 merkezimiz fiziki imkânları ile eğitim-öğretime başlama noktasında hazır durumda. Merkezlerimizde eğitim görecek öğretmen adaylarımızın yerleştirmeleri yapılmıştı. Şu anda öğretmen adaylarımızın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması devam ediyor. Planlamamız dâhilinde amacımız 13 Nisan 2026’da tüm merkezlerimizde eğitime başlamak. Aynı zamanda sözleşmeli eğitim personeli istihdam sürecimiz devam etmekte.
BELGELENDİRMEK ŞART
Askerlik tecil durumları nasıl olacak?
Tarihlerle ilgili durumu netleştirmiş olduk. Erkek adaylarımızın başvuru sürecinde askerlikle ilişiği olmaması gerekiyordu, başvurularında bunu da belgelendirdiler. Bu aşamadan sonra Millî Eğitim Akademisine adım atan adaylarımız Millî Savunma Bakanlığımıza bildirilecek ve ilgili mevzuat çerçevesindeki haklarını kullanabileceklerdir.
Akademiler sizce neden bu kadar tartışılıyor? Dünyada örnekleri var mı?
Millî Eğitim Akademisi, kuruluşundan itibaren gündemde olan bir kurum. Eğitim süreçleri toplumda birçok kesimi etkilediği için ister istemez bu konu da çok tartışıldı. Sizler de elinizden geldiğince doğru bilgileri aktarma gayesinde oldunuz. Burada en önemli noktalardan birisi değişen koşulların yeni bir öğretmen yetiştirme paradigması sunması. Dünyada birçok ülkede bunun örnekleri mevcut. Almanya olsun, Fransa olsun, Finlandiya olsun birçok ülke üniversite diploması ile iktifa etmiyor. Çünkü şartlar bunu gerektiriyor. Farklı ülkelerden örnekler verdik, bir de farklı meslekler olarak bakalım. Bugün ülkemizde Adalet Akademisi, Diyanet Akademisi, Millî Güvenlik Akademisi gibi kurumlar var. Bu kurumlar lisans diploması ve belirli sınav süreçlerinden sonra adayları alıp kurumun ihtiyaçları doğrultusunda eğitime tabi tutuyor. Elinde hukuk fakültesi diploması olan aday zorunlu staj uygulamasından sonra avukatlık yapabiliyor. Ya da Adalet Akademisinde eğitim aldıktan sonra savcı veya hâkim olarak göreve başlıyor. Yine ülkemizde akademisyen olmak isteyen bir kişi uzun süreli eğitimden geçiyor. Önce araştırma görevlisi oluyor, bu arada yüksek lisans, doktora yapıyor. Böylece süreçleri öğreniyor. Diğer taraftan kaymakamlık için yurt içinde ve dışında eğitimler veriliyor. Bir ülkenin geleceğinde en büyük pay sahibi olan, çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin de meslek öncesinde hazırlık eğitimi almaları bu mantıkla değerlendirilmeli ve desteklenmelidir. Dolayısıyla 1989 yılından beri ülkemizin gündeminde olan Millî Eğitim Akademisine neden ihtiyaç duyulduğunu hem uluslararası perspektiften hem de farklı meslekler üzerinden böyle değerlendirmenin daha doğru olacağı kanaatindeyim.
ÖNLÜĞÜNÜ GİYİP SINIFA GİRDİĞİNDE HAZIR OLACAK
Eğitim fakültelerinin alternatifi misiniz?
Milli Eğitim Akademisi, eğitim fakültelerinin rakibi, muadili veya alternatifi değildir. Eğitim fakültelerini devre dışı bırakacak bir kurum hiç değildir. Eğitim fakültesi dekanlığı yapmış bir hoca olarak da ifade etmiş olayım, bizim amacımız lisans eğitimi sonrasında öğretmen adaylarımızı Bakanlığımızın uyguladığı/uygulayacağı programlar ve sahanın gerçekleri doğrultusunda bir eğitim sürecine tabi tutmak. Lisans programlarında aldıkları dersleri gerçek eğitim ortamlarında yoğun bir uygulama süreci ile desteklemek ve nihayetinde ceketini, önlüğünü giyip sınıfa bir öğretmen olarak girdiğinde nelerle karşılaşacağına yönelik her türlü noktayı tecrübe ettirmek. Öğretmenlik mesleğine yönelik derslerin içerikleri de üniversitede alınan derslerden %70 огаnında farklı bir şekilde güncel pedagojik yaklaşımları yansıtmaktadır.
Mahmut ÖZAY
