BIST 100 9.374,20 %0.29 Dolar 30,90 %0.34 Euro 33,48 %0.4 Altın Gram 2.032,38 %0.76 Brent Petrol 81,60 %-2.45 Bitcoin 51.595,99 %1.26
,

Binden fazla okulun kapanma tehlikesi var

İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, eğitim sorunlarına ilişkin merak edilen birçok konuda gazetemize açıklamalarda bulundu. Yeltekin, "Binden fazla okulun kapanma tehlikesi var. Velilere teşvik tekrar gündeme gelmeli..." dedi.

Binden fazla okulun kapanma tehlikesi var

İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin “Özel okulların aleyhine çalışmak hiç kimseye bir fayda getirmez” dedi. Merak edilen birçok konuda gazetemize açıklamalarda bulunan Bedri Yeltekin “Özel okulların hedefe konması, özellikle sosyal medyada olumsuz bir algı oluşturulması beni üzüyor” diye konuştu. İşte Yeltekin’in sorularımıza verdiği cevaplar:

Özel okulların bugünkü durumunu nasıl görüyorsunuz?

Emekli olana kadar devletin farklı kademelerinde çalıştım. Öğretmen, okul müdürü, ilçe millî eğitim müdürü ve en son İzmir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. Yedi senedir de İhlas Kolejindeyim. Bu yüzden konuya hem devlet açısından hem de özel okullar açısından bakabiliyorum. Bir kere şunu iyi anlamak lazım: Özel okulların sayısının artması Millî Eğitim Bakanlığını memnun etmektedir. Çünkü özel okul sayısı ne kadar artarsa devlet okullarındaki eğitim-öğretim faaliyetlerinin niteliği de o kadar artar. Bunu isterseniz sınıftaki öğrenci sayısı açısından değerlendirin, isterseniz başka açılardan… Şu anda özel okullarda okuyan 1,5 milyondan fazla öğrenci var. Öğretmen sayısı da 150.000’in üzerinde. Yani özel okullar aslında bakanlığın yükünü alıyor diyebiliriz. Sonuç olarak özel okullaşmanın yaygınlaşması Türkiye’deki herkes için olumlu bir gelişmedir. Ancak son zamanlarda yaşanan ekonomik gelişmeler bazı özel okulları zor durumda bıraktı. Özellikle bu sene binden fazla okulun kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söyleniyor. Peki, özel okul kapandığında bu kimin işine yarar? Hiç kimsenin! Öğrenci, öğretmen, veli, okul sahibi… Herkes mağdur olur. O yüzden özel okulların aleyhine çalışmak hiç kimseye bir fayda getirmez. Yapılması gereken şey herkesi dinleyip ortak bir çözüm bulmaktır.

Peki, niçin kapanıyor özel okullar?

Çalışan ücretlerinden temizlik malzemelerine kadar her şeyin fiyatı birkaç kat artarken, özel okulların ücret artış oranlarına sınır getirildi. Bu sınırlama bir tek eğitim sektöründe uygulandı. Bunun yapılmasının amacı özel okul velisini korumak elbette ama eğer bu kararlardan dolayı kapanan özel okullar olursa, velileri koruyalım derken öğrenci, öğretmen, veli hepsi, mağdur olacak. Bu yüzden özel okulların hedefe konması ve özellikle sosyal medyada olumsuz bir algı oluşturulması beni üzüyor. Eğitim ücretleri çok yüksek olan birkaç okuldan hareketle bütün özel okulların çok pahalı olduğuna dair bir söylem oluşturmak çok yanlış. Şu anda özel okulların birçoğu kâr etmeyi değil, sadece ayakta kalmayı düşünüyor. Çünkü bizler özel okul temsilcileri olarak diğer sektörlerde olduğu gibi yapılan zamlarla eş zamanlı olarak ücret artırımına gitmedik. Eğer beyaz eşya satan bir tüccar olsaydık, asgari ücrete zam geldiğinde hemen etiketleri değiştirip fiyatları güncelleyebilirdik. Ama eğitimde böyle bir imkânınız yok. Veliden bir senelik ücret istiyoruz ve sonra bir değişiklik yapmıyoruz.
gereken açıklama yapıldı

Bu durumda yaşanan sorunların çözülmesi için nasıl bir öneride bulunabilirsiniz?

Geldiğimiz noktada yeniden velilere teşvik verilmesi konusu gündeme getirilmeli. Devlet okulundaki bir öğrencinin devlete ne kadar masrafı oluyorsa hesaplansa ve bunun yarısı veliye teşvik olarak sunulsa çok akılcı bir uygulama yapılmış olur. Ayrıca özel okullara ücret artışıyla ilgili sınırlama getirilmesi de tartışılması gereken bir konu. Çünkü bu sınır olmasa bile özel okullar velilerini kaybetmemek için belirli bir rakamın üzerine çıkmayacaklardır zaten. Çıkan olursa da kendisi zarar görür. Ancak her şeyin iki üç kat arttığı bir zamanda okul ücretlerinin %57 ile sınırlanması uzun vadede tüm taraflar için zararla sonuçlanacak bir karardır. Derneklerimiz bu konuda gereken tüm açıklamaları yaptılar ve bakanlık düzeyinde görüşmeler gerçekleşti. Ancak bir sonuç çıkmadı.

İhlas Kolejinin Türkiye’de özel okulculuk içindeki yeri ve önemi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İhlas Koleji bundan tam 27 yıl önce kuruldu ve o günden beri hep başarılarıyla gündemde oldu. Tabii İhlas Kolejinin en büyük farkı iyi insan yetiştirme vizyonu. Kurucumuz rahmetli Enver Ören Ağabeyin bizlere bıraktığı miras doğrultusunda gönüllere dokunmaya çalışıyoruz. İhlas Kolejinde iyi, mutlu ve başarılı insanlar yetiştirmek için gösterilen hedefler bütün çalışanlar tarafından içselleştirilmiş durumdadır. Ayrıca kurumsal kimliğinizin en belirgin özelliği de gönüllere dokunmak ve iyi insan yetiştirmek vizyonudur. Niyet böyle güzel olunca başarı da ardından geliyor. Çok şükür YKS ve LGS gibi ulusal sınavlarda Türkiye birincilikleri elde ettik. Ayrıca bu sınavlarda ilk yüze giren çok fazla sayıda öğrencimiz var. Ulusal sınavlara hazırlık konusunda İhlas Kolejine ait markalar oluştu. 27 yılın birikimiyle öğrencilerimizin dışarıdan herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan sınavlara hazırlanmaları için gerekli bütün çalışmaları yapıyoruz. Hafta sonunda yapılan çalışmalar, şehir dışındaki otellerde düzenlenen yoğun çalışma kampları, üniversitelerde yapılan gerçeğine en yakın sınav denemeleri, mesleki tanıtım ve rehberlik kapsamında yapılan çalışmalar ve simülasyonlar öğrencilerimizi hem motive ediyor hem de hazır bulunuşluk düzeylerini artırıyor. Mesela YKS hazırlık sürecinde olan öğrencilerimiz Kuzuluk Termal Otelde bir çalışma kampına katıldılar. Ben de öğrencilerimizi ziyaret ettim ve onları motive etmek için bir konuşma yaptım. Daha önceki birçok etkinliğe de bizzat katıldım ve öğrencilerimizin yanında oldum. Bu çalışmaların sonucunu da net olarak görüyoruz. Spor alanında ve sosyal etkinliklerde de onlarca Türkiye ve dünya dereceleri elde ettik. Bu başarılar bizi gururlandırıyor ve daha büyük bir gayretle çalışmamızı sağlıyor.

VATANINI SEVEN BİREYLER

Peki, elde edilen bu başarıların formülü ne?

Başarının tek bir formülü var; inanmak ve çok çalışmak. İlk göreve geldiğimde arkadaşlar hazırladıkları okul dergisini masamın üzerine koyup “Dergiye hangi isimle devam edelim?” diye sormuşlardı. Hiç tereddüt etmeden, “Başarı” dedim. Çünkü bu dergide her sene yeni ve daha büyük başarı haberleri vereceğimizden hiç şüphem yoktu ve başarıya ulaşmak için yol haritamız hazırdı. Ekip olarak çalıştık, gayret ettik ve çok şükür başarılar ardı ardına geldi.

Konuşmalarınızdan değerler eğitiminin İhlas Koleji için ayrı bir öneme sahip olduğunu anlıyorum. Değerler eğitimi konusunda okulunuzda neler yapılıyor?

Okulumuzdan mezun olan öğrencilerin akademik olarak başarılı olmalarının yanında, vatanını milletini seven, büyüklerine ve geçmişine saygı duyan, evrensel bir bakış açısıyla yerel duruşa sahip olabilen bireyler olmalarını amaçlıyoruz. Bizim için değerler eğitimi bir kültür ve iklim meselesi... Yani sadece kırk dakikalık bir dersin içine sığmayacak kadar önemli ve değerli bir kavram. Bu yüzden değerler eğitimini müfredatın her noktasında hissedilecek şekilde konumlandırıyoruz.

BAKANLIĞIN BAZI ADIMLAR ATMASI GEREKİR

Özel okul sektörünün gelişimi için bakanlık düzeyinde yapılması gereken neler var?

Yeni Millî Eğitim Bakanı’mız Yusuf Tekin Bey eğitimi bilen bir insan. Göreve geldiği günden beri çok ciddi atılımlar yapıldı. Ayrıca bakanlık bünyesinde görev yapan herkes özel okullarla iletişim kurma noktasında çok şeffaf bir tavır sergiliyorlar. Bu anlamda bakanlığın çalışmalarından ve genel tavrından çok memnunuz. Özel okullarla ilgili oluşan olumsuz algının düzeltilmesi için bakanlık bazı çalışmalar yapmalı. Şimdiye kadar özel okul sayısının artması gerektiğini söyledim ancak bu artış aynı zamanda kontrol edilmeli. Çünkü son zamanlarda maalesef eğitimin dışından olan bazı kimseler sadece para kazanmak için okul açma yoluna gittiler. Hâlbuki eğitim işi sadece kâr etmek için yapılmaz.

ÖĞRETMENLİĞİN TADI ÇOK AYRI

Siz aynı zamanda bir öğretmensiniz. Öğretmenlik yaptığınız yılları özlüyor musunuz?

Elbette özlüyorum. Eğitimin birçok farklı kademesinde görev yaptım ama öğretmenliğin tadı çok ayrı. Zaten okul müdürlüğü yaptığım dönemlerde de derslere girmeye devam ettim. Ancak şimdiki görevimden dolayı imkân bulamıyorum. Sık sık öğrencilerimle görüşüyorum. Eğer öğrencilerinizle ve öğretmenlerinizle aynı havayı solumazsanız, onların dertlerini de anlayamazsınız. O yüzden eğitim yöneticileri odasında oturmamalı.

Son olarak öğrencilere ve öğretmenlere bir mesajınız var mı?

Benim her konuşmamda tekrarladığım bir cümle var: Eğitimin yanına en çok yakışan kelime sevgidir... Öğretmenlerimizin alan bilgileri elbette önemli ama benim için öğretmenlerin güler yüzlü olmaları ve öğrencilerini sevmeleri olmazsa olmaz bir şart. Öğrenci öğretmenini severse, dersini de sever. Bütün öğrencilerimize başarılar diliyorum. Öğretmenlerimize de Türkiye’de öğrenim gören milyonlarca öğrenci adına teşekkür ediyorum.

MAHMUT ÖZAY

Kaynak : Türkiye Gazetesi

İlişkili Haberler

Manşetler