MAAŞLAR ENFLASYONA YENİLİYOR, ALIM GÜCÜ HER AY BİRAZ DAHA ERİYOR
💢TÜİK tarafından açıklanan verilere göre ağustos ayında enflasyon %1,84 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon %31,51 seviyesinde oluşmuştur.
💢Temmuz ayında gerçekleşen %1,78’lik enflasyonun ardından ağustos ayında da fiyatların %1,84 oranında artmasıyla birlikte, yılın ikinci yarısının henüz ilk iki ayında kümülatif enflasyon yaklaşık %3,65’e ulaşmıştır.
💢Bilindiği üzere kamu görevlileri ve emeklilerimizin maaşlarına 2026 yılının ikinci altı ayı için %7 oranında artış yapılmıştır. Daha iki ay geride kalmadan verilen maaş artışının yarısından fazlasının enflasyon karşısında erimiş olması, mevcut ücret politikasının çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım gücünü korumaktan uzak kaldığını bir kez daha ortaya koymuştur.
💢Yıllık enflasyonun hâlâ %31,51 gibi son derece yüksek bir seviyede seyretmesi, fiyat artışlarının aile bütçeleri üzerindeki baskısının devam ettiğini göstermektedir. Özellikle dar ve sabit gelirliler açısından mesele yalnızca açıklanan ortalama enflasyon rakamlarından ibaret değildir.
💢Gıda, kira, ulaşım, eğitim ve temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan artışlar, kamu çalışanları ve emeklilerimizin günlük hayatında çok daha ağır biçimde hissedilmektedir.
Türkiye Kamu-Sen olarak yıllardır aynı gerçeğin altını çiziyoruz: Enflasyon farkı zam değildir. Enflasyon farkı, maaşların geçmiş dönemde uğradığı kaybın gecikmeli olarak telafi edilmesidir.
💢Maaşlar önce enflasyon karşısında erimekte, çalışanlarımız aylar boyunca kayıp yaşamakta, ardından ortaya çıkan fark maaşlara yansıtılmaktadır. Bu sistem kamu görevlilerimizi sürekli olarak enflasyonun gerisinden gelmeye mahkûm etmektedir.
Ücret politikası, çalışanların satın alma gücünü yalnızca kâğıt üzerinde değil, gerçek hayatta da koruyacak şekilde oluşturulmalıdır.
💢Bunun yolu da gerçekleşen enflasyonu sonradan telafi etmekten değil, kamu çalışanları ve emeklilerimize enflasyonun üzerinde gerçek bir gelir artışı sağlamaktan geçmektedir.
💢Ekonomik göstergeler, enflasyon tahminleri ve vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığı dikkate alındığında, kamu görevlileri ve emeklilerimizin maaşlarının yeniden değerlendirilmesi artık bir zorunluluk hâline gelmiştir.
💢Bu nedenle kamu çalışanları ve emeklilerimizin kayıplarını giderecek ek zam yapılmalı, ekonomik büyümeden ve milli gelir artışından hak ettikleri payı almalarını sağlayacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir. Ayrıca enflasyon farkının ortaya çıktığı ay itibarıyla maaşlara yansıtılacağı bir sistem oluşturularak çalışanlarımızın altı ay boyunca kayıp yaşamasının önüne geçilmelidir.
💢Kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin beklentisi ayrıcalık değil, ücrette adalet ve alım gücünün korunmasıdır.
💢Türkiye Kamu-Sen olarak, maaşların enflasyon karşısında erimediği, çalışanların ekonomik büyümeden hak ettiği payı aldığı ve emeğin karşılığının gerçek anlamda verildiği adil bir ücret politikası için gerekli adımların bir an önce atılmasını bir gereklilik olarak görüyor, çağrımızı yineliyoruz.