Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla ilişikleri kesilecek. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirilecek. Bu hükümlere göre, sağlık nedenleri hariç ilişikleri kesilenler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmayacak.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde uygulanacak zamanaşımı süresine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya 3 aydan daha az süre kalması halinde en geç 4 ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilecek.
Teklifle Karayolları Trafik Kanunu'nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevlerine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre Bakanlık, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemekle yetkili olacak.
En düşük emekli aylığına yönelik düzenleme
Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseltiliyor.
Düzenlemeyle, işverenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret işveren desteği 1 Ocak 2026'dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya çıkarılıyor.
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümleri uyarınca yayınlarına devam eden kuruluşlardan izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar, Üst Kurulca uyarılacak, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında adli ve idari yaptırımlar uygulanacak.
Hükme aykırı hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Tüzel kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu'ndaki güvenlik tedbirleri uygulanacak. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılacak.
TVF'ye ilişkin düzenlemeler
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasına ilişkin düzenleme yapılıyor.
Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortakları bağımsız denetime olacak.
Şirket, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar kurulan veya kurulacak şirketler ya da alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin veya katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklarının bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetleri, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenecek.
TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olacak, bunlardan şirketler hakkında Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, TVF dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanacak.
TVF Yönetim Anonim Şirketi, TVF, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketleri, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamayacak.
Kanun'un "denetim" başlıklı hükmünde yer alan düzenlemelere tabi olmak kaydıyla TVF'nin, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların, kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları hakkında ise Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 12. maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmayacak.
İstanbul Finans Merkezi Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilecek.
Teklifle, 375 Sayılı KHK'de yapılan değişiklikle, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali, sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılıyor.
GENEL GEREKÇE
Kanun Teklifiyle; Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının doğurduğu hukuki boşlukların giderilmesi, uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin ortadan kaldırılması, istihdamın desteklenmesi ve Türkiye Varlık Fonunun hukuki ve idari yapısına ilişkin bazı hususların düzenlenmesi amaçlanmaktadır.
Teklif ile öncelikle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun adaylık sürecine ve disiplin hükümlerine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenlemeler dikkate alınmakta; belirlilik, ölçülülük ve hukuki güvenlik ilkeleri doğrultusunda yeni kurallar ihdas edilmektedir. Bu kapsamda, aday memurların görevine son verilmesine ilişkin nedenler açık ve nesnel ölçütlere bağlanmakta; disiplin cezalanmn yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde yeniden tesisine ilişkin zamanaşımı hükümleri Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmektedir.
Teklifte ayrıca, Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketlerin faaliyetleriyle ilgili denetim usul ve esasları ile tabi olunacak hukuki rejim, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri çerçevesinde açık, öngörülebilir ve sistematik bir yapıya kavuşturulmaktadır. Bu suretle, Türkiye Varlık Fonunun ve iştiraklerinin özel hukuk hükümlerine tabi olarak, piyasa koşulları içinde etkin ve rekabetçi biçimde faaliyet göstermelerinin sürdürülmesi hedeflenmektedir.
Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan emekliler ile hak sahiplerine yapılan en düşük aylık ödeme tutarı artırılmakta; böylece emeklilerin gelir düzeyinin iyileştirilmesi amaçlanmaktadır. Öte yandan, işverenlerin üzerindeki mali yüklerin azaltılması suretiyle istihdamın artırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret desteğinin 2026 yılında da devam ettirilmesi öngörülmektedir.
Teklif ile ayrıca, karasal ortamdan yayın yapan ve geçici izinle faaliyet gösteren medya hizmet sağlayıcıların izinsiz verici tesis etmeleri hâlinde uygulanacak yaptırımlar neti eştirilerek uygulamadaki belirsizlikler giderilmektedir. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisinin kapanması sonrasında ortaya çıkan görev ve yetki boşluğu giderilerek, katılımcı belgesi verilmesine yönelik olarak düzenleme yapılmaktadır. Bunun yamnda, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosuna ilişkin mali, sosyal ve emeklilik hakları düzenlenmektedir.
Sonuç olarak bu Kanun Teklifi; Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, hukuki belirliliğin sağlanması, sosyal ve ekonomik politikaların desteklenmesi ile stratejik öneme sahip yapıların işleyişinin güçlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- 657 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “.. .hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak durumları,...” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 22/4/2025 tarihli ve E.:2024/234; K.:2025/99 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (23/3/2026) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda mezkûr Anayasa Mahkemesi Kararı da gözetilerek, adaylık devresi içinde göreve son vermeye ilişkin kurallarda düzenleme yapılmakta ve adaylık süresi içinde; temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başansız olanların, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanların ve aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiklerinin kesilmesi ve sağlık nedenleri hariç olmak üzere ilişikleri kesilenlerin 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna atanmaması hüküm altına alınmaktadır.
MADDE 2- Memurların adaylık devresi içinde göreve son vermeye ilişkin kurallarda Teklifle değiştirilen 56 ncı maddeyle düzenleme yapıldığından 57 nci madde yürürlükten kaldırılmaktadır.
MADDE 3- 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinin ikinci fikrası Anayasa Mahkemesinin 27/3/2025 tarihli ve E.:2025/13; K.:2025/89 sayılı kararı ile "kınama cezası" yönünden iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (26/3/2026) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda mezkûr Anayasa Mahkemesi kararı da gözetilerek, disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde uygulanacak zamanaşımı süresine ilişkin düzenleme yapılmakta ve yargı kararının idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya dört aydan daha az süre kalması hâlinde en geç dört ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilmesi hüküm altına alınmaktadır.
MADDE 4- Madde ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Karayolları Trafik Kanununun 8 inci maddesinde yer alan görevlerinde düzenleme yapılmaktadır. Bu kapsamda paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanların denetleme ve buna ilişkin olarak idari para cezası tutanağı düzenleme yetkisi Bakanlığa verilmektedir.
MADDE 5- Madde ile yaşlılık, malullük, ölüm aylığı almakta olan emeklilerimize ve hak sahiplerine dosya bazında en düşük aylık ödeme tutarının, 2026 yılı Ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20.000 TL’ye yükseltilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 6- Madde ile işverenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret desteğinin 2026 yılında günlük 42,33 Türk Lirası, aylık 1.270 Türk lirası olarak uygulanması amaçlanmaktadır.
MADDE 7- Karasal ortamdan yayın yapan kuruluşlar, 6112 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sımrlı olmak kaydıyla yayınlarına devam etmektedir. Bununla birlikte, madde kapsamındaki kuruluşların izinsiz olarak verici tesis etmek suretiyle gerçekleştirdikleri yayınlara yönelik yapılacak işlemlerle ilgili olarak uygulamada belirsizlik bulunmaktadır. Maddeyle, izinsiz verici tesis eden geçici 4 üncü madde kapsamındaki kuruluşların Üst Kurulca yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayınlara devam etmesi durumunda, adli para cezası ile mühürleme işleminin uygulanması öngörülmekte ve böylelikle mevcut belirsizliğin giderilmesi suretiyle uygulamamn netleştirilmesi sağlanmaktadır.
MADDE 8- Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı kararında, 8 inci maddenin beşinci fıkrasmın ikinci cümlesinin iptaline gerekçe olarak söz konusu cümlede sayılan şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarımn mekanizmasının açık olmaması gösterilmiştir. Bu doğrultuda, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Şirket ile birlikte 8 inci maddenin beşinci fıkrasının iptal edilen ikinci cümlesi kapsamındaki şirket ve fonların da bu maddede düzenlenen denetim kapsamına alınmasını teminen maddede değişiklik yapılması ve halihazırda 6102 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan şirketler, fonlar ve bağlı ortaklıklar bakımından hangi denetim usul ve esaslarının uygulanacağı belirlenmektedir. Ayrıca; bağımsız denetim, Cumhurbaşkam tarafından görevlendirilecek denetim elemanlarınca yürütülecek denetim ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşülerek yapılan denetimin TVF’nin bedelini ödeyerek yüzde ellisinden fazlasına iştirak ettiği şirketler ve bağlı ortaklıklar bakımından da uygulanacağı hüküm altına alınmaktadır.
MADDE 9- Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/13 3 sayılı kararında, 8 inci maddenin dördüncü fıkrasının iptaline gerekçe olarak tabi olunacak mevzuat ve uygulanacak hükümler yönünden genel bir çerçevenin çizilmemesi gösterilmiştir. Bunu teminen dördüncü fıkrada sayılan şirket ve TVF’yi de kapsayacak şekilde fonların özel hukuk hükümlerine tabi oldukları, şirketler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatmın, TVF’yi de kapsayacak şekilde fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatının uygulanacağı; bunların kamu iktisadi teşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulmayacağı düzenlenmektedir. Böylece TVF’nin veya kurmuş olduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın almış olduğu şirketlerin, fonların ve bağlı ortaklıkların finansal piyasalarm dinamik yapısına uygun şekilde, özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini piyasa koşullarında ve ticari esaslara göre etkin biçimde sürdürebilmeleri ve özel sektörle rekabetine adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulmaları amaçlanmıştır. 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, 6741 sayılı Kanun ile özel bir statüde kurulmuş ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile sermayesinin yarısından fazlası kamu kurum ve kuruluşlarma ait olan ortaklıklardan farklı yapılandırılmış olan TVF’nin kendisine atfedilen finansal ve yapısal hedef ve beklentilere ulaşmasının temin edilmesi ve stratejik yatırımların TVF ve TVF’nin sektöre (fınans, sigorta, teknoloji, maden yatırımları gibi) özgülenmiş şirketleri tarafından yapılmasına imkan tanınması amaçlanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 05/12/2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17/6/2025 tarihli ve E.: 2022/91, K.: 2025/133 sayılı Kararı’nda 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptaline ilişkin gerekçede söz konusu cümlede sayılan şirket ve fonlar hakkında hangi denetim usul ve esaslarının uygulanacağının açık olmadığı ifade edilmiştir. Denetimin usul ve esaslarına ilişkin olarak fıkrada sayılan tüm şirket ve fonların 6 ncı maddede düzenlenen denetim kapsamına alınmasına bağlı olarak iptal edilen hüküm yeniden tesis edilmektedir. 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ilk cümlesinde sayılan muafiyetler mali hususlara ilişkin olmayıp, Sayıştay Kanunu, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Devlet İhale Kanunu gibi kamu sermayeli şirketlere uygulanan düzenlemelerdir. Denetim usul ve esaslarına dair hususların 6 ncı maddede yapılan değişikliklerle daha açık şekilde düzenlenmesiyle birlikte; TVF tarafından bedeli ödenerek iştirak edilen şirketlerin ve bağlı ortaklıkların kamu idarelerine özgü usul ve sınırlamalar yönünden, sermayesinin yansmdan fazlası kamuya ait olan veya Özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarıyla aynı statüde değerlendirilmemesi ve 8 inci maddenin beşinci fıkrasının ilk cümlesinde sayılan mevzuata kısmi olarak tabi olmaması amaçlanmaktadır. Bu şirketlerin ve fonlann, TVF’ye Kanun’un 1 inci maddesinde atfedilen misyonla uyumlu olarak özel sektörde rekabetlerine devam edebilmesi ve fınansal piyasaların dinamik yapısının gerektirdiği esnekliği haiz olması için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuata tabi olmamaları amaçlanmakta ve Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi hükmüne tabi olmaya devam edeceği ise açıkça düzenlenmektedir. Böylece ülkemiz için yapılan stratejik yatırımların TVF’nin hissedar olduğu şirketler ve fonlar aracılığıyla gerçekleştirilmesinin temin edilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 10- Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisinin kapanmasından sonra, katılımcı belgesi verilmesi görevini en etkin şekilde yapabilecek kurumun Kanun kapsamında verilen görev ve yetkileri kullanmak üzere kurulan yönetici şirket olması sebebiyle maddede değişiklik yapılmaktadır.
MADDE 11- Madde ile Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali ve sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
MADDE 12- Yürürlük maddesidir.
MADDE 13- Yürütme maddesidir.
BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
MADDE 1- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- Adaylık süresi içinde; temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başansız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanlann disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirilir.
Bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenler (sağlık nedenleri hariç) 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmazlar.”
MADDE 2- 657 sayılı Kanunun 57 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 3- 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya dört aydan daha az süre kalması hâlinde en geç dört ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.”
MADDE 4- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendine “idari para cezasma dair tutanak düzenlemek” ibaresinden sonra gelmek üzere “, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili olarak sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemek.” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 5- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “16.881” ibaresi “20.000” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 6-5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 112-4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerince;
2025 yılımn aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 1.300 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısmı geçmemek üzere, 2026 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2026 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2026 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için günlük 42,33 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu
tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı, 6356 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 2.600 Türk lirası olarak esas alınır.
Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2025 yılı Ocak ila Aralık aylarında/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması hâlinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve ünvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya 2026 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını Kuruma bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda Kurumca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
işyerinde çalıştırılan sigortalılarla ilgili 2026 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmediği, sigorta primlerinin yasal süresinde ödenmediği, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunması hâllerinde bu maddeye ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren ya da ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükümlerinden yararlandırılır.
Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması hâlinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2026 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2025 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.
Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.
3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 3.467 Türk lirası olarak ve 2025 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının bir buçuk katını geçmemek üzere, 2026 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim
ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.
Bu madde hükümleri, 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri için uygulanmaz.
4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için bu maddenin birinci fıkrası uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilerek Türkiye İş Kurumuna iade edilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”
MADDE 7- 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “yayın yapan ve” ibaresi “yayın yapan veya geçici 4 üncü madde kapsamında yayınlarına devam eden kuruluşlardan” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8- 19/8/2016 tarihli ve 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulacak alt fonlar” ibaresi “Türkiye Varlık Fonu veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları”, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulacak alt fonların” ibareleri “Türkiye Varlık Fonu veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıklarının” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 9- 6741 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş, beşinci fıkrasının birinci cümlesine “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,” ibaresinden sonra gelmek üzere “12 nci maddesi dışındaki” ibaresi eklenmiş ve fıkramn Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(4) Şirket, Türkiye Varlık Fonu veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olup, bunlardan şirketler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, Türkiye Varlık Fonu dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanır. Şirket, Türkiye Varlık Fonu, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamaz.”
“Bu Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen düzenlemelere tabi olmak kaydıyla, Türkiye Varlık Fonunun, Şirketin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların; kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıklan hakkında ise bu fıkranın birinci cümlesinde sayılan Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerden; 6362 sayılı Kanun, 4054 sayılı Kanun ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmaz.”
MADDE 10- 22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi” ibaresi “Yönetici şirket” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 11- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına "Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcılarına" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Siber Güvenlik Başkan Yardımcılarına" ibaresi eklenmiştir.
MADDE 12- Bu Kanunun;
5 inci maddesi 2026 yılı Ocak ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
6 ncı maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.
MADDE 13- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.