Gazete Memur

Aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde ödenecek icap nöbetine getirilen sınırlama iptal edildi

Anayasa Mahkemesi 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde yer alan, "Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz." hükmünü iptal etti.

Giriş:
Güncelleme:

Söz konusu kararda, sağlık hizmetlerinin acil durumlarda bile kesintisiz bir biçimde yürütülmesi gerekli hizmetlerden biri olarak Anayasa’nın 56. maddesinin devlete yüklediği pozitif yükümlülükler kapsamında olduğu, sağlık çalışanlannın icap nöbeti tutma ödevi altında bulunmasının kendi başına Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olmadığı değerlendirilmekle birlikte bu hizmetlerin sağlık çalışanlarının dinlenme hakkının ortadan kaldırılması pahasına yürütülmemesi gerektiği, zorlayıcı nedenlerin varlığı hâlinde getirilen nöbet yükümlülüğünün, kişilerin dinlenme hakkının ihlal edilmesinin doğurduğu sonuçların kendilerine uygun bir ücret ödenerek telafi edilmesinin, amaçlanan kamu yararı ve sağlık personelinin menfaatlerinin dengelenmesi bakımından uygun bir yol olarak görülebileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda sağlık çalışanlarının yükümlü tutulacağı icap nöbetine bir üst sınır getirmeyen ve söz konusu sınırın zorunlu hâllerde aşılması hâlinde bu fazla çalışmayı telafi edecek bir ücretin ödenmesini de güvence altına almayan hükmün, Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği, bu kapsamda Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır (AYM, E.2022/97, K.2023/13, 25/1/2023, §§ 22-24).

İtiraz konusu kuralla da çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu sürelerin üzerinde nöbet tutulmasının gerekli olması durumunda ücret ödenmeyeceği öngörülmektedir. Bu hâliyle kuralın Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kural yönünden Anayasa Mahkemesinin anılan kararından ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmamaktadır.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2025/89

Karar Sayısı : 2025/243

Karar Tarihi: 26/11/2025

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Çanakkale 2. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 21/1/2010 tarihli ve 5947 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen ek 33. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasanın 2., 18. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY: Nöbet ücretinin ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı ek 33. maddesi şöyledir:

“Ek Madde 33 - (Ek: 23/2/1995 - KHK-547/10 md.; Değişik: 21/1/2010 - 5947/10 md.)

Yataklı tedavi kurumlan, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. (Ek cümle: 2/1/2014 - 6514/10 md.) Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

(Değişik tablo: 2 7/3/2015-6639/10 md.)

 

Gösterge

a) Eğitim görevlisi, başasistan, uzman tabip

150

b) Tabip, tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzmanlık belgesi alan tabip dışı personel, aynı dallarda doktora belgesi alanlar

135

c) Diş tabibi ve eczacılar

120

ç) Mesleki yükseköğrenim görmüş sağlık personeli

90

d) Lise dengi mesleki öğrenim görmüş sağlık personeli

75

e) Diğer personel

55

Bu madde hükmü, üniversitelerin yataklı tedavi burumlarında çalışan ve 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50 nci maddesinin (e) bendi kapsamında bulunanlar ile yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunanlar hakkında da uygulanır.

İcap nöbeti tutan ve bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir icap nöbeti saati için, icap nöbeti süresi kesintisiz 12 saatten az olmamak üzere, yukarıda nöbet ücreti için belirlenen ücretin yüzde 4O'ı tutarında icap nöbet ücreti ödenir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 25/1/2023 tarihli ve E.: 2022/97; K: 2023/13 sayılı Kararı ile)

Bu madde uyarınca yapılacak ödemeler, döner sermayesi bulunan kuramlarda döner sermaye bütçesinden karşılanır."

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi içtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Haşan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇÎL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 27/3/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru karan ve ekleri, Raportör Hilal YAZICI tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Anlam ve Kapsam

657 sayılı Kanuncun 101. maddesinin birinci fıkrasında, günün yirmi dört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan devlet memurlarının çalışma saat ve şekillerinin kurumlannca düzenleneceği belirtilmiştir.

Anılan Kanun’un ek 33. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yataklı tedavi kurumlan, seyyal- hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz altı saatten az olmamak üzere), söz konusu fıkrada belirtilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücretinin ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Fıkranın ikinci cümlesinde de bu ücretin yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı olarak ödeneceği belirtilmiştir.

îtiraz konusu üçüncü cümlede ise nöbetler için aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde ayda 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.

Kanun’da, nöbetlerin süresine ilişkin olarak bir üst sınır öngörülmemiştir. Kanun kapsamında nöbet karşılığında öncelikle kişiye izin kullandınlması, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ücret ödenmesi öngörülmüştür.

Kural ise karşılığı ücret olarak ödenecek nöbet süresini aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde aylık 60 saat, diğer yerlerde aylık 130 saat ile sınırlandırmıştır. Dolayısıyla ilgili birimlere göre aylık 60 saat veya 130 saati aşan nöbetlerde ücret ödenmediği gibi bunun alternatifi olarak izin kullandırılması da söz konusu değildir.

İtirazın Gerekçesi

Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla, ilgili sağlık personelinin tuttuğu nöbete ilişkin olarak yapılacak ücret ödemesinin belirli bir süreyle sınırlandığı, bu süre üzerinde nöbet tutulsa dahi sağlık personeline buna ilişkin bir ücret ödenmeyeceğinin öngörüldüğü, bu durumun hukuk devleti ilkesini, zorla çalıştırma yasağını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 18. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

Anayasa Mahkemesi 25/1/2023 tarihli ve E.2022/97, K.2023/13 sayılı karannda, 657 sayılı Kanun’un ek 33. maddesinin üçüncü fıkrasının, ücretlendirilebilecek toplam icap nöbeti süresini aylık 120 saatle sınırlayan ikinci cümlesini Anayasa’nın 18. maddesine aykırı görerek iptal etmiştir.

Anılan kararda, alanında uzman olan kişilerin mesleklerinin icrası sırasında sosyal dayanışma anlayışının bir gereği olarak birtakım hizmetlerle yükümlü kılınmasının, uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve aşırı külfet yüklememek kaydıyla zorla çalışma veya angarya olarak değerlendirilemeyeceği ancak bu şekilde çalışma zorunluluğu getirilen (uzman) kişiye ölçüsüz külfet yüklenmesi durumunda Anayasa’nın 18. maddesinin sınırlarının aşıldığı sonucuna varılabileceği, ölçüsüz bir külfet yüklenip yüklenmediğinin tespitinde ise kişilere ücret ve benzeri menfaatlerin sağlanıp sağlanmadığı ve yapılması zorunlu kılınan hizmetin mesleki gelişim ve kariyerlerine bir katkısının bulunup bulunmadığı hususlannın gözönünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir (AYM, E.2022/97, K.2023/13,25/1/2023, § 14).

Bu kapsamda ilk olarak icap nöbetinin, statü hukukuna tabi olarak çalışan kamu görevlilerinin, bulunduklan statünün gereği olarak yerine getirdikleri bir görev olması nedeniyle makul kabul edilebileceği, nöbet tutacak kişilerin; mesai saatleri dışında, gece boyunca ve hafta sonlannda görev icabı çağnlabileceklerinin kendileri açısından öngörülebilir olduğu, bu hizmetlerin memurların ve sözleşmeli personelin mesleki faaliyetlerinin kapsamı dışında olduğunun söylenemeyeceği tespitinde bulunulmuştur (AYM, E.2022/97, K.2023/13, 25/1/2023, § 18).

Söz konusu kararda, sağlık hizmetlerinin acil durumlarda bile kesintisiz bir biçimde yürütülmesi gerekli hizmetlerden biri olarak Anayasa’nın 56. maddesinin devlete yüklediği pozitif yükümlülükler kapsamında olduğu, sağlık çalışanlannın icap nöbeti tutma ödevi altında bulunmasının kendi başına Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olmadığı değerlendirilmekle birlikte bu hizmetlerin sağlık çalışanlarının dinlenme hakkının ortadan kaldırılması pahasına yürütülmemesi gerektiği, zorlayıcı nedenlerin varlığı hâlinde getirilen nöbet yükümlülüğünün, kişilerin dinlenme hakkının ihlal edilmesinin doğurduğu sonuçların kendilerine uygun bir ücret ödenerek telafi edilmesinin, amaçlanan kamu yararı ve sağlık personelinin menfaatlerinin dengelenmesi bakımından uygun bir yol olarak görülebileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda sağlık çalışanlarının yükümlü tutulacağı icap nöbetine bir üst sınır getirmeyen ve söz konusu sınırın zorunlu hâllerde aşılması hâlinde bu fazla çalışmayı telafi edecek bir ücretin ödenmesini de güvence altına almayan hükmün, Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği, bu kapsamda Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır (AYM, E.2022/97, K.2023/13, 25/1/2023, §§ 22-24).

İtiraz konusu kuralla da çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu sürelerin üzerinde nöbet tutulmasının gerekli olması durumunda ücret ödenmeyeceği öngörülmektedir. Bu hâliyle kuralın Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kural yönünden Anayasa Mahkemesinin anılan kararından ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 18. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususlann Anayasa’nın 18. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Kural, Anayasa’nın 18. maddesine aykın görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 35. maddesi yönünden aynca incelenmemiştir.

IV. HÜKÜM

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 21/1/2010 tarihli ve 5947 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen ek 33. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE 26/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.