Yargı teşkilatı, son dönemde dijital mecraların ve sosyal medya platformlarının kullanımıyla ilgili yeni bir sınavdan geçiyor. Gebze Adliyesi'nde görevli bir personelin TikTok ve X (Twitter) hesapları üzerinden adliye koridorlarında çektiği ve vatandaşların sorularıyla alay eden videosu, adalet bürokrasisinde "dijital itibar" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Yaşanan kriz üzerine adli makamlar hızlıca reaksiyon gösterirken, adliye personelinin internet ortamındaki sınırları mercek altına alındı.
Bakanlık ve Başsavcılık Harekete Geçti
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu personelin kamu hizmeti etiği ve devlet memuru vakarıyla bağdaşmayan ifadeleri nedeniyle derhal disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. Türkiye Gazetesi'nden Gamze Erdoğan'ın haberine göre, adalet teşkilatının temel amacının vatandaşlara nezaket, saygı ve sabır çerçevesinde hizmet sunmak olduğu hatırlatılarak bu tür münferit olayların kurumsal imaja gölge düşürmemesi için önlemler sıkılaştırıldı.
HSK'den Adliyelere "Sosyal Medya" Rehberi
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Sekreterliği, aslında bu yılın başında (Ocak 2026) tüm adliyelere resmi bir yazı göndererek yargı mensupları ve personelinin dijital dünyadaki adımlarına dair kırmızı çizgileri net olarak belirlemişti.
Türk Yargı Etiği Bildirgesi ve Sosyal Medya Kullanım Rehberi ışığında, adliye çalışanlarının hem fiziksel hem de dijital alanda bağımsızlık ve tarafsızlık görünümünü zedeleyecek her türlü tutumdan kaçınması gerekiyor. HSK'nın uyarı listesinde şu kritik başlıklar öne çıkıyor:
-
Mesleki Vakar ve Üslup: Paylaşımlarda yıkıcı, saldırgan ya da kutuplaştırıcı bir dil yerine; terbiye, incelik ve sağduyu sınırları içinde kalan bir üslup benimsenmesi.
-
İhsas-ı Rey ve Sanal Arkadaşlıklar: Görülmekte olan davalar hakkında kişisel kanaat bildirilmemesi; dava tarafları, vekiller veya bilirkişilerle bağımsızlığı zedeleyecek dijital arkadaşlıklar kurulmaması.
-
Dijital İz Riski: Paylaşımlar silinse dahi internet ortamında kalıcı iz bıraktığının unutulmaması ve içerik seçiminde ihtiyatlı davranılması.
"Kişisel Tercih ile Mesleki Sorumluluk Dengelenmeli"
Adli kaynaklar, adalet hizmeti sunan mekanizmanın mutfağında yer alan herkesin kişisel tercihleri ile mesleki sorumlulukları arasında sağlıklı bir denge kurması gerektiğine dikkati çekiyor.
Yargı görevinin tabiatı gereği, toplumun genel kabul görmüş değerleriyle uyumlu ve ağırbaşlılığı yansıtan bir tutumun benimsenmesinin elzem olduğu vurgulanıyor. Bu doğrultuda teşkilat mensupları için aşırılıktan uzak, sade, mütevazı ve görev onuruna yakışır bir temsil anlayışının hem yargıya olan kurumsal güveni hem de adliyelerin toplum nezdindeki saygınlığını daha da güçlendireceği belirtiliyor.
Gamze ERDOĞAN