Gazete Memur

Sözleşmeli ere kamuda istihdam garantisi

Sözleşmeli erbaş ve erlere yedi hizmet yılını doldurmalarından sonra, kamuda istihdam edilmelerine yönelik teminat getiriliyor.

Giriş:
Güncelleme:

AK Parti’nin TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi ile TSK personeline yönelik getirilen bazı düzenlemeler şöyle:

En az yedi hizmet yılını dolduran sözleşmeli erbaş ve erlerin kamuda istihdam edilmesine yönelik yeni bir model getiriliyor. Kurumların inisiyatifine bırakılan eski sistem yerine; infaz koruma, bekçi, orman muhafaza, zabıta, itfaiye ve destek personeli gibi belirli kadrolara o yıl yapılacak alımlarda yüzde 10 oranında sözleşmeli erbaş/er kontenjanı ayrılması zorunlu kılınıyor. Bu imkândan yararlanmak isteyenlerin başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları gerekiyor. Teklife göre kamuda istihdam edilmek isteyenlerin başvuruları alındıktan sonra liste İçişleri veya Millî Savunma Bakanlıkları tarafından ekim ayının son gününe kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilecek. Listede yer alanlar için, Çalışma Bakanlığınca her yıl 1 Mart tarihine kadar sözlü sınava tabi tutulacak adayları belirlemek üzere tek seferde yerleştirme yapılacak.

TSK’dan her ne sebeple olursa olsun ayrılan subayların, kanundaki istisnalar dışında muvazzaf olarak yeniden ordunun hizmetine alınamayacakları açıkça hükme bağlanıyor. Buna göre, ‘göreve iade’ yönünde verilen mahkeme kararlarının icrası için nihai kararların kesinleşmesi şartı getiriliyor. Karar kesinleştikten sonra göreve iade edilen personelin özlük hakları geriye doğru ödenecek, böylece bir mağduriyet olmayacak.

Askerlik hizmetinden muaf tutulanların da uzman erbaşlığa başvurabilmelerine imkân tanınıyor, böylece hak kayıpları önleniyor. Askerlik hizmetinden muaf olanlar genellikle şehit çocuklarından oluşuyor.

“ASKERÎ MAHAL” GENİŞLİYOR

Askerî mahal kapsamı genişletiliyor. Bu doğrultuda vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de orduevleri ve askerî gazinolar gibi doğrudan askerî bina ve askerî mahal statüsüne dâhil ediliyor. Bu sayede, söz konusu tesislerin hukuki statüsü netleştirilerek uygulamada yaşanan idari ve hukuki tereddütlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.